6545 Sayılı Kanun ile Yargılama Sisteminde Değişiklikler

by Avukat Erdal Ersoy
6545 Sayılı Kanun ile Yargılama Sisteminde Değişiklikler

İdari Yargıda Üç Dereceli Yargılama ve İstinaf Kanun Yolu

6545 sayılı Kanun ile idari yargıda ilk derece mahkemesi, istinaf ve temyiz basamaklarından oluşan üç aşamalı bir yargılama sistemi benimsenmiştir. Bu yargılama düzeni vergi mahkemesi kararlarına karşı başvurulacak kanun yollarını da kapsamaktadır. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi mahkemenin yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf başvurusunda bulunulabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.) 1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. [31] 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. [32] 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir. 6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.[33] 7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz. 8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. Temyiz:

İstinaf incelemesi kural olarak temyizin usul ve şekil kurallarına tabidir. Başvurularda dilekçedeki hitap veya taleple bağlı kalınmaksızın dava dosyaları bölge idare mahkemesine gönderilir. İstinaf merciine intikal eden uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesinde karara katılmış veya kararı vermiş olan hâkim bölge idare mahkemesindeki incelemede yer alamaz. Yapılan inceleme neticesinde ilk derece mahkemesi kararı hukuka uygun görülürse istinaf başvurusunun reddine karar verilir; kararda düzeltilmesi mümkün maddi yanlışlıklar bulunuyorsa gerekli düzeltmeler yapılarak ret hükmü kurulur. İlk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunmaması hâlinde ise karar kaldırılarak işin esası hakkında yeniden karar verilir.

İlk inceleme üzerine verilen kararlara yönelik istinaf başvurusunun haklı görülmesi ya da davanın görevsiz veya yetkisiz mahkemece yahut yasaklanmış veya reddedilmiş hâkim tarafından görülmüş olması durumlarında, bölge idare mahkemesi kararı kaldırarak dosyayı ilgili ilk derece mahkemesine gönderir ve bu nitelikteki kararlar kesindir. Parasal sınırlar bakımından ise düzenlemenin ilk metninde yer alan beş bin Türk lirası veya kanun hükmünde öngörülen otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlerin iptali talepli davalarda ilk derece mahkemelerince verilen kararlar kesin olup istinaf yoluna kapalıdır. Ayrıca 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize tabi uyuşmazlıklar arasında yer almayan bölge idare mahkemesi kararları da kesindir.

Bölge idare mahkemeleri; ilk derece mahkemelerince verilen ve istinaf yolu açık olan nihai kararlar ile yürütmenin durdurulması taleplerine ilişkin kararlara yapılan itirazları incelemekle görevlidir. Mahkeme ayrıca kendi yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemeleri arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözüme bağlar; davaya bakılmasında fiili veya hukuki engellerin bulunması hâlinde ise davanın kendi yargı çevresindeki başka bir mahkemeye nakline ya da yetkili mahkemenin tayinine karar verir. Teşkilatlanma sürecinde Adalet Bakanlığı kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde bölge idare mahkemelerini kurmakla görevlendirilmiş, yeni mahkemeler faaliyete geçene kadar mevcut mahkemeler görevlerine devam etmiş ve dosyalar göreve başlama tarihiyle devredilmiştir.

Danıştay Nezdinde Temyiz İncelemesi ve Direnme Usulü

2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin kanunda tahdidi olarak sayılan kararlarına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde temyiz kanun yoluna başvurulabilir. Temyize tabi uyuşmazlıklar arasında düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları, imar planları ve parselasyon işlemleri ile kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin uyuşmazlıklar yer alır. Parasal sınırlara tabi vergi, tam yargı ve idari işlem davalarında ise düzenlemenin ilk kabulündeki yüz bin Türk liralık eşik ile kanun metninde yer alan dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan veya istinaf incelemesinde kaldırma üzerine yeniden karar verilip iki yüz yetmiş bin ila dokuz yüz yirmi bin Türk lirası arasında kalan davalar temyiz incelemesine konu olur. Ayrıca belirli meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemler, müşterek kararnameye tabi olanlar ile daire başkanı ve üst kademedeki yöneticilere ilişkin atama ve görevden almalar ve düzenleyici ile denetleyici kurulların sektörlerine dair kararları da temyize tabidir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – (Değişik: 18/6/2014-6545/20 md.) Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:[34] a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.:2023/36 K.:2023/142 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. c) (Ek:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar. d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları. f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları. g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar. h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar. ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar. i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar. j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar. k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar. l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar. m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar. n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar. Temyiz edilemeyecek kararlar:

Danıştay tarafından verilen bozma kararına karşı bölge idare mahkemesi uyma kararı verebileceği gibi ilk kararında ısrar da edebilir. Bozma kararına uyulması durumunda sonraki temyiz incelemesi yalnızca bozma kararına uygunluk çerçevesinde yapılır. Bölge idare mahkemesinin ısrar etmesi ve bu ısrar kararının temyiz edilmesi hâlinde uyuşmazlık konusuna göre Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu veya Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu tarafından incelenir. Bu kurulların verdiği kararlara uyulması kanunen zorunludur.

İdari Yargıda İvedi Yargılama Usulü

6545 sayılı Kanun ile belirli idari uyuşmazlıkların çözümü için ivedi yargılama usulü ihdas edilmiştir. Bu yargılama usulü; ihaleden yasaklama kararları hariç tutulmak üzere ihale işlemleri, acele kamulaştırma işlemleri, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları, Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca gerçekleştirilen satış, tahsis ve kiralama işlemleri, idari yaptırımlar hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar ve afet riski mevzuatı kapsamındaki Bakanlar Kurulu kararlarından kaynaklanan uyuşmazlıklara uygulanır. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf kanun yoluna başvurulamaz.

İvedi yargılama usulünde dava açma süresi otuz gün, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren savunma verme süresi ise on beş gün olarak uygulanır. Bu davalarda yürütmenin durdurulması istemlerine ilişkin verilen kararlara karşı itiraz edilemez. Dava dosyaları tekemmülden itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır. Nihai kararlara karşı yalnızca temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz süresi kararın tebliğinden itibaren on beş gün olup temyiz istemi en geç iki ay içinde hükme bağlanır.

Ceza Muhakemesinde Sulh Ceza Hâkimliklerinin İhdası

6545 sayılı Kanun ile ceza yargılama sisteminde sulh ceza mahkemeleri kaldırılmış, yerlerine sulh ceza hâkimlikleri kurulmuştur. Sulh ceza hâkimlikleri, soruşturma evresinde hâkim tarafından verilmesi gereken kararları almak, kanunla verilen işleri yürütmek ve bu kararlara karşı yapılacak itirazları incelemekle yetkilidir.

Yapılan değişiklikle sulh ceza mercii kararlarına karşı itiraz incelemesi asliye ceza mahkemesi görev alanından çıkarılmıştır. Yeni itiraz usulüne göre, bir yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği kurulu bulunuyorsa, hâkimlik kararlarına karşı yapılan itirazların incelenmesi numara olarak kendisini izleyen sulh ceza hâkimliğine aittir.

Asliye Ticaret Mahkemelerinde Heyet Düzeni

6545 sayılı Kanun düzenlemeleriyle asliye ticaret mahkemelerinde tek hâkimli çalışma usulünden bir başkan ve iki üyeden oluşan heyet sistemine geçiş öngörülmüştür. Kanunda gösterilen belirli uyuşmazlıklar heyet halinde incelenerek hükme bağlanır.

Konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda 6545 sayılı Kanun düzenlemesinde öngörülen üç yüz bin Türk lirasının üzerindeki dava ve işler heyet halinde karara bağlanır. Dava değerine bakılmaksızın; iflas, iflasın ertelenmesi, iflasın kaldırılması ve kapatılması davaları, konkordato ve yeniden yapılandırma uyuşmazlıkları, genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davaları, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davaları, tahkim yargılamasında tahkim şartına ilişkin itirazlar, iptal davaları, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile yabancı hakem kararlarının tanınması ve uygulanmasına yönelik dava ve işler asliye ticaret mahkemesi heyetince yürütülür.

İdari yargıda istinaf kanun yoluna başvuru süresi kaç gündür?

İdare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı, kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yetkili bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir; ancak konusu kanundaki parasal kesinlik sınırını aşmayan davalara ilişkin nihai kararlar kesin olup istinafa kapalıdır.

Bölge idare mahkemesi istinaf incelemesinde hangi yönde karar verebilir?

Bölge idare mahkemesi ilk derece kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine, maddi yanlışlık varsa düzeltilerek ret kararına, hukuka uygun bulmazsa kararın kaldırılarak işin esası hakkında yeniden karara hükmeder; ilk inceleme kararlarına karşı başvurunun haklı bulunması veya davanın görevsiz, yetkisiz mahkemece ya da reddedilmiş, yasaklanmış hâkimce bakılması hâllerinde ise dosyayı kesin olarak ilgili mahkemeye gönderir.

İvedi yargılama usulünde yürütmenin durdurulması kararlarına itiraz edilebilir mi?

İvedi yargılama usulünde yürütmenin durdurulması taleplerine ilişkin verilen kararlara karşı kanunen itiraz yolu kapalıdır ve bu yargılamada istinaf kanun yoluna başvurulamaz.

Birden fazla sulh ceza hâkimliği olan yerde itiraz nereye sunulur?

Sulh ceza hâkimliği kararlarına karşı yapılan itirazlar, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği bulunması durumunda numara olarak kendisini takip eden sulh ceza hâkimliğince incelenir.

Asliye ticaret mahkemesinde hangi işler heyet halinde karara bağlanır?

Kanunda öngörülen üç yüz bin Türk lirasının üzerindeki parasal uyuşmazlıklar ile dava değerine bakılmaksızın iflas, iflasın ertelenmesi, kaldırılması, kapatılması, konkordato, yeniden yapılandırma, şirket organlarının sorumluluğu, genel kurul kararlarının iptali veya butlanı ile tahkim şartı itirazı, tahkim iptal davaları, hakem seçimi, reddi ve yabancı hakem kararlarının tanınması ve uygulanması heyetçe karara bağlanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu