İdarenin Takdir Yetkisi ve Bağlı Yetki Ayrımı
Takdir yetkisi, hukuk düzeninin idarenin izleyeceği yöntemi veya davranışı kesin biçimde belirlemediği hallerde, somut durumun icaplarına uygun hareket edilebilmesi amacıyla kamu idaresine tanınan serbest karar verme ya da kanunun sunduğu alternatifler arasından tercihte bulunabilme serbestisidir.
İdarenin işlem yaptığı ya da faaliyet yürüttüğü alanlarda, karşılaştığı olaylarda yapacağı işlemin konusu ve sebebi kanunda açıkça belirtilmişse bağlı yetki söz konusudur. Bağlı yetki durumunda idarenin kanunu uygulamaktan başka bir seçeneği tercih etme serbestisi bulunmaz. İdare belli şartlarda tercih hakkına sahip kılındığında ise takdir yetkisi mevcuttur.
Aynı idari işlem bünyesinde hem bağlı yetki hem de takdir yetkisi yer alabilir. Kamu yararı haricinde bir amaç gözetilerek idari işlem yapılması mümkün olmadığından, ilgili kanunlarda özel bir amaç açıkça belirtilmemiş bulunsa dahi her idari işlem amaç unsuru yönünden belirli ölçüde bağlı yetki niteliği taşır.
İdari İşlemin Unsurları Bakımından Takdir Alanı
İdari işlemler yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarından oluşur. İdari işlemlerin tek gayesi kamu yararının sağlanması olduğundan, amaç unsurunda takdir yetkisi bulunamaz. Yetki ve şekil unsurlarında da idarenin takdir serbestisi olmayıp kanuni kurallara uyulması zorunludur. Dolayısıyla idarenin takdir yetkisi yalnızca idari işlemlerin sebep ve konu unsurlarında gündeme gelebilir.
Kanun koyucu bir işlemin nedenini kamu düzeni, milli güvenlik, ihtiyaç veya lüzum gibi belirsiz kavramlarla gösterebilir ya da nedeni hiç göstermeyebilir. Bu durumlarda idare, söz konusu belirsiz kavramları belirlemek veya hiç gösterilmemiş nedeni ortaya koymak suretiyle takdir yetkisini kullanır.
Genel Kolluk Disiplin Hukukunda Takdir Hakkının Ölçütleri
7068 sayılı Kanun düzenlemelerine göre disiplin cezası tayinine yetkili kılınan amirler ile kurullar, ceza tatbikine ilişkin takdir haklarını kullanırken adalet, hakkaniyet ve ölçülülük ilkelerine riayet etmek ve kararlarını mutlaka somut gerekçelere dayandırmakla yükümlüdür.
7068 sayılı GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN m. 6Kaynağı aç
7068 sayılı Kanun kapsamında takdir hakkı kullanılırken disiplinsizliğin işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, personelin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, personelin daha önceki disiplin durumu ile samimi ikrarı ve gösterdiği pişmanlık göz önüne alınır.
7068 sayılı Kanun m. 6/4 uyarınca, itiraz mercii tarafından verilen kararlar müstesna tutulmak kaydıyla, hiçbir idari makam disiplin cezalarına dair takdir yetkisinin bertaraf edilmesi veya fiilen ortadan kaldırılması neticesini doğuracak bir karar alamaz ya da bu doğrultuda işlem tesis edemez.
7068 sayılı Kanun m. 7/2 uyarınca, kurumda geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için kanunen gereken asıl ceza takdiren bir derece hafif olarak uygulanabilir. Ayrıca kanuni bekleme süreleri tamamlandıktan sonra disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi talep edildiğinde, personelin bu süreler içerisindeki davranışlarının talebi haklı kılacak nitelikte görülüp görülmediği idarenin takdirine bağlıdır.
7068 sayılı GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN m. 7Kaynağı aç
7068 sayılı Kanun m. 10 çerçevesinde düzenlenen disiplinsizliklerde devletin ya da kişilerin zarara uğraması, hizmetin gecikmesi ya da durması yahut tehlikenin boyutu dikkate alınarak yetkili mercice zararın derecesi ve ağırlığı takdir edilir. Bu kapsamda amirin emrinin yapılmaması neticesinde zarar veya gecikme doğmuşsa meslekten çıkarma cezası takdir edilebileceği gibi, görevin takdir ve yerine getirilmesinde savsaklama gösterilmesi halinde de durumun ağırlığına göre daha ağır cezalardan birisine hükmedilebilir.
7068 sayılı GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN m. 10Kaynağı aç
Takdir Yetkisinin Yargısal Denetimi ve Dava Açma Süresi
Anayasa m. 125 hükmüne göre idari yargı yetkisi, idarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunun denetlenmesiyle sınırlandırılmış olup kesinlikle yerindelik denetimi mahiyetinde kullanılamaz. Yargı mercileri, yürütmenin kanuni esaslar dairesinde yürüttüğü görevi daraltacak, idari işlem ya da eylem ihdas edecek veya idareye bırakılan takdir alanını tamamen yok edecek mahiyette karar veremez.
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 125Kaynağı aç
Anayasa m. 125 uyarınca idari işlemlere karşı açılacak davalarda süre kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. İdarenin takdir sınırını aşarak işlem tesis ettiği durumlarda altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açılması gerekmektedir. Disiplin soruşturması neticesinde ceza tayin edilen kişiler bakımından ise bu altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde yürütmenin durdurulması talepli iptal davası yoluna başvurulabilir. Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için işlemin açık biçimde hukuka aykırı olması ve telafisi güç veya imkânsız zararların doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi aranır.
İdare her işleminde takdir yetkisine sahip midir?
Hayır, idarenin yapacağı işlemin konusu ve sebebi kanunda açıkça gösterilmişse bağlı yetki söz konusudur ve tercih serbestisi bulunmaz. Ayrıca işlemlerin yetki, şekil ve kamu yararını gözeten amaç unsurlarında takdir yetkisi kullanılamaz.
Disiplin cezalarında takdir hakkı nasıl kullanılır?
7068 sayılı Kanun kapsamında disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir biçimde ve mutlaka gerekçeli olarak kullanır.
Disiplin cezalarında takdir yetkisi aşımına karşı dava açma süresi nedir?
Disiplin soruşturması kapsamında ceza alan personelin, altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde yürütmenin durdurulması talebiyle iptal davası açması gerekmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

