Doçentlik Etik İhlali Nedir ve Süreç Nasıl İşler?

by Avukat Erdal Ersoy
Doçentlik Etik İhlali Nedir ve Süreç Nasıl İşler?

Doçentlik etik ihlali, doçentlik başvurusunda bulunan adayların akademik çalışmalarında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırı biçimde intihal, sahtecilik, çarpıtma veya haksız yazarlık fiillerini gerçekleştirmesidir. Üniversitelerarası Kurul bünyesindeki etik komisyonu tarafından bu tür eylemlerin tespit edilmesi durumunda adayın doçentlik başvurusu iptal edilir ve ilgilinin bağlı bulunduğu kuruma bildirim yapılarak disiplin soruşturması süreçleri başlatılır.

Akademik Başvurularda Karşılaşılan Temel Etik İhlal Türleri

Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırı fiillerin başında intihal, sahtecilik ve çarpıtma eylemleri gelir. İntihal; başkalarına ait fikir, metot, veri veya eserlerin bilimsel atıf kurallarına uygun biçimde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen adayın kendi eseriymiş gibi sunulmasıdır. Sahtecilik, araştırmada fiilen var olmayan verilerin üretilmesi ya da sahte veriler kurgulanarak bilimsel çalışma hazırlanmasıdır. Çarpıtma ise araştırma kayıtlarının veya verilerinin tahrif edilmesi, çalışmada fiilen yer almayan cihaz veya materyallerin kullanılmış gibi gösterilmesidir.

Etik ihlaller yalnızca veri üretimi aşamasında değil, yayınların akademik yükselmelerde mükerrer ya da parçalı sunulması halinde de ortaya çıkar. Aynı yayının akademik atama ve yükselmelerde sanki farklı çalışmalarmış gibi mükerrer biçimde sunulması tekrar yayım fiilini oluşturur. Bir araştırmanın bütünlüğü korunması gerekirken yalnızca yayın sayısını artırmak gayesiyle çalışmanın uygunsuz parçalara ayrılarak ayrı yayınlar şeklinde kullanılması ise dilimleme ihlali olarak nitelendirilir.

Bilimsel çalışmaya katkısı bulunmayan kişilerin yazar olarak eklenmesi, araştırmaya katkısı bulunanların yazar listesinden dışlanması, yazar sıralamasının gerekçesiz biçimde değiştirilmesi veya nüfuz kullanılarak ismin yayına ekletilmesi haksız yazarlık ihlalidir. Bununla birlikte, bir eserin sonraki baskılarında aktif katkısı bulunan kişilerin isimlerinin silinmesi de haksız yazarlık eylemleri arasında yer alır.

Doçentlik Başvurusunda Eser Bildirme Yükümlülüğü

Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi m. 6 hükmü uyarınca, doçentlik sınavına başvuran adaylar özgeçmiş ve eserler listesinde akademik çalışmalarıyla ilgili tüm eserlerini eksiksiz bildirmekle yükümlüdür. Daha önceki başvuru dönemlerinde doçentlik sınavına katılıp haklarında etik ihlalde bulunduklarına karar verilen adayların, bu yayınlarını hazırladıkları yayın listesinde kısa bir açıklama ile açıkça belirtmeleri gerekir.

Danıştay 8. Daire, E. 2021/6605, K. 2023/7345Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/6605 E.  ,  2023/7345 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6605 Karar No : 2023/7345 TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Üniversitesi VEKİLİ: Av. … KARŞI TARAF (DAVACI): … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından 27/12/2019 tarih ve 30991 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gazi Üniversitesi … Anabilim Dalı için ilan edilen doktor öğretim üyesi kadrosuna atanmak için yapılan başvurunun reddine ilişkin Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı işleminin ve anılan kadroya Dr. …'un atanmasına dair Gazi Üniversitesi Rektörlüğü işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının ilan edilen doktor öğretim üyesi kadrosuna başvuru yaparken eserler listesine koymadığı bir eserde etik ihlalde bulunduğundan bahisle değerlendirilmediği, davacının başvuru yaparken sunduğu eserlere göre başvurusunun değerlendirilmesinin gerektiği, kanun ve yönetmelik hükümleri ile ilan metninde başvuru yapılırken tüm eserlerin listeye konulması zorunluluğunun bulunmadığı gibi tüm eserlerin konulmasının zorunlu kılınmasının başvuru sırasında eser listesi sunulmasının amacına aykırı olacağı ve başvuranın ilanihaye başvurularda değerlendirilme hakkından mahrum kalacağı anlamına geleceği, bu nedenle davacının ve başvuruda bulunan adayların başvurusunun eserler listesindeki yayınlarla sınırlı olarak değerlendirilmesi gerekirken, anılan usul izlenmeksizin eksik incelemeye dayalı tesis edilen doktor öğretim üyesi kadrosuna atanmak için yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde ve anılan kadroya Dr. …'un atanmasına dair Gazi Üniversitesi Rektörlüğü işleminde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İlgilileri hakkında etik ihlalde bulunduğuna dair inceleme, değerlendirme ve karar verme yetkisi ve görevinin bu iş ve işlemleri yürütmek ve karara bağlamak üzere oluşturulan "etik kurullara" ait olduğu, davacının etik ihlalde bulunduğuna dair tespit ve değerlendirmelerin ise bahse konu "etik kurul" tarafından yapılmadığı ve bu suretle davacı hakkında etik ihlalde bulunduğuna dair alınmış bir "etik kurul" kararının bulunmadığı, davacının etik ihlalde bulunup bulunmadığına ilişkin yetkili etik kurulu (davacı herhangi bir yükseköğretim kurumunda görev yapmadığından anılan kurulun davalı idarenin ilgili bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulu olduğu) tarafından karar alınmaksızın ve davacının Gazi Üniversitesi … Anabilim Dalı için ilan edilen doktor öğretim üyesi kadrosuna atanmak için yaptığı başvurunun değerledirmeye alınmaksızın reddine ilişkin Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı işlemi ile anılan kadroya Dr. …'un atanmasına dair Gazi Üniversitesi Rektörlüğü işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Kararın gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Dava; davacı tarafından, 27/12/2019 tarih ve 30991 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gazi Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı için ilan edilen doktor öğretim üyesi kadrosuna atanmak için yapılan başvurunun reddine ilişkin Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı işleminin ve anılan kadroya Dr. …'un atanmasına dair Gazi Üniversitesi Rektörlüğü işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 'Doktor Öğretim Üyesi' başlıklı 23. maddesinde; "Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür yönetim kurullarının görüşünü aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler yeniden atanabilirler. Doktor öğretim üyeliğine atanabilmek için, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak gerekir. Yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler." hükmü düzenlenmiştir. Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 'Amaç' başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönerge, bilimsel araştırma, çalışma, yayın ve etkinliklerde uyulması gereken etik kurallarını ve yükseköğretim kurumlarının kendi bünyelerinde oluşturacakları bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını belirlemek amacıyla hazırlanmıştır.", 'Kapsam' başlıklı 2. maddesinde; "Bu Yönerge, yükseköğretim kurumları mensuplarınca veya yükseköğretim kurumlarıyla ilişkisine bakılmaksızın kişilerce yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca akademik unvanların elde edilmesi aşamasında ve sonrasında yapılan her tür bilimsel araştırma ve çalışmalar ile gerçekleştirilen bilimsel etkinlikler, desteklenen ve/veya yürütülen bilimsel araştırma-geliştirme projeleriyle ilgili araştırma etiği konularını, kapsar." düzenlemeleri yer almıştır. Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 'Amaç' başlıklı 1. maddesinde; "Bu düzenlemenin amacı, bu yönerge kapsamına giren her tür bilimsel araştırma, çalışma, yayın ve etkinliklerde uyulması gereken bilim etiği kurallarını ve Üniversitelerarası Kurul bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonlarının görev, yetki, sorumluluk ve çalışma usullerini belirlemektir. ", 'Kapsam' başlıklı 2. maddesinde; "Bu yönerge, yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca doçentlik başvurusunda bulunan adaylar tarafından yapılan her tür bilimsel araştırma ve çalışmalar ile gerçekleştirilen bilimsel etkinlikler, desteklenen ve/veya yürütülen bilimsel araştırmageliştirme projeleriyle ilgili araştırma ve yayın etiği konularını kapsar. ", 'Daha önce alınan etik ihlal kararları' başlıklı 6. maddesinde; "Doçent adayları özgeçmiş ve eserler listesinde akademik çalışmalar ile ilgili tüm eserlerini belirtmek zorundadırlar. Daha önceki dönemlerde doçentlik sınavına başvurup, haklarında etik ihlalde bulunduklarına karar verilen adayların, bu yayınlarını yayın listesinde kısa açıklama ile belirtmeleri gerekir." düzenlemelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden; 27/12/2019 tarih ve 30991 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gazi Üniversitesi öğretim üyesi alım ilanında; doktor öğretim üyesi kadrolarına başvuracak adaylardan, yayın dosyası içinde "bilimsel çalışma ve yayınlarına ait bilgi ve belgeler" istenilmiş olup, aynı ilanda doçent kadrolarına başvuracak adaylardan ise yayın dosyası içinde "bilimsel çalışma ve yayınlarının tamamına ait bilgi ve belgeler" istenilmiştir. Uyuşmazlıkta, anılan kadro için yapılan başvuruları değerlendiren jüri üyelerinden Prof. Dr. M.R.Y ve Prof. Dr. R.T. tarafından yapılan incelemede; davacının başvururken eserler listesinde yer vermediği iki bildiri için de inceleme yapılarak, bu bildirilerde etik ihlali olduğu gerekçesiyle davacının başvurusunun değerlendirmeye alınmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuat düzenlemeleri uyarınca doçentlik başvurusunda bulunan adaylar için tüm eserlerini bildirme zorunluluğu mevcut iken, doktor öğretim üyesi kadrosuna yapılacak atamalarda bildirilecek eserlere yönelik kısıtlayıcı bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, beyan edilen eserlere göre başvuran adaylar için yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından taraflara iadesine, 5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 6. Kesin olarak, 15/12/2023 tarihinde gerekçede oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY: (X-) Dava; davacı tarafından, 27/12/2019 tarih ve 30991 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gazi Üniversitesi … Anabilim Dalı için ilan edilen doktor öğretim üyesi kadrosuna atanmak için yapılan başvurunun reddine ilişkin Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı işleminin ve anılan kadroya Dr. …'un atanmasına dair Gazi Üniversitesi Rektörlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 'Amaç' başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönerge, bilimsel araştırma, çalışma, yayın ve etkinliklerde uyulması gereken etik kurallarını ve yükseköğretim kurumlarının kendi bünyelerinde oluşturacakları bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını belirlemek amacıyla hazırlanmıştır.", 'Kapsam' başlıklı 2. maddesinde; "Bu Yönerge, yükseköğretim kurumları mensuplarınca veya yükseköğretim kurumlarıyla ilişkisine bakılmaksızın kişilerce yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca akademik unvanların elde edilmesi aşamasında ve sonrasında yapılan her tür bilimsel araştırma ve çalışmalar ile gerçekleştirilen bilimsel etkinlikler, desteklenen ve/veya yürütülen bilimsel araştırma-geliştirme projeleriyle ilgili araştırma etiği konularını, kapsar.", 'Kurulların oluşumu' başlıklı 6. maddesinde; "Yükseköğretim kurumları bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulları sosyal ve beşeri bilimler, sağlık bilimleri ve fen ve mühendislik bilimleri alanlarında oluşturulur. Bu kurullar yükseköğretim kurumlarının ilgili bilim alanlarında görev yapan profesör unvanına sahip öğretim üyeleri arasından iki yıllık süreyle rektör tarafından seçilen yedişer üyeden oluşur. Yükseköğretim kurumları bünyesinde yukarıdaki koşulları sağlayacak yeterli sayıda profesör unvanına sahip öğretim üyesinin bulunmaması durumunda yedi üyeden oluşan bir adet bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulu oluşturabilir…" düzenlemeleri yer almıştır. Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 'Amaç' başlıklı 1. maddesinde; "Bu düzenlemenin amacı, bu yönerge kapsamına giren her tür bilimsel araştırma, çalışma, yayın ve etkinliklerde uyulması gereken bilim etiği kurallarını ve Üniversitelerarası Kurul bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonlarının görev, yetki, sorumluluk ve çalışma usullerini belirlemektir. ", 'Kapsam' başlıklı 2. maddesinde; "Bu yönerge, yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca doçentlik başvurusunda bulunan adaylar tarafından yapılan her tür bilimsel araştırma ve çalışmalar ile gerçekleştirilen bilimsel etkinlikler, desteklenen ve/veya yürütülen bilimsel araştırmageliştirme projeleriyle ilgili araştırma ve yayın etiği konularını kapsar. ", 'Daha önce alınan etik ihlal kararları' başlıklı 6. maddesinde; "Doçent adayları özgeçmiş ve eserler listesinde akademik çalışmalar ile ilgili tüm eserlerini belirtmek zorundadırlar. Daha önceki dönemlerde doçentlik sınavına başvurup, haklarında etik ihlalde bulunduklarına karar verilen adayların, bu yayınlarını yayın listesinde kısa açıklama ile belirtmeleri gerekir." düzenlemelerine yer verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, davacının başvururken eserler listesinde yer vermediği iki bildiri için de inceleme yapılarak, bu bildirilerde etik ihlali olduğu gerekçesiyle davacının başvurusunun değerlendirmeye alınmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar doktor öğretim üyesi kadrosuna yapılacak atamalarda bildirilecek eserlere yönelik kısıtlayıcı bir düzenlemeye yer verilmemiş ise de, yukarıda yer verilen düzenlemeler uyarınca doçentlik başvurusunda bulunan adaylar için tüm eserlerini bildirme zorunluluğu getirilmişken, evleviyetle doktor öğretim üyesi kadrosuna yapılacak atamalarda da tüm eserlerin dikkate alınmasının gerektiği, başvuru yapan tüm adaylar için yapılan değerlendirmelerde herhangi bir etik ihlalinin olduğunun anlaşılması halinde de incelemenin davalı idarenin etik kurulu tarafından yapılması gerektiği anlaşılmakla birlikte, somut uyuşmazlıkta yetkili etik kurulu tarafından herhangi bir karar alınmadığı anlaşıldığından, tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığından, yukarıda yer verilen gerekçe ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 8. Dairesinin E. 2021/6605, K. 2023/7345 sayılı kararına konu değerlendirmede belirtildiği üzere, doçentlik başvurusunda bulunan adaylar bakımından tüm eserlerin bildirilmesi yönünde bağlayıcı bir zorunluluk bulunurken, doktor öğretim üyesi kadrosuna atanma başvurularında sunulacak eserlere ilişkin benzer kısıtlayıcı bir kural yer almamaktadır. Bu doğrultuda doktor öğretim üyeliği atamalarında başvuru sahibinin beyan ettiği eserlerle sınırlı bir inceleme yapılması esastır.

Etik İnceleme Usulü ve Savunma Hakkı

Doçentlik başvuru dosyasını inceleyen bir jüri üyesinin adayın eserlerinde etik dışı bir durum tespit etmesi durumunda, bu husus gerekçeli bir rapor tanzim edilerek Üniversitelerarası Kurula iletilir. Bu bildirim üzerine aday hakkında etik inceleme süreci başlar; süreç boyunca adayın dosyası dondurulur ve yetkili kurul tarafından nihai karar verilinceye kadar doçentlik işlemleri ilerletilmez.

Üniversitelerarası Kurul bünyesindeki etik kurul, jüri tarafından yöneltilen iddiaları ciddi bulması halinde adaya yazılı savunma hakkı tanır. Kendisine yöneltilen iddiaları tebellüğ eden adaya savunmasını sunması için tebliğ tarihinden itibaren genellikle 15 günlük süre verilir. Adayın bu süre zarfında iddialara tek tek, bilimsel veriler ve somut delillerle cevap vermesi gerekir.

İlgililer hakkında etik ihlalde bulunduğuna dair inceleme, değerlendirme ve karar verme yetki ve görevi münhasıran mevzuat uyarınca oluşturulan yetkili etik kurullara aittir. Yetkili etik kurul tarafından bu yönde yapılmış bir tespit ve değerlendirme bulunmaksızın, adayın başvurusunun etik ihlal gerekçesine dayanılarak değerlendirmeye alınmaması hukuka aykırılık teşkil eder.

İdari işlemlerin belirlilik, nesnellik ve hukuki güvenlik ilkelerine dayanması zorunluluğu karşısında, etik kurulların verdiği kararların somut ve denetlenebilir olması şarttır. İhlalin adayın hangi eserinde, hangi sayfada, hangi paragrafta ve hangi somut fiille gerçekleştiği açıkça gösterilmeksizin, sadece genel ifadelerle etik kurallara aykırılık bulunduğu belirtilerek kurulan kararlar idari yargı yerlerince hukuka aykırı görülerek iptal edilmektedir.

Etik İhlal Kararının Sonuçları ve İdari Yargı Yolu

Hakkında etik ihlal kararı tesis edilen ve bu kararı kesinleşen aday, genellikle kararın verildiği tarihten itibaren 3 yıl boyunca yeniden doçentlik başvurusunda bulunamaz. Ancak idare mahkemesinde açılacak iptal davasında yürütmenin durdurulması kararı verilmesi veya işlemin iptaline hükmedilmesi durumunda başvuru engeli ortadan kalkar ve doçentlik süreci kaldığı yerden devam eder.

Üniversitelerarası Kurul tarafından verilen etik ihlal kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde iptal davası açılması gerekir. Görevli mahkeme idare mahkemesidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca özel kanunlarda yetkili idare mahkemesi gösterilmemişse yetkili mahkeme dava konusu idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğundan ve Üniversitelerarası Kurulun merkezi Ankara'da bulunduğundan yetkili yargı yeri Ankara İdare Mahkemeleridir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – 1. Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. 2. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. (Mülga ikinci cümle: 10/6/1994-4001/15 md.) (…) Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki:
Doçentlik başvurusunda etik ihlal iddiası ortaya çıkınca dosya ne olur?

Jüri üyesinin gerekçeli raporuyla etik inceleme süreci başladığında adayın dosyası dondurulur ve yetkili kurul tarafından nihai bir karar verilene kadar doçentlik süreci ilerletilmez.

Etik ihlal iddiasına karşı savunma süresi ne kadardır?

Üniversitelerarası Kurul iddiayı ciddi bularak savunma istediğinde, adaya tanınan yazılı savunma süresi tebliğden itibaren genellikle 15 gündür.

Etik ihlal kararı doçentlik başvurusunu kaç yıl engeller?

Etik ihlal kararının kesinleşmesi halinde aday genellikle kararın verildiği tarihten itibaren 3 yıl boyunca tekrar başvuru yapamaz; ancak yargı merciince yürütmenin durdurulması veya iptal kararı verilirse başvuru engeli kalkar.

ÜAK etik ihlal kararına karşı hangi mahkemede dava açılır?

Üniversitelerarası Kurul tarafından tesis edilen etik ihlal kararlarına karşı açılacak davalarda görevli mahkeme İdare Mahkemesi, yetkili mahkeme ise kurum merkezinin bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemeleridir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu