HMK Madde 52 Çerçevesinde Davada Kanuni Temsil İlkesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 52. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, medenî hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanlar davada kanuni temsilcileri, tüzel kişiler ise yetkili organları tarafından temsil edilir. Kanuni temsilciler veya iradi temsilciler davanın bizzat tarafı olmayıp davanın tarafı olan gerçek veya tüzel kişiyi yargılamada temsil eder ve kanundan doğan yetkilerini davada kullanırlar. Bu çerçevede fiil ehliyeti bulunmayan kişilerin haklarını usul işlemlerine yansıtması kanuni temsilcileri vasıtasıyla gerçekleşir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 52Kaynağı aç
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/2689, K. 2021/2401Kaynağı aç
Kanuni Temsilin Dava Şartı Niteliği ve Kamu Düzeni İlişkisi
Dava ehliyetinden yoksun kişilerin kanuni temsilcileriyle, tüzel kişilerin ise yetkili organlarıyla davada yer alması taraflara ilişkin bir dava şartı niteliği taşır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca kanuni temsilcinin dava dilekçesinde gösterilmesi zorunlu olup, kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması aynı Kanun'un 114. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince dava şartları arasında yer alır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 114Kaynağı aç
Taraf teşkili ve kanundan kaynaklanan yasal temsil kamu düzenine ilişkindir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2020/2689 Esas ve 2021/2401 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, taraf teşkili ve kanundan kaynaklanan yasal temsil kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınır.
Velayet Hükümleri ve Yaş Düzeltimi Davasında Taraf Teşkili
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 335. maddesi gereğince ergin olmayan çocuk ana ve babasının velayeti altında olup yasal bir neden bulunmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz; ayrıca hakim vasi atanmasına gerek görmedikçe kısıtlanan ergin çocuklar da velayet altında kalmayı sürdürür. Aynı Kanun'un 336. maddesi uyarınca evlilik devam ettiği sürece velayet ana ve baba tarafından birlikte kullanılır. Ortak hayata son verilmesi veya ayrılık halinde velayet hakim tarafından eşlerden birine verilebilir; eşlerden birinin vefatında velayet sağ kalan eşe, boşanmada ise çocuğun bırakıldığı tarafa ait olur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 335Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 336Kaynağı aç
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2020/2689 Esas ve 2021/2401 Karar sayılı ilamına konu ergin olmayan kişinin yaş düzeltimi uyuşmazlığında, küçüğün velayet hakkına dayanılarak anne ve babasına, velayet hakkı kaldırılmış ise vasisine karşı davanın yöneltilmesi ve gösterdikleri deliller toplanarak karar verilmesi gerektiği; ana ve baba ya da vasi davaya dahil edilmeden hüküm kurulmasının bozma sebebi teşkil ettiği belirtilmiştir.
Vesayet Usulü ve Husumete İzin Alınması
Kısıtlanan davacı adına vasi tarafından dava açılabilmesi veya davanın yürütülebilmesi için Türk Medeni Kanunu'nun 462. maddesinin sekizinci bendi uyarınca vesayet makamından husumete izin kararı alınması gerekir. Vesayet makamınca verilmiş husumet izninin bulunmadığı durumlarda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 52. ve 54. maddeleri uyarınca davacı vasisine vesayet makamından izin alması amacıyla süre verilmesi, dava ehliyeti bu iznin alınmasıyla tamamlandıktan sonra davanın esasına girilmesi gerekir.
Vesayet altındaki kişiye karşı açılan davalarda dava dilekçesinin kanuni temsilci olan vasiye yöntemine uygun biçimde tebliği zorunludur; vasiye usulünce tebligat yapılmaksızın taraf teşkili sağlanamaz. Davalının cezaevinde hükümlü bulunması ve vesayet altına alınma ihtimalinin söz konusu olması durumunda da mahkemece kişinin vesayet altında bulunup bulunmadığı araştırılmalı; vasi atanmış ise dava dilekçesi ve duruşma günü kanuni temsilcisine tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası incelenmelidir.
Hukuki Dinlenilme Hakkı ve Tebligat Kuralları
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptir. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Kanuni temsil ilişkisi altındaki kişilerin yargılamadan haberdar edilmesi tebligat kurallarıyla doğrudan bağlantılıdır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son fıkrası uyarınca, kanuni temsilcisi bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat, kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icap etmedikçe bu temsilcilere yapılır.
Tüzel Kişilerde Organ Temsili ve Özel Statüler
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca tüzel kişiler davada yetkili organları tarafından temsil edilir. Tüzel kişiliği bulunmayan ve bir kamu kurumuna bağlı birime karşı dava yöneltilen somut uyuşmazlıklarda mahkemece hasımda yanılma değil temsilcide yanılma hali değerlendirilerek, davacı tarafa davanın bağlı bulunulan asıl tüzel kişiliğe yöneltilip dava dilekçesinin tebliğ ettirilmesi için süre tanınması gerektiği kabul edilmiştir.
Özel kanunlardaki düzenlemeler uyarınca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu yürürlüğe girdikten sonra kooperatif eski yöneticileri aleyhine açılan sorumluluk davalarında denetçilerin dava açma yetkisi kaldırılmış olup davanın denetçi tarafından bizzat ya da vekalet vererek avukat aracılığıyla takip edilmesi zorunlu değildir.
Kanuni temsilcinin davada taraf sıfatı var mıdır?
Kanuni temsilciler veya iradi temsilciler davanın bizzat tarafı olmayıp davanın tarafı olan kişiyi yargılamada temsil eder ve kanundan doğan yetkilerini davada kullanırlar.
Kısıtlı adına dava açan vasinin mahkemeden ayrıca izin alması gerekir mi?
Kısıtlanan davacı adına vasi tarafından dava açılabilmesi veya davanın yürütülebilmesi için Türk Medeni Kanunu m. 462/8 uyarınca vesayet makamından husumete izin kararı alınması zorunludur; mahkemece HMK m. 52 ve 54 uyarınca vasisine bu izni alması için süre verilmelidir.
Cezaevindeki hükümlüye dava açıldığında tebligat kime yapılmalıdır?
Davalının vesayet altında bulunup bulunmadığı araştırılmalı, vasi atanmış ise Tebligat Kanunu m. 11/son ve HMK m. 52 uyarınca kanun bizzat kendisine tebligatı zorunlu kılmadıkça tebligat kanuni temsilciye yapılmalıdır.
Tüzel kişiliği bulunmayan birime dava açılırsa dava hemen reddedilir mi?
Tüzel kişiliği bulunmayan bir kamu birimine karşı dava açılması temsilcide yanılma sayıldığından davacıya davayı bağlı bulunulan gerçek hasma yöneltmesi ve dava dilekçesini tebliğ ettirmesi için süre verilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

