ICC Tahkim Kuralları uyarınca yürütülen yargılamalarda üçüncü bir kişinin tahkime katılması, kendiliğinden müdahale yoluyla değil, mevcut taraflardan birinin talebiyle davaya dahil edilmesi şeklinde gerçekleşir. ICC Kuralları m. 7 çerçevesinde davaya dahil etme mekanizmasının işletilebilmesi için halihazırda derdest bir tahkim yargılamasının bulunması zorunlu olup, bu kurala dayanılarak müstakil bir tahkim davası başlatılamaz.
ICC Tahkiminde Üçüncü Kişilerin Davaya Dahil Edilmesi
Davaya dahil etme hakkı yalnızca davacıya değil, davalıya ve tahkime sonradan dahil edilen taraflara da tanınmıştır. ICC Kuralları m. 7(1) kapsamında bu hakkın kullanılabilmesi için, dahil edilen üçüncü kişiye karşı somut bir talep ileri sürülmesi zorunludur. Tarafların, üçüncü kişiye yönelik bağımsız bir talep öne sürmeksizin sadece mevcut iddia ve savunmalarını desteklemek amacıyla bu yola başvurmaları mümkün değildir.
Davaya dahil etme talebinin ICC Sekreterliği tarafından tebellüğ edildiği an, her türlü hukuki sonuç bakımından dahil edilen tarafa karşı tahkimin fiilen başladığı tarih kabul edilir. Talep Sekreterliğe ulaştığı anda üçüncü kişi derhal ve kendiliğinden tahkimin tarafı haline gelir. Sürecin sürüncemede kalmasını engellemek amacıyla Sekreterlik, talebin sunulmasına ilişkin olarak taraflara belirli bir zaman sınırı koyma yetkisine sahiptir.
ICC Kuralları m. 7(1) gereğince, dahil edilen taraf da dahil olmak üzere tüm taraflar aksini kararlaştırmadığı müddetçe, hakemlerin atanmasından veya onaylanmasından sonra üçüncü kişilerin davaya dahil edilmesi kural olarak mümkün değildir.
Dahil edilen tarafın tahkim yargılamasında taraf sıfatını sürdürebilmesi için tahkim anlaşmasının tarafı olması ya da ilgili tahkim anlaşmasıyla hukuken bağlı tutulabilmesi gerekir. ICC Kuralları m. 6(3)-6(7) ve m. 9 hükümleri uyarınca, dahil edilen tarafın tahkim anlaşmasını imzalamış olması veya anlaşmanın kendisine teşmil edilebilmesi şarttır; aksi takdirde ilgili kişi, Divan'ın prima facie incelemesi sonucunda ya da hakem heyetinin kararıyla tahkimden çıkarılabilir.
Tahkim Davalarının Birleştirilmesi ve Divan'ın Yetkisi
ICC tahkiminde birden fazla davanın birleştirilmesine karar verme yetkisi münhasıran ICC Divanı'na aittir. Bu karar idari nitelik taşır, prima facie bir değerlendirmeye dayanmaz ve nihai bir karardır. Dolayısıyla birleştirme hususunda hakem heyetlerinin yeni bir karar verme yetkisi bulunmamaktadır.
Divan, davaların birleştirilmesine kendiliğinden karar veremez; bu yönde bir değerlendirme yapılabilmesi için taraflardan en az birinin birleştirme talep etmesi gerekir. Kurallardaki şartlar gerçekleşmiş olsa dahi davaları birleştirip birleştirmemek tamamen Divan'ın idari takdirine bağlıdır. Ayrıca m. 10 uyarınca birleştirme yapılabilmesi için birleştirilecek tüm davaların ICC Kuralları kapsamında yürütülüyor olması zorunludur; ICC dışındaki kurallara tabi davalar bu yolla birleştirilemez.
ICC Kuralları m. 10 uyarınca birleştirme talepleri için özel bir şekil şartı ya da katı bir başvuru süresi öngörülmemiştir; talep Divan'a sunulacak bir mektupla da iletilebilir. Taraflar aksini kararlaştırmadıkça birleştirilen davalar ilk açılan tahkim davası nezdinde yürütülür.
Davaların Birleştirilmesinde Aranan Şartlar
ICC Kuralları m. 10 kapsamında davaların birleştirilebilmesi için üç alternatif durumdan birinin varlığı yeterli görülmektedir. Birleştirme; tüm tarafların birleştirmeyi kabul etmesi, taleplerin tamamının aynı tahkim anlaşmasına dayanması veya taleplerin birden fazla tahkim anlaşmasına dayanması halinde bu anlaşmalar kapsamındaki yasal gerekliliklerin karşılanması hallerinden birinde gerçekleştirilebilir.
Taleplerin birden fazla tahkim anlaşmasına dayandığı durumlarda ise birleştirme yapılabilmesi için kümülatif üç şart aranır: Tahkimlerin taraflarının aynı olması, tahkimlerde ileri sürülen uyuşmazlıkların aynı hukuki ilişkiyle bağlantılı bulunması ve tahkim anlaşmalarının birbiriyle uyumlu olması gerekir. Bu üç unsurun birlikte bulunmadığı hallerde birden fazla sözleşmeye dayanan davaların birleştirilmesi mümkün değildir.
Üçüncü bir kişi ICC tahkimine kendi talebiyle müdahil olabilir mi?
Hayır, ICC Tahkim Kuralları uyarınca üçüncü kişilerin kendi talepleriyle tahkime müdahil olması mümkün değildir; yargılamaya dahil edilme ancak mevcut taraflardan birinin talebiyle gerçekleşebilir.
Hakemler atandıktan sonra davaya dahil etme talebinde bulunulabilir mi?
Hakemlerin atanması veya onaylanmasından sonra üçüncü kişilerin davaya dahil edilmesi kural olarak mümkün değildir; bu aşamadan sonra dahil etme yapılabilmesi dahil edilen taraf dahil tüm tarafların anlaşmasına bağlıdır.
ICC tahkim davalarının birleştirilmesine hakem heyeti karar verebilir mi?
Hayır, ICC bünyesinde derdest davaların birleştirilmesine karar verme yetkisi münhasıran ICC Divanı'na aittir ve Divan'ın bu konudaki idari kararı nihai olup hakem heyeti birleştirme hakkında yeni bir karar veremez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

