İdare Hukukunda İptal Davaları ve Yargılama Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
İdare Hukukunda İptal Davaları ve Yargılama Usulü

Kamu kurum ve kuruluşlarının karar ve işlemlerine karşı ilgililerin iptal davası açma hakkı, Anayasa ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile güvence altına alınmıştır. İptal davaları; idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı oldukları gerekçesiyle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalardır. İdari yargıda ayrıca kişisel hakları doğrudan ihlal edilenlerin açtığı tam yargı davaları ile tahkim öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri haricindeki kamu hizmeti idari sözleşmelerinden doğan davalar da yer alır. İdari yargı yetkisi hukuka uygunluk denetimiyle sınırlı olup yargı yerleri yerindelik denetimi yapamaz ve idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde hüküm kuramaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır: a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar. 2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.[3] 3. (Mülga: 2/7/2018 – KHK-703/185 md.) İdari davaların açılması:

İdari Yargıda Dava Açma Süreleri ve İdari Başvuru Yolu

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7 uyarınca dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı bir süre gösterilmemişse Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür. Bu süreler idari uyuşmazlıklarda kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlar ve kanuni sürelerin geçirilmesi hak kaybına yol açar.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Adresleri belirli olmayan kişilere özel kanunları uyarınca ilan yoluyla bildirim yapılan uyuşmazlıklarda dava açma süresi, aksine hüküm bulunmadıkça son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde ise süre ilan tarihini izleyen günden başlar. Bu düzenlemelerin uygulanması halinde ilgililer, düzenleyici işlem aleyhine, uygulanan işlem aleyhine veya her ikisine karşı birlikte dava açabilir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, dayanağı olan uygulama işleminin iptaline engel oluşturmaz.

İlgililer idari dava açmadan önce işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem tesis edilmesini üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açma süresi içinde talep edebilir. Yapılan bu başvuru işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur. İdare tarafından otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması durumunda dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

Yürütmenin Durdurulması Kurumu ve Uygulama Şartları

Danıştayda veya idare mahkemelerinde dava açılmış olması, dava konusu edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Yargı mercilerince bu tedbirin verilebilmesi, idari işlemin açık bir hukuka aykırılık taşıması ve uygulanması durumunda telafisi güç veya imkânsız neticelerin ortaya çıkması koşullarının birlikte varlığına bağlıdır. Kararlarda idari işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı düştüğünün ve ne tür zararların doğacağının açıklanması zorunlu olup yalnızca ilgili kanun yahut Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi aleyhine Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesine dayanılarak bu yönde karar tesis edilemez.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Uygulanmakla etkisi tükenecek nitelikteki işlemlerin yürütülmesi, idarenin savunması alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere savunma alınmaksızın da durdurulabilir. Ancak kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmeler uygulanmakla etkisi tükenecek işlem sayılmaz. Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması talebinin yerinde olmadığı açıkça anlaşılırsa davalı idarenin savunması alınmadan da istem reddedilebilir.

Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kişilerden teminat alınmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarına karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir ve itiraz mercileri dosyayı inceleyerek yedi gün içinde kesin karar verir. Bu kararların verildiği dava dosyaları öncelikle incelenir, kararlar on beş gün içinde yazılıp imzalanır ve aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması talep edilemez.

Kamu Görevlilerine İlişkin Atama ve Disiplin Uyuşmazlıkları

İdare, takdir yetkisine dayanarak kamu görevlilerini başka görevlere atayabilir; ancak bu işlemler hukuka aykırı ise iptal davasına konu edilebilir. Puan üstünlüğü gözetilmeden yapılan görevlendirmeler hukuka aykırı kabul edilmekte ve yargı mercilerince iptal edilmektedir. Ayrıca eşi farklı bir şehirde görev yapan memurun ailesinden uzak bir yere atanması aile hayatı hakkını ihlal etmektedir.

Kamu görevlilerine verilen uyarma, kınama, maaş kesimi, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memuriyetten çıkarma disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabilir. Memurlar hakkında soruşturma yürütülmeden ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen disiplin cezaları mahkemelerce iptal edilmektedir. 7068 sayılı Kanun kapsamında emniyet ve jandarma personeline verilen disiplin cezaları da Danıştay denetimine tabidir. Keyfi nitelik taşıyan, huzuru bozan ve baskı oluşturan mobbing uygulamaları da iptal yaptırımıyla karşılaşmaktadır.

İvedi Yargılama Usulü ve Tabi Olduğu Kurallar

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi kapsamında; ihaleden yasaklama kararları haricindeki ihale işlemleri, acele kamulaştırma, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu gereğince tesis edilen satış, tahsis ve kiralama işlemleri, idari yaptırımlar haricindeki çevresel etki değerlendirmesi kararları ile 6306 sayılı Kanun gereğince alınan Cumhurbaşkanı kararları ivedi yargılama usulü çerçevesinde incelenir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 20/AKaynağı aç
Madde 20/A – (Ek: 18/6/2014-6545/18 md.) 1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri. b) Acele kamulaştırma işlemleri. c) Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları. d) 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri. e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. f) 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları.[18] 2. İvedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. c) Yedi gün içinde ilk inceleme yapılır ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğe çıkarılır. d) Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla on beş gün uzatılabilir. Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır. e) Yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemez. f) Bu davalar dosyanın tekemmülünden itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır. Ara kararı verilmesi, keşif, bilirkişi incelemesi ya da duruşma yapılması gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır. g) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. h) Temyiz dilekçeleri üç gün içinde incelenir ve tebliğe çıkarılır. Bu Kanunun 48 inci maddesinin bu maddeye aykırı olmayan hükümleri kıyasen uygulanır. ı) Temyiz dilekçelerine cevap verme süresi on beş gündür. i) Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir. j) Temyiz istemi en geç iki ay içinde karara bağlanır. Karar en geç bir ay içinde tebliğe çıkarılır. Merkezî ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulü:

İvedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklarda dava açma süresi otuz gün olup bu işlemlere karşı 2577 sayılı Kanun m. 11 kapsamında üst makama başvuru yolu uygulanamaz. Savunma süresi dilekçenin tebliğinden itibaren on beş gün olup en fazla on beş gün uzatılabilir. Bu usulde yürütmenin durdurulması kararlarına itiraz yolu kapalıdır. Nihai kararlara karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde temyize başvurulabilir.

İmar, İhale, Para Cezaları ve Diğer İdari Uyuşmazlıklar

İhale şartnamesinin rekabeti kısıtlaması, teklif değerlendirmelerinde haksızlık yapılması ve sürecin şeffaflıktan uzak yürütülmesi kamu ihalelerini hukuka aykırı hale getirir. Komşuluk haklarını ihlal eden veya hukuka aykırı biçimde düzenlenen inşaat ruhsatları mahkemelerce iptal edilmektedir. Hatalı hesaplama, yetki aşımı veya usulsüz tebligat sebepleriyle kesilen idari para cezaları ve vergi cezaları da iptal davasına konu edilebilir.

Kamulaştırma işlemlerinde usul kurallarına uyulmaması veya kamu yararı amacının bulunmaması işlemin iptalini gerektirir. Sınavlarda usulsüzlük yapılması, soruların sızdırılması ya da not değerlendirme hataları sınav işlemlerinin iptal sebebidir. Sosyal devlet ilkesi uyarınca haksız yere kesilen burslar ve sosyal yardımlar dava yoluyla geri alınabilir. Tıbbi gerçeklere aykırı düzenlenen raporlar ile keyfi iş göremezlik kararları ve çevreye zarar veren işlemler bilirkişi raporları ile bilimsel veriler doğrultusunda denetlenmektedir. Danıştay tarafından oluşturulan emsal kararlar da mahkemelerin hüküm kurma sürecinde yol gösterici nitelik taşır.

İdare mahkemesinde dava açma süresi kaç gündür?

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7 uyarınca, özel kanunlarda ayrı bir süre bulunmadıkça idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür. İvedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklarda ise dava açma süresi otuz gün olarak düzenlenmiştir.

Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için hangi şartlar aranır?

2577 sayılı Kanun m. 27/2 uyarınca, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının kümülatif olarak birlikte gerçekleşmesi zorunludur.

Savunma alınmadan verilen memur disiplin cezaları iptal edilir mi?

Evet, memurlar hakkında usulüne uygun soruşturma yürütülmeden ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen disiplin cezaları mahkemelerce hukuka aykırı bulunarak iptal edilmektedir.

İdari işlemlere karşı dava açmadan önce idareye başvuru süreyi durdurur mu?

Evet, 2577 sayılı Kanun m. 11 uyarınca dava açma süresi içinde üst makama yapılan başvuru dava açma süresini durdurur; otuz gün içinde cevap verilmez veya talep reddedilirse süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu