Temyiz, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin nihai kararlarına karşı hukuka uygunluk denetiminin gerçekleştirildiği olağan bir kanun yoludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 361 çerçevesinde bu hukuki denetim yüksek mahkeme sıfatıyla Yargıtay tarafından yürütülür. Temyiz aşamasında Yargıtay, kanun hükümlerinin somut uyuşmazlığa ve mevcut delillerle sabit kabul edilen maddi vakıaya doğru uygulanıp uygulanmadığını inceler. Temyiz mercii yeni delil toplama, tanık dinleme veya keşif icra etme yetkisine sahip değildir. İstinaf ve temyiz sisteminin yerleşmesi neticesinde hukuk yargılamasında karar düzeltme kanun yolu kaldırılmıştır.
Temyiz Başvuru Süresi ve Dilekçenin Sunulması Usulü
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine tesis edilen hükümlere karşı temyiz süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesi gereğince mahkeme kararının hüküm sonucunda yargılama giderleriyle birlikte varsa kanun yolları ve buna ilişkin başvuru süresinin açık biçimde yer alması zorunludur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 297Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 361Kaynağı aç
Temyiz istemi mahkemeye sunulan bir dilekçeyle başlatılır ve bu dilekçeye karşı taraf sayısı kadar örnek eklenir. Temyiz dilekçesinin posta aracılığıyla gönderilmesi de mümkündür; ancak bu durumda başvuru anı dilekçenin postaya verildiği gün değil, mahkemeye ulaşıp temyiz defterine kaydedildiği tarihtir. Bu sebeple dilekçenin postaya verilmiş olması temyiz süresinin kesilmesini sağlamaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 364Kaynağı aç
Temyiz dilekçesinde kanunun aradığı bazı şekli koşullarda noksanlık bulunsa dahi, başvuruyu yapanın kimliği, imzası ve aleyhine kanun yoluna başvurulan hükmün ne olduğunu yeteri kadar ortaya koyan kayıtlar yer alıyorsa dilekçe reddedilmeksizin temyiz denetimi yapılır.
Temyiz Hakkı ve Katılma Yoluyla Temyiz Şartları
Davada tamamen veya kısmen haklı çıkmış taraf da hukuki yararı bulunması koşuluyla temyiz başvurusunda bulunabilir. İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan taraf kural olarak temyiz hakkından mahrum kalır. Ancak diğer tarafın istinaf başvurusu neticesinde bölge adliye mahkemesince aleyhine yeni bir hüküm tesis edilmişse, bu taraf hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yolunu kullanabilir.
Kanuni başvuru süresini geçirmiş olan taraf, diğer tarafın temyiz dilekçesine vereceği cevap yoluyla hükmü katılma yoluyla temyiz edebilir. Bu haktan yararlanılabilmesi için asıl temyiz başvurusunun süresinde yapılmış olması ve kararın temyizi kabil nitelik taşıması şarttır. Bununla beraber asıl temyiz eden taraf başvurusundan feragat ederse veya bu asıl talep esasa girilmeden reddedilirse, katılma yoluyla başvuran tarafın temyiz istemi de reddedilir.
Temyiz Edilemeyen Kesin Kararlar ve İstisnalar
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362 uyarınca miktar veya değeri kırk bin Türk lirasını geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur; ancak karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 362Kaynağı aç
Maddi kesinlik sınırının yanı sıra kanunda tahdidi olarak sayılan belirli uyuşmazlıklarda da bölge adliye mahkemesi kararları kesindir. Kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları, üç aylık kira tutarı kesinlik sınırını aşan diğer kira davaları ve Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanıp taşınmazın aynına ilişkin olan uyuşmazlıklar ayrık olmak üzere, sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren davalar temyiz edilemez. Aynı şekilde yargı çevresi içindeki görev ve yetki kararları, yargı yeri tayini, çekişmesiz yargı işleri, soybağıyla bağlantılı sonuç doğuranlar hariç nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davaları, hakimin hukuki veya fiilî engeli nedeniyle davanın nakli kararları ile geçici hukuki koruma tedbirlerine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları kesin niteliktedir. Bölge adliye mahkemesinin usul eksiklikleri sebebiyle esasa girmeden kararı kaldırarak dosyanın mahkemesine iadesine dair kararları aleyhine de temyize başvurulamaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 353Kaynağı aç
Temyiz İncelemesinin Usulü ve Duruşma Koşulları
Yargıtay temyiz incelemesi sırasında taraflarca dilekçelerde ileri sürülen temyiz sebepleriyle bağlı değildir; kanunun açık hükmüne aykırılık tespit ettiği diğer hususları da kendiliğinden ele alır. Kanunda ivedi olduğu hükme bağlanan dava ve işlere dair temyiz incelemeleri ise öncelikli olarak yerine getirilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 369Kaynağı aç
Temyiz denetimi kural olarak dosya üzerinden gerçekleştirilir. Bununla birlikte tüzel kişiliğin feshine, genel kurul kararlarının iptaline, evlenmenin butlanına veya iptaline, boşanma veya ayrılığa, velayete, soybağına, kısıtlamaya ilişkin davalar ile miktar veya değeri altmış bin Türk lirasını aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan biri duruşma talebinde bulunmuşsa duruşma günü tayin edilir. Altmış bin Türk liralık duruşma sınırının belirlenmesinde kanunun kesinlik sınırına dair hükümleri kıyasen uygulanır. Yargıtay kanuni sınırlamalara bağlı kalmaksızın bilgi almak amacıyla kendiliğinden de duruşma yapılmasına hükmedebilir.
Duruşmalı incelemede tebliğ tarihi ile duruşma günü arasında en az iki haftalık sürenin yer alması zorunludur; ancak taraflar duruşmaya gelmişlerse bu süre gözetilmez. Duruşma giderinin noksan yatırıldığı hallerde verilen bir haftalık kesin sürede eksiklik tamamlanmazsa duruşma isteminden vazgeçilmiş sayılarak inceleme dosya üzerinden sürdürülür. Duruşma günü tayin edilen dosyalarda taraflar dinlenir; taraflardan hiçbiri gelmezse inceleme yine dosya üzerinden yapılarak neticelendirilir. Duruşma günü karara bağlanamayan dava ve işlerin en geç bir ay içinde karara bağlanması zorunludur.
Bozma Sebepleri ve Bozma Sonrası Yargılama Süreci
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371 gereğince Yargıtay; hukukun veya taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin yanlış uygulanması, dava şartlarına aykırılık bulunması, ispat için dayanılan delillerin kanuni bir neden bulunmaksızın kabul edilmemesi ve hükme etki eden yargılama hatası veya eksikliklerinin varlığı hallerinde gerekçe göstererek kararı bozar.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 371Kaynağı aç
Yargıtay tarafından verilen bozma kararı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkinse, bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya kararı veren ilk derece mahkemesine ya da uygun görülen diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği kararın bozulması halinde ise dosya kararı veren bölge adliye mahkemesine veya uygun görülecek başka bir bölge adliye mahkemesine tevdi edilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 373Kaynağı aç
Bozma sonrasında dosyayı alan bölge adliye mahkemesi, peşin alınmış gideri kullanarak tarafları kendiliğinden duruşmaya davet edip dinledikten sonra bozma kararına uyulup uyulmayacağını karara bağlar. İlk derece mahkemesince bozmaya uygun karar ihdas edilmesi durumunda bu yeni karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.
Direnme Usulü ve İcra Takibine Etkisi
İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi halinde inceleme öncelikle kararına direnilen Yargıtay dairesince yapılır. Daire direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; aksi halde dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir. Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis edilen kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak biçimde bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi her hâlde Hukuk Genel Kurulunca gerçekleştirilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara alt derece mahkemelerinin uyması kanunen zorunludur.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 364 uyarınca bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen temyizi kabil icra kararlarına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna gidilebilir. İcra takipleri bakımından temyiz yoluna başvurulması kural olarak satış işlemi dışındaki takip ve icra işlemlerini durdurmaz.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 364Kaynağı aç
Temyiz başvuru süresi ne kadardır?
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin temyizi kabil nihai kararlarına karşı temyiz süresi kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.
Temyiz aşamasında yeni delil veya tanık dinletilebilir mi?
Temyiz incelemesinde Yargıtay yalnızca hukuki denetim icra eder; yeni delil toplayamaz, tanık dinleyemez ve keşif yapamaz.
Temyiz başvurusu icra takip işlemlerini durdurur mu?
İcra ve İflas Kanunu uyarınca temyiz yoluna başvurulması takip işlemlerini durdurmaz, yalnızca satış işlemlerini durdurur.
Çekişmesiz yargı kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvurulabilir mi?
Çekişmesiz yargı işlerine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları kesin nitelikte olup aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Temyiz duruşması hangi şartlarda talep edilebilir?
Evlenmenin butlanı, boşanma, velayet, soybağı gibi belirli aile ve şahsın hukuku davaları ile miktar veya değeri altmış bin Türk lirasını aşan alacak ve ayın davalarında taraflar temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma talep edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

