Hukuk Davalarında Temyiz Kanun Yolu ve İnceleme Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Hukuk Davalarında Temyiz Kanun Yolu ve İnceleme Usulü

Temyiz, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin nihai kararlarına karşı hukuka uygunluk denetiminin gerçekleştirildiği olağan bir kanun yoludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 361 çerçevesinde bu hukuki denetim yüksek mahkeme sıfatıyla Yargıtay tarafından yürütülür. Temyiz aşamasında Yargıtay, kanun hükümlerinin somut uyuşmazlığa ve mevcut delillerle sabit kabul edilen maddi vakıaya doğru uygulanıp uygulanmadığını inceler. Temyiz mercii yeni delil toplama, tanık dinleme veya keşif icra etme yetkisine sahip değildir. İstinaf ve temyiz sisteminin yerleşmesi neticesinde hukuk yargılamasında karar düzeltme kanun yolu kaldırılmıştır.

Temyiz Başvuru Süresi ve Dilekçenin Sunulması Usulü

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine tesis edilen hükümlere karşı temyiz süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesi gereğince mahkeme kararının hüküm sonucunda yargılama giderleriyle birlikte varsa kanun yolları ve buna ilişkin başvuru süresinin açık biçimde yer alması zorunludur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 297Kaynağı aç
MADDE 297- (1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hükmün yazılması
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 361Kaynağı aç
MADDE 361- (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.[55] (2) Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir. Temyiz edilemeyen kararlar[56]

Temyiz istemi mahkemeye sunulan bir dilekçeyle başlatılır ve bu dilekçeye karşı taraf sayısı kadar örnek eklenir. Temyiz dilekçesinin posta aracılığıyla gönderilmesi de mümkündür; ancak bu durumda başvuru anı dilekçenin postaya verildiği gün değil, mahkemeye ulaşıp temyiz defterine kaydedildiği tarihtir. Bu sebeple dilekçenin postaya verilmiş olması temyiz süresinin kesilmesini sağlamaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 364Kaynağı aç
MADDE 364- (1) Temyiz, dilekçe ile yapılır ve dilekçeye, karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. (2) Temyiz dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Temyiz eden ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresleri. b) Bunların varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri. c) Temyiz edilen kararın hangi bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinden verilmiş olduğu, tarihi ve sayısı. ç) Yargıtayın bozma kararı üzerine, bozmaya uygun olarak ilk derece mahkemesince verilen yeni kararın veya direnme kararına karşı temyizde direnme kararının, hangi mahkemeye ait olduğu, tarihi ve sayısı. d) İlamın temyiz edene tebliğ edildiği tarih. e) Kararın özeti. f) Temyiz sebepleri ve gerekçesi. g) Duruşma istenmesi hâlinde bu istek. ğ) Temyiz edenin veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzası. (3) Temyiz dilekçesinin, temyiz edenin kimliği ve imzasıyla temyiz olunan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması hâlinde, diğer şartlar bulunmasa bile reddolunmayıp temyiz incelemesi yapılır. Temyiz dilekçesinin verilmesi

Temyiz dilekçesinde kanunun aradığı bazı şekli koşullarda noksanlık bulunsa dahi, başvuruyu yapanın kimliği, imzası ve aleyhine kanun yoluna başvurulan hükmün ne olduğunu yeteri kadar ortaya koyan kayıtlar yer alıyorsa dilekçe reddedilmeksizin temyiz denetimi yapılır.

Temyiz Hakkı ve Katılma Yoluyla Temyiz Şartları

Davada tamamen veya kısmen haklı çıkmış taraf da hukuki yararı bulunması koşuluyla temyiz başvurusunda bulunabilir. İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan taraf kural olarak temyiz hakkından mahrum kalır. Ancak diğer tarafın istinaf başvurusu neticesinde bölge adliye mahkemesince aleyhine yeni bir hüküm tesis edilmişse, bu taraf hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yolunu kullanabilir.

Kanuni başvuru süresini geçirmiş olan taraf, diğer tarafın temyiz dilekçesine vereceği cevap yoluyla hükmü katılma yoluyla temyiz edebilir. Bu haktan yararlanılabilmesi için asıl temyiz başvurusunun süresinde yapılmış olması ve kararın temyizi kabil nitelik taşıması şarttır. Bununla beraber asıl temyiz eden taraf başvurusundan feragat ederse veya bu asıl talep esasa girilmeden reddedilirse, katılma yoluyla başvuran tarafın temyiz istemi de reddedilir.

Temyiz Edilemeyen Kesin Kararlar ve İstisnalar

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362 uyarınca miktar veya değeri kırk bin Türk lirasını geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur; ancak karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 362Kaynağı aç
MADDE 362- (1) Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz: a) Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar.[57] b) Kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları ile kira ilişkisinden doğan diğer davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olanlar hariç olmak üzere 4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar. [58][59] c) (Değişik:22/7/2020-7251/39 md.) Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar. ç) Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar. d) Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili kararlar. e) Yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemeleri hâkimlerinin davayı görmeye hukuki veya fiilî engellerinin çıkması hâlinde, davanın o yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline ilişkin kararlar. f) Geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar. g) (Ek:22/7/2020-7251/39 md.) 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar. (2) Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir. Kanun yararına temyiz

Maddi kesinlik sınırının yanı sıra kanunda tahdidi olarak sayılan belirli uyuşmazlıklarda da bölge adliye mahkemesi kararları kesindir. Kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları, üç aylık kira tutarı kesinlik sınırını aşan diğer kira davaları ve Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanıp taşınmazın aynına ilişkin olan uyuşmazlıklar ayrık olmak üzere, sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren davalar temyiz edilemez. Aynı şekilde yargı çevresi içindeki görev ve yetki kararları, yargı yeri tayini, çekişmesiz yargı işleri, soybağıyla bağlantılı sonuç doğuranlar hariç nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davaları, hakimin hukuki veya fiilî engeli nedeniyle davanın nakli kararları ile geçici hukuki koruma tedbirlerine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları kesin niteliktedir. Bölge adliye mahkemesinin usul eksiklikleri sebebiyle esasa girmeden kararı kaldırarak dosyanın mahkemesine iadesine dair kararları aleyhine de temyize başvurulamaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 353Kaynağı aç
MADDE 353- (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir: 1) Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması. 2) İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması. 3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması (…)48 4) Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması. 5) Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, (…)48 karar verilmiş olması. 6) (Değişik:22/7/2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması. b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında,[49] duruşma yapılmadan karar verilir. İnceleme

Temyiz İncelemesinin Usulü ve Duruşma Koşulları

Yargıtay temyiz incelemesi sırasında taraflarca dilekçelerde ileri sürülen temyiz sebepleriyle bağlı değildir; kanunun açık hükmüne aykırılık tespit ettiği diğer hususları da kendiliğinden ele alır. Kanunda ivedi olduğu hükme bağlanan dava ve işlere dair temyiz incelemeleri ise öncelikli olarak yerine getirilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 369Kaynağı aç
MADDE 369- (1) Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir. (2) Yargıtay temyiz incelemesini dosya üzerinde yapar. Ancak, tüzel kişiliğin feshine veya genel kurul kararlarının iptaline, evlenmenin butlanına veya iptaline, boşanma veya ayrılığa, velayete, soybağına ve kısıtlamaya ilişkin davalarla miktar veya değeri altmışbin Türk Lirasını aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan biri temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma yapılmasını talep etmiş ise Yargıtayca bir gün belli edilerek taraflara usulen davetiye gönderilir. Tebliğ tarihi ile duruşma günü arasında en az iki hafta bulunması gerekir; taraflar gelmişlerse bu süreye bakılmaz. Tebligat gideri verilmemişse duruşma talebi dikkate alınmaz. Duruşma giderinin eksik ödenmiş olduğu anlaşılırsa, dairenin başkanı tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde duruşma talebinden vazgeçilmiş sayılacağı, duruşma isteyene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde giderler tamamlanmadığı takdirde, Yargıtay incelemesini dosya üzerinde yapar.[60] (3) Altmışbin Türk Liralık duruşma sınırının belirlenmesinde 362 nci maddenin ikinci fıkrası kıyas yoluyla uygulanır.60 (4) Yargıtay, ikinci fıkra hükmü ile bağlı olmaksızın, bilgi almak üzere resen de duruşma yapılmasına karar verebilir. (5) Duruşma günü belli edilen hâllerde Yargıtay, tarafları veya gelen tarafı dinledikten sonra, taraflardan hiçbiri gelmemiş ise dosya üzerinde inceleme yaparak kararını verir. (6) Duruşma günü kararı verilemeyen işlerin en geç bir ay içinde karara bağlanması zorunludur. (7) Kanunda ivedi olduğu bildirilen dava ve işlere ait temyiz incelemesi öncelikle yapılır. Onama kararları

Temyiz denetimi kural olarak dosya üzerinden gerçekleştirilir. Bununla birlikte tüzel kişiliğin feshine, genel kurul kararlarının iptaline, evlenmenin butlanına veya iptaline, boşanma veya ayrılığa, velayete, soybağına, kısıtlamaya ilişkin davalar ile miktar veya değeri altmış bin Türk lirasını aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan biri duruşma talebinde bulunmuşsa duruşma günü tayin edilir. Altmış bin Türk liralık duruşma sınırının belirlenmesinde kanunun kesinlik sınırına dair hükümleri kıyasen uygulanır. Yargıtay kanuni sınırlamalara bağlı kalmaksızın bilgi almak amacıyla kendiliğinden de duruşma yapılmasına hükmedebilir.

Duruşmalı incelemede tebliğ tarihi ile duruşma günü arasında en az iki haftalık sürenin yer alması zorunludur; ancak taraflar duruşmaya gelmişlerse bu süre gözetilmez. Duruşma giderinin noksan yatırıldığı hallerde verilen bir haftalık kesin sürede eksiklik tamamlanmazsa duruşma isteminden vazgeçilmiş sayılarak inceleme dosya üzerinden sürdürülür. Duruşma günü tayin edilen dosyalarda taraflar dinlenir; taraflardan hiçbiri gelmezse inceleme yine dosya üzerinden yapılarak neticelendirilir. Duruşma günü karara bağlanamayan dava ve işlerin en geç bir ay içinde karara bağlanması zorunludur.

Bozma Sebepleri ve Bozma Sonrası Yargılama Süreci

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 371 gereğince Yargıtay; hukukun veya taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin yanlış uygulanması, dava şartlarına aykırılık bulunması, ispat için dayanılan delillerin kanuni bir neden bulunmaksızın kabul edilmemesi ve hükme etki eden yargılama hatası veya eksikliklerinin varlığı hallerinde gerekçe göstererek kararı bozar.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 371Kaynağı aç
MADDE 371- (1) Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tamamen bozar: a) Hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanmış olması. b) Dava şartlarına aykırılık bulunması. c) Taraflardan birinin davasını ispat için dayandığı delillerin kanuni bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi. ç) Karara etki eden yargılama hatası veya eksiklikleri bulunması. Yargıtay kararlarının tebliği

Yargıtay tarafından verilen bozma kararı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkinse, bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya kararı veren ilk derece mahkemesine ya da uygun görülen diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği kararın bozulması halinde ise dosya kararı veren bölge adliye mahkemesine veya uygun görülecek başka bir bölge adliye mahkemesine tevdi edilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 373Kaynağı aç
MADDE 373- (1) Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir. (2) Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir. (3) Bölge adliye mahkemesi, 344 üncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir. (4) Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. (5) İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.[62] (6) (Ek: 17/4/2013-6460/1 md.) Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi, her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır. (7) Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Yargılamanın İadesi Konu

Bozma sonrasında dosyayı alan bölge adliye mahkemesi, peşin alınmış gideri kullanarak tarafları kendiliğinden duruşmaya davet edip dinledikten sonra bozma kararına uyulup uyulmayacağını karara bağlar. İlk derece mahkemesince bozmaya uygun karar ihdas edilmesi durumunda bu yeni karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.

Direnme Usulü ve İcra Takibine Etkisi

İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi halinde inceleme öncelikle kararına direnilen Yargıtay dairesince yapılır. Daire direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; aksi halde dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir. Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis edilen kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak biçimde bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi her hâlde Hukuk Genel Kurulunca gerçekleştirilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara alt derece mahkemelerinin uyması kanunen zorunludur.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 364 uyarınca bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen temyizi kabil icra kararlarına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna gidilebilir. İcra takipleri bakımından temyiz yoluna başvurulması kural olarak satış işlemi dışındaki takip ve icra işlemlerini durdurmaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 364Kaynağı aç
Madde 364- (Değişik: 2/3/2005-5311/25 md.) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen ve miktar veya değeri elli sekiz bin sekiz yüz Türk lirasını geçen nihaî kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.[138] (Değişik cümle:2/3/2024-7499/3 md.) Birinci fıkrada belirtilen kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır. Bu durumda da 363 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri uygulanır. Temyiz yoluna başvurma, satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz. İstinaf dilekçesinin reddi[139]
Temyiz başvuru süresi ne kadardır?

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin temyizi kabil nihai kararlarına karşı temyiz süresi kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.

Temyiz aşamasında yeni delil veya tanık dinletilebilir mi?

Temyiz incelemesinde Yargıtay yalnızca hukuki denetim icra eder; yeni delil toplayamaz, tanık dinleyemez ve keşif yapamaz.

Temyiz başvurusu icra takip işlemlerini durdurur mu?

İcra ve İflas Kanunu uyarınca temyiz yoluna başvurulması takip işlemlerini durdurmaz, yalnızca satış işlemlerini durdurur.

Çekişmesiz yargı kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvurulabilir mi?

Çekişmesiz yargı işlerine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları kesin nitelikte olup aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.

Temyiz duruşması hangi şartlarda talep edilebilir?

Evlenmenin butlanı, boşanma, velayet, soybağı gibi belirli aile ve şahsın hukuku davaları ile miktar veya değeri altmış bin Türk lirasını aşan alacak ve ayın davalarında taraflar temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma talep edebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu