Adli tatil süresince mahkemelerde kural olarak yargılama faaliyetlerine ara verilir ve adli tatilde yalnızca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 103. maddesinde sınırlı olarak sayılan dava ve işler görülür. Kanunda sayılan bu uyuşmazlıklar haricinde kalan davalarda tahkikat duruşmaları yapılmaz; ancak yargısal işleyişin aksamaması için dilekçelerin kabulü, tebligatların yapılması ve üst mahkemelere dosya sevki gibi zorunlu işlemler tatil boyunca sürdürülür.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 103Kaynağı aç
Geçici Hukuki Korumalar ve Acil Önlemler
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 103. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri adli tatil içinde incelenir. Bunun yanında deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri ile geçici hukuki korumalara karşı yapılacak itirazlar ve bunlara dair diğer başvurular hakkında da adli tatilde karar verilir.
Nafaka, Soybağı, Velayet ve Nüfus Kayıtlarına İlişkin Davalar
Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler adli tatilde görülecek işler arasındadır. Örneğin velayetin kaldırılması davaları bu kapsamda yer aldığından bu davalarda temyize ilişkin süreler adli tatilde işlemeye devam eder. Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 103. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları da adli tatilde mahkemelerce görülür.
İş Mahkemelerindeki Uyuşmazlıklar ve Sosyal Güvenlik Davaları
Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 103. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca adli tatilde görülür. Bu kapsamda işçilerin açtığı işe iade ve hizmet tespiti davaları ile bir günlük hizmet tespitini içeren uyuşmazlıklarda adli tatil sebebiyle süre uzatımı hükümleri uygulanmaz ve yasal süreler tatil süresince işlemeyi sürdürür.
İş sözleşmesine dayalı işçi davası veya mahkemece ivedi sayılan bir uyuşmazlık niteliğinde bulunmayan Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemli davada ise adli tatil hükümleri uygulanır. Bu nitelikteki uyuşmazlıkta kararın tebliği sonrasında kanun yolu başvuru süresinin son günü adli tatil dönemine rastlarsa süre kendiliğinden adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 104Kaynağı aç
Ticari Defterler, Kıymetli Evrak, İflas, Tahkim ve Çekişmesiz Yargı
Ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri adli tatilde görülür. İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar da adli tatilde mahkemelerce incelenir. Bunun yanında tahkim hükümlerine göre mahkemenin görev alanına giren dava ve işler ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 103. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca çekişmesiz yargı işleri adli tatil içinde incelenir.
Kanunen İvedi Sayılan İşler ve İcra Yargılaması
Yasal düzenlemelerde ivedi nitelikte olduğu belirtilen ya da taraflardan birinin başvurusu doğrultusunda mahkeme tarafından acele görülmesi kararlaştırılan uyuşmazlıklar adli tatil sürecinde ele alınır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında icra mahkemesine intikal eden işler acele işlerden kabul edilir ve yargılamada basit usul tatbik olunur. İcra mahkemesi nezdindeki talep ve savunmalar dilekçeyle sunulabileceği gibi mahkeme tutanağına geçirilmek suretiyle de yapılabilir. Mahkeme, duruşma gerektirmeyen dosyalarda evrakın intikalinden itibaren en geç on gün içinde karar verir; duruşmalar ise ancak zorunlu durumlarda ve azami otuz gün ertelenebilir. Bu doğrultuda icra mahkemesinin görev alanındaki işlerde sürenin son günü tatil dönemine rastlasa bile kanuni bir haftalık ek süre uygulanmaz.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 18Kaynağı aç
Kamulaştırma mevzuatına dayalı davalar ile hâkimin reddi talepleri de acele işler kapsamında değerlendirilerek adli tatilde görülür ve bu uyuşmazlıklarda kanun yolu süreleri tatil boyunca kesintisiz işler. Yargılama usulleri yönünden ise icra mahkemesindekiler hariç tutulmak kaydıyla, basit yargılama usulüne tabi davalar kural olarak adli tatile tabidir; sulh hukuk ve iş mahkemeleri kanunda ivedi sayılan veya mahkemece ivediliğine karar verilen işler dışında tatilden yararlanır.
Kadastro Yargılamasında Adli Tatil Kuralı
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 29. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kadastro mahkemeleri adli tatile tabi değildir ve bu mahkemelerin işlemlerinde süreler tatil boyunca işlemeye devam eder. Kadastro yargılamasında özel açıklık bulunmayan hâllerde basit yargılama usulü tatbik edilir; gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır ve taraflardan hiçbiri duruşmaya katılmasa dahi dosya işlemden kaldırılmayıp toplanması mümkün deliller çerçevesinde karar verilir.
3402 sayılı KADASTRO KANUNU m. 29Kaynağı aç
İşlerin Ertelenmesi Usulü ve Adli Tatilde Yapılabilecek İşlemler
Adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler bu dönemde icra edilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 103. maddesinde sayılan iş ve davaların adli tatilde incelenmesi kural olmakla birlikte, tarafların anlaşması hâlinde veya dava bir tarafın yokluğunda görülmekteyse hazır olan tarafın talebi üzerine bu dava ve işlere bakılması adli tatilden sonraya bırakılabilir. Adli tatile tabi bir uyuşmazlıkta duruşmanın tatil içinde icra edilebilmesi ise taraflardan birinin talebi üzerine mahkemenin bunu uygun görmesi hâlinde mümkündür.
Adli tatilde görülmeyen dava ve işlerde dahi dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara verilen cevap dilekçelerinin alınması işlemleri yürütülür. Ayrıca işlemden kaldırılan dosyaların yenileme dilekçelerinin kabulü, ilam verilmesi, her türlü tebligatın çıkarılması ve dava dosyasının başka bir mahkemeye, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya gönderilmesi işlemleri adli tatilde de kesintiye uğramadan yapılır.
Kanuni Sürelerin Uzaması ve Üst Mahkemelerde Geçerlilik
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca, adli tatile tabi olan dava ve işlerde kanunun belirlediği sürenin bitimi adli tatil dönemine rastlarsa bu süreler ayrıca bir karara gerek kalmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. Buna karşılık 103. maddede sayılan adli tatilde görülecek işlerde süre uzatımı hükümleri işlemez; süreler tatil süresi içindeki günün tatil saatinde sona erer. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 103. maddesi hükümleri ilk derece mahkemelerinin yanında Bölge Adliye Mahkemeleri ile Yargıtay incelemelerinde de uygulanır.
HMK 103 uyarınca adli tatilde hangi dava ve işler görülür?
İhtiyati tedbir, haciz ve delil tespiti gibi geçici hukuki korumalar, her çeşit nafaka, soybağı, velayet ve vesayet işleri, nüfus kaydı düzeltmeleri, işçilerin iş sözleşmesinden doğan davaları, ticari defter kayıp belgesi ve kıymetli evrak iptali, iflas, konkordato ve yeniden yapılandırma, tatilde yapılmasına karar verilen keşifler, tahkim işleri, çekişmesiz yargı işleri ile kanunlarda ivedi sayılan veya mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler görülür.
Adli tatilde görülen davalarda temyiz veya istinaf süresi uzar mı?
Hayır, HMK m. 103 uyarınca adli tatilde görülen dava ve işlerde kanun yolu süreleri adli tatil içinde işlemeye devam eder ve HMK m. 104'te düzenlenen bir haftalık yasal süre uzatımı bu işlerde uygulanmaz.
İş mahkemelerinde açılan bütün uyuşmazlıklar adli tatilde görülür mü?
İş sözleşmesi sebebiyle bizzat işçilerin açtığı işe iade ve hizmet tespiti davaları adli tatilde görülürken, işçi davası vasfında olmayan veya mahkemece ivedi görülmesine karar verilmeyen Bağ-Kur sigortalılık tespiti gibi uyuşmazlıklar adli tatile tabidir ve bu davalarda süreler adli tatilin bitiminden itibaren bir hafta uzar.
Adli tatil sırasında mahkemeye dava veya cevap dilekçesi verilebilir mi?
Evet, adli tatilde bakılmayan dava ve işlerle ilgili olsa bile yeni dava açılması, istinaf, temyiz, cevap ve yenileme dilekçelerinin verilmesi ve tebligat işlemleri HMK m. 103/3 gereğince adli tatil içinde de yapılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

