Dava Arkadaşlığı Nedir? İhtiyari ve Mecburi Dava Arkadaşlığı

by Avukat Erdal Ersoy
Dava Arkadaşlığı Nedir? İhtiyari ve Mecburi Dava Arkadaşlığı

Bir davada davacı ya da davalı tarafta birden fazla kişinin yer alması dava arkadaşlığı olarak adlandırılır. Davacı tarafta birden fazla kimsenin bulunması halinde aktif dava arkadaşlığı, davalı tarafın birden fazla kişiden oluşması durumunda ise pasif dava arkadaşlığı söz konusudur. Medeni yargılama usulünde dava arkadaşlığı, ihtiyari dava arkadaşlığı ve mecburi dava arkadaşlığı olmak üzere ikiye ayrılır.

İhtiyari Dava Arkadaşlığı ve Şartları

İhtiyari dava arkadaşlığında dava arkadaşı sayısı kadar birbirinden bağımsız dava bulunur ve her bir dava arkadaşının davası diğerinden bağımsızdır. Bu usul ilişkisinin amacı, tahkikat aşamasının ortak yürütülmesi suretiyle çelişik kararların ortaya çıkmasına engel olmak ve yargılamada usul ekonomisi ilkesini sağlamaktır.

Taraflar arasında davaya konu hak veya borcun elbirliği mülkiyeti dışındaki bir nedenle ortak bulunması halinde ihtiyari dava arkadaşlığı gündeme gelebilir. Müteselsil alacaklıların borçluya veya alacaklının müteselsil borçlulara karşı dava açması bu duruma örnektir. Mirasbırakanın borçlarından müteselsilen sorumlu olan mirasçılara karşı açılan alacak davalarında da davalı tarafta yer alanlar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı ilişkisi mevcuttur.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 57. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ortak bir işlemle birden fazla kişi yararına bir hak doğmuşsa veya birden fazla kişi ortak bir işlemle yükümlülük altına girmişse, bu kişiler birlikte dava açabileceği gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Aynı kanunun 57. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca davaların temelini oluşturan vakıa ve hukuki sebeplerin aynı ya da birbirine benzer olması halinde de birlikte dava açılabilir veya birlikte dava edilebilir. Bu koşullar mevcut değilse, açılan davaların ayrılmasına karar verilir.

İhtiyari Dava Arkadaşlığında Usul İşlemleri ve Hüküm

İhtiyari dava arkadaşlığında her bir dava arkadaşı diğerinin davası bakımından üçüncü kişi sayılır. Dava arkadaşları diğerinin davasında tanık olabilir, feri müdahale talebinde bulunabilir ve kendilerine dava ihbar edilebilir. Yargılamada tahkikat ortak yürütülmekle birlikte usulü işlemler birbirinden bağımsız yapılır; dava süreleri, dava şartları ve ilk itirazlar her dava arkadaşı için ayrı ayrı incelenir.

İhtiyari dava arkadaşlığında feragat, kabul, ikrar, yemin teklifi ve yeminin kabulü gibi usul işlemleri yalnızca o işlemi yapan dava arkadaşı hakkında geçerlilik taşır. Dava arkadaşları kendilerine özgü iddia ve savunmaları müstakil olarak ileri sürer.

Yargılama neticesinde mahkeme her bir dava arkadaşı için ayrı ayrı karar vererek hüküm kurar. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 58. maddesi gereğince her dava arkadaşı diğerlerinden bağımsız biçimde kanun yoluna başvurabilir; verilen kararın bozulmasından ise yalnızca kanun yoluna başvurmuş olan taraf yararlanır.

Mecburi Dava Arkadaşlığı Halleri

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 59. maddesi kapsamında, maddi hukuk kuralları gereği bir hakkın birden çok kişi tarafından ortaklaşa ileri sürülmesi, birden çok kişiye karşı yöneltilmesi ya da uyuşmazlığın tüm taraflar yönünden tek bir kararla neticelendirilmesinin zorunlu olduğu hallerde mecburi dava arkadaşlığı oluşur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 59Kaynağı aç
MADDE 59- (1) Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır. Mecburi dava arkadaşlarının davadaki durumu

Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca birden çok mirasçı bulunması halinde paylaşmaya kadar terekedeki hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir ve mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olarak haklar üzerinde birlikte tasarruf eder. Türk Medeni Kanunu'nun 702. maddesi gereğince de elbirliği mülkiyetinde aksine hüküm bulunmadıkça yönetim ve tasarruf işlemleri için ortakların oybirliği şarttır. Bu doğrultuda iştirak halindeki mülkiyette paydaşların mal üzerindeki davaları birlikte açmaları ya da davanın tüm paydaşlara karşı yöneltilmesi gerekir. Miras ortaklığında terekenin menfaatlerini korumak amacıyla bir mirasçının münferiden tüm mirasçılar adına dava açabilmesi istisna teşkil eder; ayrıca sulh mahkemesince paylaşmaya kadar temsilci atanması da istenebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 640Kaynağı aç
Madde 640- Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Bir mirasçı ödemeden aciz hâlinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler. II. Mirasçıların sorumluluğu
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 702Kaynağı aç
Madde 702- Ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir. Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz. Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır. 3. Sona ermesi

Kira sözleşmesinde kiraya verenler veya kiracıların birden fazla olması durumunda, sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça tahliye davasının kiraya verenler tarafından birlikte ve kiracıların tamamına karşı birlikte açılması zorunludur.

Türk Medeni Kanunu'nun 286. maddesi uyarınca soybağının reddi davası koca, ana veya çocuk tarafından açılarak babalık karinesi çürütülebilir; dava, hakkı kullanan kişi tarafından dava açma hakkına sahip diğer ilgililere karşı yöneltilir ve bu çerçevede mecburi dava arkadaşlığı meydana gelir. 5543 sayılı İskân Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temlik edilen taşınmazların mülkiyetine ilişkin açılacak davalarda yeni malik ile tapudaki tescil durumuna göre Hazineye karşı birlikte dava açılması zorunludur. Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince tapusuz taşınmazlarda olağanüstü zamanaşımına dayalı tescil davaları Hazineye, ilgili kamu tüzel kişisine ve varsa tapuda malik görünen kişinin mirasçılarına karşı birlikte açılır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 286Kaynağı aç
Madde 286 – (Değişik:7/11/2024-7531/9 md.) Koca, ana veya çocuk soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılır. II. İspat 1. Evlilik içinde ana rahmine düşme
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 713Kaynağı aç
Madde 713- Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…)[35] hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır. Davanın konusu, mahkemece bir gazete ve bir internet haber sitesinde ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur.[36] Son ilândan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur. Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler. Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir. Özel kanun hükümleri saklıdır. c. Sürelerin hesabı
5543 sayılı İSKAN KANUNU m. 20Kaynağı aç
MADDE 20 – (1) Temlik edilmiş olan taşınmaz mallar mülkiyetine ilişkin olarak açılacak davalarda, davalı yeni malik ile birlikte tapudaki tescil durumuna göre Hazinedir. (2) Temlik tarihinden itibaren bir yıl geçtikten sonra malın kendisine ait olduğunu iddia edenler tarafından, el koyma tarihindeki rayiç bedel üzerinden dava açılabilir. Devir, takyit ve geri alma

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ile borçluyla hukuki muamelede bulunan veya ödeme yapılan kişiler, bunların mirasçıları ve kötü niyetli üçüncü şahıslar aleyhine açılır. Vakıflar Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca mülhak vakıflara karşı açılacak davaların ise Vakıf Yönetimi ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne karşı birlikte açılması zorunludur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 282Kaynağı aç
Madde 282 – (Değişik: 18/2/1965-538/117 md.) İcra ve iflas Kanununun 11 inci babındaki iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka, kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. İptal davası iyi niyetli üçüncü şahısların haklarını ihlal etmez. İadenin şümulü:

Mecburi Dava Arkadaşlığında Birlikte Hareket Zorunluluğu ve Hüküm

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 60. maddesi uyarınca mecburi dava arkadaşları ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine birlikte dava açılabilir; bu tür dava arkadaşlığında taraflar birlikte hareket etmek zorundadır. Dava zorunlu dava arkadaşlarından bazıları tarafından açılmışsa mahkeme hemen reddetmeyip eksikliğin giderilmesi için süre verir. Diğer dava arkadaşları davaya iştirak eder veya muvafakat verirse yargılamaya devam olunur; aksi halde dava sıfat yokluğundan reddedilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 60Kaynağı aç
MADDE 60- (1) Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder. ÜÇÜNCÜ AYIRIM Davanın İhbarı ve Davaya Müdahale İhbar ve şartları

Mecburi dava arkadaşlığında feragat, kabul, sulh ve maddi olguyu ikrar gibi usul işlemleri dava arkadaşları tarafından ancak birlikte yapılabilir. Duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri ise, usulüne uygun biçimde davet edildiği halde duruşmaya katılmayan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder.

Mecburi dava arkadaşlığında mahkemece tek bir nihai hüküm verilir. Şekli bakımdan mecburi dava arkadaşlığında verilen nihai karara karşı dava arkadaşlarının her biri münferiden kanun yoluna başvurabilir. Maddi bakımdan mecburi dava arkadaşlığında ise kararın tüm dava arkadaşlarınca birlikte kanun yoluna götürülmesi gerekir.

Dava arkadaşlığı nedir?

Davacının veya davalının yanında birden fazla kişinin bulunması dava arkadaşlığıdır. Davacı tarafın birden fazla kişiden oluşması aktif, davalı tarafın birden fazla olması ise pasif dava arkadaşlığı olarak ifade edilir.

İhtiyari dava arkadaşlığında dava arkadaşları birbirinin davasında tanık olabilir mi?

İhtiyari dava arkadaşlığında her bir dava arkadaşı diğerinin davası yönünden üçüncü kişi sayıldığından birbirlerinin davasında tanıklık yapabilir, feri müdahalede bulunabilir ve kendilerine dava ihbar edilebilir.

Mecburi dava arkadaşları davayı birlikte açmazsa dava nasıl sonuçlanır?

Dava mecburi dava arkadaşlarından bazıları tarafından açıldığında mahkeme eksikliğin giderilmesi için süre tanır; diğer dava arkadaşlarının davaya katılmaması veya muvafakat vermemesi durumunda dava sıfat yokluğundan reddedilir.

Mecburi dava arkadaşlığında feragat ve kabul işlemleri tek başına yapılabilir mi?

Mecburi dava arkadaşlığında taraflar birlikte hareket etmek zorunda olduğundan feragat, kabul, sulh ve maddi vakıayı ikrar gibi usul işlemleri ancak tüm dava arkadaşları tarafından birlikte gerçekleştirilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu