HMK Madde 214 Sahtelik Kararlarının Karşılıklı Etkisi

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 214 Sahtelik Kararlarının Karşılıklı Etkisi

HMK Madde 214 Kapsamı ve Kanuni Temeli

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 214. maddesi, sahtelik iddiası karşısında hukuk ve ceza mahkemelerince verilen kararların karşılıklı etkisini hükme bağlamaktadır. Bu düzenleme, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda ayrı maddeler altında yer alan kuralların tek bir maddede toplanması ve dilinin günümüz Türkçesine uyarlanması suretiyle meydana getirilmiştir.

Hukuk Mahkemesinin Belgenin Sahte Olmadığına İlişkin Kararı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 214. maddesinin birinci fıkrasına göre, bir belgenin sahte olmadığı yönünde hukuk mahkemesince tesis edilen hüküm kesinleştiğinde, ceza yargılamasında aynı belgeye ilişkin sahtelik iddiası dinlenmemektedir. Kanun koyucu bu düzenlemeyle, belgenin sıhhatine dair kesinleşmiş hukuk mahkemesi kararının ceza mahkemesindeki sahtelik iddiasının dinlenmesini önleyeceğini hüküm altına almıştır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 214Kaynağı aç
MADDE 214- (1) Belgenin sahte olmadığına dair hukuk mahkemesince verilen karar kesinleştikten sonra, söz konusu belge hakkında ceza mahkemesinde de sahtelik iddiası dinlenmez. (2) Ceza mahkemesince belgeyi düzenleyen hakkında ceza verilmesine yer olmadığı ya da beraat kararı verilmiş olması, hukuk mahkemesinin belgenin sahteliğini incelemesini engellemez. Belgelerin halefler aleyhine kullanılması ve adi senetlerin üçüncü kişiler için hüküm ifade etmesi[23]

Senetlerin ispat gücünü düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 205. maddesi uyarınca, mahkeme önünde kabul edilen veya inkâr eden taraftan çıktığı mahkemece tespit edilen adi senetler, aksine delil getirilmedikçe kesin delil niteliği taşır. Aynı madde kapsamında, mevzuata uygun biçimde güvenli elektronik imza vasıtasıyla oluşturulan elektronik veriler de senet sayılmaktadır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 205Kaynağı aç
MADDE 205- (1) Mahkeme huzurunda ikrar olunan veya mahkemece inkâr edenden sadır olduğu kabul edilen adi senetler, aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılırlar. (2) Usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik veriler, senet hükmündedir. (3) Hâkim, mahkemeye delil olarak sunulan elektronik imzalı belgenin, güvenli elektronik imza ile oluşturulmuş olup olmadığını resen inceler. İmza atamayanların durumu[21]

Ceza Mahkemesinin Beraat veya Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 214. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında, belgeyi tanzim eden kişi hakkında ceza yargılamasında beraat hükmü kurulması veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, hukuk yargılamasında belgenin sahteliğinin incelenmesine mani teşkil etmez. Dolayısıyla ceza davasında bu tür kararlar verilmiş olsa bile hukuk hâkimi belgenin sahteliği yönündeki iddiayı incelemeye devam edebilir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin E. 2014/4567, K. 2014/23222 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta, resmi belgede sahtecilik iddiasıyla açılan ceza davasında zamanaşımı nedeniyle beraat kararı verilmiş olmasının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 214. maddesi uyarınca eldeki davada sahteliğin araştırılmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.

Sahtelik İncelemesinde Ceza Dosyası ve Bilirkişi İncelemesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/14880, K. 2016/9206 sayılı kararına konu olayda, dava konusu senede ilişkin sahtelik iddiasının ceza davasında da ileri sürüldüğü gözetilerek, ceza dosyasının getirtilmesi, kararın kesinleşme durumunun tespiti ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 214. maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğine işaret edilmiş; ayrıca fotokopi belge üzerinden yapılan imza incelemesinin somut uyuşmazlıktaki sahtelik iddiasını çözmeye elverişli olmadığı vurgulanmıştır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2013/8984, K. 2013/22912 sayılı kararında, davaya konu kredi sözleşmesindeki imza incelemesinde mukayese evraklarının sözleşmeye yakın tarihlerdeki belgelerden seçilmesi ve lüzumu halinde ceza dosyasının getirtilerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 214. maddesi uyarınca davaya etkisinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/8984, K. 2013/22912Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2013/8984 E.  ,  2013/22912 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.02.2013 tarih ve 2008/151-2013/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların kullanmış oldukları kredinin ödenmemesi üzerine … noterliğinden ihtarname çekildiğini, borcun ödenmediğini, toplam 9.999,36 TL alacak için … 1. İcra Müdürlüğü 2007/50 Esas nolu dosyadan ilamsız icra takibine geçildiğini, ancak davalıların takibe itiraz ettiklerini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek 8.889,07 TL asıl alacağa 14.12.2006 tarihinden itibaren işletilecek %28,6 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si ve noter masrafı ile davalardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar imzaların kendilerine ait olmadığını, davacıya borçlarının olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın davaya konu sözleşmedeki imzaların … ve …'a ait olmadığı, …'a ait olup olmadığının ise bilinemediği yönünde tespit yaptığı, adli tıp raporundaki belirsizliğin borçlu … lehine yorumlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece hükme dayanak yapılan, 01.10.2012 havale tarihli 25.09.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nca hazırlanmış raporda, 11.07.2006 tarihli Ziraat Bankası bireysel kredi sözleşmesinin inceleme konusu yapıldığı anlaşılmaktadır. Oysa, davacı vekilince … Noterliği'nden çekilen 14.12.2006 tarih ve 861 nolu ihtarnameye dayalı olarak alacak davası açılmış ve ihtarnameye 02.05.2005 tarihli kredi sözleşmesi konu edilmiştir. Buna göre, mahkemece davaya konu kredi sözleşmesi üzerinde imza incelemesi yaptırılması, mukayese evraklarının bu kredi sözleşmesine yakın tarihlerde düzenlenmiş evraklardan seçilmesi, gerekirse ceza dosyasının getirtilerek HMK'nın 214. maddesi çerçevesinde davaya etkisi üzerinde durulması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı veklinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/8865, K. 2015/12390 sayılı kararında, inkâr edilen imza hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca inceleme yapılmaksızın ceza soruşturmasında alınan ve kesin kanaat içermeyen bilirkişi raporuna dayanılması, aynı Kanun'un 214. maddesinin ikinci fıkrası karşısında eksik inceleme sayılmış; önceki imza örneklerinin toplanarak ve duruşmada imza örnekleri alınarak yeni rapor düzenlenmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

HMK Madde 211 Uyarınca Sahtelik İncelemesinin Usulü

Bir belgenin sahteliği iddia edildiğinde, karşı tarafın açıklamaları da gözetilerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 211. maddesindeki kanuni sıra takip edilir. Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra kanaat edinememişse, duruşmada bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Bu aşamada da kesin kanaat oluşmaması halinde karşılaştırma evrakları getirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırılır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 211Kaynağı aç
MADDE 211- (1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir. Sahte senedin iptali

İsticvap çağrısına uyulmaması kanunen kesin sonuç doğurur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 211. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, isticvap için mahkemeye davet edilen taraf belirtilen günde hazır bulunmazsa, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır ve bu yasal sonuç ilgilisine çıkarılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hukuk mahkemesinde belgenin sahte olmadığı kesinleşirse ceza davasında sahtelik öne sürülebilir mi?

Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 214. maddesinin birinci fıkrasına göre belgenin sahte olmadığına dair hukuk mahkemesince verilen karar kesinleştikten sonra aynı belge hakkında ceza mahkemesinde de sahtelik iddiası dinlenmez.

Ceza mahkemesinden beraat kararı çıkması hukuk hakiminin sahtelik incelemesini engeller mi?

Hayır, ceza mahkemesince belgeyi düzenleyen hakkında beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş olması, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 214. maddesinin ikinci fıkrası gereğince hukuk mahkemesinin belgenin sahteliğini incelemesine engel olmaz.

Ceza davasında zamanaşımı sebebiyle beraat verilmesi hukuk davasını nasıl etkiler?

Yargıtay kararına göre, resmi belgede sahtecilik davasında zamanaşımı nedeniyle beraat kararı verilmiş olması, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 214. maddesi uyarınca hukuk mahkemesince sahtelik incelemesi yapılmasına engel teşkil etmemektedir.

Fotokopi belge üzerinden imza incelemesi yapılabilir mi?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin konuya ilişkin kararında, fotokopi belge üzerinde gerçekleştirilen imza incelemesinin uyuşmazlıktaki sahtelik iddiasını çözmeye elverişli bulunmadığı belirtilmiştir.

İmza inkârı üzerine isticvaba çağrılan kişi duruşmaya katılmazsa ne olur?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca, bu sonucun kendisine çıkarılacak davetiyede ayrıca ihtar edilmiş olması şartıyla, belirlenen günde mazeretsiz hazır bulunmayan taraf inkâr ettiği belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu