HMK Madde 427 Kapsamında Tahkim Süresi ve Uzatılması

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 427 Kapsamında Tahkim Süresi ve Uzatılması

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tahkim süresi, taraflar aksini kararlaştırmadıkça bir yıldır. Hakem veya hakem kurulunun bu süre zarfında uyuşmazlığın esası hakkında nihai kararını vermesi kanuni bir zorunluluktur. Sözleşmede yargılama için özel bir süre belirlenmemişse Kanun'da yer alan bir yıllık genel tahkim süresi tatbik edilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 427Kaynağı aç
MADDE 427- (1) Taraflar aksini kararlaştırmadıkça, bir hakemin görev yapacağı davalarda hakemin seçildiği, birden çok hakemin görev yapacağı davalarda ise hakem kurulunun ilk toplantı tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde, hakem veya hakem kurulunca esas hakkında karar verilir. (2) Tahkim süresi, tarafların anlaşmasıyla; anlaşamamaları hâlinde ise taraflardan birinin başvurusu üzerine mahkemece uzatılabilir. Mahkemenin, bu konudaki kararı kesindir. Dava ve cevap dilekçesi

Tahkim Süresinin Başlangıcı ve Hesaplanması

Tahkim süresinin ne zaman işlemeye başlayacağı, yargılamanın tek bir hakem tarafından mı yoksa hakem kurulu eliyle mi yürütüldüğüne göre değişiklik gösterir. HMK m. 427/1 gereğince tek bir hakemin görev yapacağı uyuşmazlıklarda yasal süre, hakemin seçildiği tarihten itibaren başlar. Birden çok hakemden oluşan hakem kurulunun görev yaptığı davalarda ise süre, kurulun ilk toplantı tutanağını düzenlediği tarihten itibaren işlemeye başlar. Hakemlerin bu süre dolmadan hüküm kurması esastır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/3513, K. 2023/3405Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2023/3513 E.  ,  2023/3405 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi (İlk Derece) Taraflar arasındaki Tahkim Kurulu kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat ….'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında menajerlik sözleşmesi imzalandığını, menajerin, futbolcunun hiçbir transferine katılım sağlamadığını, davacı adına hiçbir işlem yapmadığını, davacı futbolcunun hayatını sürdürebilmesi için kulüplerle sözleşme imzaladığını, davalı menajerin Uyuşmazlık Çözüm Kurulu (UÇK) nezdinde davacı aleyhine ikame ettiği dava ile taraflar arasında imzaladığını iddia ettiği iki ayrı sözleşme uyarınca komisyon alacağı ve ifaya ek olarak kararlaştırılan cezai şartın ödenmesini talep ettiğini, UÇK'nın görev ve yetkisine itiraz ettiklerini, UÇK tarafından, davalının menajerlik ücretine hak kazanmadığı, sözleşmedeki cezai şartın dava tarihi itibariyle muaccel olduğu gerekçesiyle taleple bağlı olarak 250.000,00 TL cezai şarta hükmedildiğini, UÇK kararına iki tarafça da itiraz edilerek TFF Tahkim Kuruluna başvurduklarını, Tahkim Kurulunca davalı menajerin itirazının kabul edildiğini, ancak davacı futbolcunun itirazının reddedildiğini, kararın Anayasa hukukuna aykırı olduğunu, HMK 439 uncu maddesi gereğince iptal edilmesi gerektiğini, Hakem Kurulunun seçiminde öngörülen usule uyulmadığını, Hakem Heyetinin tarafsız ve bağımsız olmadığını, kararın tahkim süresi içinde ve taleplerinin tamamı hakkında karar verilmediğini, uyuşmazlığın Türk Hukukuna göre tahkime elverişli olmadığını, cezai şartın fahiş, orantısız, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kararın iptali ile birlikte esas hakkında hükmün kurulması gerektiğini belirterek, davanın kabulü ile TFF Tahkim Kurulu kararının iptaline, davalı menajer tarafından UÇK'nın 2022/61 E. sayılı dosyası nezdinde ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Uyuşmazlık Çözüm Kurulu ve Tahkim Kurulunun uyuşmazlığın çözümünde yetkili ve dava konusunun tahkime elverişli olduğunu, davacı futbolcunun davalı menajeri zarara uğratma amacıyla hareket ettiğini, yargıyı yanıltmak amacıyla yalan yere yemin beyanında bulunduğunu, davacı futbolcunun müvekkilini saf dışı bırakarak menajerlik ücreti hak etmesine engel olması nedeniyle zarar verdiğini, sözleşmeyi ihlal ettiğinin sabit olduğunu, verilen kararın hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; iptal davasına konu Hakem kararında re'sen incelenmesi gereken kamu düzenine aykırılık ve tahkime elverişli olmama hallerinin bulunmadığı, dosya kapsamındaki belgelerden hakemin yasaya ve sözleşmeye uygun olarak tayin edildiği, hakemin süresi içerisinde yargılamaya başladığı ve HMK'nın 427 nci maddesi gereğince Hakem Kurulunun ilk toplantı tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde karar verdiğini, tahkim yargılamasının HMK'nın 439/e bendindeki usule uygun olarak yürütülüp karar verildiği ve iptal davasının süresinde açıldığı, Hakem kararına konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen tahkim şartı kapsamında bulunduğu, hakem tarafından tahkim anlaşması dışındaki bir konuda karar verilmediği, tahkim yargılaması sürecinde ve nihai kararda yetki aşımının söz konusu bulunmadığı, davacı vekilince ileri sürülen diğer iptal nedenlerinin ise Hakem kararının esasına ilişkin olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 439 uncu ve devamı maddelerinde yer alan Hakem kararının iptali şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyizinde; taraflar arasında tek bir menajerlik sözleşmesi (2 nüsha) imzalandığını, menajerin yedinde sakladığı nüshadaki tarihi değiştirerek yeni bir sözleşme gibi tescil ettirdiğini, cezai şart kısmıda boş olduğu halde bu kısmın elle sonradan doldurulduğunu, UÇK ve Tahkim Kurulunun verdiği kararlarının Anayasa'ya aykırı olduğunu, yetkisiz olduğu halde UÇK tarafından karar verildiğini, hakem seçiminin usule uygun olmadığını, Hakem Heyetinin bağımsız ve tarafsız olmadığını, Tahkim Kurulunun süresinde karar vermediğini, ceza hukukunu ilgilendiren dolandırma, aldatma ve hile iddialarının mevcut olması, imza yaşının tespitinin gerekmesi nedeniyle uyuşmazlığın Türk Hukukuna göre tahkime elverişli olmadığını, sözleşmedeki münhasırlık şartı nedeniyle futbolcunun kendi başına sözleşme yapılmasının cezalandırılmasının Anayasadaki çalışma özgürlüğünün ihlali niteliğinde olduğunu, kararın kamu düzenine aykırı bulunduğunu, cezai şartın fahiş ve orantısız olduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Tahkim Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 439 uncu maddesi. 2. … Federasyonu Tahkim Kurulu Talimatının 13 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 5 inci maddesi;“Taraflar … bu sözleşmeden doğan her türlü uyuşmazlığın çözümünde Uyuşmazlık Çözüm Kurulu talimatı çerçevesinde Uyuşmazlık Çözüm kuruluna başvurabilirler" şeklinde düzenleme yer almakta olup sözleşmenin altında da sözleşmenin 20.10.2020 tarihinde … Federasyonuna teslim edildiğine dair şerh yer almaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde UÇK'nın yetkili olduğu anlaşılmıştır. 2. Davacı futbolcunun Tahkim Kuruluna 20.07.2022 başvurduğu, Tahkim Kurulunun 04.11.2022 tarihinde dosyayı incelemeye aldığı görülmüştür. … Federasyonu Tahkim Kurulu Talimatının 13 üncü maddesinde; "Kural olarak Tahkim Kurulu, başvuru tarihinden itibaren disiplin uyuşmazlıkları yönünden 1 ay, diğer uyuşmazlıklar yönünden 3 ay içerisinde kararını verir, gerekçeli kararını ise kısa karar tarihinden itibaren 3 ay içinde tebliğe çıkarır. Dosyanın mahiyeti itibariyle gerekli görüldüğü durumlarda Tahkim Kurulu kararı ile bir defaya mahsus bu süreler uzatılabilir." şeklinde düzenleme gereğince Tahkim Kurulunun 11.11.2022 tarihinde kısa kararını süresinde verdiği ve kısa kararın verildiği tarihten itibaren 3 aylık süre içinde yani davalı tarafa Ocak 2023 tebliğ edildiği anlaşılmıştır. 3. TFF Tahkim Kurulunun tarafsız ve bağımsız bir yargı organı olmadığına ilişkin iddiların HMK 439 uncu madde kapsamında değerlendirilemeyeceği, Tahkim Kurulu karının kamu düzenine aykırı olduğuna ilişkin dosya kapsamında delil olmadığı anlaşıldığından davacının temyiz itirazlarının reddi ile Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 17.100,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tahkim Süresinin Uzatılması ve Yetkili Mahkeme

Tahkim yargılaması kanuni süre içinde sonuçlandırılamayacaksa HMK m. 427/2 uyarınca sürenin uzatılması mümkündür. Süre uzatımı öncelikle tarafların kendi aralarında mutabık kalmasıyla gerçekleştirilebilir. Tarafların anlaşamaması durumunda ise taraflardan birinin başvurusu üzerine mahkemece tahkim süresi uzatılabilir. Tahkim süresinin uzatılması talebi ancak yasal tahkim süresi henüz dolmadan istenebilir; tahkim davası başlamadan önce veya tahkim süresi bittikten sonra süre uzatımı talep edilemez. Süre uzatımı isteyen taraf genel ispat kuralları uyarınca uzatma gerekçelerini delilleriyle birlikte mahkemeye sunmakla yükümlüdür.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/2560, K. 2023/2839Kaynağı aç
6. Hukuk Dairesi         2022/2560 E.  ,  2023/2839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi(İlk Derece) SAYISI : 2022/1 E., 2022/3 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki hakem kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.09.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalılar vekilleri Avukat …, Avukat … ile davacı vekili Avukat …'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı yükleniciler arasında imzalanan Bakırköy …. Noterliğinin 17/05/2005 tarih ve 13799 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümleri doğrultusunda ortaya çıkan uyuşmazlığın çözümü için tahkim sürecinin başlatıldığını, hakem heyetinin vermiş olduğu kararın tahkim için kanunda öngörülen 1 yıllık sürede verilmediğini, hakem kararının kanunda belirlenen nitelikleri taşımadığını belirterek hakem kararının 6100 sayılı HMK’nın 439. maddesi gereğince iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde hakemlerin ismen belirtildiğini, ortaya çıkan uyuşmazlık neticesinde tahkim sürecinin bizzat davacı tarafından başlatıldığını, ancak davacının hakkını kötüye kullanarak 3 kez hakemin reddine ilişkin dava açtığını, ret davalarında beklenmesi zorunlu olan sürelerin tahkim sürecini de durdurduğunu, hakem kararının hukuka uygun olduğunu, davacının ileri sürdüğü hususların hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi sıfatı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tahkim süresinin 19/07/2021 tarihinde sona ermiş olduğu, davacı yanca açılan hakemin reddi davalarının tahkim yargılama süresini durdurmadığı ve davalı yanca tahkim süresi sona erdikten sonra 26/08/2021 tarihinde Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 17/12/2021 tarihli ‘tahkim yargılamasının uzatılması talebine" ilişkin mahkemece verilen "davanın reddine" dair kesin kararı ile tahkim yargılamasının sona erdiği, TMK nın 2. maddesine yönelik değerlendirmelerin ancak 1 yıllık tahkim süresi içerisinde süre uzatım talebinde bulunulması durumunda mahkemece değerlendirmeye ve takdire alınabileceği, bu nedenle davada TMK nın 2. maddesi anlamında dürüstlük kuralı gibi genel hukuk ilkesine dayanılamayacağı ve yine hakkın kötüye kullanılmasına ilişkin iddiaların da öne sürülemeyeceği, emredici nitelikteki kamu düzenine ilişkin 1 yıllık süre geçtikten sonra yapılmış olan uzatım talebinde hakimin takdir ve yargılama hakkının bulunmadığı, somut olayda hakem kurulunun nihai kararını tahkim süresi içinde vermediği anlaşıldığından, davacı yanın diğer iptal sebepleri incelenmeksizin HMK’nın 439/2.c. maddesi uyarınca iptal davasının kabulü ile hem açık kanun hükmüne hem de kesin mahkeme ilamına aykırı olarak tahkim yargılamasına devam eden hakem heyetinin oluşturduğu esasa ilişkin hakem kararının iptaline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; Davacının bizzat başlattığı tahkim sürecinde dürüstlük kurallarına aykırı, kötüniyetli ve hakkını kötüye kullanarak 3 kez hakimin reddi ve 1 kez tahkimin geçersizliği davası açtığını, hakem kurulunca ret davaları konusunda mahkeme karar verinceye kadar tahkim yargılamasının durdurulduğunu, ancak ret davaları için beklenen sürenin tahkim yargılaması için belirlenen 1 yıllık tahkim süresini de durdurduğunun kabulü gerekirken mahkemece aksi yönde karar verildiğini, davacı tarafından kötüniyetli olarak hakemlerin reddi yanında çeşitli mercilere haklarında şikayetlerde bulunduğunu, dosya kapsamına sunulan uzman görüşlerinin de hakemin reddine ilişkin davaların karara bağlanıncaya kadar tahkim süresini de durdurduğuna yönelik olduğunu, aksi şekilde verilmiş olan mahkeme kararının davacının kötüniyetli işlemlerinin korunması niteliğinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 421, 427 ve 439. maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa sahibi sıfatı ile davacı ve yüklenici sıfatı ile davalılar arasında Bakırköy …. Noterliğinin 17/05/2005 tarih, 13799 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, yapılacak AVM inşaat maliyetinin %18.04 ünün karşılanması halinde, %50 oranında ortak olacakları kararlaştırılmıştır. 2.1. Taraflar arasındaki sözleşmenin 21. maddesine göre; taraflar arasında bu sözleşmeden doğabilecek teknik uyuşmazlıkların, yasalara bağlı olmaksızın sırf hakkaniyet kuralları ve teamüller gözetilerek karar vermek üzere …, … ve …’dan teşekkül edecek 3 kişilik hakem heyeti tarafından çözüme kavuşturulacağı kararlaştırılmıştır. 2.2. Taraflar arasında sözleşmeye dayanan uyuşmazlığın çözümü için yürütülen tahkim sürecinin başladığı tarih, ilk toplantı tutanağının düzenlendiği tarih olan 03/01/2019 tarihidir. Yürütülen ilk tahkim sürecinde hakem … ’ün 11.04.2019 da hakemlik görevinden istifa ettiği, kalan iki hakemin 10.04.2019 tarihli karar ile hakem yargılamasında davacı karşı davalı Kameroğlu’nun 621.039,00 USD alacağının yüklenicilerden 1/2’şer oranda tahsiline, davalı karşı davacı yüklenicilerin toplamda 9.287.784,00 USD alacaklarının davacı karşı davalı … Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti. 'nden tahsiline karar verilmiştir. 2.3. İki hakem tarafından verilen 10/04/2019 tarihli ilk kararın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 16/07/2019 tarih ve 2019/11 İlk Derece Esas, 2019/14 Karar sayılı kararı ile; “…Hakem kararı diğer 2 üyenin katılımı ve oybirliğiyle alınmış olsa dahi kararlaştırılan ekseriyet hakemlerden tümünün katılımıyla oluşması sonucu verilen karar için geçerli olup; birinin katılımı olmadan diğerleri tarafından verilen kararda (2/3) ekseriyetin sağlandığından söz edilemeyeceğinden ortada geçerli bir (hakem) kararın bulunmadığı’’ gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. 2.4. Belirtilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 19/12/2019 tarih, 2019/2826 Esas, 2019/5261 Karar sayılı kararı ile; hakem veya hakemlerin tahkim davasının her aşamasında hakemlikten istifa edebileceği, tahkim şartında bunun aksinin kararlaştırılmasının mümkün olmadığı gibi kararlaştırılmış olsa dahi geçersiz olduğu, istifa halinde hakem seçimine ilişkin prosedüre göre yerine başka bir hakemin seçileceği, hakemin karar toplantısı ve alınan karardan sonra istifasının söz konusu olmadığı, 2 hakem tarafından 3. hakemin istifasından önce toplanılarak karar verildiği, tahkim yargılamasının 6100 sayılı HMK’nın 433/1, 436/1 a-f, 439/2-e md. hükümlerine uygun yürütülmediği ve karar toplantısının taraf hakemlerden birinin yokluğunda yapılmış olması sebebiyle oluşturulan kararın HMK’nın 433/1. maddesinde ifade edilen oy çokluğuyla verilen bir karar sayılmasının mümkün bulunmadığı ve bu durumun kararın sonucuna etkili olduğu gerekçesiyle hakem kararının iptaline ilişkin kararının onanmasına karar verilmiştir. 2.5. İstifa eden hakemin yerine yeni bir hakem seçilebilmesi ve tahkim yargılamasına kaldığı yerden devam edilebilmesi için davalı karşı davacı yüklenici şirketler tarafından davacı karşı davalı Kameroğlu’na ihtarname gönderilmiş ise de belirlenen toplantı gününde davacı karşı davalı … Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin toplantı tutanağına "Hakem seçimine ve tahkim sürecinin yeniden işletilmesine muvafakatimiz yoktur" şerhi düştüğü anlaşılmıştır. 2.6. Tarafların, istifa eden üçüncü hakemin seçimi için anlaşmaya varamamaları neticesinde davalı yüklenici şirketler tarafından 20/03/2020 tarihinde, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2020/252 Esas sayılı dosya ile istifa eden hakem yerine hakem tayini talepli dava açılmış, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/07/2020 tarih ve 2020/395 Karar sayılı kararıyla taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında çıkan uyuşmazlığın hakemde çözümü hususunda vaki anlaşma gereğince taraflarca belirlenen ve istifa eden … yerine, HMK'nın 416/1-c maddesi gereğince 3. hakem olarak Borçlar Hukuku ve Sözleşme Hukukunda uzman Doç. Dr. …'nın atanmasına “kesin olarak” karar verilmiştir. 2.7. Hakem yargılamasında davacı karşı davalı … tarafından, 14/07/2020 tarihinde Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/451 Esas sayılı davası ile hakemler … ve … aleyhine hakemin reddi talepli dava açılmış, mahkemece verilen 24/09/2020 tarihli karar ile talebin reddine kesin olarak karar verilmiştir. 2.8. Doç. Dr. …’nın katılımı ile yeniden oluşturulan hakem heyeti, 27.10.2020 tarihinde toplanarak tahkim sürecini yeniden başlatmıştır. 2.9. Hakem yargılamasında davacı karşı davalı …, 04.12.2020 tarihinde Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2020/879 Esas sayılı dosya ile “tahkim sözleşmesinin geçersiz hale geldiğinin ve taraflar arasındaki ihtilafın artık genel mahkemelerde çözümlenmesi gerektiğinin tespiti” talepli dava açmış, mahkemece 18/12/2020 tarih ve 2020/787 Karar sayılı karar ile talebin reddine karar verilmiş, mahkeme kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince 21.05.2021 tarih ve 2021/656 Esas, 2021/981 Karar sayılı karar ile davacı yanın istinaf itirazının reddine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı yapılan vaki temyiz itirazı üzerine Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 11.10.2022 tarih ve 2021/4947 E. 2022/4678 K.sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmekle ilk derece mahkemesi kararı kesinleşmiştir. 2.11. Hakem kurulunun tahkim sürecine devam etme kararı alması sonrasında davacı karşı davalı … Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti., 25/02/2021 tarihinde İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/144 Esas sayılı dosyasıyla her üç hakemin reddi talepli dava açılmış, mahkemece 17.06.2021 tarih ve 2021/430 Karar sayılı karar ile davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. 2.12. Hakem yargılamasında davalı karşı davacı yüklenici şirketler tarafından, 26/08/2021 tarihinde Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2021/709 Esas sayılı dosyada asıl dava ile; tahkim yargılamasına ilişkin 1 yıllık yargılama süresinin 6 ay daha uzatılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiş, davacı tarafça karşı dava açılarak tahkim yargılamasının sona erdiğinin tespiti istenmiştir. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesince 17.12.2021 tarih ve 2021/1202 Karar sayılı kararı ile talebin reddine karar verilmiş, mahkemenin bu kararına karşı davalı yanca Anayasa Mahkemesine 2022/7985 başvuru numarası ile bireysel başvuru yapılmıştır. 2.13. Davacı karşı davalı … Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti., İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde 05.09.2021 tarihinde açılan 2021/570 Esas sayılı dosya ile mahkemece atanan Prof. Dr. …, … ve…’ın hakemlikten reddine yönelik olarak 05.09.2021 tarihinde üçüncü kez hakemlerin reddi talepli dava açılmış, mahkemece 02.12.2021 tarih, 2021/860 Karar sayılı karar ile davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. 2.14. Hakem kurulu yargılamaya devam etmiş ve 20.12.2021 tarihli hakem kararı ile davacı karşı davalı … Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti. nin, davalı karşı davacılardan toplam 186.672,86 USD ve 493.748,42 TL alacağı bulunduğu ve davalılardan eşit oranda tahsiline, davalı karşı davacı yüklenici şirketlerin ise … Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti. nden toplamda 7.685.059 USD alacaklı oluğuna karar verilmiş, belirtilen hakem kurulu kararının iptali için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2.15. HMK’nın 412. maddesinde tahkim sözleşmesi; tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları sözleşme olarak tanımlanmıştır. Tahkim süresi HMK'nın 427. maddesinde 1 yıl olarak ön görülmüştür. Tahkim yargılamasının, uzatılması durumu hariç bu bir yıllık yasal süre içerisinde bitirilmesi gerekir. Aksi durumda HMK'nın 439/2-c maddeleri gereğince iptal nedenidir. Bunun tek istisnası HMK'nın 421/2 maddesi gereğince hakemin değiştirilmesidir. Buna göre hakemin değiştirilmesi için geçen süre tahkim süresinden sayılmaz. 2.16. HMK 421/3. maddesi hükmünde yer alan ‘‘Tahkim sözleşmesinde hakemin veya hakem kurulunu oluşturan hakemlerin ad ve soyadları belirtilmiş ise hakemin, hakem kurulunun ya da kurulun karar çoğunluğunu ortadan kaldıracak sayıda hakemin görevinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, tahkim de sona erer.’’ düzenlemesi uyarınca, 03.01.2019 tarihinde başlayan ilk tahkim süreci, hakem …’ün 11.04.2019 da istifası ile sona ermiş, HMK 427/1. maddesinde belirtilen 1 yıllık tahkim süresi, 03.01.2019 ilk toplantı tutanağı tarihi ile istifa tarihi olan 11.04.2019 arasında 3 ay 8 günlük sürede işlemiştir. 2.17. Doç. Dr. …’nın katılımı ile yeniden oluşturulan hakem heyeti, 27/10/2020 tarihinde toplanarak tahkim sürecini yeniden başlatmışlardır. Yukarıda belirtildiği üzere, kanunda öngörülen 1 yıllık tahkim süresinin 3 ay 8 günlük süresi işlemiş, yeni hakem heyetinin 27.10.2020 tarihinde toplanmış olduğu ve kalan 8 ay 22 günlük süre dahil edildiğinde, hakem kurulunca esas hakkında karar verilmesi gereken son tarihin 19.07.2021 olduğu anlaşılmıştır. 2.18.HMK 427/2. maddesine göre tahkim süresi, tarafların anlaşmasıyla; anlaşamamaları hâlinde ise taraflardan birinin başvurusu üzerine mahkemece uzatılabilir. Tahkim süresinin uzatılması ancak tahkim süresi içerisinde istenebilir. Tahkim davası başlamadan süre uzatım talebi istenemeyeceği gibi tahkim süresi bittikten sonra da süre uzatımı istenemeyecektir. Talepte bulunanın, genel ispat kuralları gereği ispat yükümlülüğü bulunduğundan talebine uzatma sebeplerini de delilleri ile birlikte göstermesi gerekir. 2.19. Tahkim süresinin hangi hallede duracağı ya da işleyecek olan süreden sayılmayacak hallerin incelenmesinde; Yeni hakem seçilmesi başlıklı HMK 421/2. maddesinde bir veya birden çok hakemin değiştirilmesi için geçen süre tahkim süresinden sayılmaz düzenlemesi mevcut olup, ancak kanunda sınırlı olarak sayılmış (numerus clausus) belirtilen hal dışında bir durma sebebine yer verilmemiştir. 2.20. Hal böyle iken, tahkim süresinin uzatılması talebi için bir neden olabilecek hakemin reddi isteminin, kanunda sınırlı sayılmış olan, tahkim süresini durduran ya da işleyecek olan süreden sayılmayacak haller içerisinde olmadığı anlaşılmaktadır. 2.21. HMK 439/2.c. maddesi uyarınca, hakem heyeti kararının, tahkim süresi içinde verilmemiş olması, hakem kararının iptali sebebidir. 2.22. Somut olayda; hakem yargılamasında davalı karşı davacı yüklenici şirketler tarafından, 26/08/2021 tarihinde Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde süre uzatımı talebinde bulunulmuş ise de yukarıda belirtildiği üzere istemin, yargılamanın son günü olan 19.07.2021 tarihinden sonra yapıldığı, hakemin reddi isteminin işleyecek olan tahkim süresini durdurmadığı, hakemlerin, sürenin bitmesi nedeni ile tahkim sürecinin sona erdiğinin tespitine ilişkin usuli bir kararla tahkim yargılamasına son vermeleri gerekirken esasa ilişkin olarak 20.12.2021 tarihli kararı verdiği, süresi içinde verilmemiş olan hakem kararının iptal edilmesinde ise hukuka aykırı bir yan bulunmadığı anlaşılmıştır. 2.23. Her ne kadar, davalı yükleniciler vekili, somut olayda davacının iş ve işlemlerinin hakkın kötüye kullanılması kapsamında olduğunu iddia etmiş ise de kanun koyucunun yukarıda anlatımına yer verilen düzenlemeleri karşısında TMK 2/II. hükmünün somut olayda uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. Nitekim aynı ilkeye 25.1.1984 gün ve 3/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında da yer verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan tahsilatta tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınmasına, 8400,00TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19/09/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tahkim yargılamasında mahkemenin müdahalesini gerektiren adli işlerde merci, HMK m. 410 uyarınca belirlenir. Süre uzatımı taleplerinde kural olarak tahkim yerindeki asliye ticaret veya asliye hukuk mahkemesi davanın mahiyetine göre görevli ve yetkilidir. Şayet taraflar tahkim yerini tayin etmemişse, uyuşmazlığın niteliğine göre görevli asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi nezdinde, davalının Türkiye sınırları içerisindeki ikametgahı, sakin olduğu mahal veya işyerinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili kılınmıştır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 410Kaynağı aç
MADDE 410- (1) (Değişik: 28/2/2018-7101/57 md.) Tahkim yargılamasında, mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde görevli ve yetkili mahkeme, konusuna göre tahkim yeri asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesidir. Tahkim yeri belirlenmemiş ise görevli mahkeme, konusuna göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi, yetkili mahkeme ise davalının Türkiye’deki yerleşim yeri, oturduğu yer veya işyeri mahkemesidir. Mahkemenin yardımı

Mahkemenin Süre Uzatımı Kararının Kesinliği

Tahkim süresinin uzatılması istemiyle mahkemeye başvurulduğunda mahkemenin verdiği karar HMK m. 427/2 gereğince kesindir. Bu kararlara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/1230 Esas, 2021/5942 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, mahkemece tahkim süresinin uzatılmasına yönelik talepler hakkında verilen kararlar kesin nitelikte olduğundan bu kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları reddedilir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1230, K. 2021/5942Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2021/1230 E.  ,  2021/5942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.02.2018 gün ve 2017/1134 E. – 2018/76 K. sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Dava, tahkim süresinin uzatılması istemine ilişkin olup mahkemece, tahkim süresinin 6 ay uzatılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili, işbu kararı temyiz etmişse de 6100 sayılı HMK'nın 427/2. maddesi uyarınca mahkemece, tahkim süresinin uzatılmasına ilişkin talepler hakkında verilen kararlar kesindir. HUMK’nın 432/4. maddesine göre, temyizi kabil olmayan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tahkim Süresinin Durması ve Hakemin Reddi

Tahkim süresinin işlemesini durduran haller mevzuatta sınırlı tutulmuştur. HMK m. 421/2 uyarınca bir veya birden çok hakemin değiştirilmesi amacıyla geçen zaman tahkim süresinden sayılmaz ve bu durum kanunda sınırlı olarak düzenlenen durma nedenidir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/2560 Esas, 2023/2839 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere hakemin reddi talebi, tahkim süresini kendiliğinden durduran ya da işleyecek süreden sayılmayacak haller kapsamında yer almaz; bu talep yalnızca sürenin uzatılması için ileri sürülebilecek bir gerekçe niteliği taşır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 421Kaynağı aç
MADDE 421- (1) Hakemlerden birinin görevi herhangi bir sebeple sona ererse, onun yerine seçimindeki usul uygulanarak yeni bir hakem seçilir. (2) Bir veya birden çok hakemin değiştirilmesi için geçen süre tahkim süresinden sayılmaz. (3) Tahkim sözleşmesinde hakemin veya hakem kurulunu oluşturan hakemlerin ad ve soyadları belirtilmiş ise hakemin, hakem kurulunun ya da kurulun karar çoğunluğunu ortadan kaldıracak sayıda hakemin görevinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, tahkim de sona erer. Hakemin kendi yetkisi hakkında karar vermesi

Hakem Görevinin Sona Ermesi ve Tahkim Kararının İptali

Tahkim sözleşmesi yapılırken uyuşmazlığı çözecek hakemlerin ad ve soyadları bizzat kararlaştırılmışsa hakemlerin görevinin sona ermesi tahkim yargılamasını doğrudan etkiler. HMK m. 421/3 hükmü gereğince, isimleri sözleşmede açıkça yazılı olan hakemin veya hakem kurulu çoğunluğunu ortadan kaldıracak sayıdaki hakemin görevinin herhangi bir sebeple nihayete ermesi durumunda tahkim de sona erer.

Tahkim yargılamasında hakem kararının süresi içinde tesis edilmesi yargılamanın sıhhati bakımından zorunludur. Hakem kararının tahkim süresi içinde verilmesi ve tahkim usulünün kanuna uygun yürütülmesi halinde tahkim kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin karar Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/3513 Esas, 2023/3405 Karar sayılı kararında onanmıştır. Buna karşılık hakem kararının yasal veya uzatılan tahkim süresi geçtikten sonra verilmesi, HMK m. 439/2-c uyarınca hakem kararının iptali sebebini oluşturur.

Sözleşmede tahkim süresi kararlaştırılmamışsa süre ne kadardır?

Taraflar tahkim süresini sözleşmede belirlememişlerse HMK m. 427/1 gereğince bir yıllık yasal tahkim süresi geçerlidir.

Tahkim süresi ne zaman işlemeye başlar?

Tek hakemin görev yaptığı hallerde hakemin seçildiği tarihte, birden çok hakemin görev yaptığı davalarda ise hakem kurulunun ilk toplantı tutanağını düzenlediği tarihte işlemeye başlar.

Tahkim süresi bittikten sonra mahkemeden süre uzatımı istenebilir mi?

Hayır, süre uzatımı talebi yalnızca yürürlükte olan tahkim süresi içinde yapılabilir; süre sona erdikten sonra mahkemeden süre uzatımı istenemez.

Mahkemenin tahkim süresini uzatma kararlarına itiraz edilebilir mi?

HMK m. 427/2 uyarınca mahkemenin tahkim süresinin uzatılması talepleri hakkında verdiği kararlar kesin nitelikte olduğundan bu kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulamaz.

Tahkim süresi geçtikten sonra karar verilirse ne olur?

Hakem kararının kanuni veya uzatılan tahkim süresi içinde verilmemiş olması HMK m. 439/2-c gereğince hakem kararının iptali sebebidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu