Ambulans Hizmetinde Tazminat Sorumluluğunun Şartları
Ambulans hizmetinde yaşanan aksaklıklara dayalı tazminat sorumluluğunun oluşması üç ana şarta bağlıdır: Sağlık hizmetinin sunumunda gecikme, sevk hatası, organizasyon yetersizliği ya da tıbbi müdahale kusuru bulunması; hasta veya yaralı nezdinde maddi ya da manevi bir zararın gerçekleşmesi; son olarak da tespit edilen kusur ya da gecikmeyle bu zarar arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Anayasa'nın 125. maddesi kapsamında idarenin eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açık tutulmuş, idarenin kendi fiillerinden kaynaklanan zararları tazminle mükellef olduğu hükme bağlanmıştır. Bu çerçevede ambulansın gecikmesine bağlı olarak vefat, kalıcı maluliyet, tedavi imkanının yitirilmesi veya ağır bedensel zarar doğması durumunda idare mahkemesinde tam yargı davası açılabilir.
Hukuken ambulansın varış süresine yönelik her durum için geçerli sabit ve kesin bir dakika ölçütü bulunmamaktadır. Hizmetin geç kaldığına yönelik incelemelerde vakanın aciliyet düzeyi, çağrıda aktarılan bilgiler, istasyonun mesafesi, olayın gerçekleştiği yerin coğrafi ve fiziki özellikleri, hava ve trafik koşulları ile araç kapasitesi ve sevk aşamaları somut olayın şartları dahilinde birlikte değerlendirilir.
Acil Sağlık Hizmetinde Çağrı, Görevlendirme ve Personel Esasları
Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca acil sağlık yardımı çağrısı, acil sağlık yardımı gerektiren durumlarda merkeze yapılan başvuru niteliğindedir ve ücretsiz aranabilen 112 numaralı hat üzerinden gerçekleştirilir. Bu çağrının olay yeri, olayın niteliği ve hasta veya yaralı sayısı bilgilerini içermesi gerekir. Komuta merkezi, elde edilen bilgiler çerçevesinde talebin acil sağlık hizmeti gerektirip gerektirmediğini değerlendirir. Yönlendirme, yardım talebinin ulaşmasının ardından en kısa sürede, mahiyete en uygun ve/veya en yakın birimlerin görevlendirilmesiyle sağlanır. Görevlendirilen birim ise en kısa sürede olay yerine ulaşmak ve edindiği bilgiler ışığında acil sağlık yardımını gerçekleştirmekle yükümlüdür.
Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları ile Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında acil yardım ambulansı, hasta veya yaralılara acil yardım gereken durumlarda olay yerinde ve ambulans içinde gerekli acil tıbbi müdahalenin gerçekleştirilebileceği teknik ve tıbbi donanıma sahip kara aracıdır. Hasta nakil, yoğun bakım ve özel donanımlı ambulanslar mevzuatta ayrı olarak sınıflandırılmıştır. Acil yardım ambulanslarında asgari üç kişiden oluşan ekip görev yapar; ekipte en az bir hekim veya acil tıp teknikeri ya da gerekli eğitimleri almış acil tıp teknisyeni, diğer bir sağlık personeli ve sürücü bulunur.
Özel ambulans servislerinin faaliyet gösterebilmesi ise il sağlık müdürlüğü nezdindeki uygunluk ve yeterlilik süreçlerinin tamamlanmasına, uygunluk belgesi ile ambulans yeterlilik belgesinin alınmasına bağlıdır.
Tam Yargı Davası Açma Usulü ve Başvuru Süreleri
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, idarenin eylemleri sebebiyle hak kaybına uğrayan kişilerin dava yoluna gitmeden önce ilgili idareye yazılı talepte bulunmaları gerekir. Bu başvuru eylemin yazılı bildirimle veya başka şekilde öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halükarda eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır. İdarenin başvuruyu bütünüyle veya kısmen reddetmesi halinde red kararının tebliğini izleyen günden itibaren, başvuruya otuz gün boyunca yanıt verilmemesi durumunda ise bu sürenin dolduğu tarihten itibaren kanuni dava süresi içerisinde tam yargı davası açılabilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrasına göre görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde, sonradan idari yargı mercilerinde açılacak davalarda idareye önceden başvurma şartı aranmaz.
Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği düzenlemesine göre acil sağlık hizmeti sunan tüm birimler Bakanlıkça hazırlanan kayıt formlarını doldurmak ve sundukları hizmete ilişkin bilgileri Bakanlığa bildirmekle yükümlüdür. Varsa bütün ses kayıtları üç ay süreyle saklanır; bu sürenin sonunda başvuru yapılmadığı takdirde kayıtlar silinebilir. Ses kaydının bulunmadığı hallerde ise yazılı kayıtlardan yararlanılır.
Talep Edilebilecek Tazminat Kalemleri ve Ceza Soruşturması
Ambulans gecikmesi kaynaklı bedensel zararlarda tedavi masrafları, ilaç giderleri, ameliyat ve yoğun bakım harcamaları, özel hastane giderleri, fizik tedavi ve rehabilitasyon masrafları, protez ve medikal malzeme bedelleri, ulaşım ve bakıcı giderleri talep edilebilir. Bununla birlikte geçici iş göremezlik zararı, sürekli iş göremezlik zararı, kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar da maddi tazminat kapsamına girer.
Ambulansın geç gelmesi nedeniyle hastanın vefat etmesi halinde yakınları destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulunabilir. Destekten yoksun kalma tazminatı; ölen kişinin hayatta kalsaydı destek sağlayacağı kişilerin ekonomik kaybını karşılamaya yöneliktir ve eş, çocuklar, anne, baba ile fiilen destek ilişkisi bulunan diğer kişiler tarafından istenebilir.
Sağlık personeli ya da ilgili kamu görevlileri hakkında yürütülen ceza soruşturmasında personelin cezai sorumluluğu incelenirken tazminat davasında hastanın veya yakınlarının uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi amaçlanır. Ceza dosyasında toplanan ifadeler, 112 kayıtları, bilirkişi raporları, Adli Tıp raporları ve olay yeri belgeleri tazminat davasında delil olarak kullanılabilir.
Ambulansın gelmesi için mutlak bir dakika süresi var mıdır?
Her olay bakımından geçerli mutlak ve tek bir dakika sınırı üzerinden değerlendirme yapılmaz; trafik, hava, coğrafi koşullar, aciliyet ve mevcut ambulans kapasitesi gibi unsurlar birlikte incelenir.
Tam yargı davasından önce idareye başvuru süresi ne kadardır?
Eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurulması zorunludur.
Acil sağlık hizmetlerine ilişkin ses kayıtları ne kadar saklanır?
Acil sağlık hizmetlerinde varsa bütün ses kayıtları üç ay süreyle saklanır ve bu süre sonunda başvuru yapılmadığı takdirde silinebilir.
Ölüm halinde kimler destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir?
Vefat eden kişinin desteğinden yoksun kalan eşi, çocukları, anne ve babası ile ölenle arasında fiilen destek ilişkisi bulunan kişiler bu tazminatı talep edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

