İdare Hukukunda Mobbing Davaları ve Başvuru Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
İdare Hukukunda Mobbing Davaları ve Başvuru Yolları

İdare hukukunda psikolojik taciz (mobbing); kamu yönetimindeki gücün veya unvanın kötüye kullanılması yoluyla kamu personeline yönelik baskı, psikolojik şiddet, aşağılama, tehdit veya kuşatma şeklinde kendini gösteren, ilgilinin çalışma hayatından dışlanmasını hedefleyen kasıtlı ve sistemli bir süreçtir. Kamu kurumlarında psikolojik taciz teşkil eden fiiller yalnızca hiyerarşik amirler veya üst yöneticiler tarafından değil; aynı kadroda görev yapan çalışma arkadaşları veya ast konumundaki personel tarafından da gerçekleştirilebilir. Bu baskılara maruz kalan kamu personeli, mevzuatın tanıdığı idari başvuru, kurumsal denetim ve yargı yollarını kullanma hakkına sahiptir.

İdare Hukukunda Psikolojik Tacizin Unsurları ve Şartları

Bir eylemin veya idari tasarrufun psikolojik taciz olarak kabul edilebilmesi için asgari altı aylık bir sürece yayılması, belirli evreler dahilinde belirli periyotlarla tekrarlanması ve süreklilik arz eden kötü muamele niteliği taşıması aranır. Kamu görevlileri arasında yaşanan anlık gerginlikler, iş ortamındaki stres kaynaklı geçici uyuşmazlıklar veya bu şartları taşımayan olağan görüş ayrılıkları psikolojik taciz kapsamında değerlendirilmez.

İdari işlem ve uygulamaların psikolojik taciz oluşturduğunun tespiti için işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu veya amaç yönünden hukuka aykırı bulunmasının yanında; kamu görevlisini yıldırma ve çalışma hayatından dışlama gayesiyle, kamu yararına yabancı, kişiye zarar vermeye dönük ayrımcı ve özel bir saikle belirli bir süre boyunca tekrarlanarak yürütülmesi zorunludur. Buna karşın, kamu hizmetinin niteliği ve işleyişinin gerektirdiği durumlarda yetkili makamlarca mevzuata uygun biçimde tesis edilen idari işlemlerde salt sebep ve amaç yönünden hukuki sakatlıkların bulunması durumunda, ilgililerin öznel değerlendirmeleri neticesinde oluşan algı ve manevi zararların psikolojik taciz sayılmasına hukuki olanak bulunmamaktadır.

Devamlılık göstermeyen ve sistematik bir baskı oluşturma hedefi taşımayan tekil veya münferit işlemler mobbing niteliğinde kabul edilmemektedir.

İdari İptal ve Tam Yargı Davaları

Kamu görevlisini yıldırmak veya baskı altına almak saikiyle tesis edilen haksız geçici görevlendirmeler, naklen atamalar veya disiplin cezaları gibi tek yanlı idari işlemlerin hukuk aleminden kaldırılması talebiyle idari yargı mercilerinde iptal davası açılabilir.

İdare hukuku mevzuatında psikolojik tacizi doğrudan ve bağımsız bir hukuki kurum olarak düzenleyen açık bir normatif kural yer almamaktadır. Buna karşın idari yargı içtihadında kamu görevlilerine yönelik bu tür fiiller, idarenin manevi tazminat sorumluluğunu doğuran ağır hizmet kusuru kapsamında değerlendirilmektedir. Uğranılan zararların giderilmesi amacıyla Anayasa'nın 125. maddesi ve idare hukuku esasları uyarınca hizmet kusuruna dayanılarak idareye karşı idari yargıda tam yargı davası açılabileceği gibi, kamu personelinin kişisel kusuru sebebiyle doğrudan doğruya ilgili personele karşı adli yargıda tazminat davası açılması da mümkündür.

İdarenin hukuka aykırı işlem veya eylemleri nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için ilgilinin fiziksel bütünlüğünün zedelenmesi, yaşama ve kazanma gücünün azalması, ağır bir elem ve üzüntünün doğması ya da şeref ve haysiyetinin zedelenmiş olması gerekmektedir. Yargısal denetimlerde kamu görevlisinin çalışma programının haftanın geneline yayılarak zorlaştırılması, aynı gün içinde birbirine uzak çok sayıda farklı birimde görevlendirilmesi ve birbiriyle çakışan görevler verilerek sağlığının bozulmasına yol açılması hallerinde manevi tazminat koşullarının gerçekleştiği kabul edilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi gereğince, idari eylemlerden hakları ihlal edilen kişilerin tam yargı davası açmadan önce bu eylemleri öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini talep etmeleri zorunludur. Bu talebin idarece kısmen veya tamamen reddedilmesi halinde tebliği izleyen günden itibaren veya otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde idari dava açılabilir. Görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde ise sonradan idari yargıda açılacak davalarda idareye önceden başvurma şartı aranmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – 1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.[9] 2. Görevli olmayan adli (…)[10] yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz. Dilekçeler üzerine ilk inceleme:

İdari Şikayet Yolları ve Amirlerin Disiplin Sorumluluğu

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 10. maddesi amirlerin maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranmakla ve amirlik yetkisini mevzuatın belirlediği sınırlar dahilinde kullanmakla yükümlü olduğunu düzenlemektedir. Kamu görevlisine yönelik psikolojik taciz niteliğindeki tutum ve eylemler, aynı Kanun'un 125. maddesinde yer alan disiplin yaptırımlarının uygulanmasını gerektirebilir. 657 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca devlet memurları, kurumlarıyla ilgili resmi ve şahsi işlerinden dolayı müracaat etme ve amirleri veya kurumları tarafından tesis edilen idari eylem ve işlemlerden ötürü şikayette bulunma ve dava açma hakkına sahiptir.

657 sayılı Kanun'un 21. maddesi gereğince memurların müracaat ve şikayetleri söz veya yazı ile en yakın amirden başlayarak silsile yoluyla ve şikayet edilen amirler atlanarak yapılır.

Devlet Memurlarının Şikayet ve Müracaatları Hakkında Yönetmelik'in 6. maddesine göre memurların şikayetleri hakkında karar verme yetkisi, şikayet edilen memurun ilk disiplin amirine aittir. Karar yetkisi bulunmayan amirler şikayeti silsile yoluyla ve kendi görüşlerini ekleyerek 3 gün içinde yetkili ilk disiplin amirine intikal ettirir. Yönetmeliğin 9. maddesi doğrultusunda, şikayette bulunan ve şikayet edilen kamu personeli yetkili amirce verilen karara karşı kararın tebliğini izleyen 10 gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere bir üst mercie itiraz edebilir.

657 sayılı Kanun'un 25. maddesi memurları asılsız iddialara karşı teminat altına almaktadır. Bir kamu görevlisine yönelik ihbar ve şikayetin haksız bir suçlama veya iftira niteliğinde olduğunun tespiti halinde, memurun en büyük amiri veya il valisi tarafından isnatta bulunan kişi hakkında Cumhuriyet Savcılığına kamu davası açılması isteminde bulunulur.

Kurumsal Başvuru Yolları ve Denetim Usulleri

19 Mart 2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile kamu kurumları ve özel sektörde personelin kasıtlı ve sistemli psikolojik tacizden korunması amacıyla idari tedbirler öngörülmüştür. Genelge, çalışanların itibarının zedelenmesini ve sağlığının olumsuz etkilenmesini engellemeyi amaçlar.

Kamu Denetçiliği Kurumu'na başvurulabilmesi için 6328 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca kural olarak idari başvuru yollarının tüketilmesi şarttır. İdare, yapılan başvuruya 60 gün içinde olumsuz yanıt verirse tebliğden itibaren; 60 gün içinde cevap vermezse bu sürenin sona ermesinden itibaren Kurum'a başvuru yapılabilir. Kamu Denetçiliği Kurumu inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde tamamlayarak sonucunu ve önerilerini ilgili mercie ve başvurana bildirir. İlgili merci Kurumun önerileri doğrultusunda işlem tesis etmediği veya çözümü uygulanabilir görmediği takdirde gerekçesini otuz gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.

6328 sayılı KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU KANUNU m. 20Kaynağı aç
MADDE 20 – (1) Kurum, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır. (2) Kurum, inceleme ve araştırma sonucunu ve varsa önerilerini ilgili mercie ve başvurana bildirir. Kurum, başvurana, işleme karşı başvuru yollarını, başvuru süresini ve başvurulacak makamı da gösterir. (3) İlgili merci, Kurumun önerileri doğrultusunda tesis ettiği işlemi veya Kurumun önerdiği çözümü uygulanabilir nitelikte görmediği takdirde bunun gerekçesini otuz gün içinde Kuruma bildirir. Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması

6701 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'na (TİHEK) başvurmadan önce, Kanuna aykırı olduğu iddia edilen uygulamanın düzeltilmesi ilgili makamdan talep edilmelidir. Talebin reddedilmesi veya otuz gün içinde yanıt verilmemesi halinde Kuruma başvurulabilir; telafisi güç veya imkansız zararların doğması ihtimalinde bu ön talep şartı aranmaksızın başvuru yapılabilir. Dava açma süresi içinde TİHEK'e yapılan başvuru işlemekte olan dava açma süresini durdurur. Kurum incelemeyi üç ay içinde sonuçlandırır; bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla üç ay uzatılabilir. Bununla birlikte yasama ve yargı yetkilerinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler TİHEK başvurusuna konu edilemez.

6701 sayılı TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VE EŞİTLİK KURUMU KANUNU m. 17Kaynağı aç
MADDE 17- (1) Ayrımcılık yasağı ihlalinden zarar gördüğü iddiasında bulunan her gerçek ve tüzel kişi Kuruma başvurabilir. Kuruma başvuru, illerde valilikler, ilçelerde kaymakamlıklar aracılığıyla da yapılabilir. Başvuru hakkının etkin bir şekilde kullanılmasına hiçbir surette engel olunamaz. Başvurulardan herhangi bir ücret alınmaz. (2) İlgililer, Kuruma başvurmadan önce bu Kanuna aykırı olduğunu iddia ettikleri uygulamanın düzeltilmesini ilgili taraftan talep eder. Bu taleplerin reddedilmesi veya otuz gün içerisinde cevap verilmemesi hâlinde Kuruma başvuru yapılabilir. Ancak Kurum, telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ihtimali bulunan hâllerde, bu şartı aramadan başvuruları kabul edebilir. (3) Dava açma süresi içinde Kuruma yapılan başvurular işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. (4) Yasama ve yargı yetkilerinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler başvurunun konusu olamaz. (5) 4857 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamına giren ayrımcılık iddialarına ilişkin başvurular, 4857 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatında belirlenen şikâyet usulleri izlendikten sonra herhangi bir yaptırım kararı alınmadığı hâllerde yapılabilir. (6) İnsan hakları ve ayrımcılık yasağı ihlallerine ilişkin resen yapılan incelemeler için ihlal mağdurunun şahsen belirlenebilir olduğu durumlarda kendisinin veya kanuni temsilcisinin açık rızasının alınması şarttır. Ancak, çocuğun yüksek yararının gerektirdiği hâllerde kanuni temsilcisinin rızası aranmaz. (7) Kuruma yapılacak başvurularda, vesayet ya da koruma altında olanlar ve çocuklar ile talepleri üzerine mağdur ya da mağdurların kimlik bilgileri gizli tutulur. (8) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (i) bendi kapsamında yapılan başvurular hakkında da bu madde hükümleri uygulanır. (9) İşleme konulmayacak başvurular ve gerekçeli kabul edilmezlik kararları ile başvuruya ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. İhlal incelemeleri

5176 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince Kamu Görevlileri Etik Kurulu'na yalnızca en az genel müdür veya eşiti seviyedeki unvanlar hakkında etik ihlal iddiasıyla başvurulabilir. Diğer kamu görevlilerine yönelik etik ihlal başvuruları ise ilgili kurumların yetkili disiplin kurullarınca incelenir. Yargı organlarında görülmekte olan veya karara bağlanmış uyuşmazlıklar hakkında Kurula veya disiplin kurullarına başvurulamaz; inceleme esnasında yargı yoluna başvurulduğu tespit edilirse işlem durdurulur.

5176 sayılı KAMU GÖREVLİLERİ ETİK KURULU KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Madde 4- Bu Kanun kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarında etik davranış ilkelerine aykırı uygulamalar bulunduğu iddiasıyla, en az genel müdür veya eşiti seviyedeki kamu görevlileri hakkında Kurula başvurulabilir. Hangi unvanların genel müdür eşiti sayılacağı kurum ve kuruluşların teşkilât yapısı ve yürüttükleri hizmetlerin niteliği dikkate alınarak Kurul tarafından belirlenir. Diğer kamu görevlilerinin, etik davranış ilkelerine aykırı uygulamaları bulunduğu iddiasıyla yapılacak başvurular, ilgili kurumların yetkili disiplin kurullarında, Kurul tarafından çıkarılan yönetmeliklerde belirlenen etik davranış ilkelerine aykırılık olup olmadığı yönünden değerlendirilir. Değerlendirme sonucu alınan karar, ilgililere ve başvuru sahibine bildirilir. Başvurular, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunda belirlenen esaslara göre, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile Türkiye'de ikamet eden yabancı gerçek kişiler tarafından yapılabilir. Ancak, kamu görevlilerini karalama amacı güden, haklı bir gerekçeye dayanmayan, başvuru konusuyla ilgili yeterli bilgi ve belge sunulmamış başvurular değerlendirmeye alınmaz. Yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış bulunan uyuşmazlıklar hakkında Kurula veya yetkili disiplin kurullarına başvuru yapılamaz. İnceleme sırasında yargı yoluna gidildiği anlaşılan başvuruların işlemi durdurulur. İnceleme ve araştırma

Ceza Soruşturması ve İspat Kriterleri

Psikolojik taciz teşkil eden eylemler Türk Ceza Kanunu kapsamında suç niteliği taşıdığında kamu görevlileri hakkında Cumhuriyet Başsavcılıklarına şikayette bulunulabilir. Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlarda adli soruşturma yürütülebilmesi, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un 2. maddesi kapsamında yetkili merciden soruşturma izni alınması şartına tabidir.

Kamu kurumlarında uygulanan mobbing fiillerinin ispatı ve idari merciler ile idari yargı yerlerince kabulü, özel hukuk ilişkilerine kıyasla daha sıkı ölçütlere bağlıdır. İdarenin kanuni takdir yetkisi ve hizmet gerekleri ile taciz kastının titizlikle ayırt edilmesi gerekir.

İdari kurumlarda psikolojik tacize maruz kalındığının kanıtlanmasında; sağlık durumunun bozulduğunu ortaya koyan resmi sağlık kurulu ve hekim raporları, mağduriyete ilişkin ilgili kuruma önceden yapılmış resmi ve teyit edilebilir yazılı başvurular ile çalışma ortamındaki olaylara vakıf personelin tanık beyanları en etkili ispat vasıtalarını oluşturmaktadır.

Kamu kurumunda mobbing yalnızca amir tarafından mı uygulanabilir?

Hayır, mobbing niteliğindeki baskı ve taciz fiilleri üst veya amirlerden kaynaklanabileceği gibi aynı statüdeki personelden ya da maiyetteki çalışanlardan da gelebilir.

Devlet memuru idari şikayet başvurusunu nasıl ve kime yapmalıdır?

Şikayet başvurusu söz veya yazı ile en yakın amirden başlayarak silsile yoluyla ve şikayet edilen amir atlanarak yapılır; karar verme yetkisi şikayet edilenin ilk disiplin amirine aittir.

Mobbing nedeniyle idari yargıda tam yargı davası açma şartları nelerdir?

İdari eylemlerden hakları ihlal edilenler dava açmadan önce öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl ve her halde eylemden itibaren 5 yıl içinde idareye başvurmalıdır; isteğin reddi veya 30 gün cevapsız kalınması halinde dava süresi içinde tam yargı davası açılabilir.

TİHEK başvurusu idari dava açma süresini keser mi?

Dava açma süresi içinde Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'na yapılan başvuru işlemekte olan idari dava açma süresini durdurur.

Kamu Görevlileri Etik Kurulu'na her memur hakkında başvurulabilir mi?

Hayır, Etik Kuruluna yalnızca en az genel müdür veya eşiti seviyedeki görevliler için başvurulabilir; diğer unvanlar hakkındaki başvurular ilgili kurumun yetkili disiplin kurulunca incelenir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu