İbra Sözleşmesinin Tanımı ve Genel Hukuki Niteliği
İbra sözleşmesi, borcun alacaklı ile borçlu arasındaki mutabakatla ortadan kaldırılmasını sağlayan hukuki yoldur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 132 hükmü uyarınca, borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belirli bir şekle bağlanmış olsa dahi borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir. Bu kural uyarınca genel borçlar hukuku kapsamında ibra sözleşmesi kural olarak şekil serbestisine tabidir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 132Kaynağı aç
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/6566 Esas ve 2017/6234 Karar sayılı ilamında 6098 sayılı Kanun öncesi ibra sözleşmeleri değerlendirilirken, ibranın varlığı tartışmasız bir borcun sona erdirilmesine yönelik olduğu, şüpheli veya tartışmalı borçların ibraya konu edilemeyeceği açıklanmıştır. Bu çerçevede işçinin hak kazanmadığı ileri sürülen bir borcun ibraya konu olamayacağı gibi savunma ve işveren kayıtları ile çelişen ibra sözleşmelerinin de geçersiz sayılacağı belirtilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/6566, K. 2017/6234Kaynağı aç
İş Hukukunda İbra Sözleşmesinin Şartları ve Hükümsüzlük Halleri
İşçilik alacaklarının ibrası bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 420/2 emredici geçerlilik koşulları düzenlemiştir. Düzenlemeye göre ibra sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması, iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından en az bir aylık sürenin dolması, alacak kaleminin türü ile tutarının açık biçimde gösterilmesi ve ödemenin eksiksiz olarak banka kanalıyla gerçekleştirilmesi zorunludur. Sayılan bu yasal unsurlardan herhangi birini barındırmayan ibranameler ya da ibra sözleşmeleri kesin hükümsüzlük yaptırımına tabidir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 420Kaynağı aç
Kanunda yer alan en az bir aylık bekleme süresi, ibra sözleşmesinin düzenlenebileceği tarihe ilişkindir. Bu süre ifa ile ilgili olmadığından kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve izin ücreti gibi işçilik haklarının ödeme tarihini bir ay süreyle ertelemez.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra düzenlenen ibra sözleşmeleri için kanundaki yasal şartların varlığı aranır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/6566 Esas ve 2017/6234 Karar sayılı kararında, anılan kanun öncesi döneme ilişkin olarak iş ilişkisi devam ederken düzenlenen ibra sözleşmelerinin geçersizliği vurgulanmıştır. Karara göre işçi bu dönemde işverene bağımlı durumda olduğundan iş ilişkisini sürdürmek veya alacaklarına kavuşabilmek adına iradesi dışında ibra sözleşmesi imzalayabilmektedir. Yine bu kapsamda, tarih taşımayan ve içeriğinden fesih sonrasında düzenlendiği açıkça anlaşılamayan ibranamelere de itibar edilmemektedir.
Makbuz Hükmü ve Alacak Miktarının Gösterilmesi
İbra sözleşmesinde gösterilen ödemenin hakkı tam olarak karşılamadığı hallerde belgenin hukuki niteliği sınırlandırılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 420/3 uyarınca, hakkın gerçek tutarda ödendiğini içermeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını taşıyan diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu halde dahi ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 420/2 hükmü, ibra konusu alacağın miktarının açıkça belirtilmesini emredici bir geçerlilik şartı sayarak aksi durumu kesin hükümsüzlükle yaptırıma bağlamıştır. Buna karşılık Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2012/20410 Esas ve 2013/14039 Karar sayılı ilamında, miktarların yazılı olması durumunda belgenin makbuz sayılacağı, miktar yazılı olmayan fakat alacakların açıkça belirtildiği belgelerin geçerli ibra niteliği taşıyacağı ve miktar içermemenin tek başına geçersizlik sonucunu doğurmayacağı ifade edilmiştir. Ancak kanunun emredici hükmü karşısında bu farklı yaklaşımın kanuni miktar koşulunu ortadan kaldırmadığı dikkate alınmalıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/20410, K. 2013/14039Kaynağı aç
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/6566 Esas ve 2017/6234 Karar sayılı ilamında 6098 sayılı Kanun öncesi ibra sözleşmelerine ilişkin ilkeler çerçevesinde, ibranamede yer alan alacakların bir kısmı yönünden savunma ile çelişki bulunmasının belgeyi tamamen geçersiz kılmayacağı belirtilmiştir. Bu çerçevede savunmayla çelişmeyen kısımlar yönünden ibra iradesinin geçerliliğini koruduğu, buna karşılık belgede hiç yer almayan işçilik alacakları yönünden borcun sona erdiğinin kabul edilemeyeceği açıklanmıştır.
Banka Kanalıyla Ödeme ve Mahsup Sorunu
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu döneminde yapılan ibra sözleşmelerinde ödemelerin banka aracılığıyla yapılması kanuni bir zorunluluktur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2015/17421 Esas ve 2017/6818 Karar sayılı kararında, Türk Borçlar Kanunu m. 420 hükmüne aykırı şekilde ödemelerin banka aracılığı ile yapılmamasının ibranameyi hükümsüz kıldığı ve ibraname ile eki mahiyetindeki makbuz başlıklı belgedeki tutarlar mahsup edilmeksizin alacağın hüküm altına alınması gerektiği kabul edilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/17421, K. 2017/6818Kaynağı aç
İbra Kapsamı Dışındaki Haklar ve Temsil
Anayasa'nın 60. maddesinde güvence altına alınan sosyal güvenlik hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı, dokunulmaz ve feragat edilemez nitelikte olduğundan ibranamenin konusu olamaz. Dolayısıyla sosyal güvenlik alanına ilişkin haklardan ibra sözleşmesi yoluyla vazgeçilemez.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 420/4 gereğince, ibra sözleşmesinin yazılı şekil, bir aylık süre, açık miktar ve banka kanalıyla ödeme unsurları ile makbuz hükmüne ilişkin kurallar, destekten yoksun kalanlar ile işçinin diğer yakınlarının isteyebilecekleri dâhil olmak üzere hizmet sözleşmesinden doğan bütün tazminat alacaklarına da uygulanır.
İşçi adına ibra sözleşmesinin vekil vasıtasıyla imzalanabilmesi mümkündür; bu kapsamda vekaletnamenin salt ibraya yönelik olması veya ibra yetkisini içermesi gerekmektedir.
İrade Fesadı, İhtirazi Kayıt ve Usul Hukuku Kuralları
İbra sözleşmesi kurulurken irade fesadı halleriyle karşılaşılması durumunda sözleşmenin hükümsüz kılınması mümkündür. İşçinin hata veya hileyi öğrendiği, tehdidin sona erdiği veya aşırı yararlanma (gabin) halinde sözleşmenin kurulduğu andan itibaren bir yıl içinde ibranamenin iptali hakkı kullanılabilir. İptal beyanı herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp bu beyanın karşı tarafa ulaşması ile ibraname hükümsüz hale gelir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/6566 Esas ve 2017/6234 Karar sayılı ilamına göre, işçinin ibranamede yasal haklarını saklı tuttuğuna dair ihtirazi kayda yer vermesi ibra iradesinin bulunmadığını gösterir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/6566 Esas ve 2017/6234 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, ibraname savunması hakkı ortadan kaldırabilecek itiraz niteliğinde olduğundan yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir.
İşe iade uyuşmazlıklarında feshin belirlenmesi bakımından ibraname içeriğindeki ifadelerin dikkatle incelenmesi gerekir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2012/14056 Esas ve 2012/32243 Karar sayılı kararında, mahkemece ibraname davacıya gösterilerek özel nedenlerden dolayı işten ayrıldığı yönündeki beyanın açıklattırılması, varsa istifa dilekçesi ya da muadili bir belge bulunup bulunmadığı üzerinde durulması ve tüm deliller değerlendirilerek iş sözleşmesinin hangi nedenle ve kim tarafından feshedildiğinin tereddütsüz biçimde belirlenmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/14056, K. 2012/32243Kaynağı aç
İş ilişkisi devam ederken düzenlenen ibra sözleşmesi geçerli midir?
İş ilişkisi devam ederken düzenlenen ibra sözleşmeleri geçersizdir. İşçinin bu dönemde işverene bağımlı durumda bulunması nedeniyle alacaklarına ulaşabilmek ya da işini sürdürebilmek için iradesi dışında ibra sözleşmesi imzalayabileceği kabul edilmektedir.
İbranamede yasal hakların saklı tutulduğuna dair kayıt bulunması ne anlama gelir?
İşçinin ibranamede yasal haklarını saklı tuttuğuna yönelik ihtirazi kayıt koyması, borcu sona erdirme doğrultusunda bir ibra iradesinin bulunmadığını gösterir.
Fesihten itibaren aranan bir aylık süre alacakların ödenmesini geciktirir mi?
Kanundaki bir aylık süre yalnızca ibranamenin düzenlenebileceği tarihe ilişkindir. Bu süre ifa ile ilgili olmadığından kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve izin ücreti gibi hakların ödeme vadesini ertelemez.
İrade bozukluğu halinde ibra sözleşmesi ne zamana kadar iptal edilebilir?
İşçi hata veya hileyi öğrendiği, tehdidin sona erdiği veya gabin halinde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak bir yıl içinde herhangi bir şekle bağlı olmaksızın iptal hakkını kullanabilir. İptal beyanının karşı tarafa ulaşması ile ibraname hükümsüz hale gelir.
İbraname savunması davada hangi aşamaya kadar ileri sürülebilir?
İbraname savunması hakkı ortadan kaldırabilecek itiraz niteliğinde olduğundan davanın ve yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

