Bilirkişinin Yasaklılığı ve Görevden Alınması Esasları
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 272. maddesinin birinci fıkrası gereğince hâkimlerin yasaklılığına ve reddine dair kurallar bilirkişiler yönünden de geçerlidir. Ancak bilirkişinin aynı dava veya işte daha evvel tanık sıfatıyla dinlenmiş bulunması ret gerekçesi oluşturmaz. Kanun'un 34. maddesinde sayılan durumlar bilirkişinin görevi bakımından yasaklılık hallerini meydana getirir. Bu çerçevede bilirkişinin şahsına ait olan ya da doğrudan yahut dolaylı ilgisinin bulunduğu uyuşmazlıklar ile boşanma gerçekleşmiş olsa dahi eşinin, kendisinin veya eşinin altsoy yahut üstsoyunun, evlatlığının, üçüncü derece dahil kan ya da evlilik bağı kalksa bile kayın hısımlarının, nişanlısının ve taraflardan birinin kanuni temsilcisi, vekili, vasisi, kayyımı veya yasal danışmanı olduğu davalarda görev üstlenilemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 272Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 34Kaynağı aç
Hâkimler hakkındaki yasaklılık sebeplerinden birinin bilirkişinin şahsında gerçekleşmesi durumunda mahkeme, hüküm verilinceye kadar her zaman bilirkişiyi resen görevden alabileceği gibi bilirkişi de görevden alınmasını talep edebilir. Ret hallerinde mahkemenin resen hareket etmesi öngörülmemişken, yasaklılık durumunda mahkemenin hüküm verilinceye kadar kendiliğinden müdahale yetkisi bulunmaktadır.
Bilirkişinin Reddi Sebepleri ve Talebin İleri Sürülmesi
Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde taraflar hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. 6100 sayılı Kanun'un 36. maddesinde özellikle belirtilen ret sebepleri arasında davada iki taraftan birine öğüt verilmiş ya da yol gösterilmiş olması, kanunen gerekmediği hâlde görüş açıklanması, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş ya da hâkim, hakem, arabulucu veya uzlaştırmacı sıfatıyla hareket edilmiş bulunması, davanın dördüncü derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması veya taraflardan biriyle dava ya da düşmanlık bulunması yer alır. 272. maddenin birinci fıkrasındaki özel istisna gereğince, bilirkişinin aynı davada daha önce tanık olarak dinlenmiş bulunması bu kapsamda bir ret sebebi oluşturmaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 36Kaynağı aç
Bilirkişinin şahsında ret sebeplerinden birinin bulunması halinde taraflarca ret istenebileceği gibi bilirkişi de bizzat çekilebilir. Bu doğrultudaki talebin sebebin öğrenilmesinden itibaren bir hafta içinde ileri sürülmesi aranmakta olup ret sebeplerinin ispatında yemin deliline başvurulamaz. Ret isteminde 36. maddede öngörülen nedenlerin somut olarak ortaya konulması gerekir.
Taleplerin İncelenmesi Usulü ve Kanun Yolu
Bilirkişinin görevden alınması, ret ve bilirkişinin kendisini reddetmesine yönelik talep, bilirkişiyi görevlendiren mahkemece dosya üzerinden incelenir ve karara bağlanır. Kabule ilişkin kararlar kesindir. Redde ilişkin kararlara karşı ise ancak esas hakkındaki kararla birlikte kanun yoluna başvurulabilir.
Yargılama sırasında taraflar sonradan öğrendikleri veya yeni meydana çıkan ret sebebine dayanarak bilirkişi raporuna itiraz edebilir ve yeni bir bilirkişi seçilmesini isteyebilirler. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/8348 Esas, 2022/3742 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, mahkemenin bilirkişinin reddi mahiyetindeki bu itirazları incelemesi ve yerinde gördüğü takdirde başka bir bilirkişiden usulüne uygun şekilde yeniden rapor alarak karar vermesi gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/8348, K. 2022/3742Kaynağı aç
Tarafsızlığın Zedelenmesi ve Vekillik Durumu
Bilirkişinin davanın taraflarından biri aleyhine diğer mahkemelerde vekil sıfatıyla davalarının bulunması durumunda, davanın taraflarıyla ilişkisi bulunmayan başka bir bilirkişinin seçilmesi gerekmektedir. Kanun'un 272. maddesinin üçüncü fıkrasında ret talebinin öğrenilmeden itibaren en geç bir hafta içinde yapılması şartı düzenlenmiş olmakla birlikte, yargılama aşamasında ret istenmemiş olsa dahi bilirkişinin taraf aleyhine vekilliği nedeniyle tarafsızlığının zedelendiği iddiasının kanun yolunda ileri sürüldüğü somut uyuşmazlıklarda da tarafsızlık ilkesi kapsamında bozma yönüne gidilebilmektedir.
Bilirkişinin aynı davada daha önce tanık dinlenmiş olması ret sebebi midir?
Hayır, HMK m. 272/1 uyarınca bilirkişinin aynı dava veya işte daha önceden tanık olarak dinlenmiş bulunması ret sebebi teşkil etmez.
Bilirkişinin reddi talebi hangi süre içinde yapılmalıdır?
Ret talebinin veya bilirkişinin kendisini reddetmesinin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmış olması şarttır.
Ret sebeplerinin ispatında yemin teklif edilebilir mi?
Hayır, HMK m. 272/3 uyarınca bilirkişinin ret sebeplerinin ispatı için yemin teklif edilemez.
Bilirkişinin reddi talebinin reddedilmesi halinde ayrı bir kanun yoluna başvurulabilir mi?
Hayır, ret talebinin reddine ilişkin kararlara karşı tek başına başvurulamaz; bu kararlara karşı ancak uyuşmazlığın esası hakkındaki kararla birlikte kanun yoluna başvurulabilir.
Bilirkişi raporu geldikten sonra öğrenilen ret sebebi ileri sürülebilir mi?
Evet, taraflar sonradan öğrendikleri veya yeni meydana çıkan ret sebebine dayanarak bilirkişi raporuna itiraz edebilir ve itiraz haklı görülürse mahkemece başka bir bilirkişiden yeniden rapor alınması gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

