Acele Kamulaştırmada Bedel Tespiti ve El Koyma

by Avukat Erdal Ersoy
Acele Kamulaştırmada Bedel Tespiti ve El Koyma

2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesine göre acele el koyma, 3634 sayılı Kanunun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen hallerde ya da özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda uygulanır. Bu hallerde gerekli taşınmazların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere yapılır. Düzenleme, acele el koymayı her kamulaştırmanın genel yolu olarak değil, bu durumlara bağlı bir uygulama olarak öngörür.

2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın (Değişik ibare: 24/4/2001 – 4650/15 md.) 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına (Değişik ibare: 24/4/2001 – 4650/15 md.) 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.[28][29] (Ek fıkra: 19/4/2018-7139/29 md.) Mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz mal 20 nci madde uyarınca boşaltılır. Bu Kanunun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir. ALTINCI KISIM Bedelsiz Kullanma, Giderlerin Ödenmesi ve İdareler Arasında Taşınmaz Mal Devri BİRİNCİ BÖLÜM Bedelsiz Kullanma ve Giderler Bedelsiz kullanma yetkisi

El koyma kararı ve tapudaki sonuç

Sayılan hallerde mahkeme, ilgili idarenin istemi üzerine yedi gün içinde taşınmaza el konulmasına karar verebilir. Bunun için değer, 10. madde esasları çerçevesinde ve 15. maddeye göre seçilecek bilirkişilerce belirlenir. İdare, bu değeri mal sahibi adına, 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırır.

Mahkemenin el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmazın başkasına devir, ferağ veya temlik edilemeyeceği tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz, 2942 sayılı Kanunun 20. maddesi uyarınca boşaltılır.

Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen kamulaştırmalarda acele el koyma için yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir. Bu kural anılan fıkradaki hallerle sınırlıdır.

Satın alma ve pazarlık

Tapuda kayıtlı taşınmazlar hakkında kamulaştırmada satın alma usulünün öncelikle uygulanması esastır. İdare, kıymet takdir komisyonunca tespit edilen tahmini bedeli belirtmeksizin, bedelin peşin veya Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki usule göre taksitle ödenmesi suretiyle pazarlıkla satın alma ya da idareye ait başka bir taşınmazla trampa isteğini malike resmî taahhütlü yazıyla bildirir.

2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8 – (Değişik: 24/4/2001 – 4650/3 md.) İdarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamaları esastır. Kamulaştırma kararının alınmasından sonra kamulaştırmayı yapacak idare, bu Kanunun 11 inci maddesindeki esaslara göre ve konuyla ilgili uzman kişi, kurum veya kuruluşlardan da rapor alarak, gerektiğinde Sanayi ve Ticaret Odalarından ve mahalli emlak alım satım bürolarından alacağı bilgilerden de faydalanarak taşınmaz malın tahmini bedelini tespit etmek üzere kendi bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla kıymet takdir komisyonunu görevlendirir. Ayrıca idare, tahmin edilen bedel üzerinden pazarlıkla satın alma ve trampa işlemlerini yürütmek ve sonuçlandırmak üzere kendi bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla uzlaşma komisyonunu görevlendirir. İdare, kıymet takdir komisyonunca tespit edilen tahmini bedeli belirtmeksizin, kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz mal, kaynak veya bunların üzerindeki irtifak haklarının bedelinin peşin veya bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılıyor ise, bu fıkradaki usullere göre taksitle ödenmesi suretiyle ve pazarlıkla satın almak veya idareye ait bir başka taşınmaz malla trampa yoluyla devralmak istediğini resmi taahhütlü bir yazıyla malike bildirir. (Değişik beşinci fıkra: 20/8/2016-6745/31 md.) Malik veya yetkili temsilcisi tarafından, bu yazının tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde, kamulaştırmaya konu taşınmaz malı pazarlıkla ve anlaşarak satmak veya trampa isteği ile birlikte idareye başvurulması hâlinde; komisyonca tayin edilen tarihte pazarlık görüşmeleri yapılır, tespit edilen tahminî değeri geçmemek üzere bedelde veya trampada anlaşmaya varılması hâlinde, yapılan bu anlaşmaya ilişkin bir tutanak düzenlenir ve anlaşma konusu taşınmaz malın tüm hukuki ve fiili vasıfları ile kamulaştırma bedelini, malikin kimlik bilgilerini ve taşınmazların tapuda tesciline veya terkinine dair kabul beyanlarını da ihtiva eden tutanak, malik veya yetkili temsilcisi ve komisyon üyeleri tarafından imzalanır. Bu tutanak malikin ferağ beyanı ve tapuda idare adına yapılacak tescilin hukuki sebebi sayılır. (Değişik altıncı fıkra:20/8/2016-6745/31 md.) İdarece, anlaşma tutanağının tanzim tarihinden itibaren en geç kırk beş gün içinde, tutanakta belirtilen bedel hazır edilerek, idarenin anlaşma tutanağı ve kamulaştırma öncesi taşınmaz üzerindeki tüm takyidat ve haklardan arındırıldığını bildiren yazıya istinaden idare adına tapuya resen tescil veya terkin edilir. Tapuya resen tescil veya terkinden sonra kamulaştırma bedeli kendilerine ödenir. Bu madde uyarınca satın alınan veya trampa edilen taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkı, sahibinden kamulaştırma yolu ile alınmış sayılır ve bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamaz. Anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde bu Kanunun 10 uncu maddesine göre işlem yapılır. Kadastro görmemiş yerlerde tespit işlemi

Yazının tebliğinden itibaren on beş gün içinde malik, taşınmazı pazarlıkla ve anlaşarak satmak veya trampa isteğiyle idareye başvurabilir. Komisyonca belirlenen tarihte pazarlık görüşmeleri yapılır. Tespit edilen tahmini değeri geçmemek üzere bedelde veya trampada anlaşılırsa tutanak düzenlenir. Bu tutanak, malikin ferağ beyanı ve idare adına tescilin hukuki sebebi sayılır.

Anlaşma tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren en geç kırk beş gün içinde tutanakta belirtilen bedel hazır edilir. İdarenin anlaşma tutanağı ve taşınmazın kamulaştırma öncesindeki tüm takyidat ve haklardan arındırıldığını bildiren yazısına dayanılarak idare adına tapuda resen tescil veya terkin yapılır. Kamulaştırma bedeli, bu tescil veya terkinden sonra ödenir.

8. madde uyarınca satın alınan veya trampa edilen taşınmaz, kaynak ya da irtifak hakkı, sahibinden kamulaştırma yoluyla alınmış sayılır. Bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davası açılamaz. Sonuç, anlaşmayla devralınan işleme ilişkindir. Anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde 10. maddeye göre işlem yapılır.

Bedelin tespiti, yatırılması ve tescil

Satın alma usulüyle kamulaştırma yapılamazsa idare, 7. maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8. madde uyarınca yaptırdığı bedel tespitini ve diğer bilgi ve belgeleri dilekçesine ekler. Taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinden kamulaştırma bedelinin tespitini ve taşınmazın idare adına tescilini ister. Bu başvuru, 27. maddedeki el koyma isteminden ayrı düzenlenmiştir.

2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 10Kaynağı aç
Madde 10 – (Değişik: 24/4/2001 – 4650/5 md.) Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister. Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, dava dilekçesi ve idare tarafından verilen belgelerin birer örneği de eklenerek taşınmaz malın malikine meşruhatlı davetiye ile veya idarece yapılan araştırmalar sonucunda adresleri bulunamayanlara, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 28 inci maddesi gereğince ilan yoluyla tebligat suretiyle bildirerek duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur. Mahkemece malike doğrudan çıkarılacak meşruhatlı davetiyede veya ilan yolu ile yapılacak tebligatta; a) Kamulaştırılacak taşınmaz malın tapuda kayıtlı bulunduğu yer, mevkii, pafta, ada, parsel numarası, vasfı, yüzölçümü. b) Malik veya maliklerin ad ve soyadları, c) Kamulaştırmayı yapan idarenin adı, d) 14 üncü maddede öngörülen süre içerisinde, tebligat veya ilan tarihinden itibaren kamulaştırma işlemine idari yargıda iptal veya adli yargıda maddi hatalara karşı düzeltim davası açabilecekleri, e) Açılacak davalarda husumetin kime yöneltileceği, f) 14 üncü maddede öngörülen süre içerisinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası açanların, dava açtıklarını (…)[9] belgelendirmedikleri takdirde, kamulaştırma işleminin kesinleşeceği ve mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden taşınmaz malın kamulaştırma yapan idare adına tescil edileceği, g) Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına hangi bankaya yatırılacağı, h) Konuya ve taşınmaz malın değerine ilişkin tüm savunma ve delilleri, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde mahkemeye yazılı olarak bildirmeleri gerektiği, Belirtilir. Mahkemece, kamulaştırılacak taşınmaz malın bulunduğu yerde çıkan bir gazete ve bir internet haber sitesi ile Türkiye genelinde yayımlanan gazetelerin birisinde kamulaştırmanın ve belgelerin özeti en az birer defa yayımlanır.[10] Mahkemece belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim, taşınmaz malın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder. Tarafların bedelde anlaşması halinde hakim, taraflarca anlaşılan bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder ve sekizinci fıkranın ikinci ve devamı cümleleri uyarınca işlem yapar. Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallinde keşif yapar. Yapılacak keşifte, taşınmaz malın bulunduğu yerin bağlı olduğu köy veya mahalle muhtarının da hazır bulunması amacıyla, muhtara da davetiye çıkartılır ve keşifte hazır bulunması temin edilerek, muhtarın beyanı da alınır. Bilirkişiler, taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak, 11 inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirten raporlarını onbeş gün içinde mahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim, taraflar veya vekillerini ve bilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsa itirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır. (Değişik sekizinci fıkra: 19/4/2018-7139/26 md.) Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hâkim tarafından onbeş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hâkim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılma bedelidir. Tarafların anlaşması halinde kamulaştırma bedeli olarak anlaşılan miktar peşin ve nakit olarak, hak sahibi adına bankaya yatırılır. Tarafların anlaşamaması halinde hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin (…) mahkemece belirlenecek banka hesabına yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Kamulaştırma bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise ilk taksitin yine peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, hak sahibi tespit edilememiş ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere 10 uncu maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir. İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına, hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin (…)[11] veya hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere bloke edildiğine dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup, tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır. İstinaf veya temyiz incelemesi sonucunda kesinleşen kamulaştırma bedeli, hak sahibine peşin ve nakit olarak ödenen tutardan daha az olması durumunda aradaki fark ilgilisinden talep edilir. İdare tarafından hak sahibi adına yapılan ödeme tarihi ile geri ödemeye ilişkin yazının ilgilisine tebliğ edildiği tarih arasındaki süre için faiz alınmaz. (Ek fıkra: 11/4/2013-6459/6 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 5/4/2023 tarihli ve E: 2022/83, K: 2023/69 sayılı Kararı ile.) (…) Bu maddede öngörülen işlemler, mahkemenin davetine uymayanlar olduğu takdirde ilgilinin yokluğunda yapılır. Hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda mahkemece, kamulaştırma bedelinin üçer aylık vadeli hesaba dönüştürülerek nemalandırılması amacıyla gerekli tedbirler alınır. Kamulaştırılması yapılan taşınmaz mal, tahsis edildiği kamu hizmeti itibariyle sicile kaydı gerekmeyen bir niteliğe dönüşmüş ise, istek halinde mahkemece sicil kaydının terkinine karar verilir. Bu tescil ve terkin işlemi sırasında mal sahiplerinin bu taşınmaz mal nedeniyle vergi ilişkisi aranmaz. Ancak, tapu dairesi durumu ilgili vergi dairesine bildirir. (İptal ondördüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 Tarihli ve E: 2024/101, K: 2024/232 Sayılı Kararı ile.) Kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal veya maddi hatalara karşı adli mahkemelerde açılacak düzeltim davalarında hangi idareye husumet yöneltileceğinin davetiye ve ilanda açıkça belirtilmemiş veya yanlış gösterilmiş olması nedeniyle davada husumet yanlış yöneltilmiş ise, gerçek hasma tebligat yapılmak suretiyle davaya devam olunur. Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları:[12][13]

Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için duruşma günü belirler. Dava dilekçesi ve idarece verilen belgelerin örnekleri eklenerek malike meşruhatlı davetiye çıkarılır. İdarenin araştırmalarına rağmen adresi bulunamayanlara 7201 sayılı Tebligat Kanununun 28. maddesi gereğince ilan yoluyla tebligat yapılır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur.

Davetiye veya ilanda, 14. maddede öngörülen süre içinde, tebligat veya ilan tarihinden itibaren kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası ya da adli yargıda maddi hatalara karşı düzeltim davası açılabileceği belirtilir. Konuya ve taşınmazın değerine ilişkin bütün savunma ve delillerin tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde mahkemeye yazılı bildirilmesi gerektiği de açıklanır.

Taraflar bedelde anlaşamazsa hâkim en geç on gün içinde keşif, otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin eder. Keşif, 15. maddede sayılan bilirkişiler aracılığıyla ve ilgililerin huzurunda mahallinde yapılır. Bilirkişiler değeri 11. maddedeki esaslara göre belirler ve raporu on beş gün içinde verir.

Anlaşamama sürerse hâkim, gerektiğinde on beş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu görevlendirebilir. Hâkim, tarafların ve bilirkişilerin raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun kamulaştırma bedelini tespit eder. Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz malın, kaynağın veya irtifak hakkının kamulaştırma bedelidir.

Taraflar anlaşırsa anlaşılan bedel hak sahibi adına bankaya peşin ve nakit yatırılır. Anlaşılmazsa hâkimce tespit edilen bedelin mahkemenin belirleyeceği banka hesabına yatırılması ve makbuzun ibrazı için idareye on beş gün verilir. Kamulaştırma 3. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmışsa ilk taksit de hak sahibi adına, hak sahibi tespit edilememişse ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere davetiye ve ilanda belirtilen bankaya peşin ve nakit yatırılır; makbuzun ibrazı için idareye yine on beş gün verilir. Makbuzun ibrazı için verilen on beş günlük süre gerektiğinde bir kez uzatılabilir.

Bedelin yatırıldığına veya bloke edildiğine dair makbuz ibraz edilince mahkeme, taşınmazın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verir. Karar tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesindir; tarafların bedele ilişkin istinaf ve temyiz hakları saklıdır.

Kesinleşen kamulaştırma bedeli hak sahibine peşin ve nakit ödenen tutardan azsa aradaki fark ilgilisinden istenir. İdare tarafından hak sahibi adına yapılan ödeme tarihi ile geri ödeme yazısının ilgilisine tebliğ edildiği tarih arasındaki süre için faiz alınmaz. Hüküm, kesin bedelin daha düşük olduğu hale ilişkindir.

2942 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen fıkranın Anayasa Mahkemesinin 5/4/2023 tarihli ve E:2022/83, K:2023/69 sayılı kararıyla, on dördüncü fıkrasının ise Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli ve E:2024/101, K:2024/232 sayılı kararıyla iptal edildiği kanun metninde kayıtlıdır.

Somut bir yol terkin dosyasında değer biçme

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin E. 2023/7858, K. 2024/1725 sayılı kararında, Bölge Adliye Mahkemesinin davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespitine, tapu kaydının iptaline ve taşınmazın yol olarak terkine ilişkin kararı onanmıştır. Sonuç, belirli bir yol terkin dosyasına aittir ve acele kamulaştırmanın genel şartlarını kurmaz.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/7858, K. 2024/1725Kaynağı aç
5. Hukuk Dairesi         2023/7858 E.  ,  2024/1725 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1022 Esas, 2023/230 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesince görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Menemen ilçesi, … Mahallesi 407 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, buna göre bilirkişi heyeti oluşturularak değer tespiti yapılması gerektiğini, emsal taşınmaz satışlarının esas alınarak bedelinin belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli ve 2016/209 Esas, 2019/412 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2019/1656 Esas, 2021/47 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın arsa olarak kabul edilmesinde, dava konusu taşınmazın zeminine emsal esasına göre değer biçilmesinde, yapı değerlerinin tespit edilerek kamulaştırma bedeline eklenmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak eldeki dosyada davacı kuruma iadesine karar verilen kısım dışında Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/344 Değişik iş sayılı acele kamulaştırma dosyasına depo edilen bedel, değişik iş kararının verilmesinden itibaren her zaman davalı tarafça alınıp kullanılabilecek iken sonradan çekilmesi nedeniyle, tespit edilen bedele dava tarihinden itibaren 4 aylık sürenin bittiği tarihten değişik iş dosyasına yatan paranın bankadan çekilme tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğu, karara esas alınan bilirkişi raporunda zemin üstünde bulunduğu belirlenen yapıların Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/231 Esas sayılı muhdesat aidiyetinin tespiti dosyası kapsamında davalı olduğu anlaşıldığından, muhdesata ilişkin 48.950,18 TL bedelin karar kesinleştiğinde asıl malike ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına karar verilmesi gerekirken malikin başka biri olduğunun tespit edilmesi halinde tespit edilen malike iadesine şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğu ve davalı asil kendisini vekil ile temsil ettirdiğine göre davalı lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2019/1656 Esas, 2021/47 Karar sayılı ilamına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın tapu kaydında, taşınmaz üzerinde bulunan evin dava dışı Hadide Kaya’ya ait olduğunun belirtildiği ve Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/231 Esas sayılı dosyasında açılan muhdesat aidiyetinin tespiti davasının derdest olduğu anlaşılmakla tapu kaydında adı geçen Hadide Kaya’yı davaya dahil etmesi için davacı idareye süre verilip taraf teşkili sağlandıktan sonra, tespit edilen yapı bedelinin ileride hak sahipliğini ispat edecek kişiye ödenmek üzere bankada açılacak üçer aylık vadeli hesaba yatırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yapı bedelinin eldeki dosyada davalıya ödenip, muhdesat aidiyetinin tespiti davasında malikin başka biri olduğunun tespit edilmesi halinde bedelin davalıdan alınıp hak sahibine ödenmesine hükmedilmesi ve tespit edilen kamulaştırma bedeli, acele el koyma dosyasında tespit edilen bedelden düşük olup dava tarihinin 09.05.2016, acele el koyma davasının karar tarihinin 20.02.2019 olduğu ve tespit edilen acele el koyma bedelinin ödenmesi için ilgili bankaya 01.03.2019 tarihinde müzekkere yazıldığı gözetildiğinde tespit edilen bedele 10.09.2016 tarihinden, ödeme tarihi olan 01.03.2019 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2023 tarihli ve 2022/1022 Esas, 2023/230 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal incelemesinin uygun olmadığını ve tespit edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, üzerinde bulunan yapıya ise resmi birim fiyatları alınıp yıpranma payı düşülmek suretiyle değer biçilmesi ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Onama gerekçesinde, arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanunun 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslama yapılarak değer biçilmesi yerinde görülmüştür. Üzerindeki yapıya ise resmî birim fiyatları alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi, tapunun iptali ve yol olarak terkin de bu dosyada uygun bulunmuştur. Değerlendirme, dosyadaki arsa ve yapı verilerine bağlıdır.

Bloke bedelin tespit edilen bedelden fazla olması

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2018/2639 esas ve 2018/13716 karar sayılı dosyasında, acele el koyma dosyasında bloke edilen bedel mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinden fazla olduğu için tespit edilen bedele faiz işletilmemesi gerektiği kabul edilmiş ve hüküm bu yönden düzeltilmiştir. Sonuç, o dosyada bloke bedelin daha yüksek olmasına bağlıdır.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2018/2639, K. 2018/13716Kaynağı aç
5. Hukuk Dairesi         2018/2639 E.  ,  2018/13716 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. – K A R A R – Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar,taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Şöyle ki; 1-Acele el koyma dosyasında tespit edilerek davalı adına bloke edilen bedelin, mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinden fazla olduğu dikkate alınarak, faiz işletilmesine karar verilmemesi gerekirken, tespit edilen bedele faiz işletilmesi, 2-Acele el koyma dosyasında davalı adına bloke edilen 73.006,50 TL ile ilk karar ile hüküm altına alınan bedel ile bole edilen 21.021,40 TL olmak üzere toplam 94.027,90 TL den, mahkemece tespit edilen 56.196,12 TL kamulaştırma bedelinin mahsubu ile bakiye 37.831,78 TL nin davalı tarafından bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte davacı idareye iadesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2 ve 3 nolu bentlerinin hükümden çıkartılarak; yerine (2-Dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin 56.196,12 TL olarak tespitine, Acele El Koyma dosyasında tespit ve depo ettirilen 73.006,50 TL'nin ve bozma önceki hükmedilen kamulaştırma bedeli nedeni ile depo edilen 21.021,40 TL olmak üzere toplam 94.027,90 TLden tespit edilen kamulaştırma bedeli olan 56.196,12 Tl nin mahsubu ile davacı idare tarafından fazla yatırılan 37.831,78 TL bedelin (davalılar tarafından bankadan çekilmiş ise) bankadan çekilmesine kadar var ise işlemiş mevduat faizi ile birlikte davacı idareye iadesine) ibaresinin yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 03/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aynı kararda, bloke ve depo edilen toplam bedelden mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedeli mahsup edildikten sonra kalan fazla kısmın, davalılar bedeli bankadan çekmişse çekilmesine kadar işlemiş mevduat faiziyle birlikte davacı idareye iadesine karar verilerek hüküm düzeltilerek onanmıştır. İade, bedelin bankadan çekilmiş olması koşuluna bağlanmıştır.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/4883 esas ve 2023/11820 karar sayılı kararında da acele el koyma kararıyla belirlenen bedele faiz uygulanmamasının gözetilmemesi hatalı bulunmuş, ilgili ibare çıkarılarak karar düzeltilerek onanmıştır. Karar, fazla bloke tutarın nemalarıyla, bedel çekilmişse işlemiş faiziyle idareye iadesini hüküm fıkrasına yazdırmıştır.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/4883, K. 2023/11820Kaynağı aç
5. Hukuk Dairesi         2023/4883 E.  ,  2023/11820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/608 Esas, 2022/610 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonucu verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Siirt ili, Kurtalan ilçesi, … köyü 114 ada 48 (eski 484) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.08.2015 tarihli ve 2013/397 Esas, 2015/516 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaza idarece yapılan kıymet takdirinde kuru tarım arazisi olarak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise taşınmazın sulanıp sulanmadığı konusunda açık bir gerekçe belirtilmeden sulu tarım arazisi olarak değer biçildiği anlaşıldığından, mahallinde yeninden keşif yapılarak taşınmazın sulanıp sulanmadığı, taşınmazda sulamaya ilişkin bir tesis olup olmadığı, tutanağa geçirilip, yeniden alınacak raporla çelişki giderildikten sonra karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde bedel tespiti, dava konusu taşınmazın konumu ve özellikleri dikkate alındığında, objektif değer arttırıcı bir unsur bulunmadığı halde, soyut ifadelere dayalı olarak %20 objektif değer artışı belirlenerek fazlaya hükmedilmiş olması, hatalı olduğu gibi kabule göre de dava konusu taşınmazın niteliği ve aynı bölgeden Dairemize intikal eden dava dosyaları da dikkate alındığında, sulu tarım arazisinde kapitalizasyon faiz oranının % 5 kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, % 6 alınması suretiyle eksik bedel tespiti, doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2018/8 Esas, 2019/734 sayılı ilamı ile davanın kabulüne kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalılara derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1.Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; mahkemece verilen ilk kararda taşınmazda bulunan 1471 tane nar fidanı bedeli olarak toplam 58.840,00 TL bedele hükmedildiği ve mahkemece bu hususun bozmaya konu edilmediği anlaşıldığı halde, bozma ilamı sonrası davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek, nar fidanlarının bedelinin kamulaştırma bedeline dahil edilmemesi sonucu eksik bedele hükmedilmesi,bozma ilamı sonrası tespit edilen bedel, mahkemece ilk kararla hükmedilen bedelin altında olduğundan tespit edilen bedelden, acele el koyma kararı ile tespit edilen bedelin mahsubu sonrası kalan bedele ilk karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi, doğru olmadığı gibi 7139 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 10/8 fıkrası gereğince, bozma sonrası bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedelde artış olması halinde bu kısım için; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli ve 2021/608 Esas, 2022/610 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalılara derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; acele el koyma kararı ile belirlenen bedele faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, davacı idareye iade edilmesi gereken miktarın hatalı yazıldığını ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, objektif değer artış oranının hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki Siirt ili, Kurtalan ilçesi, … köyü 114 ada 48 (eski 484) parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir metodu esas alınarak, üzerindeki ağaçlara ise maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakta olup bir kısım davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragraflar dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 4. Acele el koyma kararı ile belirlenen bedele faiz uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi hatalıdır. 5.Fazla bloke edilen ve davacı idareye iade edilmesi gereken miktarın hüküm fıkrasında hatalı yazılması doğru değildir. Ne var ki; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Bir kısım davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin itirazlarının kısmen kabulü ile Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli ve 2021/608 Esas 2022/610 Karar sayılı ilamının; a)5. bendinden "bakiye kalan 212.382,45-TL'ye ise dava tarihi olan 29.03.2013 tarihinden karar tarihi olan 08.11.2022 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, uygulanacak Kanuni faizin davacıdan alınarak davalılara hisseleri oranında verilmesine" ibaresinin çıkartılmasına, b) 4. bendinin tümüyle çıkartılmasına, yerine "Tespitine karar verilen ve davalılar adına fazladan depo edilen 310.560.43 TL depo edilen bedelinin tüm nemaları ile birlikte davacı kuruma iade edilmesi için … Bankası Kurtalan Şube Müdürlüğüne yazı yazılmasına,şayet davalı tarafa ödeme yapılmış ise bankadan çekilmesine kadar işlemiş faizi ile davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı … vd.den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

El koymadan sonra asıl davanın gecikmesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2012/7785 esas ve 2012/13124 karar sayılı kararında, 22.07.2008 tarihli acele el koyma kararından sonra 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine dayalı tespit ve tescil davası için gereken makul süre geçmesine rağmen idarenin dava açmaması, uyuşmazlığın kamulaştırmasız el atma olarak incelenmesini gerektiren bir durum sayılmıştır. Aktif husumet yokluğu nedeniyle verilen ret bozulmuştur. Karar, makul sürenin gün veya ay cinsinden uzunluğunu belirtmez ve fiilen el atmanın ayrıca ispatına ilişkin bir kural kurmaz.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2012/7785, K. 2012/13124Kaynağı aç
5. Hukuk Dairesi         2012/7785 E.  ,  2012/13124 K.KAMULAŞTIRMASIZ ELATILAN TAŞINMAZ BEDELININ TAHSILIACELE EL KOYMAAKTIF HUSUMET YOKLUĞUEKSIK ARAŞTIRMAKAMULAŞTIRMA KANUNU (2942) Madde 27KAMULAŞTIRMA KANUNU (2942) Madde 10 "İçtihat Metni" ÖZET: ACELE EL KOYMA KARARINDAN SONRA, 4650 SAYILI KA­NUN’LA DEĞİŞİK 2942 SAYILI KAMULAŞTIRMA KANUNU’NA GÖRE TESPİT VE TESCİL DAVASI AÇILMASI İÇİN GEREKEN MAKUL SÜRE GEÇMESİNE RAĞMEN DAVALI İDARECE DAVA AÇILMADIĞI, SÖZ KONUSU İHTİLAFIN KAMULAŞTIRMASIZ ELATMA OLARAK DEĞERLENDİRİLEREK, İŞİN ESASINA GİRİLİP SONUCUNA GÖRE HÜKÜM KURULMASI GEREKİRKEN BÖYLE BİR ARAŞTIRMA YAPILMADAN AKTİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMESİ İSABETLİ DEĞİLDİR. Taraflar arasındaki kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine iliş­kindir. Mahkemece, aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki delil ve belgelere göre dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davalı idarece, Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi gereğince 22.07.2008 tarihinde acele el koyma kararı alınmış ise de sonraki işlemlerin tamam­lanmadığı anlaşılmıştır. Acele el koyma kararından sonra, 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan tespit ve tescil davası açılması için gereken makul süre geçmesine rağmen davalı idarece dava açılmadığı, bu itibarla söz konusu ihtilafın kamulaştırmasız elatma olarak değerlendirilerek, işin esasına girilip sonucuna göre hüküm kurulması ge­rekirken, böyle bir araştırma yapılmadan yazılı şekilde aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), peşin alı­nan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazine’ye irad kaydedilmesine, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2013/24759 esas ve 2013/24361 karar sayılı kararında ise acele el koymadan sonra idarenin açtığı bedel tespiti ve tescil davasında 2012 yılı verilerine göre bedel belirlenerek bankaya bloke ettirilmek suretiyle kabul kararı verilmesi ve kamulaştırmasız el atma davasının bu sonuca göre karara bağlanması gerektiği belirtilmiştir. Davanın makul sürede açılmadığı gerekçesiyle reddi bozulmuştur. İki karar gecikmeye farklı sonuçlar bağladığından, gecikmenin hangi davanın kabulünü gerektirdiği konusunda kesin bir kural verilemez.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2013/24759, K. 2013/24361Kaynağı aç
5. Hukuk Dairesi         2013/24759 E.  ,  2013/24361 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili, davası ile 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun …. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili istemine ilişkin karşı davadan dolayı yapılan yargılama sonunda: Kamulaştırma bedelinin tespit ve tescili davasının reddine, kamulaştırmasız el atma davasının ise kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş ise de dosyada davetiye gideri bulunmadığından, duruşma isteminin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: – K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili, karşı dava ise 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun …. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, kamulaştırma bedelinin tespit ve tescili davası makul sürede açılmadığından reddine, kamulaştırmasız el atma davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmaz hakkında Kamulaştırma Kanununun 27. maddesine göre açılan davada 30…..2009 günü acele el koyma kararı verilmiş ancak makul sürede idare tarafından tespit tescil davası açılmadığından ……..2010 tarihinde kamulaştırmasız el atma davası açılmıştır. El atma davasının yargılaması sırasında davalı idare tarafından ….02.2012 günü 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun …. maddesi uyarınca kamulaştırma davası açılarak bu dava ile birleştirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece; bedel tespit ve tescil davasının açıldığı 2012 yılı verilerine göre kamulaştırma bedeli belirlenerek bankaya bloke ettirilmek suretiyle kabulüne, kamulaştırma davasının sonucuna göre kamulaştırmasız el atma davası hakkında hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre şimdilik sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 26…..2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Acele el koyma hangi hallerde uygulanır?

3634 sayılı Kanunun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen hallerde ya da özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere uygulanır.

Mahkeme el koyma kararını hangi sürede verebilir?

Sayılan hallerde mahkeme, idarenin istemi üzerine yedi gün içinde, bilirkişilerce belirlenen değer bankaya yatırılarak taşınmaza el konulmasına karar verebilir.

El koyma kararı tapuya nasıl işlenir?

Karar tapu müdürlüğüne bildirilir; devir, ferağ veya temlik yapılamayacağı tapuya şerh edilir ve taşınmaz 20. madde uyarınca boşaltılır.

Satın alma pazarlığı için süre kaç gündür?

Resmî taahhütlü yazının tebliğinden itibaren on beş gün içinde başvurulursa pazarlık yapılır; anlaşma tutanağından sonra bedel en geç kırk beş gün içinde hazır edilir.

Anlaşmaya rağmen bedele dava açılabilir mi?

8. madde uyarınca satın alınan veya trampa edilen taşınmaz, kaynak veya irtifak hakkında, bu şekilde yapılan kamulaştırmaya ya da bedeline karşı itiraz davası açılamaz. Anlaşmazlık veya ferağ verilmemesi halinde 10. madde uygulanır.

Bedel tespiti davasında savunma süresi nedir?

Konuya ve taşınmazın değerine ilişkin savunma ve deliller, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde mahkemeye yazılı bildirilir.

Tescil kararı kesin midir?

Makbuzun ibrazı üzerine verilen tescil hükmü kesindir; tarafların bedele ilişkin istinaf ve temyiz hakları saklıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu