İdari yargılama usulünde kural olarak mahkemece tanık dinlenmesi ve tarafların tanık dinletme usulü bulunmamaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinde yazılı yargılama usulü uygulanmakta olup inceleme evrak üzerinde yürütülmektedir.
İdari Yargıda Yazılı Yargılama Usulü ve Duruşma Kuralları
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca idari yargı mercilerinde yazılı yargılama usulü uygulanmakta ve inceleme evrak üzerinde yapılmaktadır. Yargılamanın evrak üzerinden yürütülmesi ilkesi doğrultusunda, Kanun'un duruşma esaslarını düzenleyen 18. maddesinde duruşmada yalnızca taraflara söz verileceği hükme bağlanmış; duruşmada tanıkların dinleneceğine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununa Yapılan Yollamalar ve Delil Serbestisinin Sınırları
2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin 1. fıkrasında, idari yargılamada hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı konular sınırlı biçimde sayılmıştır. Bu alanlar arasında hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri ve adli yardım gibi usul işlemleri bulunmaktadır. Söz konusu göndermeler arasında delil türü olarak yalnızca bilirkişi ve keşif yer almakta, tanık deliline yollama yapılmamaktadır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 31Kaynağı aç
İdari yargılama usulünde kural olarak delil serbestisi ilkesi geçerli olmakla birlikte bu ilke mutlak bir serbesti sağlamaz. Yargılamada makbuz veya resmi senet gibi yazılı delillere, bilirkişi incelemesine ve keşfe başvurulabilmektedir. Buna karşılık tanık ve yemin delilleri ile hukuka aykırı yollarla elde edilen bulgular ve gizlilik niteliğine haiz bilgi ve belgeler idari yargıda delil olarak kullanılamayacak istisnalar arasında yer almaktadır.
Temyiz Denetiminde Usul Kuralları ve Vergi Yargılamasındaki Durum
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi uyarınca, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması temyizen bozma sebebidir. İdari yargılama mevzuatında tanık dinleme usulü düzenlenmediğinden, yargılamanın evrak üzerinden yürütülmesi ve usul kurallarının bu çerçevede uygulanması kanunun amir hükümlerinin gereğidir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/3885, K. 2022/3950Kaynağı aç
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 49Kaynağı aç
Vergi uyuşmazlıklarında ise 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin 2. fıkrasının delaletiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uygulanır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinde düzenlenen tanık ifadesi yalnızca vergilendirme aşaması bakımından geçerli kabul edilmektedir. Duruşma esnasında dinlenebilecek kişiler ise aynı Kanun'un mükerrer 378. maddesinde sayılan kişilerle sınırlı tutulmuştur.
Soruşturma ve Ceza Dosyalarındaki Tanık Beyanlarının İdari Davadaki Yeri
İdari yargılama aşamasında duruşmada tanık dinletme usulü bulunmamakla birlikte, başta disiplin cezaları olmak üzere birçok idari işlemin hazırlık ve soruşturma aşamasında alınan tanık beyanları önem taşımaktadır. İdari işlem dosyası kapsamında mevzuata uygun olarak tutanağa bağlanan bu beyanlar, yargılama sürecinde yazılı delil niteliğiyle mahkemece değerlendirilmektedir.
İdari tedbir niteliğindeki meslekten çıkarma işlemlerine karşı açılan davalarda, ceza muhakemesinde delil olarak değerlendirilecek fiil ve davranışlar idari yargı merciince irtibat veya iltisakın sübutu yönünden incelenebilir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E. 2021/3885, K. 2022/3950 sayılı kararında da belirtildiği üzere, terör örgütü üyeliği isnadıyla açılan ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi zorunlu değildir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E. 2023/877, K. 2024/2315 sayılı kararında vurgulandığı üzere, ilgilinin ceza yargılamasında beraat etmiş olması, idari yargı yerinin ceza dosyasındaki delilleri ve tanık ifadelerini inceleyerek idari yaptırım veya tedbir yönünden bağımsız bir hukuki değerlendirme yapmasına engel teşkil etmez ve beraat kararı idari yargılama yönünden bağlayıcı değildir. Aynı karara göre, işlemin tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulan deliller geçmişe ilişkin olay ve olguları ortaya koyuyorsa işlemin hukuka uygunluğunun denetiminde dikkate alınabilir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/877, K. 2024/2315Kaynağı aç
İdari davalarda duruşmada tanık dinletilebilir mi?
Hayır, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca duruşmalarda yalnızca taraflara söz verilmekte olup mahkemece tanık dinlenmesi ve tanık dinletme usulü bulunmamaktadır.
Soruşturma aşamasında tutanağa bağlanan tanık ifadeleri idari davada geçerli midir?
Evet, disiplin soruşturması veya idari işlemlerin hazırlık aşamasında usulüne uygun düzenlenen tutanaklardaki tanık beyanları idari işlem dosyası kapsamında yazılı delil olarak kabul edilir.
Vergi mahkemesi duruşmasında tanık dinlenmesi mümkün müdür?
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesindeki tanık ifadesi vergilendirme aşamasıyla sınırlı olup duruşmada dinlenecek kişiler anılan Kanun'un mükerrer 378. maddesinde sayılan kişilerle sınırlıdır.
Ceza dosyasındaki tanık ifadeleri idari yargı kararını nasıl etkiler?
Ceza soruşturması ve kovuşturmasındaki tanık beyanları idari yargı yerince yazılı delil olarak incelenebilir; ceza davasında verilen beraat kararı idari yargı merciinin idari tedbire ilişkin değerlendirmesini bağlamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

