HMK Madde 57 Kapsamında İhtiyari Dava Arkadaşlığı

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 57 Kapsamında İhtiyari Dava Arkadaşlığı

İhtiyari dava arkadaşlığı, aralarında kanunun aradığı nitelikte bağ bulunan birden fazla kişinin davacı veya davalı tarafta bir araya gelerek aynı yargılamada yer alabilmesidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 57. maddesi, davanın taraflar bakımından zorunlu olmaksızın toplu şekilde açılabilmesine veya birden çok kişiye karşı yöneltilebilmesine usul hukuku çerçevesinde olanak tanır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 57Kaynağı aç
MADDE 57- (1) Birden çok kişi, aşağıdaki hâllerde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabilir: a) Davacılar veya davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması. b) Ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri. c) Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması. İhtiyari dava arkadaşlarının davadaki durumu

İhtiyari Dava Arkadaşlığının Şartları ve Türleri

6100 sayılı Kanun'un 57. maddesinde ihtiyari dava arkadaşlığının meydana gelebileceği durumlar açıkça gösterilmiştir. İlk grup, taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu hakkın veya borcun elbirliği mülkiyeti hali haricindeki bir gerekçeyle ortak paylaşıldığı durumlardır. Bu kapsamda elbirliği mülkiyeti dışındaki ortak hak ve borç ilişkilerinde taraflar birlikte hareket edebilirler.

İkinci hal, tarafların tümü yararına hak meydana getiren ya da ilgilileri müştereken yükümlülük altına sokan ortak bir işlemin bulunmasıdır. Gerçekleştirilen ortak işlem sonucunda alacaklı yahut borçlu konuma gelen kişiler, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı kurarak yargılamada yer alabilir.

Üçüncü düzenleme ise açılan davaların dayandığı maddi olayların ve hukuki gerekçelerin aynı olması veya birbirine benzerlik taşımasıdır. Taleplerin temelindeki olay örgüsü ve dayanılan hukuk normları benzerlik gösterdiğinde, birden fazla süjenin aynı davada birlikte yer alması mümkündür.

Davaların Bağımsızlığı Kuralı

İhtiyari dava arkadaşlığında usulen tek bir dosya üzerinden yargılama yürütülse de uyuşmazlığın esası bakımından taraf sayısı kadar müstakil dava mevcuttur. 6100 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince ihtiyari dava arkadaşlığında davalar birbirinden bağımsız olup taraflardan her biri yargılamada diğerinden bağımsız şekilde hareket eder.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 58Kaynağı aç
MADDE 58- (1) İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder. Mecburi dava arkadaşlığı

Tahkikat safhasının müşterek yürütülmesi bu bağımsızlığı ortadan kaldırmaz. Davaların birlikte görülmesi usul kolaylığı sağlasa da her bir dava arkadaşının iddiası, savunması ve davası müstakil varlığını korur.

Mecburi Dava Arkadaşlığı ile Ayrımı ve Kesin Hüküm

İhtiyari dava arkadaşlığı, dava şartı niteliğindeki mecburi dava arkadaşlığından farklıdır. 6100 sayılı Kanun'un 59. maddesine göre, maddi hukuk gereğince bir hakkın birden çok kişi tarafından ortaklaşa kullanılması veya birden fazla kişiye yöneltilmesi zorunlu olan ve hepsi hakkında tek karar verilmesi gereken hallerde mecburi dava arkadaşlığı bulunur. İhtiyari dava arkadaşlığında ise birlikte dava açılması zorunluluk teşkil etmez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 59Kaynağı aç
MADDE 59- (1) Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır. Mecburi dava arkadaşlarının davadaki durumu

Bağımsızlık ilkesinin bir sonucu olarak verilen kararların kesin hüküm etkisi de sınırlıdır. 6100 sayılı Kanun'un 303. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, müteselsil borçlular veya alacaklılardan biri ya da birkaçı ile karşı taraf arasında kurulan kesin hüküm diğer ilgililer yönünden kesin hüküm oluşturmaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 303Kaynağı aç
MADDE 303- (1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. (2) Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder. (3) Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir. (4) Bir dava dolayısıyla ortaya çıkan kesin hüküm, o hükmün kesinleşmesinden sonra dava konusu şeyin mülkiyetini tarafların birisinden devralan yahut dava konusu şey üzerinde sınırlı bir ayni hak veya fer’î zilyetlik kazanan kişiler hakkında da geçerlidir. Ancak, Türk Medenî Kanununun iyiniyetle mal edinmeye ait hükümleri saklıdır. (5) Müteselsil borçlulardan biri veya birkaçı ile alacaklı arasında yahut müteselsil alacaklılardan biri veya birkaçı ile borçlu arasında oluşan kesin hüküm, diğerleri hakkında geçerli değildir. İKİNCİ BÖLÜM Hükmün Tashihi, Tavzihi ve Tamamlanması[34] Hükmün tashihi

Hüküm Fıkrası ve Yargılama Giderlerinin Belirlenmesi

İhtiyari dava arkadaşlığında davalar birbirinden bağımsız olduğundan davacının her bir davalıdan talebi müstakil nitelik taşır. Usul hükümleri gereğince davaların birlikte görülmesine karşın mahkemece her bir davalı yönünden talep edilen tazminat hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir.

Buna bağlı olarak her bir davalının sorumlu tutulacağı dava değeri mahkemece bağımsız olarak belirlenmelidir. Dava değerinin bağımsız tespit edilmesine paralel biçimde yargılama gideri ile vekalet ücretinin de her bir dava ve taraf gözetilerek ayrı ayrı hüküm altına alınması usul hukuku ilkelerinin zorunlu bir sonucudur.

Birlikte Dava Açılamayacak Durumlar ve Tefrik

Taleplerin dayanağını oluşturan fiili ve hukuki unsurların aynı ya da benzer olmadığı durumlarda ihtiyari dava arkadaşlığı kurulamaz. Farklı iş kollarında veya görevlerde çalışan, iş sözleşmeleri farklı tarihlerde sona eren işçilerin alacak taleplerinde olduğu gibi, her bir istemin kendine has şartlar altında incelenmesi gereken hallerde davaların birlikte açılması Kanun'un 57. maddesine uymaz.

Her bir talebin kendine özgü delillerle değerlendirilmesini zorunlu kılan uyuşmazlıklarda mahkemenin davaların ayrılmasına karar vermesi gerekir. Tefrik kararı verilmeksizin yargılamanın toplu halde yürütülüp sonuçlandırılması usul kurallarına aykırılık oluşturur.

Kanun Yolu Başvurusu ve Kararın Kesinleşmesi

İhtiyari dava arkadaşlığında davaların birbirinden bağımsız olması, kanun yoluna müracaat hakkını da şekillendirir. Her bir dava arkadaşı yalnızca kendi aleyhine verilmiş olan hüküm fıkrasına karşı kanun yoluna başvurabilir; diğer tarafın başvurusu ilgililer arasında kendiliğinden ortak bir sonuç doğurmaz.

Kanun yoluna yasal süresi içerisinde müracaat etmeyen dava arkadaşı bakımından karar şekli yönden kesin hüküm halini alır. Başvuran diğer dava arkadaşının istemi sonucunda üst yargı mercilerince bozma kararı verilmesi halinde dahi, süresinde kanun yoluna gitmeyerek kararı kesinleşen taraf verilen bu bozmadan kural olarak faydalanamaz.

HMK Madde 57 kapsamındaki ihtiyari dava arkadaşlığı hangi hallerde doğar?

Dava konusu hak veya borcun elbirliği mülkiyeti dışındaki bir nedenle ortak olması, ortak işlemle hepsi yararına hak doğması veya yükümlülük altına girilmesi ya da davaların temelindeki vakıa ve hukuki sebeplerin aynı veya benzer olması hallerinde doğar.

İhtiyari dava arkadaşlarından biri lehine verilen bozma diğerini etkiler mi?

Hayır, davalar bağımsız olduğu için süresinde kanun yoluna başvurmayan taraf yönünden hüküm kesinleşir ve diğer dava arkadaşının başvurusu üzerine verilen bozma kararından kural olarak yararlanamaz.

İhtiyari dava arkadaşlığında yargılama gideri ve vekalet ücreti nasıl hükme bağlanır?

Dava arkadaşı sayısı kadar bağımsız dava bulunduğundan, her bir davalının sorumlu olacağı dava değeri ile buna bağlı yargılama gideri ve vekalet ücretinin her bir dava gözetilerek ayrı ayrı hüküm altına alınması gerekir.

Farklı şartlara sahip işçilik alacakları için tek dava açılabilir mi?

Hayır, çalışma şartları, fesih tarihleri ve talep nitelikleri her bir çalışan yönünden kendine özgü inceleme gerektiriyorsa birlikte dava açılamaz; bu tür durumlarda mahkemece davaların ayrılması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu