HMK Madde 436: Hakem Kararının Şekli ve Saklanması

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 436: Hakem Kararının Şekli ve Saklanması

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 436 uyarınca hakem kararında; hükmü veren hakemlerin ad ve soyadları, taraflar ile vekillerinin unvan ve adres bilgileri, kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi, bir sıra numarası altında açık ve kesin biçimde taraflara yüklenen hak ve borçlar ile yargılama giderleri, iptal davası yolu ile süresi, tahkim yeri, karar tarihi ve hakemlerin imzaları yer almalıdır. Kararın taraflara bildirilmesinin ardından aslı, dosya ile birlikte mahkemeye gönderilir ve mahkemece saklanır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 436Kaynağı aç
MADDE 436- (1) Hakem kararlarında; a) Kararı veren hakem veya hakem kurulu üyelerinin ad ve soyadları, b) Tarafların ve varsa temsilcileri ile vekillerinin ad ve soyadları, unvanları ve adresleri, c) Kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi, ç) Bir sıra numarası altında açık ve kesin bir biçimde taraflara yüklenen hak ve borçlar ile yargılama giderleri, d) Karara karşı iptal davası açılabileceği ve süresi, e) Tahkim yeri ve kararın tarihi, f) Kararı veren hakem veya hakem kurulu üyelerinin tamamı veya çoğunluğunun imzaları ve karara eklenmiş ise karşı oy yazısı, gösterilir. (2) Aksi kararlaştırılmadıkça, hakem veya hakem kurulu kısmi kararlar verebilir. (3) (Değişik:22/7/2020-7251/45 md.) Hakem kararı; hakem, hakem kurulu başkanı veya ilgili tahkim kurumu tarafından taraflara bildirilir. Ayrıca kararın aslı dosya ile birlikte mahkemeye gönderilir ve mahkemece saklanır. Hakem kararının tavzihi, düzeltilmesi ve tamamlanması

Hakem Kararında Bulunması Zorunlu Şekil ve İçerik Unsurları

Hakem kararlarında kararı veren hakem veya hakem kurulu üyelerinin ad ve soyadlarının gösterilmesi kanuni bir zorunluluktur. Bu düzenleme, hükmü tesis eden hakemlerin kimliklerinin tereddütsüz belirlenmesini amaçlar.

Kararda tarafların ve varsa temsilcileri ile vekillerinin ad ve soyadları, unvanları ve adresleri eksiksiz gösterilmelidir.

Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulduğu kararda, kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin yer alması kanuni bir zorunluluktur.

Hüküm fıkrasında, taraflara yüklenen hak ve borçlar ile yargılama giderlerinin bir sıra numarası altında, infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde açık ve kesin bir biçimde gösterilmesi gerekir.

Hakem kararında, verilen hükme karşı iptal davası açılabileceği hususu ile birlikte kanuni dava açma süresinin gösterilmesi emredici bir şekil kuralıdır.

Tahkim yeri ile kararın verildiği tarihin metinde belirtilmesi kanunen aranan unsurlardandır.

Hakem kararında kararı veren hakem veya hakem kurulu üyelerinin tamamının veya çoğunluğunun imzalarının bulunması ve karara muhalif kalınarak eklenmiş ise karşı oy yazısının gösterilmesi şarttır.

Kısmi Karar Yetkisi ve Kararın Bildirilmesi ile Saklanması

Tahkim sözleşmesinde veya tarafların anlaştığı kurallarda aksi kararlaştırılmadıkça hakem veya hakem kurulu, uyuşmazlığın belirli bölümleri hakkında kısmi kararlar verebilir.

Hakem kararı; hakem, hakem kurulu başkanı veya ilgili tahkim kurumu tarafından taraflara bildirilir. Ayrıca kararın aslı dosya ile birlikte mahkemeye gönderilir ve mahkemece saklanır.

Şekil Eksiklikleri ve İptal Davası Usulü

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/1885 Esas ve 2024/2306 Karar sayılı ilamı çerçevesinde, hakem kararının kanundaki şekle uymaması kanunda açık bir iptal sebebi olarak düzenlenmemiş olmakla birlikte, bu durum şekle aykırı kararlara karşı iptal nedenlerinin öne sürülmesine engel teşkil etmez. Kararın kanunun aradığı unsurları hiç taşımaması ve infaz kabiliyetinin bulunmaması durumunda da tarafların hukuki yararı bulunması sebebiyle iptal davası açılabilir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin aynı ilamında vurgulandığı üzere, hakem kararlarının infaz edilebilmesi için maddi anlamda kesinleşmesi şartı aranmaz. 6100 sayılı Kanun'un 439. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca karara karşı iptal davası açılmış olması da kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz.

6100 sayılı Kanun'un 439. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, hakem kararına karşı iptal davası açılması kural olarak icrayı durdurmasa da, taraflardan birinin talebi üzerine hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak bir teminat gösterilmesi şartıyla kararın icrası durdurulabilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 439Kaynağı aç
MADDE 439- (1) Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. İptal davası, tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılır; öncelikle ve ivedilikle görülür. (2) a) Tahkim sözleşmesinin taraflarından birinin ehliyetsiz ya da tahkim sözleşmesinin geçersiz olduğu, b) Hakem veya hakem kurulunun seçiminde, sözleşmede belirlenen veya bu Kısımda öngörülen usule uyulmadığı, c) Kararın, tahkim süresi içinde verilmediği, ç) Hakem veya hakem kurulunun, hukuka aykırı olarak yetkili veya yetkisiz olduğuna karar verdiği, d) Hakem veya hakem kurulunun, tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği veya talebin tamamı hakkında karar vermediği ya da yetkisini aştığı, e) Tahkim yargılamasının, usul açısından sözleşmede veya bu yönde bir sözleşme bulunmaması hâlinde, bu Kısımda yer alan hükümlere uygun olarak yürütülmediği ve bu durumun kararın esasına etkili olduğu, f) Tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediği, g) Hakem veya hakem kurulu kararına konu uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmadığı, ğ) Kararın kamu düzenine aykırı olduğu, tespit edilirse, hakem kararları iptal edilebilir. (3) Hakem veya hakem kurulunun, tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği iddiasıyla açılan iptal davasında, tahkim sözleşmesi kapsamında olan konuların, tahkim sözleşmesi kapsamında olmayan konulardan ayrılması mümkün olduğu takdirde, hakem kararının sadece tahkim sözleşmesi kapsamında olmayan konuları içeren bölümü iptal edilebilir. (4) İptal davası, bir ay içinde açılabilir. Bu süre, hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Hakem kararına karşı iptal davası açılması kararın icrasını durdurmaz. Ancak taraflardan birinin talebi üzerine hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak bir teminat gösterilmek şartı ile kararın icrası durdurulabilir. (5) İptal talebi, davaya bakan bölge adliye mahkemesi aksine karar vermedikçe, dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. (6) İptal davası hakkında verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz incelemesi, bu maddede yer alan iptal sebepleriyle sınırlı olarak, öncelikle ve ivedilikle karara bağlanır. Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. (7) İptal davasının kabulü hâlinde, kabul kararı temyiz edilmezse veya ikinci fıkranın (b), (c), (ç), (d), (e) ve (f) bentlerindeki hâllerin varlığı sebebiyle kabulü hâlinde, taraflar aksini kararlaştırmamışlarsa hakemleri ve tahkim süresini yeniden belirleyebilirler. Taraflar isterlerse eski hakemleri tayin edebilirler. Hakem ücreti

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 439/4 hükmü uyarınca iptal davası, hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren bir ay içinde açılmalıdır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/781 Esas ve 2019/2161 Karar sayılı ilamına göre, hakem kararının iptali davasında hakem veya hakem heyeti üyelerine husumet yöneltilemez; davanın husumeti tahkim yargılamasındaki karşı tarafa yöneltilmelidir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/781, K. 2019/2161Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2019/781 E.  ,  2019/2161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu Heyeti'nce verilen 09.07.2018 günlü karar, davalı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi(İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı …’nun dava dışı Durak A.Ş’nin ortakları olduğunu ve taraflar arasında söz konusu şirket ortaklığından kaynaklanacak uyuşmazlıkların çözümü hususunda tahkim sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında anlaşmazlık çıkması üzerine diğer davalılardan oluşan hakem heyetinin oluşturulduğunu, tahkim yargılaması sürecinde hakem heyetinin, kendilerini yetkilendiren tahkim sözleşmesindeki hükümlere uymadığını, keyfi kararlar aldığını, sözleşmenin kapsamının dışına çıktıklarını, çeşitli iletişim kanallarını kullanarak hukuka aykırı karar verdiklerini, bunun üzerine hakem heyetini reddettiklerini bildirmelerine rağmen bu talepleri hakkında karar verilmeden yargılamaya devam edildiğini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, HMK’nın 408. maddesi uyarınca tahkim yargılamasına konu edilemeyecek olmasına rağmen müvekkilinin taşınmazları hakkında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, HMK’nın 416. maddesindeki zorunluluğa rağmen hakemlerden hiç birisinin hukukçu olmadığını, yargılamanın tahkim sözleşmesinde kararlaştırılan yerde yapılmadığını, HMK’nın 430. maddesindeki zorunluluğa rağmen dava dilekçesi olmadan yargılamanın sürdürülüp sonuca bağlandığını ve hakem heyeti kararının HMK’nın 436. maddesinde öngörülen unsurları taşımadığını ileri sürerek, davaya konu hakem heyeti kararının iptalini istemiştir. Davalılar davanın reddini istemiştir. Bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonucunda, davaya konu hakem heyeti kararının taraflarının davacı ve davalı … olduğu, hakem heyeti kararının iptaline ilişkin iş bu davada hakem olan davalılara husumet yöneltilemeyeceği, İptal davasına konu tahkim yargılaması başladıktan sonra ve hüküm verilinceye kadar hakem heyetine verilmiş bir dava dilekçesi bulunmadığı, hakem heyetince de HMK'nın 428/1.maddesi uyarınca dava dilekçesinin verilmesi için süre verilmediği ancak buna rağmen yargılamanın sürdürülüp karar verildiği, dava dilekçesi olmadığı için tahkim yargılamasında davacının ve davalının kim olduğunun dahi belli olmadığı, bu durumun hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğu, hakem heyeti kararının HMK'nın 436. maddesinde belirtilen şekilsel özellikleri ihtiva etmediği, kararda davanın taraflarının ve taraf bilgilerinin, vekil bilgilerinin bulunmadığı, davacının kim, davalının kim olduğunun belli olmadığı, kararın dayandığı hukuki sebep ve gerekçelerin bulunmadığı, taraflara yüklenen hak ve borçların açık ve infaz edilebilir bir şekilde gösterilmediği, HMK'nın 439/2.d. maddesi uyarınca, hakem kurulunun tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda veya talebin tamamı hakkında karar vermediği ya da yetkisini aştığı durumlarda hakem kurulu kararının iptaline karar verileceğinin düzenlendiği, somut olayda tarafların, dava dilekçesi olarak hakem kuruluna sunulmuş bir talebi bulunmadığı halde karar verildiği, bu durumda hakemin talebe uygun karar verip vermediğinin, yetkisini aşıp aşmadığının tespitinin de mümkün olmadığı bu hususun ağır usul hatası niteliğinde olup, kamu düzenini bozar nitelikte olduğu, tahkim yargılamasının konusu olamayacak olmasına rağmen davacının taşınmaz malları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle, … dışındaki davalılar hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, … hakkındaki davanın kabulü ile, davaya konu hakem heyeti kararının iptaline karar verilmiştir. Kararı davalı … vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Genel tahkim kurallarında hakem kararlarına karşı denetim yolu iptal davası olarak düzenlenmişken, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/12 uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarına karşı özel kanun hükmü ve kanuni sınırlar doğrultusunda temyiz yoluna gidilebilmektedir.

Hakem kararında hangi bilgilerin yer alması zorunludur?

Hakem kararında hakemlerin kimlikleri, taraflar ve vekillerinin bilgileri, hukuki gerekçe, sıra numarası altında açık hak ve borçlar ile yargılama giderleri, iptal davası imkanı ve süresi, tahkim yeri, karar tarihi ile hakem imzaları bulunmalıdır.

Hakem heyeti uyuşmazlıkta kısmi karar verebilir mi?

Taraflarca aksine bir düzenleme kararlaştırılmadığı sürece hakem veya hakem kurulu uyuşmazlığın bir kısmı hakkında kısmi karar verebilir.

Hakem kararı taraflara nasıl bildirilir ve nerede muhafaza edilir?

Hakem kararı hakem, hakem kurulu başkanı veya ilgili tahkim kurumu tarafından taraflara bildirilir; kararın aslı dosya ile birlikte mahkemeye gönderilerek mahkemece saklanır.

Hakem kararına karşı açılan iptal davası icrayı kendiliğinden durdurur mu?

İptal davası açılması icrayı kendiliğinden durdurmaz; ancak taraflardan birinin talebi üzerine hükmolunan para veya eşya değerini karşılayacak teminat sunulması şartıyla mahkemece icranın durdurulmasına karar verilebilir.

Hakem kararının iptali davası hakemlere karşı açılabilir mi?

İptal davasında hakem heyeti üyelerine husumet yöneltilemez; davanın tahkim yargılamasının karşı tarafına yöneltilmesi zorunludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu