İdari Gözetim ve Hukuka Uygunluk İlkesi
İdari gözetim, sınır dışı edilmesi veya hakkında başka bir idari işlem yapılması gereken yabancıların yabancıların güvenliğini ve kamu düzenini korumak amacıyla belirli bir süre kontrol altında tutulması işlemidir. Bu süre zarfında kişinin özgürlük hakkı kısıtlandığından, uygulamanın hukuka uygun olması gerekir. Kişilerin gereksiz yere geri gönderme merkezlerinde tutulması ve hukuki süreçleri sonuçlanmadan ya da nihai bir mahkeme kararı verilmeksizin sınır dışı edilmesi adaletin temel ilkelerine aykırılık teşkil eder.
Haksız İdari Gözetim, Kötü Muamele ve İdarenin Sorumluluğu
Bir kişinin hukuka aykırı biçimde uzun süre idari gözetim altında tutulması veya bu gözetim sürecinde kötü muameleye uğraması haksız fiil niteliğindedir. Kişi özgürlüğünün bu suretle haksız yere kısıtlanması ve idarenin hukuka aykırı eylem veya işlemleri sonucunda zarara yol açılması, idarenin doğan zararları karşılama yükümlülüğünü meydana getirir. Haksız eylemler sebebiyle zarara uğrayan kişiler, idare aleyhine maddi ve manevi zararlarının giderilmesi talebiyle tam yargı davası açabilir.
Tam Yargı Davasında Maddi ve Manevi Tazminat Talepleri
Haksız idari gözetim ve kötü muameleden kaynaklanan hallerde idareden hem maddi hem de manevi tazminat talep edilebilir. Maddi tazminat; haksız yere özgürlükten mahrum kalınan dönemde kaybedilen gelir, iş fırsatları ve diğer maddi zararlar için talep edilir. Manevi tazminat ise özgürlükten mahrum kalma ve kötü muamele sebebiyle maruz kalınan ruhsal acı, stres ve toplumdan soyutlanma gibi duygusal zararların karşılanması amacıyla talep edilebilir.
İdari Yargıda Görev Dağılımı ve Danıştay Kararı
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1 ve 5. maddeleri uyarınca; idare mahkemeleri genel görevli mahkemeler olup vergi mahkemelerinin görevine giren davalar ile ilk derecede Danıştayda çözümlenecek davalar dışındaki uyuşmazlıkları çözümlemekle görevlidir. Danıştay 10. Dairesinin E. 2021/72, K. 2021/86 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta, idari gözetim ve bu süreçteki kötü muamele iddiasına dayanan davanın ilk derecede Danıştayda görülecek davalardan olmadığı ve idare mahkemesince incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi gereğince yapılan ilk inceleme neticesinde, Danıştay 10. Dairesi somut davada görev yönünden ret kararı vererek dosyanın idare mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle kesin olarak hükmetmiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/72, K. 2021/86Kaynağı aç
Tam Yargı Davalarında Yetkili İdare Mahkemesinin Tespiti
2577 sayılı Kanun'un 36. maddesi uyarınca, idari sözleşmelerden doğanlar dışındaki tam yargı davalarında yetkili mahkeme sırasıyla zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer mahkemesi; zarar bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuşsa hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer mahkemesi; diğer hallerde ise davacının ikametgahının bulunduğu yer idare mahkemesidir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 57. maddesi uyarınca, idari gözetimin devamında zaruret bulunup bulunmadığı valilik tarafından düzenli olarak değerlendirilir ve gözetimin devamında zaruret görülmeyen yabancılar için idari gözetim derhal sonlandırılır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 36Kaynağı aç
6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 57Kaynağı aç
Danıştay 10. Dairesinin E. 2021/72, K. 2021/86 sayılı kararına konu olan olayda; yabancı hakkında ilk yakalama işlemi Hatay'da yapılmış olmasına rağmen gözetim tedbiri Erzurum'da devam ettirilmiş ve yabancı orada tutulmuştur. İdari gözetimin devamı ve sonlandırılması yetkisi fiilen gözetimin sürdüğü idari makama ait bulunduğundan, zararı son olarak doğuran idari işlemlerin tesis edildiği yer mahkemesi sıfatıyla Erzurum İdare Mahkemesi uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili kabul edilmiş ve dosya bu mahkemeye gönderilmiştir.
Haksız idari gözetim nedeniyle hangi tazminat türleri talep edilebilir?
Haksız idari gözetim ve kötü muamele hâlinde, kişinin hürriyetinden yoksun kaldığı dönemde uğradığı gelir kaybı ve yoksun kaldığı iş fırsatları için maddi tazminat; yaşanılan ruhsal elem, stres ve sosyal çevreden soyutlanma kaynaklı zararlar için ise manevi tazminat talep edilebilir.
İdari gözetimden doğan tazminat davası Danıştayda açılabilir mi?
İdari gözetim tedbiri ve bu süreçteki kötü muamele iddialarına dayanan tam yargı davaları Danıştayda ilk derecede çözümlenecek uyuşmazlıklardan olmayıp genel görevli idare mahkemelerinin görev alanına girer. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca görevli olmayan mahkemeye açılan davalarda görev yönünden ret kararı verilerek dosya görevli mahkemeye gönderilir.
Yakalama yeri ile gözetim merkezinin farklı illerde olması yetkiyi nasıl etkiler?
2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinde tam yargı davalarında yetki, sırasıyla zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili mahkemeye ve eylemin yapıldığı yer mahkemesine bağlanmıştır. Danıştay 10. Dairesinin kararına konu olayda, yakalama başka bir ilde gerçekleşmiş olsa da idari gözetimin devam ettirildiği ve gözetim kararlarının verildiği yerdeki idare mahkemesi yetkili bulunmuştur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

