Hukuk Davalarında Temyiz Kanun Yolu ve Temyiz Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Hukuk Davalarında Temyiz Kanun Yolu ve Temyiz Şartları

Temyiz Nedir ve Temyiz Başvuru Süresi Ne Kadardır?

Temyiz, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talepleri sonucunda verilen hükümlerin Yargıtay tarafından hukuka uygunluk denetimine tabi tutulmasını sağlayan olağan kanun yoludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 361/1 uyarınca temyiz süresi, temyizi kabil kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 361/2 gereğince davada haklı çıkmış olan taraf da karara karşı korunmaya değer bir hukuki yararı bulunması şartıyla temyiz yoluna başvurabilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 361Kaynağı aç
MADDE 361- (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.[55] (2) Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir. Temyiz edilemeyen kararlar[56]

Temyiz Edilemeyen Kararlar ve Kesinlik Sınırları

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362/1-a gereğince miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar temyiz edilemez; bu parasal kesinlik sınırı yeniden değerleme oranlarına göre dönemsel olarak güncellenir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362/2 uyarınca alacağın bir kısmının dava edilmesi durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmesi hâlinde ise kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmaz; ancak karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 362Kaynağı aç
MADDE 362- (1) Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz: a) Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar.[57] b) Kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları ile kira ilişkisinden doğan diğer davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olanlar hariç olmak üzere 4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar. [58][59] c) (Değişik:22/7/2020-7251/39 md.) Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar. ç) Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar. d) Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili kararlar. e) Yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemeleri hâkimlerinin davayı görmeye hukuki veya fiilî engellerinin çıkması hâlinde, davanın o yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline ilişkin kararlar. f) Geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar. g) (Ek:22/7/2020-7251/39 md.) 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar. (2) Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir. Kanun yararına temyiz

Miktar sınırının yanı sıra Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362 uyarınca belirli uyuşmazlık türleri de temyiz denetimi dışında bırakılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362/1-b gereğince, kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları, kira ilişkisinden doğup üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olan davalar ve Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç olmak üzere sulh hukuk mahkemesinin görevine giren davalar temyiz edilemez. Ayrıca ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkındaki kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar, çekişmesiz yargı işleri, soybağına ilişkin sonuç doğuranlar hariç nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalar, hâkimlerin hukuki veya fiilî engelleri sebebiyle davanın başka mahkemeye nakline ilişkin kararlar, geçici hukuki korumalar ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 353/1-a bendi kapsamında verilen kararlar temyiz kanun yoluna kapalıdır.

Temyiz Başvurusunun Kararın İcrasına Etkisi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 367/1 uyarınca kural olarak temyiz kararın icrasını durdurmaz; İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklı tutulmuş olup nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. Bununla birlikte Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 367/2 gereğince kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 367Kaynağı aç
MADDE 367- (1) Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. (2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Kötüniyetle temyiz

İcra ve İflas Kanunu m. 36/5 hükmü gereğince, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddetmesine dair karara karşı temyiz yolunun açık olması durumunda icranın geri bırakılması kararının etkisi, temyiz yoluna başvuru süresi dolana kadar devam eder. İstinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince kesin olarak esastan reddedilmesi veya Yargıtay tarafından hükmün onanması hâlinde teminata bağlanan para alacaklının talebiyle başkaca işleme gerek kalmaksızın kendisine ödenir ve diğer mallar icra dairesince paraya çevrilir. Hükmün Yargıtayca bozulması durumunda ise İcra ve İflas Kanunu m. 36/4 uyarınca teminatın geri verilip verilmeyeceğine, borçlunun talebi üzerine ve bozmanın niteliğine göre bozma sonrası davaya bakacak mahkeme tarafından kesin olarak karar verilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 36Kaynağı aç
Madde 36 – (Değişik: 2/3/2005 – 5311/5 md.) İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.[22] Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur. (Değişik üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/5 md.) Ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir. Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez. Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir.[23] Bölge adliye mahkemesince başvurunun kesin olarak esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya çevrilir. (Ek cümle:24/11/2021-7343/5 md.) Bölge adliye mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yolunun açık olması hâlinde, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının etkisi devam eder. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.[24] Haciz veya iflas istemek yetkisi:

Yargıtayda Temyiz İncelemesi Usulü ve Duruşma Şartları

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 366 uyarınca istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeler temyizde de kıyas yoluyla uygulanır. Bu doğrultuda yapılan ön inceleme aşamasında başvuru süresinin geçmiş olduğu ya da giderilmesi mümkün olmayan usuli bir eksiklik bulunduğu tespit edilirse istem esasa girilmeksizin reddedilir; harç ve gider eksikliklerinde ise tarafına tamamlama süresi tanınır. Yargılama aşamasında ileri sürülmeyen deliller kural olarak temyiz incelemesinde sunulamaz; ancak davaya konu borcu kesin biçimde ortadan kaldıran makbuz veya ibraname niteliğindeki belgeler bu kuralın istisnasını oluşturur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 366Kaynağı aç
MADDE 366- (1) Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır. Temyizin icraya etkisi

Yargıtay, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 369/1 hükmü uyarınca tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmaksızın kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü hususları resen inceler. Kanunda ivedi olduğu bildirilen dava ve işlere ilişkin temyiz incelemesi ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 369/7 gereğince öncelikle sonuçlandırılır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 369Kaynağı aç
MADDE 369- (1) Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir. (2) Yargıtay temyiz incelemesini dosya üzerinde yapar. Ancak, tüzel kişiliğin feshine veya genel kurul kararlarının iptaline, evlenmenin butlanına veya iptaline, boşanma veya ayrılığa, velayete, soybağına ve kısıtlamaya ilişkin davalarla miktar veya değeri altmışbin Türk Lirasını aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan biri temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma yapılmasını talep etmiş ise Yargıtayca bir gün belli edilerek taraflara usulen davetiye gönderilir. Tebliğ tarihi ile duruşma günü arasında en az iki hafta bulunması gerekir; taraflar gelmişlerse bu süreye bakılmaz. Tebligat gideri verilmemişse duruşma talebi dikkate alınmaz. Duruşma giderinin eksik ödenmiş olduğu anlaşılırsa, dairenin başkanı tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde duruşma talebinden vazgeçilmiş sayılacağı, duruşma isteyene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde giderler tamamlanmadığı takdirde, Yargıtay incelemesini dosya üzerinde yapar.[60] (3) Altmışbin Türk Liralık duruşma sınırının belirlenmesinde 362 nci maddenin ikinci fıkrası kıyas yoluyla uygulanır.60 (4) Yargıtay, ikinci fıkra hükmü ile bağlı olmaksızın, bilgi almak üzere resen de duruşma yapılmasına karar verebilir. (5) Duruşma günü belli edilen hâllerde Yargıtay, tarafları veya gelen tarafı dinledikten sonra, taraflardan hiçbiri gelmemiş ise dosya üzerinde inceleme yaparak kararını verir. (6) Duruşma günü kararı verilemeyen işlerin en geç bir ay içinde karara bağlanması zorunludur. (7) Kanunda ivedi olduğu bildirilen dava ve işlere ait temyiz incelemesi öncelikle yapılır. Onama kararları

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 369/2 gereğince temyiz incelemesi kural olarak dosya üzerinden yapılır. Ancak tüzel kişiliğin feshine, genel kurul kararlarının iptaline, evlenmenin butlanı veya iptaline, boşanma veya ayrılığa, velayete, soybağına ve kısıtlamaya ilişkin davalar ile miktar veya değeri altmış bin Türk Lirasını aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan birinin dilekçesinde duruşma istemesi durumunda duruşma açılır. Kanunun 369 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, altmış bin Türk Liralık duruşma sınırının belirlenmesinde 362 nci maddenin ikinci fıkrası kıyas yoluyla uygulanır. Duruşma günü ile tebliğ tarihi arasında en az iki haftalık süre bulunması zorunludur; taraflar gelmişse bu süre aranmaz. Tebligat gideri yatırılmamışsa duruşma talebi dikkate alınmaz; duruşma giderinin eksik olması durumunda daire başkanınca verilecek bir haftalık kesin sürede tamamlanmazsa duruşma talebinden vazgeçilmiş sayılarak inceleme dosya üzerinden yürütülür. Yargıtay ayrıca dava türü ve talep sınırlarına bağlı kalmaksızın bilgi almak üzere re'sen de duruşma yapabilir. Duruşma günü belirlenen hâllerde gelen taraf dinlenir; taraflardan hiçbiri duruşmaya katılmazsa dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilir. Duruşma günü karara bağlanamayan işlerin en geç bir ay içinde hükme bağlanması zorunludur.

Temyiz Karar Türleri, Bozma Sebepleri ve Direnme Usulü

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371 uyarınca Yargıtay; hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanması, dava şartlarına aykırılık bulunması, ileri sürülen delillerin kanuni sebep olmaksızın kabul edilmemesi ya da hükme etki eden yargılama hatası veya eksiklikleri bulunması hâllerinde kararı gerekçe göstererek kısmen veya tamamen bozar. Temyiz edilen karar esas yönünden kanuna uygun bulunup da yalnızca kanunun uygulanmasında hata yapılmışsa ve yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum yoksa Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/2 gereğince karar düzeltilerek onanabilir. Ancak esas yönünden kanuna aykırı hükümler ile hâkimin takdir yetkisi kapsamındaki edimler hakkında düzelterek onama uygulanamaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/3 uyarınca kimlik yanlışlıkları ile yazı, hesap ve benzeri açık ifade hataları da düzelterek onama kapsamındadır; kararın usul ve kanuna uygun bulunup sadece gerekçesinin doğru olmaması durumunda ise m. 370/4 uyarınca gerekçe değiştirilerek ve düzeltilerek onama verilir. Yargıtay, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 370/1 uyarınca onama kararlarında hukuka uygunluk gerekçesini açıklamakla yükümlüdür.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 371Kaynağı aç
MADDE 371- (1) Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tamamen bozar: a) Hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanmış olması. b) Dava şartlarına aykırılık bulunması. c) Taraflardan birinin davasını ispat için dayandığı delillerin kanuni bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi. ç) Karara etki eden yargılama hatası veya eksiklikleri bulunması. Yargıtay kararlarının tebliği
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 370Kaynağı aç
MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır. (2) (Değişik: 31/3/2011-6217/29 md.) Temyiz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı bozulması gerektiği ve kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde Yargıtay, kararı düzelterek onayabilir. Esas yönünden kanuna uygun olmayan kararlar ile hâkimin takdir yetkisi kapsamında karara bağladığı edalar hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz. (3) Tarafların kimliklerine ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıkları hakkında da bu hüküm uygulanır. (4) Karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçe doğru bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek ve düzeltilerek onanır. Bozma sebepleri

Yargıtay ilgili dairesinin bozma kararı bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararına ilişkinse Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 373/1 gereğince bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya kararı veren veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, bozma ilamının bir sureti de bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bozma bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında kurduğu hükme yönelikse dosya Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 373/2 gereğince kararı veren ya da uygun görülen bölge adliye mahkemesine iletilir. Bölge adliye mahkemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 373/3 uyarınca Kanunun 344 üncü maddesi uyarınca peşin yatırılan gideri sarf ederek tarafları kendiliğinden duruşmaya çağırıp dinler ve bozma ilamına uyulup uyulmayacağını değerlendirir. İlk derece mahkemesince bozmaya uyularak karar verildiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 373/4 uyarınca bu hükme karşı yeniden temyiz yoluna gidilebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 373Kaynağı aç
MADDE 373- (1) Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir. (2) Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir. (3) Bölge adliye mahkemesi, 344 üncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir. (4) Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. (5) İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.[62] (6) (Ek: 17/4/2013-6460/1 md.) Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi, her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır. (7) Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Yargılamanın İadesi Konu

Mahkemece bozma kararına karşı direnilirse Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 373/5 uyarınca temyiz incelemesi öncelikle kararına direnilen dairece yapılır; daire direnme kararını yerinde görmezse dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilir. Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyulduktan sonra kurulan hükmün önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde bozulması üzerine verilen kararların temyiz incelemesi ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 373/6 uyarınca her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 373/7 uyarınca Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara mahkemelerce uyulması zorunludur ve bu karara karşı direnilemez; ayrıca ilk temyize başvurmamış olan taraf direnme kararını temyiz edemez.

Temyiz başvuru süresi kaç gündür ve ne zaman başlar?

Temyiz süresi iki hafta olup bu süre, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen nihai kararların veya hakem kararlarının iptali talebi üzerine kurulan hükümlerin taraflara tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Davada haklı çıkan taraf kararı temyiz edebilir mi?

Davada haklı çıkmış olan taraf da karara karşı hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir.

Temyiz başvurusu kararın icrasını kendiliğinden durdurur mu?

Temyiz kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; nafaka hükümlerinde icranın geri bırakılmasına karar verilemezken, kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe icra edilemez.

Temyiz aşamasında yeni delil sunulabilir mi?

Yargılama aşamasında dayanılmayan deliller temyiz aşamasında sunulamaz; ancak borcu kesin olarak ortadan kaldıran makbuz veya ibraname gibi belgeler bu kuralın istisnasını oluşturur.

Yargıtay temyiz incelemesinde tarafların temyiz sebepleriyle bağlı mıdır?

Yargıtay tarafların temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü hususları resen inceleme yetkisine sahiptir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu