Kamu görevlisine rücu, personelin yürüttüğü kamu hizmeti esnasında hukuka aykırı fiilleriyle idareyi zarara uğratması ya da idarenin üçüncü kişilere ödemek durumunda kaldığı tazminatı kusurlu çalışana yansıtmasıdır. Anayasa'nın 129. maddesinin 5. fıkrası gereğince, memurlar ile diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullandıkları sırada oluşan kusurlarından kaynaklanan tazminat taleplerinin, ilgili personele rücu edilmesi koşuluyla ve kanuni esaslara uygun olarak münhasıran idare aleyhine ileri sürülmesi zorunludur. Bu temel güvenceyle kamu hizmetinin aksamasız işlemesi gözetilirken, kamu personelinin kusurlu eylemlerinden kaynaklanan mali külfetin idarenin üzerinde bırakılmaması amacıyla rücu prosedürü öngörülmüştür.
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 129Kaynağı aç
Kamu Görevlisine Rücu Edilmesinin Temel Şartları
İdarenin kamu personeline dönebilmesi için öncelikle idare yönünden bir kusur sorumluluğunun bulunması ve meydana gelen zarara kamu görevlisinin kusurlu hareketinin sebebiyet vermesi zorunludur. Zarara kamu görevlisinin kusuru değil de idarenin kusursuz sorumluluk halleri yol açmışsa rücu yoluna başvurulamaz. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde memurların kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizlikleri neticesinde idare bir zarara uğramışsa, söz konusu zararın memur tarafından rayiç bedel esas alınarak karşılanması öngörülmüş olup zararın tahsilinde genel hükümler işletilir.
Zararın kamu personeline yöneltilmesinde aranan ana unsur kişisel kusurun varlığıdır. Görevin ifası sırasında meydana gelse bile idari işleyiş sınırları içerisinde makul görülemeyecek ve kabul edilmesi beklenemeyecek ağırlıkta bulunan eylemler kişisel kusur niteliğinde değerlendirilir.
Hizmet Kusuru ile Salt Kişisel Kusur Ayrımı
Kamu görevlilerinin eylemlerinden kaynaklanan tazminat davalarının idare husumetiyle açılması kuralı, eylemin idari işlem veya eylem niteliğini yitirmediği hizmet kusuru durumlarını kapsar. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2016/3646 Esas ve 2016/7499 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, kamu görevlisinin haksız fiillerinde ve salt kişisel kusurundan doğan zararlarda anayasal güvenceden yararlanma imkânı bulunmamaktadır; bu nitelikteki eylemler idari faaliyet kapsamının dışında kalır.
Görevli Yargı Kolu ve Davanın İkamesi
Kamu görevlisinin kamu hizmetini yerine getirirken yetkilerini kullanması neticesinde oluşan zararın tahsili amacıyla idarece ikame edilecek rücu tazminatı davası idari yargı mercilerinde değil, adli yargı mahkemelerinde görülür. Davacı tarafın kamu idaresi olması bu uyuşmazlığın adli yargıda çözümlenmesi kuralını değiştirmez. İdare, idari yargı kararıyla rücu davası açmaya zorlanamaz; kamu görevlisinin eyleminde kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizlik unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği adli yargı yerlerince yürütülecek yargılamada karara bağlanır.
Tazminatın Kapsamı ve İndirim Nedenleri
Adli yargıda görülen rücu davasında hâkim, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi doğrultusunda durumun gereğini ve bilhassa kusurun ağırlığını hesaba katarak tazminatın kapsamını ve ödeme şeklini tespit eder. Hâkim tarafından tazminatın irat şeklinde ödenmesi yönünde hüküm kurulması halinde borçlu kamu görevlisinin güvence göstermesi kanuni bir yükümlülüktür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 51Kaynağı aç
Tazminat miktarının tayininde 6098 sayılı Kanun'un 52. maddesinde düzenlenen indirim sebepleri de değerlendirilir. Zarar gören kimse zarara yol açan fiile onay vermişse, zararın ortaya çıkmasına veya artmasına etki etmişse yahut tazminat yükümlüsünün durumunu zorlaştırmışsa hâkim tazminat tutarını indirebilir ya da tamamen kaldırabilir. Bunun yanı sıra, zarara hafif kusuruyla sebebiyet veren yükümlünün tazminatı ödemesi halinde yoksulluğa düşecek olması ve hakkaniyet ölçülerinin de bunu haklı kılması durumunda hâkim tazminatta indirime gidebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 52Kaynağı aç
Rücu İsteminde Zamanaşımı ve Bildirim Kuralı
Kamu görevlisine karşı ileri sürülecek rücu taleplerinde zamanaşımı süreleri 6098 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca belirlenir. Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu şahsın öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halükarda tazminatın eksiksiz ödendiği günden başlayarak 10 yılın dolmasıyla zamanaşımına uğrar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 73Kaynağı aç
6098 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca kendisinden tazminat ödemesi talep edilen idare, bu durumu birlikte sorumlu olan kamu görevlisine bildirmekle yükümlüdür. Söz konusu bildirimin yapılmaması halinde iki yıllık zamanaşımı süresi, dürüstlük kuralı uyarınca bildirimin yapılması mümkün olan tarihten itibaren işlemeye başlar.
Rücu Yoluna Başvurulmaması ve Kamu Zararı Denetimi
İdarelerin kusurlu kamu görevlilerine karşı rücu davası açmayarak kamu zararına yol açtığı hallerde mali sorumluluk doğar. Bu kapsamda ortaya çıkan kamu zararı, idareden bağımsız olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetim icra eden Sayıştay ve TBMM KİT Komisyonu denetimleri sonucunda tespit edilerek ilgilisinden tahsil edilebilir.
Kusursuz sorumluluk hallerinde memura rücu edilebilir mi?
Kusursuz sorumluluk hallerinde kamu görevlisine rücu edilemez; rücu için idarenin bir kusur sorumluluğunun bulunması ve meydana gelen zarara kamu personelinin kusurlu eyleminin yol açmış olması zorunludur.
Kamu personeline açılacak rücu davası hangi mahkemede açılır?
Kamu görevlisinin kamu hizmetini yürütürken yetkilerini kullanması nedeniyle doğan zararın tahsili amacıyla açılacak rücu tazminatı davası idari yargıda değil, genel hükümler uyarınca adli yargı mahkemelerinde açılır.
Kamu görevlisine rücunun zamanaşımı süresi ne kadardır?
Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde ödemenin tamamlandığı tarihten itibaren 10 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Tazminat ödemesiyle karşılaşan idarenin personele bildirim görevi var mıdır?
Tazminatın ödenmesi kendisinden istenen idare, durumu birlikte sorumlu personele bildirmek zorundadır; bildirim yapılmazsa zamanaşımı bu bildirimin dürüstlük kuralına göre yapılabileceği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

