İdare Mahkemesinde Yargılama Usulü ve Kanuni Süreler

by Avukat Erdal Ersoy
İdare Mahkemesinde Yargılama Usulü ve Kanuni Süreler

İdari Yargıda Dava Türleri ve Dilekçe İncelemesi

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında idari yargıda iptal ve tam yargı davaları temel yargılama yolları olarak kabul edilmiş, önceki yorum davası kaldırılmış ve temyiz davası temyiz kanun yolu olarak düzenlenmiştir. İptal davaları; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarından biriyle hukuka aykırı bulunan idari işlemlerin iptali talebiyle menfaatleri ihlal edilen kişilerce açılır. Tam yargı davaları ise idarenin işlem ve eylemleri sebebiyle hakları muhtel olan kişilerin açtığı davalar ile idari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkları kapsar.

Dava dilekçesinde kanuni unsurların eksik bırakılması halinde mahkemece 2577 sayılı Kanun'un 15'inci maddesi uyarınca dilekçenin reddine karar verilebilir. Usulüne uygun açılan davalarda ise 2577 sayılı Kanun'un 16'ncı maddesi gereğince dava dilekçesi davalı idareye tebliğ edilir; idare 30 gün içinde birinci savunmasını sunar. Ardından davacı 30 günlük sürede cevaba cevap verebilir ve son olarak davalı idare ikinci savunmasını mahkemeye iletir.

Yürütmenin Durdurulması ve Kanuni Sürelerin Hesabı

İdari yargıda mahkeme tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilmediği sürece dava konusu idari işlem uygulanmaya devam eder. Yürütmeyi durdurma talebi, davanın nihai sonucunu belirlemez ancak mahkemenin dosyayı öncelikle incelemesine yol açar.

2577 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca idari yargılama usulünde kanuni süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre tatil günleri kanuni sürelere dahildir; ancak sürenin son günü resmî tatil gününe rastlarsa süre bu tatil gününü izleyen ilk çalışma gününün bitimine kadar kendiliğinden uzar.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8 – 1. Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. 2. Tatil günleri sürelere dahildir. Şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. 3. Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Görevli olmayan yerlere başvurma:

2577 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kanunda yazılı sürelerin bitimi çalışmaya ara verme zamanına rastladığı takdirde bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü takip eden tarihten başlayarak 7 gün uzamış kabul edilir. Her yıl 20 Temmuz'da başlayıp 31 Ağustos'ta sona eren adli tatil sürecinde idari yargı mercileri nöbetçi usulüyle faaliyetlerini sürdürür.

İstinaf Kanun Yolu ve Kesinlik Sınırları

İlk derece idare mahkemesi kararlarına karşı tebliğden itibaren 30 gün içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde verilen hüküm kesinleşir. 2577 sayılı Kanun'un 45'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, başka kanunlarda farklı bir başvuru yolu öngörülmüş olsa dahi idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde istinaf başvurusunda bulunulabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.) 1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. [31] 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. [32] 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir. 6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.[33] 7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz. 8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. Temyiz:

2577 sayılı Kanun'un 45'inci maddesi kapsamında istinaf başvurusuna kapalı olan uyuşmazlıklar düzenlenmiştir. İdare ve vergi mahkemelerinin otuz bir bin Türk lirasını aşmayan uyuşmazlıklara ilişkin iptal, tam yargı ve vergi davalarında verdiği hükümler kesin nitelik taşır; bu kararlar aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulamaz. Bunun yanı sıra aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca ivedi yargılama usulünün uygulandığı davalarda da istinaf yolu işletilemez.

Danıştayda Temyiz Yolu ve İtiraz Süreleri

Bölge idare mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un 48'inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında verdiği kararlara karşı, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 7 gün içinde temyiz kanun yoluna gidilebilir. Bölge idare mahkemelerinin 46'ncı madde kapsamı dışında kalan kararları kesindir; bu kesin kararlar dosyayla birlikte ilk derece mahkemesine iletilir ve mahkemesince 7 gün içinde taraflara tebliğe çıkarılır.

Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerince kanunda düzenlenen davalara ilişkin verilen kararlara karşı tebliğden itibaren 30 gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvurulabilir. 2577 sayılı Kanun'un 46'ncı maddesi uyarınca düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları temyize tabidir. Uyuşmazlık miktarı bakımından ise dokuz yüz yirmi bin Türk lirasının üzerindeki vergi, tam yargı ve idari işlem davalarında temyiz incelemesi istenebilir. Değeri iki yüz yetmiş bin Türk lirası ile dokuz yüz yirmi bin Türk lirası aralığında kalan uyuşmazlıklarda ise bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırması ve uyuşmazlığı yeniden hükme bağlaması kaydıyla Danıştay yolu açıktır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – (Değişik: 18/6/2014-6545/20 md.) Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:[34] a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.:2023/36 K.:2023/142 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. c) (Ek:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar. d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları. f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları. g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar. h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar. ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar. i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar. j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar. k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar. l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar. m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar. n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar. Temyiz edilemeyecek kararlar:

Mahkeme Kararlarının Uygulanması ve İdarenin Hukuki Sorumluluğu

Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereğini yerine getirmek amacıyla idare gecikmeksizin işlem tesis etmek veya eylemde bulunmakla yükümlüdür. 2577 sayılı Kanun'un 28'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca idareye tanınan bu uygulama süresi kararın idareye tebliğinden itibaren hiçbir şekilde 30 günü aşamaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 28Kaynağı aç
Madde 28 – 1.(Değişik:10/6/1994-4001/13 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90 sayılı Kararı ile.) (…) (Ek cümleler: 21/2/2014-6526/18 md.; Değişik üçüncü ve dördüncü cümleler: 10/9/2014-6552/97 md.; İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (…)22 (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (Ek cümle: 10/9/2014-6552/97 md.) (…)22 ancak disiplin hükümleri saklıdır. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur. 3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. 4. (Değişik: 21/2/2014-6526/18 md.) Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir. 5. Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir. 6. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez. Açıklama:

İdari yargı kararları doğrultusunda işlem tesis edilmemesi veya eylemde bulunulmaması hallerinde Danıştay ve ilgili idari mahkemede idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. 2577 sayılı Kanun'un 28'inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi durumunda tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.

2577 sayılı Kanun'un 28'inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tazminat ve vergi davalarında mahkeme kararının tebliğ tarihi ile idarece ödemenin yapıldığı tarih arasında geçen süre için 6183 sayılı Kanun'un 48'inci maddesinde düzenlenen tecil faizi oranında faiz işletilir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliğ edildiği tarih ile davacının banka hesap numarasını idareye bildirdiği tarih arasında kalan süre için bu faiz işletilmez.

İdare mahkemesi kararına karşı istinaf süresi kaç gündür?

İdare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde yetkili bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir.

İdari yargıda adli tatile rastlayan süreler nasıl uzar?

2577 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kanuni sürelerin bitimi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa, bu süreler ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren 7 gün uzar.

Mahkeme kararını uygulamayan kamu görevlisine doğrudan tazminat davası açılabilir mi?

2577 sayılı Kanun'un 28'inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca mahkeme kararlarının süresinde yerine getirilmemesi halinde tazminat davası kamu görevlisine değil, ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.

Hangi idari davalarda istinaf kanun yoluna başvurulamaz?

2577 sayılı Kanun'un 45'inci maddesi gereğince konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen davalar ile ivedi yargılama usulüne tabi davalarda bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu