İdari işlemlere karşı itiraz, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce yetkili makamlara başvurulması yoluyla gerçekleştirilir. Bu kapsamda ilgililer, idari işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam bulunmuyorsa işlemi tesis etmiş olan makamdan idari dava açma süresi içinde talep edebilir. Usulüne uygun şekilde yapılan bu başvuru, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
İdari İtiraz Başvurusunda Otuz Günlük Süre ve Zımni Ret
İdari işleme karşı yapılan başvuruya yetkili makamca otuz gün içinde bir cevap verilmediği takdirde istek reddedilmiş sayılır. İdarenin başvuruyu açık bir bildirimle reddetmesi veya otuz günlük yasal sürede cevap vermeyerek talebin reddedilmiş sayılması durumunda, durmuş olan idari dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. Bu aşamada dava açma süresi baştan başlamaz; idareye başvuru tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılarak kalan yasal süre işletilir.
İdari yargı mercilerine dava açılması durumunda dilekçelerin görevli idari mercie tevdii edilmesine karar verilirse, Danıştaya veya ilgili mahkemeye başvurma tarihi kanunen yetkili idari mercie başvuru tarihi olarak kabul edilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 15Kaynağı aç
İdari Dava Açma Süreleri ve Sürenin Başlangıcı
İdari işlemlere karşı açılacak davalarda genel dava açma süresi, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca özel kanunlarında ayrı bir süre öngörülmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Dava açma süreleri, idari uyuşmazlıklarda kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda ise tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde hak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken hallerde ilgili merci veya komisyon kararının idareye intikal ettiği tarihi izleyen günden itibaren süre başlar.
Adresleri belirli olmayan ilgililere özel kanunlarındaki hükümler uyarınca ilan yoluyla bildirim yapılan durumlarda, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça dava açma süresi son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar; bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer düzenleyici işlem, uygulanan işlem veya her ikisi aleyhine birlikte dava açabilir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayalı uygulama işleminin iptaline engel teşkil etmez.
Görevli ve Yetkili Mahkemenin Tespiti
İdari işlemlere karşı açılacak iptal davalarında genel görevli mahkeme idare mahkemeleridir. Bununla birlikte, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinde sayılan davalarda görevli yargı yeri Danıştaydır. Danıştay ayrıca belediyeler ile il özel idarelerinin seçimle gelen organlarının organlık sıfatlarını kaybetmeleri hakkındaki istemleri de karara bağlar. Vergi uyuşmazlıklarında ise görevli yargı yeri vergi mahkemeleridir.
2575 sayılı DANIŞTAY KANUNU m. 24Kaynağı aç
2577 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince idari davalarda genel yetkili mahkeme, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi tesis eden merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir ve yetki kamu düzenindendir. Özel yetki kuralları kapsamında; kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesi yetkilidir. İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından veya bunlara bağlı haklar ile kamu mallarından kaynaklanan davalarda ise taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 32Kaynağı aç
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 33Kaynağı aç
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 34Kaynağı aç
İdari yargının yetki ve görev alanına giren konularda görevsiz veya yetkisiz mahkemeye dava açılması halinde, dava görev veya yetki yönünden reddedilerek dosya yetkili ya da görevli mahkemeye gönderilir. Davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması durumunda ise dava dilekçesi mahkemece tespit edilecek gerçek hasma tebliğ edilir.
İptal Davasına Konu Olabilecek İşlemler ve İptal Sebepleri
2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bir işlemin iptal davasına konu edilebilmesi için kesin ve yürütülmesi gereken icrai nitelikte bulunması şarttır. Bu niteliği taşımayan tebliğ, ilan veya yayınlama gibi bildirim işlemleri iptal davasına konu edilemez. Ayrıca birbirine bağlı zincirleme işlemlerde ilk işlem aleyhine süresinde iptal davası açılmamışsa, bu işleme dayanılarak tesis edilen sonraki işlemler aleyhine tek başına dava açılamaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 14Kaynağı aç
İdari işlemler; yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarından birinde hukuka aykırılık bulunması halinde iptal davasına konu edilir. İdarenin hukuka aykırı işlem tesis etmesi veya kişisel menfaatlerin ihlal edilmesi durumlarında ilgili idari işlemin iptali istenebilir.
İlk İnceleme Aşaması ve Yargılama Usulü
Dava dilekçeleri Danıştayda tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendirilen üye tarafından görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ile dilekçenin biçimsel şartlara uygunluğu yönlerinden sırasıyla ilk incelemeye tabi tutulur. Bu kapsamdaki ilk inceleme işlemleri dilekçenin alındığı tarihten itibaren en geç on beş gün içinde sonuçlandırılır. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde düzenlenen ivedi yargılama usulünde ise ilk inceleme yedi gün içinde yapılır ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğe çıkarılır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 20/AKaynağı aç
Dava dilekçesinin kanuni şartlara uygun olmaması durumunda, eksikliklerin otuz gün içinde yeniden düzenlenmek üzere dilekçenin reddine karar verilir. Yenilenen dilekçede aynı yanlışlıkların tekrarlanması halinde mahkemece davanın reddi sonucu doğar.
Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri davalara ilişkin her türlü incelemeyi kendiliğinden yürütür. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri bilgi ve belgelerin gönderilmesini taraflardan ve ilgili mercilerden isteyebilir. Bu kararların ilgililerce süresinde yerine getirilmesi zorunlu olup haklı sebeplerin bulunması halinde tanınan süre bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesi çerçevesinde taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile iddia ve savunmalarını genişletebilir veya değiştirebilir. Dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının tamamlanmasından sonra ise ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati saklı kalmak üzere iddia veya savunmanın genişletilmesi ya da değiştirilmesi mümkün değildir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 141Kaynağı aç
Yürütmenin Durdurulması Kurumu ve Hükümleri
Danıştayda veya idare mahkemelerinde dava açılmış olması kural olarak dava edilen idari işlemin icrasını kendiliğinden durdurmaz. Vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması tarh edilen mali yükümler ile cezaların dava konusu edilen kısmının tahsilini durdurur; ancak işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsilat devam edeceği gibi, dosyanın yeniden işleme konulması, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemler ve doğrudan tahsilat işlemlerinden açılan davalar tahsilatı durdurmaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için dava konusu işlemin uygulanması halinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların meydana gelmesi ve işlemin hukuka açık bir biçimde aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Mahkemece bu koşulların varlığı tespit edildiğinde, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi dolduktan sonra gerekçesi açıklanarak yürütmenin durdurulmasına hükmedilebilir; kararda işlemin hangi nedenlerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve doğacak zararlar somut olarak gösterilir. Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemler hakkında savunma beklenmeksizin de yürütmenin durdurulması kararı verilebilir; fakat kamu görevlilerine ilişkin atama, nakil, görev ve unvan değişikliği ile geçici ya da sürekli görevlendirme işlemleri bu istisnanın dışındadır.
Yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; bununla birlikte durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden hiçbir surette teminat alınmaz.
Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz edilen merciler dosyanın gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır ve itiraz üzerine verilen bu kararlar kesindir.
İptal Kararının Sonuçları ve Tazminat Talebi
2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca idare, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur; bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak hiçbir şekilde otuz günü geçemez. İptal kararının hukuki sonucu olarak dava konusu işlemin tesis tarihinden itibaren hükümsüz kalması ve kesinleşmeyle birlikte işleme bağlı diğer işlemlerin de dayanaksız kalması esastır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 28Kaynağı aç
Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde, idare aleyhine Danıştayda ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi halinde de tazminat davası kamu görevlisinin şahsına değil, ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.
İdari işlem nedeniyle hakkı ihlal edilen kişiler iptal ve tazminat (tam yargı) davalarını aynı dilekçeyle birlikte açabileceği gibi doğrudan tam yargı davası da açabilir. İdari yargıda dava açmak ve dava sürecini takip etmek için avukatla temsil kanuni bir zorunluluk değildir.
İdari işleme itiraz edilirse dava açma süresi durur mu?
Dava açma süresi içinde üst makama veya işlemi yapan makama yapılan itiraz başvurusu, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
İdari itiraz başvurusuna ne kadar sürede cevap verilir?
İdari itiraz başvurusuna yetkili makamca otuz gün içinde bir cevap verilmediği takdirde istek kanunen reddedilmiş sayılır.
İdare itirazı reddederse dava açma süresi nasıl hesaplanır?
İsteğin açıkça veya zımnen reddi durumunda dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçmiş olan süre hesaba katılarak kalan sürede dava açılır.
İdari işlemlere karşı dava açma süresi kaç gündür?
Özel kanunlarda ayrı bir süre öngörülmemişse dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür.
Yürütmenin durdurulması kararına kaç gün içinde itiraz edilebilir?
Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir.
İdari dava açarken avukat tutmak zorunlu mudur?
İdari yargıda dava açmak ve yargılama sürecini yürütmek için kanunen avukat ile temsil zorunluluğu bulunmamaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

