Hatalı Gösterilen Kanun Yolu Süresinde Başvuru Hakkı

by Avukat Erdal Ersoy
Hatalı Gösterilen Kanun Yolu Süresinde Başvuru Hakkı

Hatalı Gösterilen Kanun Yolu Süresinde Başvurunun İncelenmesi

Hukuk davalarında mahkeme hükmünde kanun yolu süresinin hatalı olarak kanuni süreden daha uzun gösterilmesi durumunda, kararda belirtilen bu süreye uyularak yapılan kanun yolu başvurusu süre aşımı gerekçesiyle reddedilmeyip incelenmelidir. Yargı organınca hükümde gösterilen süreye güvenerek hareket eden tarafın başvuru hakkının korunması, adil yargılanma ve hak arama hürriyetinin temel bir gereğidir.

Sürelerin Kesinliği Kuralı ve Kanun Yolu Süresine İlişkin Yaklaşımlar

Hukuk davalarında hükümde kanun yolu süresinin hatalı gösterilmesi hâlinde bu süre içindeki başvurunun incelenip incelenmeyeceği hususunda farklı hukuki yaklaşımlar ileri sürülmüştür. Bir yaklaşıma göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 90. maddesinin birinci fıkrası uyarınca süreler kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir ve kanunda öngörülen istisnai durumlar dışında hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Bu görüş doğrultusunda kanun yolu sürelerinin kesin ve hak düşürücü nitelikte olduğu, hâkimin süreyi uzatma yetkisi bulunmadığı ve kanuni sürenin geçmesiyle karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak doğduğu ileri sürülerek süresinden sonra yapılan başvurunun incelenemeyeceği savunulmuştur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 90Kaynağı aç
MADDE 90- (1) Süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. (2) Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler. Sürelerin başlaması

Buna karşılık diğer bir yaklaşımda ise mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolunun ve süresinin doğru gösterilmesinin zorunlu olduğu kabul edilmektedir. Kararda sürenin hatalı gösterilmesi sebebiyle yapılan başvurunun reddedilmesinin adil yargılanma hakkının temel unsurlarından olan mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacağı belirtilmektedir. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca devlet, hak arama özgürlüğü ve dolayısıyla dava hakkının etkin bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve bu hakkın kullanılacağı mekanizmaları oluşturmakla yükümlüdür.

Hüküm Fıkrasında Kanun Yollarını Gösterme Yükümlülüğü

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi gereğince mahkeme kararında yargılama giderlerinin yanında varsa kanun yolları ile başvuru süresinin belirtilmesi kanuni bir zorunluluktur. Aynı maddenin ikinci fıkrası doğrultusunda kararın sonuç kısmında, gerekçeye ilişkin ifadeler yinelenmeksizin, her bir talep hakkında kurulan hükmün, taraflara yüklenen borçlar ile tanınan hakların duraksamaya yol açmayacak açıklıkta ve sıra numarası altında gösterilmesi gerekir. Anayasa'nın 40. maddesi ve 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesi uyarınca hangi kanun yolları ve mercilere başvurulabileceğinin ve bunların sürelerinin kararda doğru gösterilmesi anayasal ve yasal bir gerekliliktir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 297Kaynağı aç
MADDE 297- (1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hükmün yazılması

Kamu Düzeni, Usuli Kazanılmış Hak ve Hâkimin Süre Yetkisi

Hâkimin uyuşmazlıkta uygulanacak kanun hükmünü tespit ederek re'sen uygulama ve kanun yolu süresini taraflara doğru gösterme yükümlülüğü kamu düzenine ilişkindir. Mahkemenin hatalı bildirdiği süreye güvenilerek yapılan başvuru, kanuni kesin sürenin mahkemece değiştirilmesi veya uzatılması olarak nitelendirilemeyeceği gibi karşı taraf bakımından usuli kazanılmış hak da oluşturmaz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 90. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hâkim, yalnızca kendisinin tespit ettiği süreleri haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir ve gerektiğinde bu karar öncesinde tarafları dinler; kanunun belirlediği kanun yolu sürelerinde ise mahkemenin hatalı bildirimine itimat eden tarafın usuli güvencesi korunur.

Sıkça Sorulan Sorular

Mahkemenin kararda hatalı ve uzun gösterdiği süre içinde başvuru yapılabilir mi?

Evet, mahkeme hükmünde kanun yolu süresi kanundaki süreden daha uzun gösterilmişse, kararda hatalı gösterilen süre içerisinde yapılan kanun yolu başvurusu süre aşımı gerekçesiyle reddedilmeyip incelenir.

Hatalı süreye güvenilerek yapılan başvuru karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğurur mu?

Hayır, hâkimin kanun yolu süresini taraflara doğru gösterme yükümlülüğü kamu düzenine ilişkin olduğundan, kararda hatalı gösterilen süreye uyulması karşı taraf bakımından usuli kazanılmış hak teşkil etmez.

Mahkeme kararında kanun yolu ve süresinin belirtilmesi zorunlu mudur?

Evet, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi ve Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca başvurulacak kanun yollarının ve başvuru sürelerinin hüküm fıkrasında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde gösterilmesi zorunludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu