İdari İşlemlere İtiraz Usulü ve İptal Davası Açma Rehberi

by Avukat Erdal Ersoy
İdari İşlemlere İtiraz Usulü ve İptal Davası Açma Rehberi

İdari işlemlere karşı itiraz, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce yetkili makamlara başvurulması yoluyla gerçekleştirilir. Bu kapsamda ilgililer, idari işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam bulunmuyorsa işlemi tesis etmiş olan makamdan idari dava açma süresi içinde talep edebilir. Usulüne uygun şekilde yapılan bu başvuru, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

İdari İtiraz Başvurusunda Otuz Günlük Süre ve Zımni Ret

İdari işleme karşı yapılan başvuruya yetkili makamca otuz gün içinde bir cevap verilmediği takdirde istek reddedilmiş sayılır. İdarenin başvuruyu açık bir bildirimle reddetmesi veya otuz günlük yasal sürede cevap vermeyerek talebin reddedilmiş sayılması durumunda, durmuş olan idari dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. Bu aşamada dava açma süresi baştan başlamaz; idareye başvuru tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılarak kalan yasal süre işletilir.

İdari yargı mercilerine dava açılması durumunda dilekçelerin görevli idari mercie tevdii edilmesine karar verilirse, Danıştaya veya ilgili mahkemeye başvurma tarihi kanunen yetkili idari mercie başvuru tarihi olarak kabul edilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 15Kaynağı aç
Madde 15 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/6 md.) Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin; a) 3/a bendine göre adli (…)[11] yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine; idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine, b) 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine, c) 3/f bendine göre, davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması halinde, dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine, d) 3/g bendinde yazılı halde otuzgün içinde 3 ve 5 inci maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak yahut (c) bendinde yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuzgün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddine, e) 3/b bendinde yazılı halde dilekçelerin görevli idare merciine tevdiine, Karar verilir. 2. Dilekçelerin görevli mercie tevdii halinde, Danıştaya veya ilgili mahkemeye başvurma tarihi, merciine başvurma tarihi olarak kabul edilir. 3. Dilekçelerin 3 ncü maddeye uygun olmamaları dolayısıyla reddi halinde yeni dilekçeler için ayrıca harç alınmaz. 4. (Değişik: 10/6/1994-4001/7 md.) İlk inceleme üzerine Danıştay veya mahkemelerce verilen; bu maddenin 1/a bendinde belirtilen idari yargının görevli olduğu konularda davanın görev ve yetki yönünden reddine ilişkin kararlarla, 1/c bendinde yazılı gerçek hasma tebliğ ve 1/d bendindeki dilekçe red kararları dışında, ilgisine göre istinaf ya da temyiz yoluna başvurulabilir.[12] 5. (Ek: 5/4/1990-3622/6 md.) 1 inci fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde dava reddedilir. Tebligat ve cevap verme:

İdari Dava Açma Süreleri ve Sürenin Başlangıcı

İdari işlemlere karşı açılacak davalarda genel dava açma süresi, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca özel kanunlarında ayrı bir süre öngörülmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Dava açma süreleri, idari uyuşmazlıklarda kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda ise tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde hak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken hallerde ilgili merci veya komisyon kararının idareye intikal ettiği tarihi izleyen günden itibaren süre başlar.

Adresleri belirli olmayan ilgililere özel kanunlarındaki hükümler uyarınca ilan yoluyla bildirim yapılan durumlarda, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça dava açma süresi son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar; bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer düzenleyici işlem, uygulanan işlem veya her ikisi aleyhine birlikte dava açabilir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayalı uygulama işleminin iptaline engel teşkil etmez.

Görevli ve Yetkili Mahkemenin Tespiti

İdari işlemlere karşı açılacak iptal davalarında genel görevli mahkeme idare mahkemeleridir. Bununla birlikte, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinde sayılan davalarda görevli yargı yeri Danıştaydır. Danıştay ayrıca belediyeler ile il özel idarelerinin seçimle gelen organlarının organlık sıfatlarını kaybetmeleri hakkındaki istemleri de karara bağlar. Vergi uyuşmazlıklarında ise görevli yargı yeri vergi mahkemeleridir.

2575 sayılı DANIŞTAY KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – (Değişik: 2/6/2000 – 4575/2 md.) 1. Danıştay ilk derece mahkemesi olarak: a) (Değişik: 2/7/2018 – KHK-703/184 md.) Cumhurbaşkanı kararlarına, b) (Değişik: 2/7/2018 – KHK-703/184 md.) Cumhurbaşkanınca çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri dışındaki düzenleyici işlemlere, c) (Değişik: 2/7/2012-6352/45 md.) Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere, d) Danıştay İdari Dairesince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemlere,[30] e) Birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere, f) Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile bu Kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemlerine, Karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaları karara bağlar. 2. Danıştay, belediyeler ile il özel idarelerinin seçimle gelen organlarının organlık sıfatlarını kaybetmeleri hakkındaki istemleri inceler ve karara bağlar. Temyiz yoluyla Danıştay'da görülecek davalar

2577 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince idari davalarda genel yetkili mahkeme, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi tesis eden merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir ve yetki kamu düzenindendir. Özel yetki kuralları kapsamında; kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesi yetkilidir. İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından veya bunlara bağlı haklar ile kamu mallarından kaynaklanan davalarda ise taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – 1. Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. 2. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. (Mülga ikinci cümle: 10/6/1994-4001/15 md.) (…) Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki:
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Madde 33 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. 2. Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir. 3. (Değişik: 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir. 4. (Ek: 2/7/2012-6352/60 md.) Özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, hâkim ve savcıların mali ve sosyal haklarına ve sicillerine ilişkin konularla, müfettiş hal kâğıtlarına karşı açacakları ve idare mahkemelerinin görevine giren davalarda yetkili mahkeme, hâkim veya savcının görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesine en yakın bölge idare mahkemesinin bulunduğu yer idare mahkemesidir. Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki:[27]
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 34Kaynağı aç
Madde 34 – (Değişik: 10/6/1994-4001/16 md.) 1. İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir. 2. Köy, belediye ve özel idareleri ilgilendiren mevzuatın uygulanmasına ilişkin davalarla sınır uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, mülki idari birimin, köy, belediye veya mahallenin bulunduğu yahut yeni bağlandığı yer idare mahkemesidir. Taşınır mallara ilişkin davalarda yetki:

İdari yargının yetki ve görev alanına giren konularda görevsiz veya yetkisiz mahkemeye dava açılması halinde, dava görev veya yetki yönünden reddedilerek dosya yetkili ya da görevli mahkemeye gönderilir. Davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması durumunda ise dava dilekçesi mahkemece tespit edilecek gerçek hasma tebliğ edilir.

İptal Davasına Konu Olabilecek İşlemler ve İptal Sebepleri

2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bir işlemin iptal davasına konu edilebilmesi için kesin ve yürütülmesi gereken icrai nitelikte bulunması şarttır. Bu niteliği taşımayan tebliğ, ilan veya yayınlama gibi bildirim işlemleri iptal davasına konu edilemez. Ayrıca birbirine bağlı zincirleme işlemlerde ilk işlem aleyhine süresinde iptal davası açılmamışsa, bu işleme dayanılarak tesis edilen sonraki işlemler aleyhine tek başına dava açılamaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – 1. Dilekçeler Danıştayda Evrak Müdürlüğünce kaydedilir ve Genel Sekreterlikçe görevli dairelere havale olunur. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/53 md.) Bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde dilekçeler, evrak bürosunca kaydedilerek ilgili mahkemelere havale olunur. Dilekçe sahibine evrakın tarih ve sayısını gösterir ücretsiz bir alındı kâğıdı verilir. 3. (Değişik: 5/4/1990-3622/5 md.) Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları, Yönlerinden sırasıyla incelenir. 4. (Değişik: 5/4/1990-3622/5 md.) Dilekçeler bu yönlerden kanuna aykırı görülürse durum; görevli daire veya mahkemeye bir rapor ile bildirilir. Tek hakimle çözümlenecek dava dilekçeleri için rapor düzenlenmez ve 15 inci madde hükümleri ilgili hakim tarafından uygulanır. 3 üncü fıkraya göre yapılacak inceleme ve bu fıkra ile 5 inci fıkraya göre yapılacak işlemler dilekçenin alındığı tarihten itibaren en geç onbeş gün içinde sonuçlandırılır. 5. İlk incelemeyi yapanlar, bu noktalardan kanuna aykırılık görmezler veya daire veya mahkeme tarafından ilk inceleme raporu yerinde görülmezse, tebligat işlemi yapılır. 6. Yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15 nci madde hükmü uygulanır. İlk inceleme üzerine verilecek karar:

İdari işlemler; yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarından birinde hukuka aykırılık bulunması halinde iptal davasına konu edilir. İdarenin hukuka aykırı işlem tesis etmesi veya kişisel menfaatlerin ihlal edilmesi durumlarında ilgili idari işlemin iptali istenebilir.

İlk İnceleme Aşaması ve Yargılama Usulü

Dava dilekçeleri Danıştayda tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendirilen üye tarafından görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ile dilekçenin biçimsel şartlara uygunluğu yönlerinden sırasıyla ilk incelemeye tabi tutulur. Bu kapsamdaki ilk inceleme işlemleri dilekçenin alındığı tarihten itibaren en geç on beş gün içinde sonuçlandırılır. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde düzenlenen ivedi yargılama usulünde ise ilk inceleme yedi gün içinde yapılır ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğe çıkarılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 20/AKaynağı aç
Madde 20/A – (Ek: 18/6/2014-6545/18 md.) 1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri. b) Acele kamulaştırma işlemleri. c) Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları. d) 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri. e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. f) 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları.[18] 2. İvedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. c) Yedi gün içinde ilk inceleme yapılır ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğe çıkarılır. d) Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla on beş gün uzatılabilir. Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır. e) Yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemez. f) Bu davalar dosyanın tekemmülünden itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır. Ara kararı verilmesi, keşif, bilirkişi incelemesi ya da duruşma yapılması gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır. g) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. h) Temyiz dilekçeleri üç gün içinde incelenir ve tebliğe çıkarılır. Bu Kanunun 48 inci maddesinin bu maddeye aykırı olmayan hükümleri kıyasen uygulanır. ı) Temyiz dilekçelerine cevap verme süresi on beş gündür. i) Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir. j) Temyiz istemi en geç iki ay içinde karara bağlanır. Karar en geç bir ay içinde tebliğe çıkarılır. Merkezî ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulü:

Dava dilekçesinin kanuni şartlara uygun olmaması durumunda, eksikliklerin otuz gün içinde yeniden düzenlenmek üzere dilekçenin reddine karar verilir. Yenilenen dilekçede aynı yanlışlıkların tekrarlanması halinde mahkemece davanın reddi sonucu doğar.

Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri davalara ilişkin her türlü incelemeyi kendiliğinden yürütür. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri bilgi ve belgelerin gönderilmesini taraflardan ve ilgili mercilerden isteyebilir. Bu kararların ilgililerce süresinde yerine getirilmesi zorunlu olup haklı sebeplerin bulunması halinde tanınan süre bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesi çerçevesinde taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile iddia ve savunmalarını genişletebilir veya değiştirebilir. Dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının tamamlanmasından sonra ise ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati saklı kalmak üzere iddia veya savunmanın genişletilmesi ya da değiştirilmesi mümkün değildir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 141Kaynağı aç
MADDE 141- (1) (Değişik:22/7/2020-7251/15 md.) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır. Süreler hakkında karar

Yürütmenin Durdurulması Kurumu ve Hükümleri

Danıştayda veya idare mahkemelerinde dava açılmış olması kural olarak dava edilen idari işlemin icrasını kendiliğinden durdurmaz. Vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması tarh edilen mali yükümler ile cezaların dava konusu edilen kısmının tahsilini durdurur; ancak işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsilat devam edeceği gibi, dosyanın yeniden işleme konulması, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemler ve doğrudan tahsilat işlemlerinden açılan davalar tahsilatı durdurmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için dava konusu işlemin uygulanması halinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların meydana gelmesi ve işlemin hukuka açık bir biçimde aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Mahkemece bu koşulların varlığı tespit edildiğinde, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi dolduktan sonra gerekçesi açıklanarak yürütmenin durdurulmasına hükmedilebilir; kararda işlemin hangi nedenlerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve doğacak zararlar somut olarak gösterilir. Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemler hakkında savunma beklenmeksizin de yürütmenin durdurulması kararı verilebilir; fakat kamu görevlilerine ilişkin atama, nakil, görev ve unvan değişikliği ile geçici ya da sürekli görevlendirme işlemleri bu istisnanın dışındadır.

Yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; bununla birlikte durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden hiçbir surette teminat alınmaz.

Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz edilen merciler dosyanın gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır ve itiraz üzerine verilen bu kararlar kesindir.

İptal Kararının Sonuçları ve Tazminat Talebi

2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca idare, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur; bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak hiçbir şekilde otuz günü geçemez. İptal kararının hukuki sonucu olarak dava konusu işlemin tesis tarihinden itibaren hükümsüz kalması ve kesinleşmeyle birlikte işleme bağlı diğer işlemlerin de dayanaksız kalması esastır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 28Kaynağı aç
Madde 28 – 1.(Değişik:10/6/1994-4001/13 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90 sayılı Kararı ile.) (…) (Ek cümleler: 21/2/2014-6526/18 md.; Değişik üçüncü ve dördüncü cümleler: 10/9/2014-6552/97 md.; İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (…)22 (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (Ek cümle: 10/9/2014-6552/97 md.) (…)22 ancak disiplin hükümleri saklıdır. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur. 3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. 4. (Değişik: 21/2/2014-6526/18 md.) Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir. 5. Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir. 6. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez. Açıklama:

Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde, idare aleyhine Danıştayda ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi halinde de tazminat davası kamu görevlisinin şahsına değil, ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.

İdari işlem nedeniyle hakkı ihlal edilen kişiler iptal ve tazminat (tam yargı) davalarını aynı dilekçeyle birlikte açabileceği gibi doğrudan tam yargı davası da açabilir. İdari yargıda dava açmak ve dava sürecini takip etmek için avukatla temsil kanuni bir zorunluluk değildir.

İdari işleme itiraz edilirse dava açma süresi durur mu?

Dava açma süresi içinde üst makama veya işlemi yapan makama yapılan itiraz başvurusu, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.

İdari itiraz başvurusuna ne kadar sürede cevap verilir?

İdari itiraz başvurusuna yetkili makamca otuz gün içinde bir cevap verilmediği takdirde istek kanunen reddedilmiş sayılır.

İdare itirazı reddederse dava açma süresi nasıl hesaplanır?

İsteğin açıkça veya zımnen reddi durumunda dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçmiş olan süre hesaba katılarak kalan sürede dava açılır.

İdari işlemlere karşı dava açma süresi kaç gündür?

Özel kanunlarda ayrı bir süre öngörülmemişse dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür.

Yürütmenin durdurulması kararına kaç gün içinde itiraz edilebilir?

Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir.

İdari dava açarken avukat tutmak zorunlu mudur?

İdari yargıda dava açmak ve yargılama sürecini yürütmek için kanunen avukat ile temsil zorunluluğu bulunmamaktadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu