İdarenin Takdir Yetkisi ve Yargısal Denetim Sınırları

by Avukat Erdal Ersoy
İdarenin Takdir Yetkisi ve Yargısal Denetim Sınırları

İdarenin Takdir Yetkisi ve Bağlı Yetki Ayrımı

Takdir yetkisi, hukuk düzeninin idarenin izleyeceği yöntemi veya davranışı kesin biçimde belirlemediği hallerde, somut durumun icaplarına uygun hareket edilebilmesi amacıyla kamu idaresine tanınan serbest karar verme ya da kanunun sunduğu alternatifler arasından tercihte bulunabilme serbestisidir.

İdarenin işlem yaptığı ya da faaliyet yürüttüğü alanlarda, karşılaştığı olaylarda yapacağı işlemin konusu ve sebebi kanunda açıkça belirtilmişse bağlı yetki söz konusudur. Bağlı yetki durumunda idarenin kanunu uygulamaktan başka bir seçeneği tercih etme serbestisi bulunmaz. İdare belli şartlarda tercih hakkına sahip kılındığında ise takdir yetkisi mevcuttur.

Aynı idari işlem bünyesinde hem bağlı yetki hem de takdir yetkisi yer alabilir. Kamu yararı haricinde bir amaç gözetilerek idari işlem yapılması mümkün olmadığından, ilgili kanunlarda özel bir amaç açıkça belirtilmemiş bulunsa dahi her idari işlem amaç unsuru yönünden belirli ölçüde bağlı yetki niteliği taşır.

İdari İşlemin Unsurları Bakımından Takdir Alanı

İdari işlemler yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarından oluşur. İdari işlemlerin tek gayesi kamu yararının sağlanması olduğundan, amaç unsurunda takdir yetkisi bulunamaz. Yetki ve şekil unsurlarında da idarenin takdir serbestisi olmayıp kanuni kurallara uyulması zorunludur. Dolayısıyla idarenin takdir yetkisi yalnızca idari işlemlerin sebep ve konu unsurlarında gündeme gelebilir.

Kanun koyucu bir işlemin nedenini kamu düzeni, milli güvenlik, ihtiyaç veya lüzum gibi belirsiz kavramlarla gösterebilir ya da nedeni hiç göstermeyebilir. Bu durumlarda idare, söz konusu belirsiz kavramları belirlemek veya hiç gösterilmemiş nedeni ortaya koymak suretiyle takdir yetkisini kullanır.

Genel Kolluk Disiplin Hukukunda Takdir Hakkının Ölçütleri

7068 sayılı Kanun düzenlemelerine göre disiplin cezası tayinine yetkili kılınan amirler ile kurullar, ceza tatbikine ilişkin takdir haklarını kullanırken adalet, hakkaniyet ve ölçülülük ilkelerine riayet etmek ve kararlarını mutlaka somut gerekçelere dayandırmakla yükümlüdür.

7068 sayılı GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN m. 6Kaynağı aç
MADDE 6- (1) Bu Kanun ile disiplin cezası vermeye yetkilendirilen disiplin amirleri veya kurulları, disiplin cezası uygulanması ile ilgili takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanırlar. (2) Takdir hakkı mutlaka gerekçeli olarak kullanılır. (3) Takdir hakkı kullanılırken; a) Disiplinsizliğin işleniş biçimi, b) Disiplinsizliğin işlendiği zaman ve yer, c) Disiplinsizliğin hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, ç) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, d) Disiplinsizlik yapan personelin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, e) Disiplinsizlik yapan personelin daha önceki disiplin durumu, f) Disiplinsizlik yapan personelin samimi ikrarı ve gösterdiği pişmanlık, gözönüne alınır. (4) İtiraz üzerine yetkili makamlar tarafından verilen kararlar hariç olmak üzere, hiçbir idari makam tarafından, disiplin cezası ile ilgili takdir hakkının kaldırılması sonucunu doğuran bir karar verilemez veya uygulama yapılamaz. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Disiplinsizlik ve Cezaları Disiplin cezaları

7068 sayılı Kanun kapsamında takdir hakkı kullanılırken disiplinsizliğin işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, personelin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, personelin daha önceki disiplin durumu ile samimi ikrarı ve gösterdiği pişmanlık göz önüne alınır.

7068 sayılı Kanun m. 6/4 uyarınca, itiraz mercii tarafından verilen kararlar müstesna tutulmak kaydıyla, hiçbir idari makam disiplin cezalarına dair takdir yetkisinin bertaraf edilmesi veya fiilen ortadan kaldırılması neticesini doğuracak bir karar alamaz ya da bu doğrultuda işlem tesis edemez.

7068 sayılı Kanun m. 7/2 uyarınca, kurumda geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için kanunen gereken asıl ceza takdiren bir derece hafif olarak uygulanabilir. Ayrıca kanuni bekleme süreleri tamamlandıktan sonra disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi talep edildiğinde, personelin bu süreler içerisindeki davranışlarının talebi haklı kılacak nitelikte görülüp görülmediği idarenin takdirine bağlıdır.

7068 sayılı GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN m. 7Kaynağı aç
MADDE 7- (1) Personele verilecek disiplin cezaları şunlardır: a) Uyarma cezası: Personele görevinin icrasında veya hal ve hareketlerinde daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. b) Kınama cezası: Personele görevinin icrasında veya hal ve hareketlerinde kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. c) Aylıktan kesme cezası: Disiplin cezası verilen personelin, fiilin ağırlık derecesine göre zam ve tazminatlar hariç brüt aylığından onbeş günlüğe kadar kesinti yapılmasıdır. Ceza, aylığı tahakkuk ettiren birimce personelin aylığından kesilmek suretiyle yerine getirilir. Aylıktan kesme tam Türk Lirası üzerinden yapılır ve kuruşlar dikkate alınmaz. ç) Kısa süreli durdurma: Personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin dört, altı veya on ay süre ile durdurulmasıdır. d) Uzun süreli durdurma: Personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin oniki, onaltı, yirmi veya yirmidört ay süre ile durdurulmasıdır. e) Meslekten çıkarma: Personelin emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır. f) Devlet memurluğundan çıkarma: Personelin bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarılmasıdır. (2) Kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir. (3) Birinci fıkranın (c), (ç) ve (d) bentlerinin uygulanmasında, cezanın üst ve alt kademeleri ağır ya da hafif ceza sayılmaz. (4) Bu Kanun hükümleri sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve sözleşmeli erlerin kendi kanunlarında düzenlenen meslekten ayırmayla ilgili hükümlerin uygulanmasına engel teşkil etmez. (5) Devlet memurluğundan çıkarma ya da meslekten çıkarma cezalarından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olanlar, uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından başlayarak beş yıl, diğer cezaların uygulanmasından başlayarak on yıl geçtikten sonra, atamaya yetkili amire başvurarak verilmiş olan disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir. İlgilinin bu süreler içerisindeki davranışları, bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse söz konusu ceza özlük dosyasından silinir. Disiplin cezası verilecek fiiller

7068 sayılı Kanun m. 10 çerçevesinde düzenlenen disiplinsizliklerde devletin ya da kişilerin zarara uğraması, hizmetin gecikmesi ya da durması yahut tehlikenin boyutu dikkate alınarak yetkili mercice zararın derecesi ve ağırlığı takdir edilir. Bu kapsamda amirin emrinin yapılmaması neticesinde zarar veya gecikme doğmuşsa meslekten çıkarma cezası takdir edilebileceği gibi, görevin takdir ve yerine getirilmesinde savsaklama gösterilmesi halinde de durumun ağırlığına göre daha ağır cezalardan birisine hükmedilebilir.

7068 sayılı GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN m. 10Kaynağı aç
MADDE 10- (1) Amirin emrinin yapılmaması fiilinin neticesinde, Devlet ya da kişiler zarara uğratılmış ya da hizmetin gecikmesine ya da durmasına neden olunmuşsa doğan zararın derecesine ya da durumun ağırlığına göre meslekten çıkarma cezası uygulanabilir. (2) Görev yerinden ayrılmak fiili uzun süreli veya görevi aksatacak biçimde olmuşsa ya da Devleti veya kişileri zarara uğratmışsa durumun niteliğine, ağırlığına ya da zararın derecesine göre meslekten çıkarma cezası uygulanabilir. (3) Yazılı kağıt, belge ve kayıtlar üzerinde işlenen yasak fiiller Devlet veya kişileri zarara uğratmış ya da hizmetin gecikmesine, durmasına veya aksamasına neden olmuşsa durumun ağırlığına ya da zararın derecesine göre meslekten çıkarma cezası verilebilir. (4) Nöbet görevine gelmemek veya nöbet talimatına aykırı davranmak fiili Devlet veya kişilerin zarara uğramasına yol açmış ise durumun niteliğine ve ağırlığına göre meslekten çıkarma cezası uygulanabilir. (5) Silahla ölüme sebebiyet vermek fiilinin işleniş şekli, durumun ağırlığı ya da zararın derecesine göre meslekten çıkarma cezası verilebilir.[7] (6) Silahla dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu yaralamaya sebebiyet vermek fiilinin işleniş şekli, durumun ağırlığı ya da zararın derecesi ile fiilin konusunun önem ve değerine göre meslekten çıkarma cezası verilebilir.7 (7) Meskûn yerlerde silah atmak fiili Devlet veya kişilerin zarara uğramasına yol açmış ise durumun niteliğine ve ağırlığına göre meslekten çıkarma cezası uygulanabilir. (8) Görevde uyumak fiili Devlet veya kişilerin zarara uğramasına yol açmışsa durumun niteliğine ve ağırlığına göre meslekten çıkarma cezası uygulanabilir. (9) Muhtelif mazeretler ileri sürmek suretiyle tevdi edilen göreve gitmemek fiili hizmetin aksamasına veya kamu zararının oluşmasına neden olmuşsa meslekten çıkarma cezası verilebilir. (10) Görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha veya savsaklama fiili Devleti veya kişileri zarara uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre daha ağır cezalardan birisi verilebilir. (11) Silahla yaralamaya kasten sebebiyet vermek fiilinin işleniş şekli, durumun ağırlığı ya da zararın derecesine göre meslekten çıkarma cezası verilebilir.7 (12) Denetleme ve soruşturma görevlerini savsaklamak fiili hizmetin gecikmesine, durmasına, aksamasına neden olmuş veya Devlet ya da kişileri zarara uğratmışsa durumun ağırlığına yahut zararın derecesine göre, dört ay kısa süreli durdurma cezası uygulanabilir. (13) Bu Kanunda belirlenmiş ve bir disiplin cezasıyla yaptırıma bağlanmış fiillerin sahil güvenlik personelince yurtdışı liman ziyaretlerinde veya Türk karasuları dışında işlenmesi halinde, uyarma ve kınama cezası gerektiren fiillerde meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı da dikkate alınarak aylıktan kesme, kısa veya uzun süreli durdurma cezası; aylıktan kesme, kısa veya uzun süreli durdurma cezası gerektiren fiillerde ise yine meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak meslekten çıkarma cezası verilebilir. Geçici olarak kontrol altına alma

Takdir Yetkisinin Yargısal Denetimi ve Dava Açma Süresi

Anayasa m. 125 hükmüne göre idari yargı yetkisi, idarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunun denetlenmesiyle sınırlandırılmış olup kesinlikle yerindelik denetimi mahiyetinde kullanılamaz. Yargı mercileri, yürütmenin kanuni esaslar dairesinde yürüttüğü görevi daraltacak, idari işlem ya da eylem ihdas edecek veya idareye bırakılan takdir alanını tamamen yok edecek mahiyette karar veremez.

2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 125Kaynağı aç
Madde 125 – İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. (Ek hüküm: 13/8/1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir. (…) (Ek cümle: 7/5/2010-5982/11 md.) (…)[68] Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır. İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar. (Değişik birinci cümle: 7/5/2010-5982/11 md.) Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez. İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Kanun, olağanüstü hallerde, (…)[69] seferberlik ve savaş halinde ayrıca milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir. İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. C. İdarenin kuruluşu 1. Merkezi idare

Anayasa m. 125 uyarınca idari işlemlere karşı açılacak davalarda süre kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. İdarenin takdir sınırını aşarak işlem tesis ettiği durumlarda altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açılması gerekmektedir. Disiplin soruşturması neticesinde ceza tayin edilen kişiler bakımından ise bu altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde yürütmenin durdurulması talepli iptal davası yoluna başvurulabilir. Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için işlemin açık biçimde hukuka aykırı olması ve telafisi güç veya imkânsız zararların doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi aranır.

İdare her işleminde takdir yetkisine sahip midir?

Hayır, idarenin yapacağı işlemin konusu ve sebebi kanunda açıkça gösterilmişse bağlı yetki söz konusudur ve tercih serbestisi bulunmaz. Ayrıca işlemlerin yetki, şekil ve kamu yararını gözeten amaç unsurlarında takdir yetkisi kullanılamaz.

Disiplin cezalarında takdir hakkı nasıl kullanılır?

7068 sayılı Kanun kapsamında disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir biçimde ve mutlaka gerekçeli olarak kullanır.

Disiplin cezalarında takdir yetkisi aşımına karşı dava açma süresi nedir?

Disiplin soruşturması kapsamında ceza alan personelin, altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde yürütmenin durdurulması talebiyle iptal davası açması gerekmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu