HMK Madde 439 Hakem Kararlarının İptali Davası

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 439 Hakem Kararlarının İptali Davası

Hakem Kararlarına Karşı İptal Davası ve Uygulama Alanı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 407. maddesi uyarınca Kanun'un tahkime ilişkin hükümleri, yabancılık unsuru içermeyen ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği uyuşmazlıklar hakkında uygulanır. Bu kapsamda verilen hakem kararlarına karşı HMK m. 439/1 gereğince yalnızca iptal davası açılabilir. Hakem kararlarına karşı başka bir yargı yoluna başvurulamaz; dava öncelikle ve ivedilikle görülür. HMK m. 436/1-d hükmü gereğince de hakem kararında taraflara karara karşı iptal davası açılabileceğinin ve süresinin açıkça gösterilmesi zorunludur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 439Kaynağı aç
MADDE 439- (1) Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. İptal davası, tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılır; öncelikle ve ivedilikle görülür. (2) a) Tahkim sözleşmesinin taraflarından birinin ehliyetsiz ya da tahkim sözleşmesinin geçersiz olduğu, b) Hakem veya hakem kurulunun seçiminde, sözleşmede belirlenen veya bu Kısımda öngörülen usule uyulmadığı, c) Kararın, tahkim süresi içinde verilmediği, ç) Hakem veya hakem kurulunun, hukuka aykırı olarak yetkili veya yetkisiz olduğuna karar verdiği, d) Hakem veya hakem kurulunun, tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği veya talebin tamamı hakkında karar vermediği ya da yetkisini aştığı, e) Tahkim yargılamasının, usul açısından sözleşmede veya bu yönde bir sözleşme bulunmaması hâlinde, bu Kısımda yer alan hükümlere uygun olarak yürütülmediği ve bu durumun kararın esasına etkili olduğu, f) Tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediği, g) Hakem veya hakem kurulu kararına konu uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmadığı, ğ) Kararın kamu düzenine aykırı olduğu, tespit edilirse, hakem kararları iptal edilebilir. (3) Hakem veya hakem kurulunun, tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği iddiasıyla açılan iptal davasında, tahkim sözleşmesi kapsamında olan konuların, tahkim sözleşmesi kapsamında olmayan konulardan ayrılması mümkün olduğu takdirde, hakem kararının sadece tahkim sözleşmesi kapsamında olmayan konuları içeren bölümü iptal edilebilir. (4) İptal davası, bir ay içinde açılabilir. Bu süre, hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Hakem kararına karşı iptal davası açılması kararın icrasını durdurmaz. Ancak taraflardan birinin talebi üzerine hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak bir teminat gösterilmek şartı ile kararın icrası durdurulabilir. (5) İptal talebi, davaya bakan bölge adliye mahkemesi aksine karar vermedikçe, dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. (6) İptal davası hakkında verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz incelemesi, bu maddede yer alan iptal sebepleriyle sınırlı olarak, öncelikle ve ivedilikle karara bağlanır. Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. (7) İptal davasının kabulü hâlinde, kabul kararı temyiz edilmezse veya ikinci fıkranın (b), (c), (ç), (d), (e) ve (f) bentlerindeki hâllerin varlığı sebebiyle kabulü hâlinde, taraflar aksini kararlaştırmamışlarsa hakemleri ve tahkim süresini yeniden belirleyebilirler. Taraflar isterlerse eski hakemleri tayin edebilirler. Hakem ücreti
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 436Kaynağı aç
MADDE 436- (1) Hakem kararlarında; a) Kararı veren hakem veya hakem kurulu üyelerinin ad ve soyadları, b) Tarafların ve varsa temsilcileri ile vekillerinin ad ve soyadları, unvanları ve adresleri, c) Kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi, ç) Bir sıra numarası altında açık ve kesin bir biçimde taraflara yüklenen hak ve borçlar ile yargılama giderleri, d) Karara karşı iptal davası açılabileceği ve süresi, e) Tahkim yeri ve kararın tarihi, f) Kararı veren hakem veya hakem kurulu üyelerinin tamamı veya çoğunluğunun imzaları ve karara eklenmiş ise karşı oy yazısı, gösterilir. (2) Aksi kararlaştırılmadıkça, hakem veya hakem kurulu kısmi kararlar verebilir. (3) (Değişik:22/7/2020-7251/45 md.) Hakem kararı; hakem, hakem kurulu başkanı veya ilgili tahkim kurumu tarafından taraflara bildirilir. Ayrıca kararın aslı dosya ile birlikte mahkemeye gönderilir ve mahkemece saklanır. Hakem kararının tavzihi, düzeltilmesi ve tamamlanması
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 407Kaynağı aç
MADDE 407- (1) Bu Kısımda yer alan hükümler, 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununun tanımladığı anlamda yabancılık unsuru içermeyen ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği uyuşmazlıklar hakkında uygulanır. Tahkime elverişlilik

Görevli Mahkeme ve Yargılama Usulü

HMK m. 439/1 hükmünde iptal davasının tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılacağı düzenlenmiştir. Bununla birlikte adli yargı ilk derece mahkemelerinin kuruluşunu düzenleyen 5235 sayılı Kanun çerçevesinde hakem kararlarının iptali davalarında ilk derece sıfatıyla asliye ticaret mahkemesinin görevli kabul edildiği yargı kararları da mevcuttur. Yargılamada HMK m. 439/5 uyarınca mahkeme aksine karar vermedikçe inceleme dosya üzerinden yürütülerek karara bağlanır.

HMK m. 439 Kapsamındaki İptal Sebepleri

Hakem kararlarının iptali sebepleri HMK m. 439/2 hükmünde sınırlı olarak düzenlenmiştir. Kanuna göre iptal sebepleri şunlardır: tahkim sözleşmesinin taraflarından birinin ehliyetsiz olması ya da tahkim sözleşmesinin geçersizliği; hakem veya hakem kurulunun seçiminde sözleşmede belirlenen veya kanunda öngörülen usule uyulmaması; kararın tahkim süresi içinde verilmemiş olması; hakem veya hakem kurulunun hukuka aykırı olarak yetkili veya yetkisiz olduğuna karar vermesi; hakem veya hakem kurulunun tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar vermesi, talebin tamamı hakkında karar vermemesi ya da yetkisini aşması; tahkim yargılamasının sözleşmede veya kanunda yer alan usul hükümlerine uygun yürütülmemesi ve bu durumun kararın esasına etkili olması; tarafların eşitliği ilkesi ile hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmemesi; uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmaması ve kararın kamu düzenine aykırı bulunmasıdır.

Maddi Hukuk Denetimi Yasağı ve Esasa Müdahale Sınırı

Hakem kararının iptali davalarında iptal nedenleri kanunda sınırlı sayıldığından, uyuşmazlığın esası bakımından kararın yerindeliği veya hakemlerin hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı mahkemece denetlenemez. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/4931 E., 2016/6886 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere yargılama sürecinde bilirkişi incelemesine gerek görülüp görülmeyeceği ve uyuşmazlığa temas eden hukuk kurallarının tespiti ile değerlendirilmesi hakem heyetinin takdirindedir; dolayısıyla hakemlerin delil takdiri ve uyuşmazlığın esasına ilişkin hukuki değerlendirmeleri iptal davasında tartışmaya açılamaz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/4931, K. 2016/6886Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2016/4931 E.  ,  2016/6886 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ VEKİLİ : AV. … VEKİLİ : AV. … Taraflar arasında görülen davada …. 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02/03/2016 tarih ve 2016/32-2016/92 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bulunan tahkim şartı sebebiyle hakem heyeti tarafından karar verildiği, ancak hakem heyetinin 6100 sayılı HMK hükümlerini uygulamasının yerinde olmadığını, müvekkil şirketin hakeminin seçilmesinde sözleşmedeki usule uyulmayıp hakemin mahkeme tarafından tayin edildiğini, genel mahkemelerde görülmekte olan dava nedeniyle derdestlik hali bulunmasına rağmen tahkimin yerinde olmayan gerekçe ile derdestlik itirazını reddettiğini ve davalının mahkemeye başvurmakla tahkimden vazgeçmiş sayıldığı halde feragate dayalı itirazın kabul edilmediğini, genel mahkemenin müvekkilinin sözleşmenin geçersizliğine ve/veya sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğine ilişkin taleplerinin tahkimde karara bağlanmasına hükmettiği halde tahkimin müvekkilin taleplerinin genel mahkemede değerlendirildiğinden ve bu hususun kesin hüküm teşkil ettiğinden bahisle verdiği kararın yerinde bulunmadığını, HMK'nın usul hükümlerine de uyulmadığını, tarafların eşitliğine ve hukuki dinlenilme haklarına riayet edilmediğini, hakemlerin muhasebe ve mali hususlarda uzman olmadığı halde denetime elverişli bir hesap raporu alınmadan karar verdiğini, kararın kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, BK'nın 19 ve 20. maddeleri uyarınca sözleşme geçersiz olduğu halde hakem heyetinin bunu dikkate almadığını, davalının bizzat sözleşmeyi ihlal ettiğini, müvekkilinin her hangi bir süre vermeden sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğunu, tazminatın yanlış hesaplandığını ileri sürerek 13.01.2014 tarihli hakem heyeti kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, iptal davasında maddi hukuk esaslarının incelenemeyeceğini, hakem kararının üç profesör tarafından oy birliği ile verildiğini, ihtara rağmen davacı hakemini seçmeyince mahkeme tarafından hakem atandığını, tahkim yargılamasının usulüne uygun yürütüldüğünü, kamu düzenine aykırılık bulunmadığını, yürürlüğe girişinden sonra HMK hükümlerinin uygulanmasının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; hakemlerin seçilme usulünde yasa ve sözleşmeye aykırılık bulunmadığı, CD ortamında kaydedilen duruşma tutanaklarının sonrasında deşifre edilerek dosyaya konulmuş olduğu, davalı alacaklının tahkim usulünden feragat etmediği, ancak HMK 431. maddesine göre hakemlerin uzmanlıkları olmayan bir alanda tahkim sürecinde bilirkişi raporu alınmasına karar verebileceği, uyuşmazlık kapsamında haksız fesih nedeniyle tazminat hesabı yapılmasının uzmanlık gerektirdiği, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek ek sözleşmenin 4. maddesi doğrultusunda hesaplama yapılması gerektiği, hukukçulardan oluşan ve aralarında hesap uzmanı bulunmayan hakem heyetinin bu hesaplamayı yapamayacağı ve ayrıca Borçlar Kanunu 161/son fıkrası uyarınca tazminattan tenkis yapılması durumun resen dikkate alınması gerektiği ve kamu düzeninden olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 13.01.2014 tarihli hakem kararının HMK'nın 439/2-e-ğ bendi gereği iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkin olup, hakem heyeti kararlarının iptalini düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 439. maddesinde hangi şartlarda hakem kararlarının iptal edilebileceği dokuz bent halinde sayılmıştır. Davacı vekili iddialarını HMK'nın 439/2-b.ç.d.e.ğ. bentlerine dayandırmış, mahkemece 439/2-e. ğ. bentlerindeki koşulların gerçekleşmiş olduğu, hakem heyetinin uzmanlığı olmadığı halde tazminat hesabı yaptığı, bunun yerine bilirkişiden rapor alması gerektiği ve davacının mahvına yol açabilecek miktardaki tazminattan BK 162/son fıkrası uyarınca tenkis yapılabileceğinin dikkate alınmadığı gerekçeleriyle hakem kararının iptaline karar verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmeyle aralarında çıkacak uyuşmazlıkların hakem heyeti kararıyla çözüleceği kararlaştırılmış, buna göre oluşturulan üç kişilik hakem heyeti incelemeleri sonucunda bir karara varmıştır. Hakem heyeti, süreci yürütürken bilirkişiden rapor alıp almamakta takdir hakkına sahip olduğu gibi, uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve tahlili de hakem heyetine aittir. Hakem heyeti kararının esası, yerinde olup olmadığı, hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı gibi hususlar hakem heyeti kararının iptali istemli davada tartışma konusu yapılamayacak olup, mahkemece bu nedenlerle davanın reddi gerekirken hakem heyetinin takdirine ve kararının esasına yönelik değerlendirilmeler yapılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/06/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. . KARŞI OY Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 sayılı HMK 439/2-e,ğ maddesi hükümlerine göre yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Tarafların ticari defterlerinin değerlendirilmesi delillerin takdirine ilişkindir. İncelenen hakem kararı gerekçeli olduğu, eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine dair somut kanıt sunulmadığı ve kamu düzenini ilgilendiren bir durum bulunmadığı müddetçe, eksik veya tam ibraz edilen ticari defter kayıtlarına itibar edilerek hüküm kurulması delil takdiri kapsamında kalıp iptal sebebi oluşturmaz.

İptal Sebepleriyle Bağlılık ve Kamu Düzeni Ölçütü

İptal davasına bakan mahkeme kural olarak davacının dayandığı iptal sebepleriyle bağlı olup incelemesini bu çerçevede yürütür. İleri sürülmeyen hususlarda mahkemece kendiliğinden iptal kararı verilemez; ancak kamu düzenini ilgilendiren durumlar bu bağlılığın istisnasını oluşturur. Somut uyuşmazlıkta kamu düzenini zedeleyen bir yön bulunmadığı müddetçe, davacının dilekçesinde göstermediği sebeplere dayanılarak mahkemece re'sen iptal kararı verilemez.

Hakem kararının kamu düzenine aykırı sayılabilmesi için kararın ortaya çıkardığı sonucun toplumdaki temel ahlak kurallarını veya temel insan haklarını ihlal etmesi ya da toplumu temelinden sarsacak neticelere yol açması gerekir. Bu ağırlıkta bir ihlal bulunmadıkça kamu düzenine aykırılık sebebi gerçekleşmiş sayılmaz.

Tahkim sözleşmesinde hakem heyetine açıkça hakkaniyete göre karar verme yetkisi tanınmamış olsa dahi heyetin maddi hukuktaki aşırı ifa güçlüğü ve sözleşmenin uyarlanması kurallarını uygulayarak uyuşmazlığı çözmesinde yasal bir engel bulunmaz. Uyuşmazlığın maddi hukuk kuralları uygulanarak hakkaniyet ilkesine göre çözümlenmesi maddi hukuk kurallarının uygulanmadığı anlamına gelmez; uygulanan maddi hukuk müessesesi için kanun ismi ve madde numarasının gösterilmesi de zorunlu değildir.

Kısmi İptal ve İptal Sonrası Hakemlerin Belirlenmesi

Hakem veya hakem kurulunun tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği iddiasıyla açılan davalarda, tahkim sözleşmesi kapsamındaki konuların sözleşme dışı konulardan ayrılması mümkünse HMK m. 439/3 hükmü gereğince hakem kararının sadece tahkim sözleşmesi kapsamında olmayan konuları içeren bölümü iptal edilebilir.

İptal davasının kabulü halinde, kabul kararı temyiz edilmezse veya karar hakem seçim usulüne uyulmaması, tahkim süresinin aşılması, hukuka aykırı yetki tespiti, yetki aşımı veya talep hakkında karar verilmemesi, usul kurallarına aykırılığın esasa etkisi ile eşitlik ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmemesi halleri sebebiyle verilmişse, taraflar aksini kararlaştırmamışlarsa hakemleri ve tahkim süresini yeniden belirleyebilirler. Taraflar isterlerse eski hakemleri de tayin edebilirler.

Dava Açma Süresi ve İcranın Durdurulması

İptal davası, hakem kararının veya karara ilişkin tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren bir ay içinde açılabilir. HMK m. 439/4 hükmünde düzenlenen bir aylık süre hak düşürücü niteliktedir. Sürenin geçirilmesi halinde kanundaki diğer şartların oluşup oluşmadığı araştırılmaksızın dava süre aşımı sebebiyle reddedilir. İcra mahkemesine şikayet yoluyla başvurulması genel mahkemede açılmış bir iptal davası niteliğinde olmadığından bu başvuru bir aylık dava açma süresini korumaz.

Hakem kararına karşı iptal davası açılması kural olarak kararın icrasını durdurmaz. Ancak HMK m. 439/4 uyarınca taraflardan birinin talebi üzerine hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak bir teminat gösterilmek şartıyla kararın icrası durdurulabilir.

Temyiz İncelemesi ve Kanun Yolu Sınırı

İptal davası hakkında verilen kararlara karşı HMK m. 439/6 uyarınca temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz süresi HMK m. 361/1 gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Temyiz incelemesi maddede yer alan iptal sebepleriyle sınırlı olarak öncelikle ve ivedilikle karara bağlanır. Temyiz yoluna başvurulması da kararın icrasını durdurmaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 361Kaynağı aç
MADDE 361- (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.[55] (2) Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir. Temyiz edilemeyen kararlar[56]

Hakemlerin verdiği hükümler ile tahkim hükümlerine göre mahkemece verilen kararların onanmasına veya bozulmasına ilişkin ilamlara karşı karar düzeltme kanun yoluna başvurulamaz. Bu nitelikteki kararlara karşı karar düzeltme talep edilmesi halinde başvuru dilekçesinin reddine karar verilir.

Özel Kanun Niteliğindeki Tahkim Düzenlemeleri ile İlişki

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi sigorta sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların çözümü için özel bir tahkim usulü ve temyiz kanun yolu düzenlemiştir. Özel kanunun genel kanuna uygulama önceliği bulunması ve ilgili maddede HMK m. 439 hükmüne atıf yapılmamış olması sebebiyle Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararlarına karşı HMK m. 439 uyarınca iptal davası açılamaz. Bu yönde açılan iptal davaları yasal dayanak ve dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddedilir.

Hakem kararına karşı hangi süre içinde iptal davası açılabilir?

Hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren bir ay içinde iptal davası açılabilir; bu süre hak düşürücü niteliktedir.

İptal davası açılması hakem kararının icrasını kendiliğinden durdurur mu?

İptal davası açılması kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; ancak talep üzerine hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak teminat gösterilmesi şartıyla icranın durdurulmasına karar verilebilir.

Hakemlerin delilleri değerlendirmesi iptal davasında denetlenebilir mi?

Hakemlerin delilleri takdir etmesi ve uyuşmazlığın esasına ilişkin hukuki değerlendirmeleri kamu düzenine aykırılık bulunmadıkça iptal davasında inceleme konusu yapılamaz.

Sigorta Tahkim Komisyonu hakem kararlarına karşı HMK m. 439 iptal davası açılabilir mi?

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu özel tahkim usulü düzenlediğinden bu kararlara karşı HMK m. 439 kapsamında iptal davası açılamaz ve açılan dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu