Doçentlik Eser İncelemesine İtiraz ve İptal Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Doçentlik Eser İncelemesine İtiraz ve İptal Davası

Doçentlik unvanı, Üniversitelerarası Kurulun adayın yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar vermesine bağlıdır. Eser incelemesinde başarısız sayılan aday, bu sonuca itiraz edebileceği gibi hakkında kurulan işlemin iptalini de isteyebilir. İtiraz ile iptal davası birlikte ileri sürülebilir; önce itiraz sonucunun beklenmesi de ayrı bir yoldur.

2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – (Değişik: 22/2/2018-7100/5 md.) a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır:[22] (1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak. (2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek. (3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak. b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir. Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. (Değişik cümle: 15/4/2020-7243/2 md.) Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir. ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır. e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar. Doçentliğe atama:

Başvurunun zamanı ve temel şartları

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 24. maddesine göre doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulun belirlediği takvimde yılda en az iki kez yapılır. Başvuru, lisans diplomasından sonra doktora, tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta veya veteriner hekimlikte uzmanlık ya da Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmayı gerektirir.

Adayın, Yükseköğretim Kurulunca belirlenen merkezî yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya Kurulun kabul ettiği uluslararası sınavdan buna denk bir puan alması gerekir. Doçentlik bilim alanı belirli bir yabancı dile ilişkinse sınav başka bir yabancı dilde verilir. Denk puanın nasıl hesaplanacağı ve hangi alanların bu istisnaya girdiği madde metninde ayrıca gösterilmez.

Aday ayrıca, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulunun her bilim veya sanat disiplininin özelliğine göre belirleyeceği yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışma yapmış olmalıdır. Bu sayı ve niteliklerin içeriği madde kesitinde yer almaz; yayın ve çalışmalara ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Jürinin kurulması ve raporların bildirilmesi

Üniversitelerarası Kurul, adayın bilim veya sanat dalından beş kişilik jüri ile iki yedek üye belirler. İlgili dalda yeterli öğretim üyesi yoksa jüri üç üyeyle kurulabilir. Yeterli üye sayısının hangi ölçüyle belirleneceği madde metninde tanımlanmaz.

Asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderir. Asıl üye hukuken geçerli bir mazeretle rapor veremezse yedek üyelerin raporları sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. Geçerli mazeretin tanımı ve ispatı bu hükümde açıklanmaz.

Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır. Bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Tebliğ edilmiş sayılan tarihten sonra hangi başvurunun hangi sürede yapılacağı madde kesitinde düzenlenmez.

Unvan kararı ile kadroya atamanın ayrılması

2547 sayılı Kanun'un 24. maddesi, Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanının verilmesini öngörür. Unvanı bulunan kişi, yükseköğretim kurumlarınca ilan edilen doçent kadrosuna ayrı bir başvuru yapar.

Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atamada unvana ek olarak Yükseköğretim Kurulunun onayını almak şartıyla, bilimsel kaliteyi artırmaya yönelik, objektif ve denetlenebilir ek koşullar belirleyebilir. Bu koşullar unvan verilmesine değil kadroya atamaya ilişkindir. Ek koşullar arasında sözlü sınav varsa sınavı Üniversitelerarası Kurulca oluşturulan jüriler yapar; sözlü sınav her unvan başvurusunun zorunlu aşaması olarak düzenlenmemiştir.

Kadro başvurusunu incelemek üzere rektör; varsa biri ilgili birim yöneticisi ve en az biri üniversite dışından olmak üzere üç profesör belirler. Bu profesörler her aday için ayrı rapor yazar, birden fazla aday varsa tercihini bildirir. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulu raporları dikkate alarak karar verir; rektör bu karar üzerine atamayı yapar. Bu inceleme, unvan aşamasındaki jüriden ayrıdır.

Başarısız eser incelemesine itiraz ve iptal istemi

Eser inceleme sonucuna itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesi Üniversitelerarası Kurul Başkanlığına hitaben yazılır ve Başkanlığın itiraz üzerine vereceği karar kesindir. İtirazın süresi ve şekli bu anlatımda gösterilmez.

Eser incelemesine ilişkin iptal davası ile başarısızlığa itiraz aynı anda yapılabilir. Diğer yol, önce itiraz edilip sonucun beklenmesinden sonra iptal davası açmaktır.

Eser incelemesi nedeniyle başvurusu reddedilen adayın açtığı dava iptal davasıdır. İstemin konusu, aday hakkında tesis edilen işlemin iptalidir.

Bilirkişiden ek açıklama veya yeni inceleme istenmesi

İdari yargıda çözümün hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektirmesi hâlinde mahkeme, tarafın talebiyle veya kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebilir. Eser inceleme davasında bilirkişi raporu alınması bu nedenle mümkündür; her dosyada zorunlu değildir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281. maddesi, mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik veya belirsizliği tamamlatmak ya da açıklığa kavuşturmak için yeni sorularla ek rapor alabileceğini düzenler. Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bu yetki, her uyuşmazlıkta yeni bir heyet kurulmasını kendiliğinden zorunlu kılmaz.

Danıştay 8. Daire, E. 2016/14971, K. 2020/3951Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2016/14971 E.  ,  2020/3951 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2016/14971 Karar No : 2020/3951 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı): Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı – Bilkent/ANKARA Vekili : Av. … İstemin Özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi :İstemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava, … Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Fizik/Atom ve Moleküler Fiziği Bölümü öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, 2013 Ekim döneminde doçentlik sınavı için yaptığı başvuru üzerine eser incelemesi aşamasında yapılan değerlendirme neticesinde yayın aşamasından başarısız sayılmasına ilişkin 11.07.2014 tarih ve 7401 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince davacının, doçentlik sınavının eser incelemesi aşamasında başarısız olduğu dikkate alınarak uyuşmazlığın çözümü amacıyla davacının tüm akademik çalışmaları, eserleri ve yayınlarını içeren doçentlik sınavı başvuru dosyası üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucunda düzenlenen 03.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda; davacının asgari koşulları sağladığına ilişkin bildirim formunda beyan ettiği eserlerin nitelikli ve özgün dergilerde yayımlandığı ve asgari başvuru şartlarını sağladığı, ancak davacı her ne kadar asgari başvuru şartlarını sağlasa da, akademik çalışmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının makale sayısının ve araştırmalarının niteliğinin başarılı sayılabilmesi için tam sınırda kaldığı, davacının başvuru sonrası 2014 ve 2015 yıllarındaki yayınlarının nicel ve nitel yönden kalite artışı gösterdiği, doçentlik dosyasının tekrar hazırlanarak sunulması sonucunda bu aşamanın rahatlıkla geçebileceği, davacının yeni bir dosya ile tekrar sınava başvuru yapabileceği, bu sebeplerle davacının eser incelemesi aşamasında başarısız bulunduğu görüşlerine yer verildiği, davacının doçentlik sınavına sunduğu doçentlik başvuru dosyası ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacının eserlerinin, başvurulan doçentlik alanı için nicelik ve bilimsel yönden yeterli olmadığının saptanıldığı, bu nedenlerle davacının doçentlik sınavında eser incelemesi aşamasında başarısız sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doçentlik Sınavı" başlıklı 24. maddesinde; Üniversitelerarası Kurulun her bir bilim disiplininin özelliklerini dikkate alarak belirteceği görüş çerçevesinde Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen şartları taşıyan özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak, doçentlik sınavına başvurabilmek için gerekli şartlar arasında sayılmış, doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyelerin, adayın akademik çalışmalarının her birini değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula göndereceği, asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınacağı, değerlendirmeye esas alınan bu raporların birer örneğinin, eser incelemesi sonucuna ilişkin bildirim yazısı ile birlikte adaya gönderileceği, eser incelemesinde başarılı bulunan adayın, doçentlik sınav jürisi tarafından, sözlü sınava tabi tutulacağı, jüri üyelerinin, yapılan sözlü sınavın denetlenebilirliğini sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı, sözlü sınavda başarılı olması halinde, adaya ilgili bilim dalında doçentlik unvanı verileceği, doçentlik sınavına ilişkin esas ve usullerin, Üniversitelerarası Kurulun görüşü alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. 31/01/2009 tarihli ve 27127 sayılı Resmi Gazatede yayımlanarak yürürlüğe giren Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin, "Sınav jürisinin oluşturulması" başlıklı 5. maddesinde, Üniversitelerarası Kurulun Doçentlik Sınav Komisyonunun önerisi üzerine, doçentlik başvurusunda bulunan adaylardan her biri için beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye belirlerleyeceği, jüri için asıl ve yedek üyelerin, adayın başvurduğu alan göz önünde bulundurularak belirleneceği, adayın başvurduğu alanda yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, istisnai olarak, jüri üç asıl ve iki yedek olmak üzere beş üye ile teşkil edilebileceği, "Doçentlik Sınavı" başlıklı 6. maddesinde, doçentlik sınavının, eser incelemesi ve sözlü sınav olmak üzere, iki aşamada yapılacağı, doçentlik sınav jürisini oluşturan asıl ve yedek üyelerin, adayın akademik çalışmalarının her birini değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını iki nüsha olarak mensubu bulundukları üniversite rektörlüğü aracılığı ile Üniversitelerarası Kurula gönderecekleri, bu raporların, başvuru dosyalarının jüri üyesine teslim edildiği tarih sırasına göre ve dosya sayısı itibarıyla azami birer aylık sürelerde hazırlanarak sırasıyla Üniversitelerarası Kurula gönderileceği, değerlendirmeye esas alınan jüri raporlarının birer nüshası, eser incelemesi sonucuna ilişkin bildirim yazısı ile birlikte adaya gönderileceği, değerlendirmeye esas alınan jüri raporları itibarıyla çoğunlukla eser incelemesinde başarılı bulunan aday, sözlü sınava tabi tutulacağı hükümlerine yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun ''Bilirkişi Raporuna İtiraz'' başlıklı 281. maddesinde Mahkemenin, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, Mahkemenin yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden, … Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Fizik/Atom ve Moleküler Fiziği Bölümü öğretim üyesi olarak görev yapan davacının 2013 yılı Ekim döneminde Fizik Bilim Alanı, Atom ve Moleküler Fiziği anahtar sözcüğünden doçentlik sınavına müracaat ettiği, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nca, beş üyeden oluşan jüri tarafından yapılan tüm eserlerinin etik, nicelik, nitelik ve başvurulan doçentlik alanına uygunluğu açısından incelenmesi sonucunda üç üyenin eser incelemesi aşamasında başarısız olduğu yönündeki oyu doğrultusunda, davacının eser incelemesi aşamasında başarısız bulunması üzerine, bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, Mahkeme tarafından teknik ve bilimsel yönden dava dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 3.12.2015 tarihli ortak bilirkişi raporunda; davacının doçentlik sınavı asgari başvuru şartlarını sağladığı, ancak akademik çalışmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının makale sayısının ve araştırmalarının niteliğinin başarılı sayılabilmesi için tam sınırda kaldığı ifade edilerek davacının eser incelemesi aşamasında başarısız bulunduğu belirtilmiş ise de; ortak bilirkişi raporunda doçentlik asgari koşullarını sağladığı ifade edilen davacının, doçentlik dosyasında bulunan eserlerinin nitelik ve niceliğine ilişkin olarak doçentlik eser incelemesi aşamasında başarılı olarak değerlendirilebilmesi açısından sınırda kalmasının neden davacının başarısız sayılmasına sebep teşkil ettiğine dair ayrıntılı ve gerekçeli herhangi bir değerlendirmeye yer verilmediği görülmektedir. Diğer taraftan ortak bilirkişi raporunda belirtilen kanaatlerin gerekçesinin bulunduğu ifade edilen bireysel bilirkişi raporları ayrıntılı olarak incelendiğinde, bilirkişi Prof. Dr. … tarafından tanzim olunan rapor içeriğinde sadece doçentlik eser incelemesi aşamasında jüriler tarafından düzenlenen raporlarının özetine yer verilerek davacının bilimsel yayın ve eserlerine ilişkin herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı, bilirkişi Prof. Dr. … tarafından düzenlenen raporda, akademik çalışmaları bulunan davacının, yürüttüğü tezler ile yayınlarına değinilerek, akademik faaliyetlerinin yayın aşamasından geçebilecek durumda olduğu, bununla birlikte jüri üyelerinin kararına saygı duyulması gerektiği hususu belirtilerek yeterli değerlendirmenin yapılmadan davacının itirazının yerinde görülmediğinin belirtildiği, diğer bilirkişi Prof. Dr. … tarafından yazılan raporda ise; sadece davacının yayınlarına yer verilmekle birlikte eser incelemesi aşaması sonucunda davacının başarısız olduğuna ilişkin görüş ve kanaate nasıl ulaşıldığına ilişkin ayrıntılı bir değerlendirmeye yer verilmediği görülmektedir. Her ne kadar Mahkeme tarafından bilirkişi raporunun dayandığı teknik ve bilimsel veriler hükme esas alınabilecek nitelikte bulunmuş ise de; bilirkişi raporunun bahse konu nedenlerden dolayı uyuşmazlığı çözümleyebilecek nitelikte düzenlenmediği, davacının doçentlik başvurusunun eser incelemesi aşamasında neden başarısız bulunduğuna ilişkin yeterli ve ayrıntılı değerlendirmeleri içermediği açıktır. Bu durumda davacının doçentlik eser incelemesi aşamasında başarısız bulunduğuna ilişkin olarak tanzim olunan bilirkişi raporu uyuşmazlığı çözümleyebilecek yeterlilikte olmadığı anlaşıldığından konunun aydınlatılabilmesi maksadıyla, Mahkeme tarafından yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle hükme esas alınabilecek nitelikte davacının akademik çalışmalarının ayrıntılı ve gerekçeli değerlendirmelerini içeren bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinden, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak verilen Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; … İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 30/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Dairenin 2013 dönemine ilişkin bozması

Danıştay 8. Dairenin 30/09/2020 tarihli, E. 2016/14971, K. 2020/3951 sayılı kararına konu uyuşmazlık, 2013 Ekim dönemi başvurusunda eser incelemesi sonucunda yayın aşamasından başarısız sayılmaya ilişkin 11/07/2014 tarih ve 7401 sayılı işlemin iptali istemidir.

Beş üyeli jüri, davacının eserlerini etik, nicelik, nitelik ve başvurulan alana uygunluk yönünden incelemiştir. Üç üyenin başarısız yönündeki oyu üzerine davacı eser incelemesi aşamasında başarısız bulunmuş ve dava bu işlem üzerine açılmıştır. Üç oy, bu başvurunun sonucudur.

Kararda yer verilen 31/01/2009 tarihli ve 27127 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Doçentlik Sınav Yönetmeliği düzenlemesine göre, adayın alanında yeterli öğretim üyesi yoksa jüri istisnai olarak üç asıl ve iki yedek üyeyle kurulabilir. Değerlendirmeye esas jüri raporları itibarıyla çoğunlukla eser incelemesinde başarılı bulunan adayın sözlü sınava tabi tutulacağı da aynı çerçevede belirtilmiştir. Çoğunluğun nasıl hesaplanacağı ayrıca gösterilmez.

İdare mahkemesi, bilirkişi raporunu da değerlendirerek eserlerin nicelik ve bilimsel yönden yeterli olmadığını kabul etmiş ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmeyerek davayı reddetmiştir. Bu sonuç, temyiz edilen ilk derece kararının özetidir.

Danıştay 8. Daire, asgari koşulları sağladığı belirtilen davacının eserlerinin nitelik ve nicelik bakımından sınırda kalmasının neden başarısız sayılmasına yol açtığının ayrıntılı ve gerekçeli açıklanmadığını saptamıştır. Ortak bilirkişi raporunun hükme esas alınamaması bu eksikliğe bağlanmıştır. Sınırda kalan her başvurunun başarılı sayılacağı sonucu bu saptamadan çıkmaz.

Bireysel bilirkişi raporlarında da eserlerin neden başarısız bulunduğu konusunda yeterli ve ayrıntılı bilimsel değerlendirme bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle rapor, uyuşmazlığı çözümleyebilecek nitelikte kabul edilmemiştir.

Daire, mahkemenin yeni bir bilirkişi heyeti oluşturarak akademik çalışmaların ayrıntılı ve gerekçeli değerlendirilmesini içeren bir inceleme yaptırması gerektiği sonucuna varmıştır. Eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu yükümlülük, dosyadaki eksik incelemeye bağlıdır.

Danıştay 8. Daire, idare mahkemesinin temyize konu kararını bozmuş ve dosyayı yeniden karar verilmek üzere mahkemeye göndermiştir. Karar, tebliğ tarihini izleyen 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilmiştir. On beş günlük süre bu karara ilişkindir.

Sık sorulan sorular

Eser incelemesinde başarısız sayılan aday ne talep eder?

İptal davasında, doçentlik başvurusu reddedilen aday hakkında tesis edilen işlemin iptali talep edilir.

Eser inceleme davasında bilirkişi zorunlu mudur?

Hayır. Mahkeme, çözümün özel veya teknik bilgiyi gerektirdiği hâllerde tarafın talebiyle veya kendiliğinden bilirkişi görüşü alınmasına karar verebilir; rapor alınması mümkündür.

Doçentlik unvanı hangi kararla verilir?

2547 sayılı Kanun'un 24. maddesine göre Üniversitelerarası Kurul, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verdiği adaya doçentlik unvanını verir.

Sözlü sınav her doçentlik başvurusunda yapılır mı?

Hayır. Sözlü sınav, yükseköğretim kurumunun doçent kadrosuna atama için belirlediği ek koşullar arasında yer alması hâlinde Üniversitelerarası Kurulca oluşturulan jürilerce yapılır.

Danıştay 8. Daire işlemi iptal etmiş midir?

Hayır. E. 2016/14971, K. 2020/3951 sayılı kararda idare mahkemesi kararı bozulmuş ve dosya yeniden karar verilmek üzere mahkemeye gönderilmiştir.

Jüri ve başvuru sonucu ne zaman tebliğ edilmiş sayılır?

Jüri, değerlendirmeye esas raporlar ve başvuru sonucu elektronik ortamda erişime açıldıktan sonra, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu