Hukuk Davalarında Tanıkla İspat Ne Zaman Mümkün Olur?

by Avukat Erdal Ersoy
Hukuk Davalarında Tanıkla İspat Ne Zaman Mümkün Olur?

Hukuk yargılamasında tanıkla ispat takdiri bir delildir. Mahkeme tanık beyanlarıyla bağlı olmayıp ifadeleri serbestçe yorumlayarak ve aralarındaki çelişkileri gidererek karar verir.

Senetle İspat Zorunluluğu ve Parasal Sınır

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 200/1 gereğince bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları andaki miktar veya değerleri kanunda öngörülen parasal sınırı geçtiği takdirde senetle ispatlanması zorunludur. Bu işlemlerin miktar veya değeri ödeme yahut borçtan kurtarma gibi sebeplerle kanuni sınırın altına düşse dahi senetsiz ispat edilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 200Kaynağı aç
MADDE 200- (1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Senede karşı tanıkla ispat yasağı

Senetle ispatı gereken hususlarda mahkemece yasal düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati sağlanırsa tanık dinlenebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 200/2 uyarınca karşı tarafın açık muvafakati bulunmadığı durumlarda tanık beyanına itibar edilemez.

Senetle ispat sınırının üzerindeki alacak ve menfi tespit uyuşmazlıklarında alacaklı taraf tanık dinlenmesine açıkça muvafakat etmediğinde ve yemin teklifi yoluna da başvurulmadığında iddia tanık anlatımlarıyla kanıtlanamaz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin E. 2014/13654, K. 2014/18126 sayılı kararında da belirtildiği üzere, tanık dinlenmesine muvafakat edilmemesi ve yemin teklif edilmemesi halinde ispatlanamayan davanın reddi gerekir.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/13654, K. 2014/18126Kaynağı aç
19. Hukuk Dairesi         2014/13654 E.  ,  2014/18126 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. – K A R A R – Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan kiraladığı aracın kaza yaptığını, az miktarda hasar meydana geldiğini, davalının, arabayı kiralamadan önce müvekkilinden meydana gelecek hasara teminat olarak 37.000-TL tutarında senet almış olduğunu, kazadan sonra davalının müvekkilinden hasar için 4.500-TL talep ettiğini, bu rakamın meydana gelen hasarın çok üzerinde olması nedeniyle anlaşamadıklarını, davalının senede "nakden" yazarak, müvekkili aleyhine Kastamonu 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/6092 sayılı dosyasından 4.500-TL' lik miktar için icra takibine koyduğunu, oysa müvekkilinin davalıya nakit karşılığı borçlanması gibi bir durumun sözkonusu olmadığını belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve davalı aleyhine %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının senede karşı iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, tanık dinlenmesine muvafakatlerinin olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava konusu senedin lehtarı davalı, borçlusu ise davacı olup, bedeli olan 37.000-TL' nin nakden ahzolunduğu kaydını içerdiği, icra takibinin 4.500-TL için başlatılmış olduğu, dava tarihi itibariyle HMK. 200 maddesi gereğince senetle ispat sınırının 2.500-TL olduğu, bu nedenle tanıkla ispat sınırının üzerinde olduğu, her ne kadar tanık dinlenmiş ise de davalı alacaklı vekili tanık dinlenmesine muvafakat etmediğinden, davacı tanığının beyanına itibar edilmediği, davacı tarafın davalıya yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçeleriyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 16.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Senede Karşı Senetle İspat Mecburiyeti

Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı savunma olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 201/1 uyarınca kanuni parasal tutardan az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 201Kaynağı aç
MADDE 201- (1) Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Delil başlangıcı

Yıllık kira bedeli senetle ispat sınırının üzerinde kalan ilişkilerde kiralayanın açık muvafakati bulunmuyorsa bu yön kiracı tarafından tanık dinletilerek ispatlanamaz; uyuşmazlığın yazılı delille ortaya konulması gerekir.

Delil Başlangıcı Varlığında Tanık Dinlenmesi

Senetle ispat zorunluluğunun bulunduğu durumlarda delil başlangıcı mevcutsa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 202/1 uyarınca tanık dinlenebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 202Kaynağı aç
MADDE 202- (1) Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. (2) Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. Senetle ispat zorunluluğunun istisnaları

Uyuşmazlık konusu işlemi tek başına kesin olarak ispata yetmemekle birlikte varlığını muhtemel kılan ve aleyhine delil sunulan taraf ya da temsilcisince verilmiş veya iletilmiş belgeler delil başlangıcı kabul edilir. Bu mahiyette bir belgenin varlığı halinde, senet düzenlenmesi gereken hukuki işlem tanık anlatımlarıyla kanıtlanabilir.

Maddi Vakıaların Tanık Deliliyle İspatı

Hukuki işlemler senetle ispat kuralına tabi kılınmışken maddi vakıalar bakımından usul hukukunda bu nitelikte bir sınırlama yer almaz. İddia edilen alacağın miktarı kanuni sınırı aşsa dahi hukuki işleme değil maddi vakıalara dayanan olgular tanıkla ispatlanabilir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/10730, K. 2012/15591Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2012/10730 E.  ,  2012/15591 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 65000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait iş makinesinin davalı şirkete ait taşocağı şantiyesinde 03.04.2009-26.05.2009 tarihleri arasında tek vardiye, 26.05.2009-17.09.2009 tarihleri arasında çift vardiye çalıştırılmış olmasın rağmen, ücretinin ödenmediğini iddia ederek, fazlaya ait kısmı saklı kalmak üzere 65.000 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davacı ile aralarında herhangi bir sözleşme olmadığını, davacıya ait bir iş makinesinin şirkette çalıştırılmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, somut olayda taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığı, uyuşmazlık konusu miktarın 65000 TL olduğu, HMK'nun 288.maddesi uyarınca hukuki işlemin varlığının senetle ispat olunması gerektiği, davacı tarafça hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Mahkemece de kabul edildiği gibi iddianın miktarına göre alacağın varlığı tanıkla ispat edilemez ise de, maddi vakıalar tanıkla ispat edilebilir. Davacı, kendisine ait iş makinesinin davalının şantiyesinde çalıştırıldığı vakıasına dayanmıştır. İş makinesinin şantiyede çalıştırılması maddi bir vakıa olup, bu husus tanıkla ispat edilebilir. O halde mahkemece davacının delil listesinde bildirdiği tanıklar dinlenmeli, varsa davalının da karşı delilleri toplanmalı ve hasıl olacak sonuca gore bir karar verilmelidir. Bu yönden herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,19.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/5224, K. 2013/14433Kaynağı aç
7. Hukuk Dairesi         2012/5224 E.  ,  2013/14433 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, senede dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir. Davacı, arkadaşı olan davalıya kömür satışı işini yapabilmesi için borç olarak verdiği 10.000 TL karşılığında aldığı bono bedelinin süresinde ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ilamsız icra takibine giriştiğini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamını istemiştir. Davalı cevabında, sözkonusu takip dayanağı belgenin bono vasfında olmadığını, vade kısmı açık olduğu halde davacı tarafça sonradan doldurulmuş olduğunu, davacının sözkonusu parayı birlikte adi ortaklık şeklinde işlettikleri kömür işletmesine sermaye olarak koyduğunu, kendisinin ise ortaklığa demirbaş eşyaları ile emeğini koyduğunu, başka bir yerde çalışan davacının saf dışı edilmemek, kendisini garantiye almak için sözkonusu belgeyi aldığını, iki yıl ortak olarak çalıştıklarını, hesapları davacının tutuğunu, para girdi ve çıktılarını davacının eşinin banka hesabından takip ettiğini bildirerek senedin davacının ortaklığa koyduğu sermayenin teminatı olarak ortaklığın devamında geçersiz olmak kaydıyla verildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının takibe koyduğu senede karşı miktar itibariyle aynı şekilde ödendiğinin senetle ispat yükünün davalıda olup davalının bunu ispatlayamadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Davalı davacı ile aralarındaki adi ortaklığın mevcudiyeti, başlangıç ve bitişine dair tanık dinletmek istemiş, davacının karşı koyması üzerine mahkemece davalının tanık dinletme isteminin reddine karar verilmiştir. Her ne kadar takip senede dayalı ise de adi ortaklık savunmasındaki maddi vakıanın ispatı tanıkla mümkündür. Bir vakıanın ispat edilemeyeceği hakkında herhangi bir hüküm, usul kanununda yer almış değildir. Kaldı ki, davalı hesapların davacı tarafından tutulduğuna dair elle yazılmış defter ile davacının eşinini banka hesap numarası üzerinden para giriş çıkışlarına dair hesap numarasını da tanık delili yanında belirtmiştir. O halde yapılacak iş, davalının bildirdiği tanıkların adi ortaklık savunmasının değerlendirilebilmesi açısından dinlenmesi, diğer tüm delillerin de birlikte gözetilerek sonucuna göre karar verilmesidir. Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İş makinesinin şantiyede fiilen çalıştırılması iddiası maddi bir vakıadır. Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2012/10730, K. 2012/15591 sayılı kararında, alacağın miktarı senetle ispat sınırının üzerinde olsa dahi şantiyede iş makinesinin fiilen çalıştırıldığına ilişkin maddi vakıanın tanıkla ispat edilebileceği kabul edilmiştir.

Takip bir senede dayansa bile borçlunun temel ilişkinin adi ortaklık olduğuna dayalı savunmasındaki fiili olgular maddi vakıa teşkil eder. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin E. 2012/5224, K. 2013/14433 sayılı kararında belirtildiği üzere, usul kanununda bir vakıanın ispat edilemeyeceğine dair sınırlayıcı bir kural bulunmadığından adi ortaklık savunmasındaki maddi vakıalar tanıkla kanıtlanabilir.

Kambiyo senetlerinin hile ile alındığı yönündeki iddia maddi vakıa niteliğinde olduğundan, hile olgusuna ilişkin maddi vakıaların tanıkla ispatı mümkündür.

Muvazaa İddialarında İspat Düzeni

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 19 uyarınca bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında tarafların gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış üçüncü kişiye karşı işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 19Kaynağı aç
MADDE 19- Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz. E. Genel işlem koşulları I. Genel olarak

İşlemin tarafları arasındaki muvazaa iddiası 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 200 ve 201 çerçevesinde senetle ispat kuralına ve kesin delillere tabidir. Buna karşılık hukuki işlemin tarafı olmayan üçüncü kişilerin ileri sürdüğü muvazaa iddiaları tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir.

Senetle ispat sınırını aşan durumlarda hangi hallerde tanık dinlenebilir?

Senetle ispat sınırının üzerindeki uyuşmazlıklarda karşı tarafın açık muvafakati bulunduğunda, delil başlangıcı sağlandığında veya iddia hukuki işleme değil maddi vakıaya dayandığında tanık dinlenebilir.

Senede karşı ileri sürülen iddialar tanıkla ispatlanabilir mi?

Senede bağlı bir iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hükmünü ortadan kaldıran veya azaltan hukuki işlemler, miktarı kanuni sınırın altında kalsa dahi kural olarak tanıkla ispatlanamaz.

Muvazaa iddiası tanık beyanıyla kanıtlanabilir mi?

Hukuki işlemin tarafı olan kişilerin muvazaa iddiası kesin delillerle ispatlanmak zorundadır; ancak üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları tanık deliliyle kanıtlanabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu