Davaların Birleştirilme Koşulları ve Hukuki Bağlantı
Davaların birleştirilmesi, aynı yargı çevresinde bulunan ve aynı düzey ile sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış uyuşmazlıklar arasında hukuki irtibat bulunması halinde gündeme gelir. Taraflardan birinin talebi doğrultusunda veya mahkemece re'sen davanın her aşamasında ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirme kararı verilebilir; bu yöndeki kararı oluşturma yetkisi ikinci davanın açıldığı mahkemeye aittir. Davaların aynı ya da benzer hukuki sebeplerden kaynaklanması yahut dosyalardan biri hakkında kurulacak hükmün diğer uyuşmazlığın sonucunu etkileyecek nitelikte olması durumunda davalar arasında irtibat ve bağlantının mevcudiyeti kabul edilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
İkinci davanın görüldüğü mahkemece birleştirme kararı tesis edildiğinde, bu usulü karar gecikmeksizin ve derhâl yargılamayı sürdürecek olan ilk davanın mahkemesine bildirilir.
Farklı Yargı Çevrelerindeki Mahkemelerde Birleştirme Usulü
Davaların ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış bulunması durumunda, bağlantı nedeniyle birleştirme kararı verilmesi ikinci davanın görüldüğü mahkemeden istenir. İlk davanın açıldığı mahkeme, bu talebin kabul edilmesi ve birleştirmeye ilişkin kararın usulen kesinleşmesi tarihinden itibaren söz konusu birleştirme kararıyla bağlı hale gelir.
Kanun Yolu Aşaması Farklı Dairelere Düşen Dosyaların Birleştirilmesi
İstinaf incelemesinin bölge adliye mahkemesinin ayrı dairelerinde görülmesi icap eden uyuşmazlıklar yönünden de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 166 uyarınca birleştirme kararı tesis edilebilir. Böyle bir durumda üst derece kanun yolu denetimi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı meydana getiren asıl hukuki ilişki hakkındaki kararı incelemekle vazifeli bölge adliye mahkemesi dairesi nezdinde yerine getirilir.
Birleştirme ve Ayırma Kararlarına Karşı Kanun Yolu Denetimi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 168/1 uyarınca, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan uyuşmazlıklar hakkında tesis edilen birleştirme ve ayırma kararlarına karşı bağımsız olarak istinaf kanun yoluna başvurulamaz. Bu kararlar aleyhine ancak uyuşmazlığı nihai olarak sonlandıran asıl hükümle birlikte istinaf yoluna gidilebilir. Kanun koyucu, ilk derece mahkemesince birleştirme veya ayırma yönünde işlem tesis edilmiş olmasını, bölge adliye mahkemesinde hükmün tek başına kaldırılarak esastan incelenmesi veya temyiz merciinde bozma gerekçesi yapılabilmesi için yeterli saymamıştır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 168Kaynağı aç
İlk derece mahkemelerinin ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna ancak hükümle birlikte gidilebilir. Bölge adliye mahkemelerince verilen birleştirme ve ayırma kararları hakkında da temyiz kanun yoluna ancak nihai hükümle birlikte başvurulabilmektedir.
Davaların birleştirilmesi için aranan hukuki bağlantı nedir?
Davaların aynı veya benzer hukuki sebeplerden doğması ya da uyuşmazlıklardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek mahiyette olması durumunda davalar arasında bağlantı var sayılır ve birleştirme kararı verilebilir.
Mahkemenin birleştirme veya ayırma kararına karşı doğrudan istinafa gidilebilir mi?
İlk derece mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararlarına karşı müstakilen istinaf yoluna başvurulamaz; bu kararların kanun yolu denetimi ancak uyuşmazlığın esasına ilişkin nihai hükümle birlikte talep edilebilir.
İstinaf incelemesi farklı dairelere ait davalarda birleştirme yapılabilir mi?
Evet, istinaf incelemesi ayrı bölge adliye mahkemesi dairelerince yürütülmesi gereken uyuşmazlıklar birleştirilebilir ve kanun yolu incelemesi asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen daire tarafından yürütülür.
Bölge adliye mahkemesinin birleştirme kararı tek başına temyiz edilebilir mi?
Bölge adliye mahkemelerinin birleştirme veya ayırma kararlarına karşı tek başına temyiz yoluna başvurulamaz; temyiz incelemesi ancak esas hakkındaki nihai hüküm aleyhine başvurulduğunda gerçekleştirilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

