İdari Eylemden Doğan Tam Yargı Davası ve Tazminat

by Avukat Erdal Ersoy
İdari Eylemden Doğan Tam Yargı Davası ve Tazminat

Tam yargı davasının birlikte aranan unsurları

İdari eylemden doğan zararın tam yargı davasına konu edilebilmesi için idareye atfedilebilir bir eylem veya ihmal, maddi ya da manevi zarar, bu zarar ile eylem arasında doğrudan illiyet bağı ve idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğu birlikte bulunmalıdır. Zarar, mal varlığındaki azalma veya ruhsal bütünlükteki çöküntü biçiminde ortaya çıkabilir. Hizmet kusuru; hizmetin geç işlemesi, kötü işlemesi ya da hiç işlememesi hâllerini kapsar. Kusursuz sorumluluk ise tehlike ilkesi çerçevesinde değerlendirilir.

Hizmet kusuru, kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi durumunda idareye atfedilebilen eksiklik ya da bozukluktur. Bu kusur, kamu görevlisinin kişisel kusurundan bağımsız, anonim ve nesnel niteliktedir.

Davadan önce idareye başvuru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinin birinci fıkrasına göre, idari eylem nedeniyle hakkı ihlal edilen kişi, idari dava açmadan önce ilgili idareye başvurarak hakkının yerine getirilmesini istemelidir. Başvuru, eylemin yazılı bildirim veya başka suretle öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılır. Her hâlde bu süre, eylem tarihinden itibaren beş yıldır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – 1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.[9] 2. Görevli olmayan adli (…)[10] yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz. Dilekçeler üzerine ilk inceleme:

İsteğin kısmen veya tamamen reddi hâlinde dava, ret işleminin tebliğini izleyen günden itibaren dava süresi içinde açılabilir. İdare otuz gün içinde cevap vermezse dava süresi, otuz günlük cevap süresinin bittiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Görevli olmayan adli yargı yerine açılan tam yargı davası görev yönünden reddedilirse, daha sonra idari yargıda açılacak davada 13. maddenin birinci fıkrasındaki idareye başvurma şartı aranmaz.

Husumet, görev ve yetkili yer

Kusuru bulunan kamu çalışanının şahsına karşı dava açılmaz. Dava, kamu çalışanının bağlı olduğu idareye karşı açılır ve görevli mahkeme idare mahkemesidir.

İdarenin eyleminden zarar gören kişi, zararı doğuran idarenin bulunduğu yer mahkemesinde dava açar. Yetkili mahkeme bu yere göre belirlenir.

Maddi ve manevi tazminat ile faiz istemi

Hizmet kusuruna dayalı tam yargı davasında maddi tazminat olarak tedavi giderleri, iş gücü kaybı, maluliyet tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve mülkiyet zararları istenebilir. Manevi tazminat, yaşanan acı, elem ve kederin hafifletilmesine yönelik bedeli kapsar.

Aynı dava dilekçesinde hem mal varlığındaki azalma hem manevi zarar için tazminat istenebilir. Hükmedilecek tazminat tutarına, idareye yapılan ilk başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi de talep edilebilir.

Tam yargı davası ayrıca idari işlemin iptali davasıyla birlikte de açılabilir.

İdari işlemin yürütülmesi ve durdurma kararı

2577 sayılı Kanun’un 27. maddesinin birinci fıkrasına göre Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Yürütmenin durdurulması, idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte gerçekleşirse verilebilir. Kural olarak davalı idarenin savunması alınır veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçeli karar kurulur. Kararda, işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanması hâlinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu belirtilir.

Uygulanmakla etkisi tükenecek idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, savunma alınmadan da durdurulabilir. Kamu görevlileri hakkındaki atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirme işlemleri bu kapsamda sayılmaz. Dava dilekçesi ve eklerinden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa istem, savunma alınmadan reddedilebilir.

Yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde de bulunulamaz.

Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz. Teminata ilişkin anlaşmazlığı, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hâkim çözümler.

Yürütmenin durdurulması kararına, kararı veren mercie göre ilgili kurula veya mahkemeye, tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde ve bir defaya mahsus itiraz edilebilir. İtiraz mercii, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar verir. Bu karar kesindir. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır.

Dosyanın incelenmesi ve sonuçlandırılması

2577 sayılı Kanun’un 20. maddesine göre Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davaya ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkeme, belirlenen süre içinde gerekli evrak ve bilgileri taraflardan ve ilgili yerlerden isteyebilir. Bu kararlar süresi içinde yerine getirilir; haklı sebeple süre bir defaya mahsus uzatılabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 20Kaynağı aç
Madde 20 – 1. (Değişik birinci cümle: 18/6/2014-6545/17 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir. Haklı sebeplerin bulunması halinde bu süre, bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir. 2. Taraflardan biri ara kararının icaplarını yerine getirmediği takdirde, bu durumun verilecek karar üzerindeki etkisi mahkemece önceden takdir edilir ve arakararında bu husus ayrıca belirtilir. 3. Ancak, istenen bilgi ve belgeler Devletin güvenliğine veya yüksek menfaatlerine veya Devletin güvenliği ve yüksek menfaatleriyle birlikte yabancı devletlere de ilişkin ise, Cumhurbaşkanı ya da ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan, gerekçesini bildirmek suretiyle, söz konusu bilgi ve belgeleri vermeyebilir. (Ek Cümle: 10/6/1994-4001/10 md.) Verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez.[15] 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/10 md.) 5. (Değişik: 5/4/1990-3622/8 md.) Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde dosyalar, bu Kanun ve diğer kanunlarda belirtilen öncelik veya ivedilik durumları ile Danıştay için Başkanlar Kurulunca; diğer mahkemeler için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca konu itibariyle tespit edilip Resmi Gazete'de ilan edilecek öncelikli işler gözönünde bulundurulmak suretiyle geliş tarihlerine göre incelenir ve tekemmül ettikleri sıra dahilinde bir karara bağlanır. Bunların dışında kalan dosyalar ise tekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.[16] 6. (Ek: 2/7/2012-6352/56 md.) Bölge idare mahkemelerindeki istinaf kanun yolu incelemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinde heyet halinde görülen davalarda, birinci fıkrada belirtilen bilgi ve belgelerin istenmesine ve ek süre verilmesine ilişkin ara kararları daire başkanı, mahkeme başkanı veya dosyanın havale edildiği üye tarafından da verilebilir.[17] İvedi yargılama usulü:

Taraflardan biri ara kararının gereğini yerine getirmezse bunun verilecek karara etkisi mahkemece önceden takdir edilir ve ara kararda ayrıca belirtilir.

İstenen bilgi ve belgeler Devletin güvenliğine, yüksek menfaatlerine veya bunlarla birlikte yabancı devletlere ilişkinse Cumhurbaşkanı, ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı ya da bakan, gerekçesini bildirerek bunları vermeyebilir. Verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez.

Öncelikli veya ivedi işler dışında kalan dosyalar, tekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.

İdari eylem için idareye ne zaman başvurulur?

Başvuru, eylemin yazılı bildirim veya başka suretle öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılır; her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl geçmemelidir. Başvuru, idari dava açılmadan önce hakkın yerine getirilmesinin istenmesi amacıyla yapılır.

İdare otuz gün içinde cevap vermezse ne olur?

Otuz gün içinde cevap verilmezse dava süresi, bu sürenin bittiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Ret hâlinde ise süre, ret işleminin tebliğini izleyen günden itibaren işler.

Ön başvuru hangi hâlde aranmaz?

Görevli olmayan adli yargıda açılan tam yargı davası görev yönünden reddedilirse, sonradan idari yargıda açılacak davada ön başvuru şartı aranmaz.

Dava kamu görevlisinin şahsına açılabilir mi?

Hayır. Kusurlu kamu çalışanının şahsına değil, bağlı olduğu idareye karşı idare mahkemesinde dava açılır.

Tam yargı davasında yetkili mahkeme neresidir?

Yetkili mahkeme, zararı meydana getiren idarenin bulunduğu yer mahkemesidir.

Maddi ve manevi tazminat birlikte istenebilir mi?

Evet. Aynı dilekçede mal varlığındaki azalma ve manevi zarar için tazminat birlikte istenebilir.

Tazminata faiz hangi tarihten istenebilir?

Yasal faizin, idareye yapılan ilk başvuru tarihinden itibaren işletilmesi talep edilebilir.

Dava açmak idari işlemi durdurur mu?

Hayır. Dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu