Hekimler hakkında yürütülen disiplin soruşturması, çalıştıkları kurumun statüsüne göre farklı hukuki rejimlere tabidir. Devlet hastanesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olarak görev yapan doktorlara hem 657 sayılı Kanun hem de Türk Tabipleri Birliği Disiplin Yönetmeliği birlikte uygulanmaktadır. Özel hastane hekimleri bakımından ise yalnızca TTB Disiplin Yönetmeliği hükümleri geçerlidir.
Devlet Hekimlerine Uygulanan 657 Sayılı Kanun Çerçevesi
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesi, hangi fiile karşılık hangi disiplin cezasının verileceğini düzenlemektedir. Ceza türleri uyarmadan devlet memurluğundan çıkarmaya kadar beş basamaktan oluşmaktadır. Cezanın ağırlığına göre yetkili makam da değişmektedir: uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını disiplin amirleri verebilirken (DMK m. 124), kademe ilerlemesinin durdurulması cezası memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararından sonra atamaya yetkili amirler ya da il disiplin kurullarının kararına dayanan hâllerde valiler tarafından verilmektedir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası ise amirlerin talebi üzerine ilgili kurumun Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla uygulanmaktadır.
Disiplin kurulları ve Yüksek Disiplin Kurulu, önerilen cezayı kabul veya reddeder; bu kurulların bağımsız olarak başka bir ceza tayin etme yetkisi yoktur. Ret hâlinde atamaya yetkili amirler on beş gün içinde farklı bir disiplin cezası verme hakkını saklı tutmaktadır.
Disiplin Cezası Verme Süreleri ve Zamanaşımı
657 sayılı Kanun kapsamında ceza verme yetkisi belirli sürelerle sınırlandırılmıştır. Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren on beş gün içinde verilmelidir. Kademe ilerlemesinin durdurulmasını gerektiren hâllerde soruşturma dosyası on beş gün içinde yetkili disiplin kuruluna iletilmeli; disiplin kurulu ise dosyayı aldığı tarihten itibaren otuz gün içinde kararını bildirmelidir. Memurluktan çıkarma cezasına ilişkin dosya Yüksek Disiplin Kuruluna iletildikten itibaren en fazla altı ay içinde karara bağlanmaktadır.
DMK m. 125 kapsamında iki ayrı zamanaşımı işlemektedir. İlki, soruşturma başlatma zamanaşımıdır: uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında fiilin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay, memurluktan çıkarma cezasında ise öğrenme tarihinden itibaren altı ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmazsa ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramaktadır. İkincisi, fiil tarihinden itibaren işleyen zamanaşımıdır: disiplin cezasını gerektiren fiil veya hâlin işlendiği tarihten itibaren her hâlükârda iki yıl içinde disiplin cezası verilmezse ceza verme yetkisi düşmektedir. Bu sürelere uyulmaksızın, yetkisiz amir tarafından ya da savunma alınmadan verilen disiplin cezaları usul hukuku açısından hukuka aykırılık oluşturabilmektedir.
Savunma Hakkı ve Usul Güvenceleri
Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yürüten makam veya yetkili disiplin kurulu, yedi günden az olmamak üzere bir süre tanımak zorundadır; bu süre içinde savunma yapılmaması savunma hakkından feragat olarak kabul edilmektedir. Memurluktan çıkarma cezasının söz konusu olduğu hâllerde hekim, soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme ve disiplin kurulunda bizzat ya da vekili aracılığıyla sözlü veya yazılı savunma yapma hakkına sahiptir.
Ceza yargılaması ile disiplin soruşturması birbirinden bağımsız işlemektedir. Aynı eylem nedeniyle ceza mahkemesinde kovuşturma başlamış olması disiplin sürecini geciktiremez; ceza mahkemesinde mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olması da ayrıca disiplin cezası uygulanmasına engel teşkil etmez. Aynı şekilde disiplin kovuşturmasının tamamlanmış olması, fiilin genel ceza hükümleri kapsamına girmesi durumunda ceza kovuşturması açılmasını engellemez.
Disiplin Cezalarının Sonuçları ve Sicilden Silinme
Disiplin cezaları verildikleri tarihten itibaren hüküm doğurur ve derhal uygulanır; aylıktan kesme cezası ise cezanın verildiği tarihi izleyen aybaşında uygulanır. Aylıktan kesme cezası alanlar beş yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlar on yıl süreyle daire başkanlığı ve dengi ya da üstü görevlere, bölge ve il teşkilatlarının en üst yöneticiliğine, düzenleyici ve denetleyici kurum başkanlık ile üyeliklerine, valilik ve büyükelçilik kadrolarına atanamaz.
Devlet memurluğundan çıkarma dışındaki cezalar özlük dosyasına işlenmektedir. Uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından beş yıl, diğer cezaların uygulanmasından on yıl geçtikten sonra memur, atamaya yetkili amire başvurarak cezanın dosyasından silinmesini isteyebilir. Bu hak ancak ilgili süre içindeki davranışların silinme isteğini haklı kılacak nitelikte görülmesi koşuluyla kullanılabilmektedir; silinme kendiliğinden gerçekleşmez. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının silinmesinde ise ek olarak disiplin kurulunun mütalaası alınması gerekmektedir.
Tekerrür kuralları da cezanın belirlenmesinde önem taşımaktadır. Disiplin cezasına yol açan fiil veya hâlin, cezanın özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre dolmadan yinelenmesi hâlinde bir derece ağır ceza uygulanmaktadır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat birbirinden bağımsız fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında da bir derece ağır ceza verilmektedir. Buna karşılık geçmiş hizmetleri olumlu değerlendirilen ve ödül ya da başarı belgesi bulunan memurlar için bir derece hafif ceza uygulanması mümkündür; ancak bu takdire bağlı bir imkândır, zorunluluk değildir.
TTB Disiplin Yönetmeliği: Yapı, Suçlar ve Yaptırımlar
TTB Disiplin Yönetmeliği kapsamında disiplin soruşturması oda yönetim kurulu tarafından yürütülmekte, disiplin kovuşturması ise onur kurulu ve Yüksek Onur Kurulu tarafından sonuçlandırılmaktadır. Soruşturma dosyası taraflar açısından alenidir. Meslekten alıkoyma cezasını gerektiren eylemler bakımından eylem tarihinden itibaren beş yıl, diğer cezalar için iki yıl içinde yönetim kurulunca soruşturma açılmasına karar verilmemesi hâlinde disiplin işlemi yapılamaz.
Yönetmelik kapsamında bazı eylemlerin hangi ceza türüne karşılık geldiği açıkça belirlenmiştir. Hastanın aydınlatılmış onamı alınmaksızın tıbbi girişimde bulunmak para cezası gerektiren disiplin suçları arasında sayılmaktadır. Acil hastalara gerekli tıbbi tedavinin başlatılmaması veya sevkin geciktirilmesi ile tanı ve tedavide bilimselliği kanıtlanmamış ya da bilim dışı yöntemlerin uygulanması ya da önerilmesi geçici meslekten alıkoyma cezasını gerektiren eylemler arasında yer almaktadır. Gerçeğe uygun olmayan rapor veya belge vermek ile gerçek dışı tıbbi kayıt düzenlenmesi de Yönetmelik'in 5. maddesinin ilgili bentleri kapsamında disiplin yaptırımına bağlanmıştır.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/4873, K. 2023/4102Kaynağı aç
Bir hekim oda bölgesinde üç kez meslekten alıkoyma cezası almışsa ve yeni bir geçici meslekten alıkoyma cezasını gerektiren durum tespit edilirse, oda bölgesinde sürekli olarak çalışmaktan alıkonulmasına karar verilmektedir. TTB Yönetmeliği kapsamında uyarı ve para cezaları, aynı veya benzer konuda yeniden ceza alınmamış olması koşuluyla iki yıl sonunda sicilden silinmektedir; ancak aynı ya da benzer eylem nedeniyle ikinci bir ceza verilmesi durumunda ikinci cezadan itibaren dört yıl geçmeden silinme yapılamaz.
TTB Yönetmeliği Kapsamında Cezanın Kesinleşmesi
TTB Disiplin Yönetmeliği kapsamında cezanın kesinleşme yolu, cezanın türüne göre ayrışmaktadır. Uyarma ve para cezaları süresi içinde itiraz edilmezse kesinleşir ve derhal uygulanır. Meslekten alıkoyma cezaları ise itiraz edilip edilmediğine bakılmaksızın Yüksek Onur Kurulu'nun onama kararıyla kesinleşmekte ve Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanmaktadır.
İdari İtiraz Yolları
657 sayılı Kanun kapsamında verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı ise Yüksek Disiplin Kuruluna itiraz edilebilmektedir. İtiraz süresi, kararın ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren yedi gündür. Bu süre içinde itirazda bulunulmaması cezayı kesinleştirmektedir. İtiraz mercii, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendisine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde disiplin amirleri cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilir.
TTB Yönetmeliği kapsamında oda yönetim kurulunun soruşturma veya kovuşturma açılmasına yer olmadığına ilişkin kararlarına karşı ilgililer, bildirim tarihinden itibaren on beş gün içinde oda onur kuruluna itiraz edebilir. Tabip odası onur kurulunun verdiği her türlü karara karşı ise kararın bildiriminden itibaren on beş gün içinde yazılı olarak itiraz yoluna başvurulabilmekte; meslekten alıkoyma cezası söz konusu olduğunda bu itiraz TTB Yüksek Onur Kurulu'na yöneltilmektedir.
İdare Mahkemesinde İptal Davası
Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca, özel kanunlarda ayrı bir süre öngörülmemiş hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. Disiplin cezasının tebliğinden itibaren bu süre içinde dava açılmaması durumunda mahkeme, davayı süre aşımı gerekçesiyle reddetmektedir. TTB Yüksek Onur Kurulu kararına karşı da idare mahkemesinde iptal davası açılabilmekte; davanın tabip odası ve TTB Yüksek Onur Kurulu aleyhine yöneltildiği görülmektedir.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/48, K. 2023/252Kaynağı aç
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Önemli bir usul noktası olarak, tabip odası onur kurulu kararı Yüksek Onur Kurulu tarafından incelenerek kesinleşmeden önce açılan iptal davası, kesin sonuç doğuran ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliği taşımadığı gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca incelenmeksizin reddedilebilmektedir. Meslekten alıkoyma cezası bakımından Yüksek Onur Kurulu'nun onama kararı kesinleşme koşulunu sağlamaktadır.
Aynı Fiilden Birden Fazla Ceza Verilmesi
Tek bir fiil nedeniyle hekime birden fazla disiplin cezası verilmesi hâlinde 'aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz' (non bis in idem) ilkesi gündeme gelebilmektedir. Bu ilke çerçevesinde aynı fiilin tek bir eylem olarak değerlendirilmesi ve yalnızca en ağır cezayı gerektiren hükmün uygulanması gerekebileceği yönünde bölge idare mahkemesince verilmiş bir değerlendirme mevcuttur. Danıştay, bu meseleye ilişkin doğrudan esas hakkında değerlendirme yapmamıştır.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/5113, K. 2022/5063Kaynağı aç
İstinaf ve Temyiz Aşamaları
İdare mahkemesi kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilmektedir (2577 s. İYUK m. 45/1). Bölge idare mahkemesi yaptığı inceleme sonucunda ilk derece kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vermekte; maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vermektedir. 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre temyize açık olmayan bölge idare mahkemesi kararları kesindir.
2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi bazı dava türleri için Danıştay'da temyiz yolunu açmaktadır. Güncel madde metninde belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan davalar (m. 46/1-d) ile belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün ya da daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan davalar (m. 46/1-e) temyize açık tutulmaktadır. Bu davalarda kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabilmektedir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Danıştay 8. Dairesi, geçici meslekten men cezalarına ilişkin davalarda bu iki temyiz kapısının açık olup olmadığını birden fazla kararında değerlendirmiştir. Meslekten çıkarılma koşulu bakımından Daire, hem altı aylık hem de bir aylık geçici meslekten men cezalarında 'meslekten çıkarılma' sonucunun oluşmadığını saptamıştır; geçici men cezası kalıcı bir meslekten uzaklaştırma niteliği taşımamaktadır. Ticari faaliyet engeli koşulu bakımından ise, hekimlik mesleğinin sermayeden ziyade kişisel emek ve mesleki bilgiye dayanan serbest meslek niteliği taşıdığı ve ticari faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesi, konuyu inceleyen kararlarda çoğunluk görüşü olarak benimsenmiştir. Danıştay 8. Dairesi, E. 2023/48, K. 2023/252 ve Danıştay 8. Dairesi, E. 2023/4873, K. 2023/4102 sayılı kararlar oyçokluğuyla; Danıştay 8. Dairesi, E. 2022/5113, K. 2022/5063 sayılı karar ise oybirliğiyle sonuçlanmış ve söz konusu davalarda bölge idare mahkemesi kararlarının temyiz yolu kapalı kesin kararlar olduğu saptanarak temyiz istemleri incelenmeksizin reddedilmiştir.
Sık Sorulan Sorular
Devlet hastanesinde çalışan bir doktora hangi disiplin mevzuatı uygulanır?
Devlet hastanesinde 657 sayılı Kanun'a tabi olarak görev yapan doktorlara hem 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hem de TTB Disiplin Yönetmeliği birlikte uygulanmaktadır. Özel hastane hekimlerine ise yalnızca TTB Disiplin Yönetmeliği hükümleri geçerlidir.
657 sayılı Kanun kapsamında disiplin cezasına itiraz için süre ne kadardır?
Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları için disiplin kuruluna; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası için Yüksek Disiplin Kuruluna yönelik itiraz süresi, kararın tebliğinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen cezalar kesinleşmektedir. İtiraz mercii, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin intikalinden itibaren otuz gün içinde kararını vermek zorundadır.
TTB kapsamında disiplin cezasına itiraz nasıl yapılır?
Oda yönetim kurulunun soruşturma açılmasına yer olmadığına ilişkin kararlarına karşı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içinde oda onur kuruluna itiraz edilebilir. Tabip odası onur kurulunun verdiği her türlü karara karşı ise kararın bildiriminden itibaren on beş gün içinde yazılı olarak itiraz yoluna başvurulabilmekte; meslekten alıkoyma cezası itiraz edilip edilmediğine bakılmaksızın Yüksek Onur Kurulu'nun onama kararıyla kesinleşmektedir.
İdare mahkemesinde iptal davası için süre ne zamandan başlar?
2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca, özel kanunlarda ayrı süre öngörülmemiş hâllerde, disiplin cezasının tebliğinden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açılması gerekmektedir. Bu süre içinde dava açılmaması durumunda mahkeme, davayı süre aşımı gerekçesiyle reddetmektedir.
Tabip odası onur kurulu kararına karşı hemen iptal davası açılabilir mi?
Meslekten alıkoyma cezası itiraz edilip edilmediğine bakılmaksızın Yüksek Onur Kurulu'nun onama kararıyla kesinleşmektedir. Kesinleşmeden önce açılan iptal davası, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca kesin sonuç doğuran ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliği taşınmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilebilmektedir.
Geçici meslekten men cezasına karşı açılan davada Danıştay'a temyiz yolu açık mıdır?
Danıştay 8. Dairesi'nin birden fazla kararında, geçici meslekten men cezasına ilişkin bölge idare mahkemesi kararlarının 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize açık dava türleri arasında yer almadığı saptanmıştır. Bu kararlarda geçici men cezasının meslekten çıkarılma sonucu doğurmadığı belirlenmiş; hekimliğin ticari faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesi de çoğunluk görüşü olarak benimsenmiştir. Söz konusu içtihat çerçevesinde geçici meslekten men davalarında bölge idare mahkemesi kararı kesin nitelik taşımakta ve temyiz yolu kapalı olmaktadır.
Savunma alınmadan veya zamanaşımı geçirilerek verilen disiplin cezası geçerli midir?
657 sayılı Kanun, devlet memuru hakkında savunma alınmadan disiplin cezası verilemeyeceğini açıkça öngörmektedir. Memurluktan çıkarma cezasında soruşturmaya başlama için altı aylık, diğer cezalarda ise bir aylık soruşturma zamanaşımı süresi işlemektedir; ayrıca fiil tarihinden itibaren her hâlükârda iki yıl içinde ceza verilmezse ceza verme yetkisi düşmektedir. Savunma alınmaksızın, zamanaşımı süresi geçirilerek ya da yetkisiz amir tarafından verilen cezalar usul hukuku bakımından hukuka aykırılık oluşturabilmektedir.
Ceza mahkemesinde yargılanmak disiplin soruşturmasını durduruyor mu?
Hayır. Aynı eylem nedeniyle ceza mahkemesinde kovuşturma başlamış olması disiplin soruşturmasını geciktiremez ve mahkemenin verdiği mahkûmiyet ya da beraat kararı disiplin cezası uygulanmasına engel teşkil etmez. Öte yandan disiplin kovuşturmasının tamamlanmış olması da fiilin ceza hukuku kapsamına girmesi durumunda ceza kovuşturması açılmasının önünde duramamaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

