Hollanda Boşanma Kararının Tanınması ve Tenfizi

by Avukat Erdal Ersoy
Hollanda Boşanma Kararının Tanınması ve Tenfizi

Hollanda mahkemeleri tarafından verilen boşanma kararları Türkiye'de kendiliğinden geçerlilik kazanmaz. Söz konusu hükmün Türk nüfus kütüğüne işlenebilmesi için somut olayın özelliklerine göre 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 27/A maddesi uyarınca idari tescil yoluna başvurulması veya Türk mahkemelerinde tanıma ve tenfiz davası açılması gerekir.

5490 Sayılı Kanun Uyarınca İdari Tescil Usulü

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 27/A maddesi gereğince, yabancı ülke adli veya idari makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin verilen kararlar belirli şartlarla nüfus kütüğüne tescil edilir. Tescil için kararın verildiği devlet kanunlarına göre yetkili makamca verilmiş ve usulen kesinleşmiş olması, Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması şarttır. Başvuru, taraflarca bizzat veya vekilleri aracılığıyla birlikte yapılabileceği gibi; taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması halinde Türk vatandaşı olan taraf veya vekili tarafından tek başına da gerçekleştirilebilir. Bu işlemler yurt dışında kararın verildiği ülkedeki dış temsilcilikler, yurt içinde ise Bakanlıkça belirlenen nüfus müdürlükleri tarafından yerine getirilir.

Konsolosluk nezdindeki idari tescil başvurusu eşler tarafından birlikte yapılabileceği gibi, tarafların doksan gün içinde aynı konsolosluğa ayrı ayrı müracaat etmesi yoluyla da tamamlanabilir.

Tanıma ve Tenfiz Davasının Hukuki Şartları

Yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi talebiyle açılan davalarda Türk mahkemeleri boşanmanın esasına girerek boşanma nedenlerini veya gerekçelerini yeniden incelemez. Yargılamada kararın kesinleşmiş olup olmadığı, Türk kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı ve tarafların savunma hakkının tanınıp tanınmadığı denetlenir. Kesinleşme belgesi sunulmadığı takdirde tanıma davası reddedilir; buna karşılık tarafların evlilik birliğini sona erdirme iradelerinin açık olduğu ve kamu düzenine aykırılık taşımayan durumlarda talep kabul edilir. Ayrıca ilgililerin savunma hakkını kullanabilme imkânına sahip olup olmadığı incelenir ve usulüne uygun şekilde davet edildikleri tespit edildiğinde karar tanınabilir.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54. maddesi uyarınca yabancı mahkeme ilamının tenfizi için Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşmanın bulunması veya o devlette Türk mahkeme ilamlarının tenfizini mümkün kılan kanun hükmünün yahut fiilî uygulamanın varlığı gerekir. Bunun yanında ilamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmesi, davalının itirazı halinde dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde yetki tanıyan devlet mahkemesince verilmemiş olması ve hükmün Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması zorunludur. Hükmü veren mahkemeye usulüne uygun çağrılmama, temsil edilmeme veya kanuna aykırı gıyapta karar verilmesi hallerinde ise aleyhine tenfiz istenen kişinin bu hususlara dayanarak Türk mahkemesinde itiraz etmemiş olması şartı aranır.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 54Kaynağı aç
MADDE 54 – (1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir: a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması. b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması. c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması. ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması. Tebliğ ve itiraz

Tarafların çifte vatandaşlığa sahip bulunması, Hollanda mahkemesince verilen kesinleşmiş boşanma kararının Türkiye'de tanınmasına veya tenfiz edilmesine engel oluşturmaz.

Dava Açma Süresi ve Temsil Esasları

Türk hukukunda Hollanda mahkemesi boşanma kararının tanınması ve tenfizi talebiyle dava açılması için herhangi bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. İlgililer aradan uzun süre geçmiş olsa dahi bu davayı açabilirler. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 71. maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekili aracılığıyla açıp takip edebilir. Dolayısıyla ilgililerin duruşmalar için bizzat Türkiye'ye gelmesi zorunlu değildir. Ancak menfaat çatışması nedeniyle aynı vekil davada hem davacı hem davalı vekilliğini birlikte üstlenemez; tarafların ayrı vekiller tayin etmesi gerekir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
MADDE 71- (1) Dava ehliyeti bulunan herkes, davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir. Davaya vekâlet hakkında uygulanacak hükümler

Boşanma Sonrası Mal Rejiminin Tasfiyesi

Hollanda'da boşanan kişilerin evlilik sırasında Türkiye'de edindikleri malların tasfiyesi amacıyla açılacak mal paylaşımı davası, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir. Bu on yıllık sürenin başlangıcında kesinleşme tarihi olarak Hollanda mahkemesi kararının kesinleştiği tarih esas alınır. On yıllık süre geçtikten sonra talep edilen alacaklar zamanaşımına uğrar.

Hollanda boşanma kararının tanınması için zamanaşımı süresi var mıdır?

Hollanda mahkemesi boşanma kararının tanınması ve tenfizi davası açılması için Türk hukukunda herhangi bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır; taraflar aradan uzun yıllar geçmiş olsa bile bu davayı açabilir.

Tanıma ve tenfiz davasında duruşmalara bizzat katılmak zorunlu mudur?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 71. maddesi uyarınca dava vekil aracılığıyla takip edilebildiğinden bizzat Türkiye'ye gelinmesi zorunlu değildir; fakat menfaat çatışması nedeniyle iki tarafın aynı vekili tayin etmesi mümkün değildir.

Hollanda'daki boşanma sonrası Türkiye'de mal paylaşımı davası ne zamana kadar açılabilir?

Türkiye'deki malların tasfiyesine yönelik mal paylaşımı davası, Hollanda mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmalıdır.

Çifte vatandaş olmak boşanma kararının tanınmasına engel midir?

Çifte vatandaşlık hali, usulüne uygun belgelerin sunulması ve kesinleşmiş olması kaydıyla yabancı mahkeme boşanma kararının tanınmasına veya tenfizine engel oluşturmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu