HMK Madde 348 Uyarınca Katılma Yolu İle Başvuru

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 348 Uyarınca Katılma Yolu İle Başvuru

Katılma yolu ile istinaf, ilk derece mahkemesi kararına karşı süresinde başvuru yapmamış ya da kanun yoluna başvurma hakkından yoksun tarafın, karşı tarafın istinaf dilekçesine sunacağı cevapla kararı denetime taşıyabilmesine olanak tanır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 348. maddesinin birinci fıkrasına göre, istinaf dilekçesi tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı olmasa veya süreyi kaçırmış bulunsa dahi cevap dilekçesiyle istinaf talebinde bulunabilir. Asıl başvuruyu yapan taraf ise bu isteme yönelik cevabını iki haftalık süre zarfında sunabilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 348Kaynağı aç
MADDE 348- (1) İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir. (2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir. Başvurma hakkından feragat
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/2503, K. 2022/4642Kaynağı aç
2. Hukuk Dairesi         2022/2503 E.  ,  2022/4642 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi… Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı-karşı davalı kadın tarafından yararına hükmolunan tazminat ve nafaka miktarları, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi yönünden istinaf edilmiş, davalı-karşı davacı erkeğin istinaf dilekçesinin davacı-karşı davalı kadına tebliği üzerine davacı-karşı davalı kadın tarafından süresi içinde sunulan katılma yoluyla temyiz dilekçesi ile erkeğin davasının kabulü ve kusur belirlemesi yönünden de istinaf kanun yolu incelemesi talebinde bulunulmuştur. Bölge adliye mahkemesince; davacı-karşı davalı kadının istinaf yoluna başvurmuş olduğu HMK. 348/1 maddesi gereğince katılma yoluyla istinaf başvuru hakkı bulunmadığından katılma yoluyla istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Hüküm taraflarca süresi içerisinde temyiz edilmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 348/1. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. Somut olayda, her ne kadar, bölge adliye mahkemesince, davacı-karşı davalı kadının istinaf yoluna başvurmuş olduğu, HMK. 348/1 maddesi gereğince katılma yoluyla istinaf başvuru hakkı bulunmadığı belirtilerek katılma yoluyla istinaf talebinin reddine karar verilmiş ise de; istinaf dilekçesi kendisine tebliğ olunan tarafın kendisinin daha önce hükmü istinaf edip etmediğine bakılmaksızın ve karşı tarafın da istinaf sebepleri ile bağlı olmaksızın katılma yoluyla her iki davayı bütün yönleriyle istinaf etme hakkı bulunduğu gözetilerek, katılma yoluyla istinaf taleplerinin esastan incelenmesi gerekirken yazılı şekilde kadının katılma yoluyla istinaf dilekçesinin bu hükümler yönünden inceleme dışı bırakılarak usûlden reddi doğru olmamış, hükmün münhasıran bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 18.05.2022 (Çrş.)

Tebliğ Zorunluluğu ve Cevap Süresi

Katılma yoluyla kanun yoluna başvurulabilmesi için ilk derece mahkemesi nezdindeki istinaf dilekçesinin karşı tarafa tebliği zorunludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 347. maddesinin birinci fıkrası uyarınca dilekçenin tebliği kararı veren mahkeme tarafından yerine getirilir. Böylece taraflar kararın istinafa taşındığını öğrenerek katılma imkânını kullanabilir. İlk derece mahkemesi, dilekçelerin ibraz edilmesi ya da yasal sürelerin tamamlanmasının ardından dava dosyasını dizi pusulasına bağlayıp yetkili bölge adliye mahkemesine iletir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 347Kaynağı aç
MADDE 347- (1) İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunur. (2) Karşı taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini kararı veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verebilir. (3) Kararı veren mahkeme, dilekçeler verildikten veya bunun için belli süreler geçtikten sonra, dosyayı dizi listesine bağlı olarak ilgili bölge adliye mahkemesine gönderir. Katılma yolu ile başvurma

6100 sayılı Kanun'un 347. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında karşı taraf, tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde cevap dilekçesini hükmü tesis eden mahkemeye yahut oraya gönderilmek üzere bir başka mahkemeye iletebilir. Katılma yoluyla başvuru imkânı da bu cevap dilekçesi vasıtasıyla ileri sürülmektedir. Öte yandan adli tatile tabi uyuşmazlıklarda, Kanun'da belirlenen sürelerin son gününün tatile denk gelmesi durumunda, 104. maddenin birinci fıkrası gereğince süreler başkaca bir işleme gerek duyulmaksızın adli tatilin sona erdiği tarihten itibaren bir hafta uzamış kabul edilir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/6824, K. 2024/14Kaynağı aç
7. Hukuk Dairesi         2022/6824 E.  ,  2024/14 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/152 E., 2022/586 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/123 E., 2019/244 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin yorumlanması suretiyle tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle gerekçenin düzeltilmesi suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve katılma yoluyla bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 104 üncü maddesinde ise adli tatile tabi olan dava ve işlerde kanuni sürelerin bitmesi adli tatil zamanına rastlarsa, adli tatilin bittiği tarihten itibaren bu sürelerin bir hafta uzayacağı düzenlenmiştir. 1.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davacılar vekiline 23.07.2022 tarihinde, adli tatil zamanında tebliğ edilmiştir. Bu durumda 1 Eylül 2022 gününden itibaren bir haftalık temyiz süresi hesaplandığında temyiz süresinin son günü 8 Eylül 2022 gününe denk gelmektedir. Davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesininin yasal süre geçirildikten sonra 15.09.2022 tarihinde verilmiş olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Katılma yoluyla hükmü temyiz eden bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366/1 inci maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 348/1 inci maddesi uyarınca, temyiz dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, temyiz kanun yoluna başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile vereceği cevap dilekçesi ile temyiz kanun yoluna başvurabilir. Bu şekildeki temyiz kanun yoluna başvurma şekline "Katılma Yoluyla Temyiz Başvurusu" adı verilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366/1 inci maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 348/2 nci maddesi uyarınca temyiz yoluna başvuran tarafın bu talebinden feragat etmesi veya talebinin Yargıtay tarafından esasa girilmeden reddedilmesi hâlinde, katılma yoluyla temyiz kanun yoluna başvuranın talebi reddedilecektir. Temyiz yoluna başvuran davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin esasa girilmeden reddedilmiş olması nedeni ile katılma yoluyla temyiz kanun yoluna başvuran bir kısım davalılar vekilinin de temyiz talebinin reddi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, 2. Katılma yolu ile temyiz eden bir kısım davalılar vekilinin temyiz isteminin HMK'nın 348 inci madde 2 nci bendi uyarınca REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 104Kaynağı aç
MADDE 104- (1) Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. İKİNCİ KISIM Dava Çeşitleri, Dava Şartları ve İlk İtirazlar BİRİNCİ BÖLÜM Dava Çeşitleri Eda davası

Kanuni Başvuru Hakkı Sınırları ve Kapsam

Temyiz kanun yolunda da benzer bir ilke benimsenmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, alacağın tümünün talep edildiği davalarda hükmün reddedilen kısmı kanundaki miktar sınırının altında kalan taraf tek başına temyiz yoluna gidemez. Buna karşın diğer tarafın temyize başvurması durumunda, söz konusu tarafın tanzim edeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz etme imkânı doğmaktadır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 362Kaynağı aç
MADDE 362- (1) Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz: a) Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar.[57] b) Kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları ile kira ilişkisinden doğan diğer davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olanlar hariç olmak üzere 4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar. [58][59] c) (Değişik:22/7/2020-7251/39 md.) Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar. ç) Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar. d) Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili kararlar. e) Yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemeleri hâkimlerinin davayı görmeye hukuki veya fiilî engellerinin çıkması hâlinde, davanın o yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline ilişkin kararlar. f) Geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar. g) (Ek:22/7/2020-7251/39 md.) 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar. (2) Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir. Kanun yararına temyiz

Özel kanunlardaki kanun yolu süreleri bakımından farklı hukuki değerlendirmeler mevcuttur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 363. maddesinin birinci fıkrası icra mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvuru süresini tebliğden itibaren iki hafta olarak öngörmektedir. Buna karşılık yargı kararlarında icra mahkemesi kararlarında asıl istinaf süresinin on gün olduğu kabulünden hareketle, fer'i nitelikteki katılma süresinin de on gün olarak uygulanması gerektiği ifade edilebilmektedir. Dolayısıyla icra mahkemesi kararlarında katılma başvurusunun süresi değerlendirilirken kanundaki iki haftalık düzenleme ile on günlük süreyi esas alan yargısal yaklaşım arasındaki fark göz önünde bulundurulmalıdır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 363Kaynağı aç
Madde 363- (Değişik: 2/3/2005-5311/24 md.) İcra mahkemesince 85 inci maddenin uygulanma biçimi, icra dairesi tarafından hesaplanan vekâlet ücreti, 103 üncü maddenin uygulanma biçimi ve bu maddede düzenlenen davetiyenin içeriği, yediemin ücreti, yediemin değiştirilmesi, hacizli taşınır malların muhafaza şekli, kıymet takdirine ilişkin şikâyet, ihaleye katılabilmek için teminat yatırılması ve teminatın miktarı, satışın  durdurulması,  satış  ilânının  iptali, süresinde satış istenmemesi nedeniyle satışın düşürülmesi, 263 üncü maddenin uygulanma biçimi, iflâs idaresinin oluşturulması, icra mahkemesinin iflâs idaresinin işlemleri hakkında şikâyet üzerine verdiği kararlara karşı, iflâs idare memurunun ücret ve masrafları hakkındaki hesap pusulası ve 36 ncı maddeye göre icranın geri bırakılmasına ilişkin kararları dışındaki kararlarına karşı, ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarının yedi bin Türk lirasını geçmesi şartıyla istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvuru süresi (…)135 tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. [135][136] İcra mahkemesi kararları aleyhine işlemleri uzatmak gibi kötüniyetle istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci maddesi hükmü uygulanır. Kesin bir karara karşı kötüniyetle istinaf yoluna başvuranlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır. İstinaf yoluna başvuru satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz. İcranın devamı için gereken evrak alıkonularak bunların birer örneği bölge adliye mahkemesine gönderilecek dosyaya konulur. Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi[137]

Asıl Başvurunun Akıbeti ve Feragatin Sonuçları

Katılma yolu ile yöneltilen istem, asıl istinaf başvurusunun usuli kaderine bağlıdır. 6100 sayılı Kanun'un 348. maddesinin ikinci fıkrasına göre, asıl istinaf başvurusunda bulunan tarafın talebinden vazgeçmesi ya da bu istemin bölge adliye mahkemesince işin esasına geçilmeksizin usulden geri çevrilmesi hâlinde, katılma yoluyla başvuran tarafın talebi de reddedilir. Bununla birlikte asıl başvuru esastan reddedildiğinde katılan tarafın isteminin incelenmesi engellenmezken, tarafların istinaf aşamasındaki uyuşmazlığı bizzat sonlandırmaları hâlinde katılma yolu başvurusu da geçerliliğini yitirmektedir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/2324, K. 2023/2800Kaynağı aç
6. Hukuk Dairesi         2022/2324 E.  ,  2023/2800 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1340 E., 2022/210 K. HÜKÜM/KARAR : Usulden ve Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/140 E., 2021/142 K. Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, tapu iptal tescil ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve dahili davalılar … ve … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davaya konu … ilçesi, … Mah. 2775 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, müvekkilleri ile dava dışı ….. San Tic. Ltd. İle Gebze …. Noterliği 20.10.2016 Tarih ve 09568 Yevmiye Nolu Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzaladıklarını, ancak ilgili şirketin inşaatı yapamayacağını beyanla sözleşmeyi davalı … İnşaat San. Tic. Ltd. Şti'ye devrettiğini, ancak davalı şirketin inşaatı tamamlamadan kat irtifakı kurup bağımsız bölümlerini teslim almak isteyince davalıya 2-4-6 ve 8 no.lu daireler devredildiğini ve 10 no.lu dairenin tesliminin iskan alındıktan sonra devredileceğinin kararlaştırıldığını, davalının edimlerini yerine getirmediğini ve inşaatın yarım kaldığını, beyanla; Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi, Gebze …. Noterliği 04.10.2019 tarih ve 12642 yevmiye no.lu Düzenleme Şeklinde Düzeltme Beyannamesi, geriye etkili olarak feshine, yapılan imalatın ceza-i şart olarak müvekkillere bırakılmasına, dava mülkiyet hakkına ilişkin bulunduğundan davalı yüklenici adına kayıtlı taşınmazların haciz ve şerhlerden arî olarak müvekkilleri adına arsa payları oranında tesciline, sözleşme ile kararlaştırılmış olan; ancak ödenmeyen kira ve cezaî şart bedellerinin davalı yükleniciden alınarak müvekkillere ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı … Eml. İnş, …, … cevap dilekçesi sunmamıştır. Dahili davalı … vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı yüklenici şirket aleyhine Gebze İcra Müdürlüğünün 2019/38982 E.sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla başlattığı takibin kesinleştiğini ve dava konusu taşınmaz üzerine haciz konulduğunu, müvekkilinin yüklecinin halefi olmadığını, bu nedenle sözleşmenin feshine karar verilmesi durumunda dahi hacizlerin bu durumdan etkilenmeyeceğini beyanla; davanın reddi ile taşınmazlar üzerindeki hacizlerin devamına, yapılan inşaat maliyetinin davalı yüklenici tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, tapuların takyidatlardan ari olarak iptaline ve davacılara tesciline, yapılan imalat bedelinin davacılara iadesi, cezai şart ve gecikmeden kaynaklı kira tazminine ilişkin taleplerinin reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve dahili davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili katılma yoluyla istinafa cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın müvekkillerinin davaya konu Gebze ilçesi, Köşklüçeşme Mah. 2775 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz üzerine inşaat yapılması için davalı ile anlaştığını inşaatın süresinde bitmemesi halinde cezai şart olarak her daire için 3.000,00 TL ödeyeceğini, bu cezanın en fazla 6 ay uygulanacağını, inşaatın 6 aydan fazla gecikmesi halinde o tarihe kadar yapılmış inşaatın enkazının cezai şart ve bedelsiz olarak müvekkile bırakılacağını, Mahkemece verilen kararın sözleşmenin feshi ile yükleniciye devredilen bağımsız bölümlerin müvekkiller adına tescili isabetli ise de "yapılan imalatların davacılara bırakılması talebinin reddine ile gecikmeden kaynaklanan kira ve cezai şart talebinin reddine," ilişkin hükümlerinin kaldırılarak "yapılan imalatların müvekkillere bırakılmasına ve ayrıca gecikmeden kaynaklanan kira ve cezai şart taleplerinin kabulüne" karar verilmesini talep etmiştir. 2.Dahili davalılar …, … vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil … davalı yüklenici … İnşaat ve San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2019/12529 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile diğer müvekkil … ise Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2019/38982 E. sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla icra takibi başlattığını ve icra takiplerinin kesinleştiğini, dava açılmadan önce kesinleştirdikleri icra takibi sonucunda davalı yüklenicinin üzerine kayıtlı Kocaeli ilinin, … ilçesi, … Mahallesi 30L2C Pafta 2775 ada, 2 parseldeki taşınmazlar üzerine haciz konulduğunu, müvekkillerin yüklenicinin halefi olmadığını, müvekkillerin dava dışı üçüncü kişi konumunda olduğunu ve müvekkillerin davanın taraflarına herhangi bir borcu bulunmadığını, icra dosyası ile konulan bu hacizlerin, yerel mahkemede görülmekte olan davadan ve sonuçlarından etkilenmemesi gerektiğini, müvekkillerin, davanın kabulü ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmesi durumunda dahi hacizlerin bu karardan etkilenmeyeceğini, dava konusu taşınmazlara usul ve yasaya uygun olarak konulan haczin, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi kararından etkilenmediğini, hacizlerin dava ikame edilmeden evvel ve taşınmazlarda herhangi bir kısıtlama şerhi konulmadan önce işlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "davacı ve arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi geriye etkili olarak feshedildiğinden, davacı arsa sahipleri, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptâl ve tescilini ve taşınmaz üzerine yüklenici borcundan dolayı diğer davalılar lehine tesis edilen takyidatların fekkini talep edebilirler. Dolayısıyla davalı yüklenici sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmediğinden kendisine davacı ve birleşen dosya davacıları arsa sahipleri tarafından avans niteliğinde yapılan tapu devirleri de gerçek mülkiyetin devri niteliğine dönüşmediğinden ve tescilin dayanağı hukuki sebepten yoksun olduğundan TMK. 1023. maddenin koruyuculuğundan yararlanılamayacak olup bu nedenle dava konusu taşınmazın yüklenici olan davalı kayıt maliki adına tescil edilmesi ve diğer davalılar lehine takyidat tesis edilmesi davalılara ayni hak kazandırmaz. Bu sebeple, davalılar … ve … vekilinin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Davacılar vekilinin katılma yolu ile cezai şart ve gecikme tazminatı taleplerine ilişkin istinaf talebinin incelemesinde; HMK'nın 348/1 maddesi gereğince,"istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile,vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir. İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir. "Katılma yolu ile istinaf, hükmü süresinde istinaf etmemiş olan tarafa, karşı tarafın İstinaf dilekçesine cevapla istinaf itirazlarının sunulabilmesi için düzenlenmiş bir haktır. Ancak, katılma yolu ile istinaf isteği karşı tarafın asıl istinaf isteklerine sıkı sıkıya bağlıdır. Somut olayda, dahili davalılar … ve … vekili hükümün hacizlerin ari şekilde tapu iptal ve tescile karar verilmesine ilişkin kısmını istinaf ettiği, hükmün diğer bölümlerinin istinaf edilmediği, davacıların katılma yolu ile davanın kabul edilen kısmına ilişkin olarak sunulan istinaf dilekçesine karşı davacılar vekilince davanın reddedilen bölümünün istinafa getirilmesi istinaf talebinin asıl istinaf talebine sıkı sıkıya bağlı olduğu yönündeki yasal düzenlemeye aykırı olduğundan katılma yolu ile istinaf dilekçesinin usulden reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularını esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalılar … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Dahili davalılar … ve … vekili istinaf dilekçesinde belirttiği itirazlarını temyiz dilekçesinde yinelemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin feshi, tapuların hacizlerden arındırılmış şekilde iptali ile davacılar üzerine tescili ve alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalılar … ve … vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kanun yolundan feragate ilişkin usul esasları 6100 sayılı Kanun'un 349. maddesinde düzenlenmiştir. Tarafların ilam tebliğe çıkarılmadan önce istinaf başvuru hakkından vazgeçmeleri geçerli kabul edilmez. Başvurunun gerçekleştirilmesinin ardından feragat vuku bulduğunda, dosya henüz bölge adliye mahkemesine iletilmemişse ilk derece mahkemesince istemin reddi kararı verilir. Dosyanın üst derece mahkemesine ulaştığı ancak henüz nihai karara bağlanmadığı aşamada ise başvuru feragat sebebiyle bölge adliye mahkemesince reddedilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 349Kaynağı aç
MADDE 349- (1) Taraflar, ilamın kendilerine tebliğinden önce, istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edemez. (2) Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur. Başvurunun icraya etkisi

İstinaf Sebeplerinin Kapsamı ve Yargı Kararları

Katılma yoluyla ileri sürülebilecek sebeplerin asıl istinaf dilekçesindeki taleplerle bağlı olup olmadığı hususunda yargı kararlarında farklı sonuçlara ulaşılmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/2503 Esas ve 2022/4642 Karar sayılı ilamında, istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen tarafın daha önce hükmü istinaf edip etmediğine bakılmaksızın ve karşı tarafın istinaf sebepleri ile bağlı olmaksızın katılma yoluyla her iki davayı bütün yönleriyle istinaf etme hakkı bulunduğu belirtilmiştir.

Buna karşılık, bölge adliye mahkemesince katılma yolu ile istinaf isteğinin karşı tarafın asıl istinaf isteklerine sıkı sıkıya bağlı olduğu, asıl istinaf dilekçesinde istinaf konusu yapılmayan hüküm bölümlerinin katılma yoluyla istinafa getirilemeyeceği gerekçesiyle davanın bu bölümü yönünden verilen usulden ret kararı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/2324 Esas ve 2023/2800 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.

Temyiz Aşamasında Katılma Yolu

6100 sayılı Kanun'un 366. maddesinin birinci fıkrası doğrultusunda, istinafa dair 343 ilâ 349 ile 352. madde kuralları temyiz kanun yolunda da kıyasen tatbik edilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2022/6824 Esas ve 2024/14 Karar sayılı ilamında işaret edildiği üzere, temyiz dilekçesi tebliğ edilen taraf, bu kanun yoluna müracaat hakkı bulunmasa veya yasal süreyi geçirmiş olsa dahi sunacağı cevap dilekçesiyle temyiz talebinde bulunabilir. Asıl temyiz başvurusunda bulunanın isteminden feragat etmesi yahut asıl talebin süre aşımı benzeri usuli eksiklikler sebebiyle esasa geçilmeden geri çevrilmesi hâlinde, katılma yoluyla başvuran tarafın istemi de reddedilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 366Kaynağı aç
MADDE 366- (1) Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır. Temyizin icraya etkisi

Temyiz aşamasında katılma başvurusunun süresine ilişkin olarak, tebliğden itibaren iki haftalık cevap süresinin dikkate alındığı ve bu sürenin aşılması durumunda istemin süre yönünden reddedildiği yargı kararlarında kabul edilmektedir. Bunun yanında asıl temyiz başvurusunu yapan tarafın temyiz harcını ikmal etmemesi nedeniyle dilekçenin esasa girilmeksizin reddine karar verilmesi hâlinde, fer'i nitelikteki katılma istemi de esasa girilmeden reddedilir. Aynı şekilde asıl tarafın temyiz ettiği hükmün kesinlik sınırında kalması veya miktar itibarıyla temyize elverişli bulunmaması sebebiyle asıl talebin esasa geçilmeden geri çevrilmesi hâlinde de katılma yoluyla yapılan başvuru reddedilmektedir.

İstinaf süresini kaçıran taraf kararı istinaf edebilir mi?

Evet, istinaf başvuru süresini geçirmiş olan taraf, aleyhine sunulan asıl istinaf dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesi üzerine HMK m. 348/1 gereğince vereceği cevap dilekçesi ile katılma yoluyla istinaf yoluna başvurabilir.

Asıl istinaf başvurusundan feragat edilirse katılma başvurusu incelenir mi?

Hayır, HMK m. 348/2 uyarınca istinaf yoluna asıl başvuran taraf talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesince esasa girilmeden reddedilirse katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir.

Katılma yolu kuralı temyiz kanun yolunda da geçerli midir?

Evet, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla istinaftaki katılma yolu hükümleri temyiz aşamasında da kıyasen uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu