İdari Sözleşmenin Tanımı ve Unsurları
İdarenin ayrıcalıklı ve üstün yetkiler kullanarak taraf olduğu, konusu kamu hizmetlerinin yürütülmesi olan ve etki ile sonuçlarını idare hukuku alanında doğuran sözleşmeler idari sözleşme olarak nitelendirilir.
Bir sözleşmenin idari sözleşme sayılabilmesi için taraflardan birinin mutlak surette idare olması, sözleşmeyle kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin bir alanın düzenlenmesi ve idareye kamu gücünden kaynaklanan üstünlük ve ayrıcalıkların tanınması gerekir.
İdari Sözleşme Türleri ve İdarenin Tek Yanlı Yetki Sınırı
İdari sözleşmeler arasında müşterek emanet, kamu hizmeti imtiyazı, kamu istikrazı, mali iltizam, orman işletme, idari hizmet ile yer altı ve yer üstü servetlerinin işletilmesine ilişkin sözleşmeler yer alır. Yap-işlet-devret sözleşmeleri de kamu hizmeti imtiyaz sözleşmesi kapsamında kabul edilmektedir.
Mali iltizam sözleşmesi, bir hizmetin idare tarafından bir bedel karşılığında mültezim adı verilen kişiye gördürülmesi veya belirli bir şeyin teslimi hususunda akdedilen sözleşmedir.
Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmelerinde idare, sözleşmenin düzenleyici hükümlerinde tek yanlı değişiklik yapma yetkisine sahiptir. Buna karşılık idare, sözleşmenin akit karakterinin ağır bastığı mali hükümlerinde tek yanlı değişiklik yapamaz. Sözleşmeciye ödenen avans, kredi teminatı, tekel hakkı, belirli vergi ve harçlardan muafiyet gibi hususlar idarenin tek yanlı değişiklik yetkisini kullanamayacağı alanlar arasındadır.
İdari Yargıda Dava Türleri ve Yargı Yetkisinin Sınırı
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2/1-c hükmü uyarınca, bünyesinde tahkim şartı barındıran imtiyaz sözleşmeleri haricinde, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi gayesiyle akdedilen tüm idari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar idari dava niteliğindedir. Kanunun 2/2 maddesi gereğince yargısal denetim yalnızca idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğuyla sınırlı olup mahkemelerin yerindelik denetimi yapması, idari işlem tesis eder mahiyette hüküm kurması veya idarenin takdir sahasını ortadan kaldırması kanunen mümkün değildir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 2Kaynağı aç
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2/1-b gereğince tam yargı davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılır. Bu çerçevede idari sözleşmeler nedeniyle hak ihlaline uğrandığı iddiasıyla idari yargıda tazminat talepli tam yargı davası açılması mümkündür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2/1-a çerçevesinde iptal davaları; idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülerek menfaati zarar görenlerce açılabilmektedir. Sözleşmenin imzalanması öncesindeki usule ilişkin ihlallere karşı, örneğin ihale sürecindeki hukuka aykırılıklara binaen dava yoluna gidilebildiği gibi, sözleşmenin bağıtlanmasının ardından kamu hizmetinden yararlanan şahıslar da hukuka aykırılık iddiasıyla yargı mercilerine başvurabilmektedir.
Özel Hukuk Sözleşmeleri ile İdari İşlem Ayrımı ve Yargı Yolu
Danıştay 10. Dairesi, E. 2012/8825, K. 2015/5399 sayılı kararında açıklandığı üzere, idarece tesis edilen işlemlerin özel hukuk sözleşmesinin bağıtlanmasına dek geçen evrede idari işlem vasfı taşıması sebebiyle uyuşmazlık idari yargıda incelenir; buna mukabil sözleşmenin imzalanmasını izleyen safhada ortaya çıkan işlemler, sözleşmeden ayrılabilir nitelik taşımadığı müddetçe adli yargının görev sahasında kalır.
Danıştay Danıştay 10. Daire Başkanlığı, E. 2012/8825, K. 2015/5399Kaynağı aç
Danıştay 10. Dairesi, E. 2012/8825, K. 2015/5399 sayılı karara konu uyuşmazlıkta, ilgilinin Türk Standardları Enstitüsü hizmet yeterlilik belgesi başvurusunun belge alma koşullarını taşımadığından bahisle reddine ilişkin işlem tek yanlı ve kamu gücüne dayalı olduğundan idari yargının denetimine tabi görülmüştür. Başvurunun kabul edilip sözleşme imzalanmasından sonra niteliğin kaybedildiğinden bahisle belgenin iptali veya askıya alınması ise marka sözleşmesinin feshinden kaynaklandığı için adli yargı yerinin görevinde kabul edilmiştir. Bu çerçevede ilgili standardın mecburi ya da ihtiyari olması arasında bir fark bulunmamaktadır.
Hizmet yeterlilik belgesine dayanarak ilgili kuruluşa ruhsat ve lisans veren yetkili idarelerin, söz konusu belgenin iptali üzerine tesis ettikleri gayrısıhhi müessese izni veya lisans iptali işlemleri idari faaliyet alanına ilişkin olup kamu gücüne dayandığından idari yargının denetimine tabidir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Tahkim Yolu
İdari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda yetkili merci kural olarak sözleşmeyi akdeden idari makamın bulunduğu yerdeki mahkemedir. Bununla birlikte, 2575 sayılı Danıştay Kanunu m. 24/1 hükmü gereğince bünyesinde tahkim kaydı bulunmayan kamu hizmeti imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar ilk derece mahkemesi sıfatıyla doğrudan Danıştay nezdinde görülür. Anayasa m. 125/1 uyarınca imtiyaz sözleşmelerinde uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla giderilmesi kararlaştırılabilir; ancak milletlerarası tahkime başvurulabilmesi yabancılık unsurunun varlığına bağlıdır.
2575 sayılı DANIŞTAY KANUNU m. 24Kaynağı aç
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 125Kaynağı aç
İdari sözleşmeler nedeniyle uğranılan zararlar için hangi dava açılabilir?
İdari sözleşmeler nedeniyle hakkı ihlal edilenler, tazminat istemiyle idari yargıda tam yargı davası açabilir.
İdare imtiyaz sözleşmesinin mali hükümlerini tek yanlı değiştirebilir mi?
İdare imtiyaz sözleşmesinin düzenleyici hükümlerinde tek yanlı değişiklik yapabilmekle birlikte, sözleşmenin akit karakterinin ağır bastığı mali hükümlerinde tek yanlı değişiklik yapamaz.
Tahkim öngörülen imtiyaz sözleşmesi uyuşmazlıkları nerede çözülür?
Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar, Anayasa m. 125/1 gereğince tahkim usulüyle çözümlenir ve idari dava kapsamı dışındadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

