Temyiz Başvurusu ve Tarafların Hukuki Yararı
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen ve kanunen temyizi mümkün nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali istemi doğrultusunda tesis edilen hükümlere karşı temyiz yoluna başvurulabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 361/1 hükmü gereğince başvuru süresi, kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 361Kaynağı aç
Yargılamada aleyhine karar verilen tarafın yanı sıra davada haklı çıkmış bulunan taraf da temyiz yoluna başvurma hakkına sahiptir. 6100 sayılı Kanun m. 361/2 uyarınca, davayı kazanan tarafın temyiz yoluna yönelebilmesi hukuki yararının bulunması koşuluna bağlı kılınmıştır.
Temyiz Edilemeyen Kararlar ve Kanuni İstisnalar
Bölge adliye mahkemesi kararlarının tamamı temyiz denetimine tabi tutulamaz. 6100 sayılı Kanun m. 362/1-a gereği, kanunda öngörülen parasal kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin kararlar aleyhine temyiz yoluna gidilemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 362Kaynağı aç
Sulh hukuk mahkemelerinin görev alanına giren dava türleri bakımından da özel bir temyiz yasağı öngörülmüştür. 6100 sayılı Kanun m. 362/1-b düzenlemesi kapsamında; miktar veya değeri itibarıyla temyiz sınırını aşan kira alacağı davaları, üç aylık kira bedeli temyiz sınırının üzerinde kalan diğer kira uyuşmazlıkları ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanıp taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç tutulmak üzere, sulh hukuk mahkemesinin görevine giren işlerde bölge adliye mahkemesi kararları kesindir.
HMK m. 362/1 bentleri uyarınca; yargı çevresindeki ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisine ilişkin kararlar, yargı yeri tayini kararları, çekişmesiz yargı işleri ile hâkimin fiilî veya hukuki engeli sebebiyle davanın bir diğer mahkemeye nakline dair kararlar kesin olup temyiz edilemez. Nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda verilen kararlar da kural olarak temyiz yolu dışında kalmakta; yalnızca soybağına yönelik sonuçlar doğuran davalar bu kesinlik kuralından müstesna tutulmaktadır.
HMK m. 362/1-f ve g bentleri doğrultusunda geçici hukuki koruma talepleri hakkında verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz. Bunun yanında bölge adliye mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını esası incelemeden kaldırarak davanın yeniden görülmesi için mahkemesine göndermesine ilişkin HMK m. 353/1-a kapsamındaki kararları da temyiz denetimine kapalıdır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 353Kaynağı aç
Temyiz Dilekçesinin Verilmesi ve Kıyasen Uygulanan Hükümler
Temyiz dilekçesi, hükmü tesis eden bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine ya da bozma doğrultusunda karar veren ilk derece mahkemesine sunulabileceği gibi, ilgilinin bulunduğu yerdeki bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine de iletilebilir. 6100 sayılı Kanun m. 365 gereğince kararı veren mahkemeden başka bir merciye sunulan dilekçe temyiz defterine kaydedilerek asıl mahkemeye derhal bildirilir ve başvurana harçsız bir alındı belgesi verilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 365Kaynağı aç
Temyiz yargılamasında istinaf kanun yolunun muhtelif usul kuralları kıyasen tatbik bulur. 6100 sayılı Kanun m. 366 uyarınca istinafa dair 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeler temyiz incelemesinde de uygulanır. Bu bağlamda kanun yoluna başvurulurken ödenmesi gereken harç ve giderlerin yatırılmadığının veya eksik kaldığının anlaşılması durumunda HMK m. 344 gereğince mahkemece bir haftalık kesin süre verilir; noksanlığın bu sürede giderilmemesi hâlinde başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 366Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 344Kaynağı aç
Yargıtay Tarafından Yapılan İnceleme ve Duruşma Usulü
Yargıtay temyiz incelemesinde tarafların dilekçelerinde sundukları sebeplerle bağlı değildir. 6100 sayılı Kanun m. 369/1 uyarınca temyiz mercii, kanunun açık hükmüne aykırılık tespit ettiği sair hususları da kendiliğinden ele alıp inceleme yetkisini haizdir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 369Kaynağı aç
Temyiz denetimi prensip olarak evrak üzerinden yürütülür. Bununla birlikte HMK m. 369/2 gereğince tüzel kişiliğin feshine, genel kurul kararlarının iptaline, evlenmenin butlanı veya iptaline, boşanma ya da ayrılığa, velayet, soybağı ve vesayete ilişkin uyuşmazlıklar ile kanunda tayin edilen miktar sınırını aşan alacak ve ayni hak davalarında taraflardan birinin talebiyle veya resen duruşma yapılmasına karar verilebilir.
Duruşma günü ile çağrı kağıdının tebliği arasında en az iki haftalık süre bırakılması kanunen şarttır. HMK m. 369/2 uyarınca tebligat gideri yatırılmamışsa duruşma istemi dikkate alınmaz; eksik gider saptanırsa bir haftalık kesin sürede tamamlanması ihtarı yapılır ve eksikliğin giderilmemesi durumunda duruşma talebinden vazgeçilmiş sayılarak dosya üzerinden incelemeye geçilir. Duruşma yapılmasına rağmen oturum günü hüküm tesis edilemeyen işlerin en geç bir ay içinde karara bağlanması zorunlu olup kanunun ivedi saydığı davalar temyizde öncelikle incelenir.
Düzelterek Onama ve Bozma Sebepleri
Temyiz edilen hükmün esası hukuka uygun bulunmakla birlikte kanunun somut olaya uygulanmasında hata edilmiş ve yeniden tahkikat yapılmasını gerektirecek bir durum kalmamışsa HMK m. 370/2 gereğince karar düzelterek onanır. Benzer şekilde tarafların kimliklerindeki maddi hatalar, hesap veya ifade yanlışlıkları ile gerekçenin kanuna uygun bulunmadığı hâllerde de düzeltme yapılarak onama verilir; ancak takdir yetkisine bağlı edimler ile esası hukuka aykırı hükümler hakkında düzelterek onama kararı verilemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 370Kaynağı aç
Yargıtay tarafından kararın tamamen veya kısmen bozulabilmesi kanunda sayılan nedenlere dayanır. 6100 sayılı Kanun m. 371 uyarınca; hukukun veya sözleşme hükümlerinin yanlış tatbik edilmesi, dava şartlarına riayet edilmemesi, ispat için sunulan delillerin kanuna aykırı biçimde reddedilmesi ve hükmün sonucunu etkileyen yargılama noksanlıklarının bulunması hâllerinde gerekçeli bozma kararı verilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 371Kaynağı aç
Bozma Kararı Sonrasında Yargılama Usulü ve Direnme
Yargıtayın bozma kararı, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddine ilişkin kararına yönelikse BAM hükmü ortadan kaldırılarak dosya kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesinin HMK m. 353/1-b kapsamında düzelterek veya yeniden esas hakkında vermiş olduğu kararın bozulması durumunda ise dosya bölge adliye mahkemesine geri yollanır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 373Kaynağı aç
Bölge adliye mahkemesi, peşin alınmış gideri kullanmak suretiyle tarafları duruşmaya çağırıp beyanlarını dinledikten sonra Yargıtay bozmasına uyulup uyulmayacağını karara bağlar. Mahkemenin bozmaya uymayıp direnme kararı vermesi durumunda HMK m. 373/5 uyarınca inceleme öncelikle kararına direnilen Yargıtay dairesi tarafından yapılır; daire direnme kararını haklı bulmazsa dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna intikal ettirir. Hukuk Genel Kurulu tarafından verilecek nihai karara mahkemelerce uyulması zorunludur.
Davayı tamamen kazanan taraf kararı temyiz edebilir mi?
Evet, 6100 sayılı Kanun m. 361/2 gereğince davada haklı çıkmış bulunan taraf da kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunması şartıyla temyiz yoluna başvurabilir.
Yargıtay temyiz dilekçesinde ileri sürülmeyen hukuki aykırılıkları inceleyebilir mi?
Evet, 6100 sayılı Kanun m. 369/1 uyarınca Yargıtay tarafların temyiz sebepleriyle sınırlı olmaksızın kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü hususları kendiliğinden inceleme yetkisine sahiptir.
Temyiz duruşması için tebligat gideri eksik yatırılırsa ne yapılır?
Giderin eksik yatırıldığı tespit edilirse ilgilisine bir haftalık kesin süre verilir; bu süre içinde eksiklik tamamlanmadığı takdirde duruşma isteminden vazgeçilmiş sayılarak temyiz incelemesi dosya üzerinden sürdürülür.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

