Hukuk Davalarında Temyiz Kanun Yolu ve HMK Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
Hukuk Davalarında Temyiz Kanun Yolu ve HMK Esasları

Temyiz Başvurusu ve Tarafların Hukuki Yararı

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen ve kanunen temyizi mümkün nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali istemi doğrultusunda tesis edilen hükümlere karşı temyiz yoluna başvurulabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 361/1 hükmü gereğince başvuru süresi, kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 361Kaynağı aç
MADDE 361- (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.[55] (2) Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir. Temyiz edilemeyen kararlar[56]

Yargılamada aleyhine karar verilen tarafın yanı sıra davada haklı çıkmış bulunan taraf da temyiz yoluna başvurma hakkına sahiptir. 6100 sayılı Kanun m. 361/2 uyarınca, davayı kazanan tarafın temyiz yoluna yönelebilmesi hukuki yararının bulunması koşuluna bağlı kılınmıştır.

Temyiz Edilemeyen Kararlar ve Kanuni İstisnalar

Bölge adliye mahkemesi kararlarının tamamı temyiz denetimine tabi tutulamaz. 6100 sayılı Kanun m. 362/1-a gereği, kanunda öngörülen parasal kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin kararlar aleyhine temyiz yoluna gidilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 362Kaynağı aç
MADDE 362- (1) Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz: a) Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar.[57] b) Kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları ile kira ilişkisinden doğan diğer davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olanlar hariç olmak üzere 4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar. [58][59] c) (Değişik:22/7/2020-7251/39 md.) Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar. ç) Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar. d) Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili kararlar. e) Yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemeleri hâkimlerinin davayı görmeye hukuki veya fiilî engellerinin çıkması hâlinde, davanın o yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline ilişkin kararlar. f) Geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar. g) (Ek:22/7/2020-7251/39 md.) 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar. (2) Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir. Kanun yararına temyiz

Sulh hukuk mahkemelerinin görev alanına giren dava türleri bakımından da özel bir temyiz yasağı öngörülmüştür. 6100 sayılı Kanun m. 362/1-b düzenlemesi kapsamında; miktar veya değeri itibarıyla temyiz sınırını aşan kira alacağı davaları, üç aylık kira bedeli temyiz sınırının üzerinde kalan diğer kira uyuşmazlıkları ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanıp taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç tutulmak üzere, sulh hukuk mahkemesinin görevine giren işlerde bölge adliye mahkemesi kararları kesindir.

HMK m. 362/1 bentleri uyarınca; yargı çevresindeki ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisine ilişkin kararlar, yargı yeri tayini kararları, çekişmesiz yargı işleri ile hâkimin fiilî veya hukuki engeli sebebiyle davanın bir diğer mahkemeye nakline dair kararlar kesin olup temyiz edilemez. Nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda verilen kararlar da kural olarak temyiz yolu dışında kalmakta; yalnızca soybağına yönelik sonuçlar doğuran davalar bu kesinlik kuralından müstesna tutulmaktadır.

HMK m. 362/1-f ve g bentleri doğrultusunda geçici hukuki koruma talepleri hakkında verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz. Bunun yanında bölge adliye mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını esası incelemeden kaldırarak davanın yeniden görülmesi için mahkemesine göndermesine ilişkin HMK m. 353/1-a kapsamındaki kararları da temyiz denetimine kapalıdır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 353Kaynağı aç
MADDE 353- (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir: 1) Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması. 2) İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması. 3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması (…)48 4) Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması. 5) Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, (…)48 karar verilmiş olması. 6) (Değişik:22/7/2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması. b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında,[49] duruşma yapılmadan karar verilir. İnceleme

Temyiz Dilekçesinin Verilmesi ve Kıyasen Uygulanan Hükümler

Temyiz dilekçesi, hükmü tesis eden bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine ya da bozma doğrultusunda karar veren ilk derece mahkemesine sunulabileceği gibi, ilgilinin bulunduğu yerdeki bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine de iletilebilir. 6100 sayılı Kanun m. 365 gereğince kararı veren mahkemeden başka bir merciye sunulan dilekçe temyiz defterine kaydedilerek asıl mahkemeye derhal bildirilir ve başvurana harçsız bir alındı belgesi verilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 365Kaynağı aç
MADDE 365- (1) Temyiz dilekçesi, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya Yargıtayın bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilir. (2) Temyiz dilekçesi, kararı veren mahkemeden başka bir mahkemeye verilmişse temyiz defterine kaydolunur ve durum derhâl kararı temyiz edilen mahkemeye bildirilir. (3) Temyiz edene ücretsiz bir alındı belgesi verilir. Kıyas yoluyla uygulanacak hükümler

Temyiz yargılamasında istinaf kanun yolunun muhtelif usul kuralları kıyasen tatbik bulur. 6100 sayılı Kanun m. 366 uyarınca istinafa dair 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeler temyiz incelemesinde de uygulanır. Bu bağlamda kanun yoluna başvurulurken ödenmesi gereken harç ve giderlerin yatırılmadığının veya eksik kaldığının anlaşılması durumunda HMK m. 344 gereğince mahkemece bir haftalık kesin süre verilir; noksanlığın bu sürede giderilmemesi hâlinde başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 366Kaynağı aç
MADDE 366- (1) Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır. Temyizin icraya etkisi
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 344Kaynağı aç
MADDE 344- (1) İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır. Başvuru süresi

Yargıtay Tarafından Yapılan İnceleme ve Duruşma Usulü

Yargıtay temyiz incelemesinde tarafların dilekçelerinde sundukları sebeplerle bağlı değildir. 6100 sayılı Kanun m. 369/1 uyarınca temyiz mercii, kanunun açık hükmüne aykırılık tespit ettiği sair hususları da kendiliğinden ele alıp inceleme yetkisini haizdir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 369Kaynağı aç
MADDE 369- (1) Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir. (2) Yargıtay temyiz incelemesini dosya üzerinde yapar. Ancak, tüzel kişiliğin feshine veya genel kurul kararlarının iptaline, evlenmenin butlanına veya iptaline, boşanma veya ayrılığa, velayete, soybağına ve kısıtlamaya ilişkin davalarla miktar veya değeri altmışbin Türk Lirasını aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan biri temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma yapılmasını talep etmiş ise Yargıtayca bir gün belli edilerek taraflara usulen davetiye gönderilir. Tebliğ tarihi ile duruşma günü arasında en az iki hafta bulunması gerekir; taraflar gelmişlerse bu süreye bakılmaz. Tebligat gideri verilmemişse duruşma talebi dikkate alınmaz. Duruşma giderinin eksik ödenmiş olduğu anlaşılırsa, dairenin başkanı tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde duruşma talebinden vazgeçilmiş sayılacağı, duruşma isteyene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde giderler tamamlanmadığı takdirde, Yargıtay incelemesini dosya üzerinde yapar.[60] (3) Altmışbin Türk Liralık duruşma sınırının belirlenmesinde 362 nci maddenin ikinci fıkrası kıyas yoluyla uygulanır.60 (4) Yargıtay, ikinci fıkra hükmü ile bağlı olmaksızın, bilgi almak üzere resen de duruşma yapılmasına karar verebilir. (5) Duruşma günü belli edilen hâllerde Yargıtay, tarafları veya gelen tarafı dinledikten sonra, taraflardan hiçbiri gelmemiş ise dosya üzerinde inceleme yaparak kararını verir. (6) Duruşma günü kararı verilemeyen işlerin en geç bir ay içinde karara bağlanması zorunludur. (7) Kanunda ivedi olduğu bildirilen dava ve işlere ait temyiz incelemesi öncelikle yapılır. Onama kararları

Temyiz denetimi prensip olarak evrak üzerinden yürütülür. Bununla birlikte HMK m. 369/2 gereğince tüzel kişiliğin feshine, genel kurul kararlarının iptaline, evlenmenin butlanı veya iptaline, boşanma ya da ayrılığa, velayet, soybağı ve vesayete ilişkin uyuşmazlıklar ile kanunda tayin edilen miktar sınırını aşan alacak ve ayni hak davalarında taraflardan birinin talebiyle veya resen duruşma yapılmasına karar verilebilir.

Duruşma günü ile çağrı kağıdının tebliği arasında en az iki haftalık süre bırakılması kanunen şarttır. HMK m. 369/2 uyarınca tebligat gideri yatırılmamışsa duruşma istemi dikkate alınmaz; eksik gider saptanırsa bir haftalık kesin sürede tamamlanması ihtarı yapılır ve eksikliğin giderilmemesi durumunda duruşma talebinden vazgeçilmiş sayılarak dosya üzerinden incelemeye geçilir. Duruşma yapılmasına rağmen oturum günü hüküm tesis edilemeyen işlerin en geç bir ay içinde karara bağlanması zorunlu olup kanunun ivedi saydığı davalar temyizde öncelikle incelenir.

Düzelterek Onama ve Bozma Sebepleri

Temyiz edilen hükmün esası hukuka uygun bulunmakla birlikte kanunun somut olaya uygulanmasında hata edilmiş ve yeniden tahkikat yapılmasını gerektirecek bir durum kalmamışsa HMK m. 370/2 gereğince karar düzelterek onanır. Benzer şekilde tarafların kimliklerindeki maddi hatalar, hesap veya ifade yanlışlıkları ile gerekçenin kanuna uygun bulunmadığı hâllerde de düzeltme yapılarak onama verilir; ancak takdir yetkisine bağlı edimler ile esası hukuka aykırı hükümler hakkında düzelterek onama kararı verilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 370Kaynağı aç
MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır. (2) (Değişik: 31/3/2011-6217/29 md.) Temyiz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı bozulması gerektiği ve kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde Yargıtay, kararı düzelterek onayabilir. Esas yönünden kanuna uygun olmayan kararlar ile hâkimin takdir yetkisi kapsamında karara bağladığı edalar hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz. (3) Tarafların kimliklerine ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıkları hakkında da bu hüküm uygulanır. (4) Karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçe doğru bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek ve düzeltilerek onanır. Bozma sebepleri

Yargıtay tarafından kararın tamamen veya kısmen bozulabilmesi kanunda sayılan nedenlere dayanır. 6100 sayılı Kanun m. 371 uyarınca; hukukun veya sözleşme hükümlerinin yanlış tatbik edilmesi, dava şartlarına riayet edilmemesi, ispat için sunulan delillerin kanuna aykırı biçimde reddedilmesi ve hükmün sonucunu etkileyen yargılama noksanlıklarının bulunması hâllerinde gerekçeli bozma kararı verilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 371Kaynağı aç
MADDE 371- (1) Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tamamen bozar: a) Hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanmış olması. b) Dava şartlarına aykırılık bulunması. c) Taraflardan birinin davasını ispat için dayandığı delillerin kanuni bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi. ç) Karara etki eden yargılama hatası veya eksiklikleri bulunması. Yargıtay kararlarının tebliği

Bozma Kararı Sonrasında Yargılama Usulü ve Direnme

Yargıtayın bozma kararı, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddine ilişkin kararına yönelikse BAM hükmü ortadan kaldırılarak dosya kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesinin HMK m. 353/1-b kapsamında düzelterek veya yeniden esas hakkında vermiş olduğu kararın bozulması durumunda ise dosya bölge adliye mahkemesine geri yollanır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 373Kaynağı aç
MADDE 373- (1) Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir. (2) Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir. (3) Bölge adliye mahkemesi, 344 üncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir. (4) Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. (5) İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.[62] (6) (Ek: 17/4/2013-6460/1 md.) Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi, her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır. (7) Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Yargılamanın İadesi Konu

Bölge adliye mahkemesi, peşin alınmış gideri kullanmak suretiyle tarafları duruşmaya çağırıp beyanlarını dinledikten sonra Yargıtay bozmasına uyulup uyulmayacağını karara bağlar. Mahkemenin bozmaya uymayıp direnme kararı vermesi durumunda HMK m. 373/5 uyarınca inceleme öncelikle kararına direnilen Yargıtay dairesi tarafından yapılır; daire direnme kararını haklı bulmazsa dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna intikal ettirir. Hukuk Genel Kurulu tarafından verilecek nihai karara mahkemelerce uyulması zorunludur.

Davayı tamamen kazanan taraf kararı temyiz edebilir mi?

Evet, 6100 sayılı Kanun m. 361/2 gereğince davada haklı çıkmış bulunan taraf da kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunması şartıyla temyiz yoluna başvurabilir.

Yargıtay temyiz dilekçesinde ileri sürülmeyen hukuki aykırılıkları inceleyebilir mi?

Evet, 6100 sayılı Kanun m. 369/1 uyarınca Yargıtay tarafların temyiz sebepleriyle sınırlı olmaksızın kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü hususları kendiliğinden inceleme yetkisine sahiptir.

Temyiz duruşması için tebligat gideri eksik yatırılırsa ne yapılır?

Giderin eksik yatırıldığı tespit edilirse ilgilisine bir haftalık kesin süre verilir; bu süre içinde eksiklik tamamlanmadığı takdirde duruşma isteminden vazgeçilmiş sayılarak temyiz incelemesi dosya üzerinden sürdürülür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu