İdari İşleme Karşı Dava, İtiraz ve Kanun Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
İdari İşleme Karşı Dava, İtiraz ve Kanun Yolları

Özel kanununda başka bir süre gösterilmeyen uyuşmazlıklarda Danıştay ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Dava açılmadan önce, bu süre içinde işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istenebilir; başvuru, işlemeye başlamış süreyi durdurur. Davayı açmak ise dava konusu işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Dava açma süresi ve başlangıcı

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrası, özel kanunda ayrı süre bulunan halleri genel sürenin dışında bırakır. Böyle bir özel süre varsa altmış ve otuz günlük genel süreler uygulanmaz.

İdari uyuşmazlıklarda sürenin bağlanabileceği tarihlerden biri, yazılı bildirimin yapıldığı tarihtir. Maddede belirtilen tarihlerden itibaren süre, o tarihi takip eden günden işlemeye başlar. Hangi başlangıcın uygulanacağı, fıkrada ayrıca sayılan hale göre belirlenir.

İlan edilmesi gereken düzenleyici işlemlerde süre, ilan tarihinin ertesi gününden işlemeye başlar. İşlem uygulanırsa ilgili kişi düzenleyici işleme, uygulanan işleme ya da ikisine birden karşı dava açabilir. Düzenleyici işlem iptal edilmemiş olsa bile, ona dayanılarak tesis edilen işlemin iptali engellenmez.

Dava açmadan önceki başvuru

İlgili kişi, dava açma süresi sona ermeden önce işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yerine yeni bir işlem yapılmasını isteyebilir. Başvuru üst makama, üst makam bulunmuyorsa işlemi tesis eden makama yapılır ve başlamış olan dava süresini durdurur.

Başvuruya otuz gün içinde cevap verilmemesi, istemin reddedilmiş sayılması sonucunu doğurur. İstem açıkça reddedilirse veya bu şekilde reddedilmiş sayılırsa dava süresi yeniden işlemeye başlar. Başvuru tarihine kadar işlemiş süre de hesaba katılır.

Yürütmenin durdurulması

Danıştayda veya idare mahkemesinde davanın açılmış olması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. İşlemin uygulanmasının ayrıca durdurulması için mahkemenin bu yönde karar vermesi gerekir.

Mahkeme, işlemin uygulanmasının telafisi güç veya imkânsız zarar doğurması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte varsa yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Kural olarak bu karar, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra ve gerekçesi gösterilerek verilir. Uygulanmasıyla etkisi tükenecek işlemlerde ise savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere savunma beklenmeden de durdurma kararı verilebilir. Atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirme işlemleri bu son gruba girmez.

Kararda, işlemin hangi nedenle açıkça hukuka aykırı görüldüğü ve uygulanırsa doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu belirtilir. Yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesine gidilmiş olması, yürütmenin durdurulması kararı için yeterli gerekçe sayılmaz.

Dava dilekçesi ve ekleri, durdurma isteminin yerinde olmadığını gösteriyorsa mahkeme istemi davalının savunmasını almadan reddedebilir. Bu hüküm reddi zorunlu kılmaz.

Yürütmenin durdurulması istenen davalarda, Kanunun 16. maddesinde öngörülen süreler kısaltılabilir. Tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir.

Durdurma kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; ancak durum gerektiriyorsa teminat aranmayabilir. Teminat konusunda taraflar arasında çıkan uyuşmazlığı, durdurma kararını veren daire, mahkeme veya hâkim çözer. İdareden ve adli yardımdan yararlanan kişilerden teminat alınmaz.

Durdurma istemi hakkında verilen karara, tebliği izleyen günden başlayarak yedi gün içinde ve yalnız bir kez itiraz edilebilir. İtiraz mercii, dosyanın gelişinden itibaren yedi gün içinde karar verir. Bu karar kesindir. Hangi merciin bakacağı, kararı veren makama göre değişir.

Yürütmenin durdurulmasına karar verilen dosyalar öncelikle incelenip karara bağlanır. Durdurmaya ilişkin karar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır.

Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.

İstinaf incelemesi

İdare ve vergi mahkemesi kararlarına, başka kanunda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa bile, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. Başvuru, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine yapılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.) 1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. [31] 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. [32] 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir. 6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.[33] 7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz. 8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. Temyiz:

Vergi davasında, tam yargı davasında veya idari işleme karşı açılan iptal davasında uyuşmazlığın konusu otuz bir bin Türk lirasını aşmıyorsa ilgili mahkeme kararı kesindir. Bu kararlara istinaf yolu kapalıdır.

İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. Kanun yolu dilekçesindeki hitap ve istemle bağlı kalınmaksızın dosya bölge idare mahkemesine gönderilir.

Bölge idare mahkemesi ilk derece kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunu reddeder. Karardaki maddi yanlışlık düzeltilebiliyorsa gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verebilir.

İlk derece kararı hukuka uygun bulunmazsa istinaf kabul edilir, karar kaldırılır ve bölge idare mahkemesi esas hakkında yeniden karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulursa kararı veren mahkeme ya da başka bir yerdeki idare veya vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yapar.

İlk inceleme üzerine verilen karara karşı istinafın haklı bulunması, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme tarafından bakılması ya da reddedilmiş veya yasaklanmış hâkimin bakmış olması halinde dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verdiği kararlar kesindir.

Bölge idare mahkemesinin 48. maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. 46. maddeye göre temyize açık olmayan bölge idare mahkemesi kararları ise kesindir.

Temyize açık olmayan kesin bölge idare mahkemesi kararları, dosyasıyla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir. Bu mahkeme kararları yedi gün içinde tebliğe çıkarır.

İstinafa konu kararı veren veya o karara katılan hâkim, aynı davanın bölge idare mahkemesindeki istinaf incelemesinde görev alamaz.

İvedi yargılama usulüne tabi davalarda istinaf yoluna başvurulamaz.

Temyiz incelemesi

Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile 46. maddede sayılan davalara ilişkin bölge idare mahkemesi kararları, başka kanunda aksine hüküm olsa bile, tebliğden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebilir. Temyiz, maddede sayılan karar ve dava türleriyle sınırlıdır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – (Değişik: 18/6/2014-6545/20 md.) Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:[34] a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.:2023/36 K.:2023/142 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. c) (Ek:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar. d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları. f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları. g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar. h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar. ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar. i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar. j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar. k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar. l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar. m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar. n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar. Temyiz edilemeyecek kararlar:

Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları temyize açıktır. Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları da bu kapsamdadır. Belli bir ticari faaliyetin süresiz veya otuz gün ya da daha uzun süre engellenmesine yol açan işlemlere karşı açılan iptal davaları ile ülke çapında uygulanan öğrenim, meslek veya sanat icrası ya da kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlara ilişkin davalar da temyiz edilebilir.

Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan vergi, tam yargı ve idari işlem davaları temyiz edilebilir. Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan ve istinafta kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen aynı tür davalar da temyiz edilebilir.

Sık sorulan sorular

İdare mahkemesinde dava süresi ne kadardır?

Özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde süre altmış gündür. Süre, maddede sayılan tarihlerden ilgili tarihi izleyen günden başlar; idari uyuşmazlıklarda bu tarihlerden biri yazılı bildirimin yapıldığı tarihtir.

Dava öncesi başvuru süreyi durdurur mu?

Evet. Dava süresi içinde üst makama, üst makam yoksa işlemi yapan makama yapılan başvuru başlamış süreyi durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istem reddedilmiş sayılır; ret veya reddedilmiş sayılma üzerine süre yeniden işler ve başvuru tarihine kadar geçen süre hesaba katılır.

Dava açmak işlemin uygulanmasını durdurur mu?

Hayır. Danıştayda veya idari mahkemede dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.

Yürütmenin durdurulması hangi şartlara bağlıdır?

Telafisi güç veya imkânsız zarar ile açık hukuka aykırılık birlikte bulunmalıdır. Mahkeme kural olarak savunmadan sonra veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçeli karar verebilir; karar verme yetkisi zorunluluk olarak düzenlenmemiştir.

İstinaf süresi kaç gündür?

İdare ve vergi mahkemesi kararlarına, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. Konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davalarında verilen kararlar kesindir.

Aynı sebeple yeniden durdurma istenebilir mi?

Hayır. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu