Adli Yardım Kararının Sağladığı Hak ve Muafiyetler
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin birinci fıkrası uyarınca adli yardım kararı ilgiliye kanunda öngörülen güvenceleri sağlar. Bu kapsamda ilgili taraf; yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet, yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet, dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi ve davanın avukat ile takibi gerekiyorsa ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini hususlarından yararlanır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 335Kaynağı aç
Adli Yardımın Kapsamının Mahkemece Belirlenmesi
Mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca talepte bulunan kişinin kanundaki bentlerde düzenlenen hususların bir kısmından yararlanmasına da karar verebilir. Kapsamı mahkemece sınırlandırılmamış bir adli yardım kararı, karar ve ilam harçları da dahil olmak üzere yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici muafiyet sağlar; bu doğrultuda adli yardımdan yararlanan taraf karar ve ilam harcının peşin bölümünü yatırmakla yükümlü tutulamaz.
Gider Avansı İncelemesi ve Dava Şartı Değerlendirmesi
Adli yardım talebi kabul edilen davacı tarafa mahkemece gider avansını yatırması için kesin süre verilemez ve avansın yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilemez. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin E. 2022/2769, K. 2022/9326 sayılı kararında belirtildiği üzere, adli yardım talebi kabul edilen davacıya gider avansını yatırması için kesin süre tanınarak dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ret kararı kurulması hukuka aykırı olup mahkemenin işin esasına girerek inceleme yapması gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2769, K. 2022/9326Kaynağı aç
Avukat Temini Kararı ve Baroya Başvuru Usulü
Davanın avukat ile takibi gerekiyorsa ücreti sonradan ödenmek üzere avukat temini hususunda mahkemenin ayrıca ve açıkça karar vermesi zorunludur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin E. 2019/2874, K. 2020/1714 sayılı kararında, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca vekil sağlanması için mahkemenin bu konuda açık bir hüküm kurması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/2874, K. 2020/1714Kaynağı aç
Kendisine avukat tutabilecek maddi imkânı bulunmayan kimselerin mahkemeden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca karar alınmasına gerek olmaksızın 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 178. maddesi uyarınca doğrudan baroya başvurarak adli yardım talep etmesi de mümkündür. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin E. 2019/2874, K. 2020/1714 sayılı ilamında ifade edildiği üzere, doğrudan baroya başvuru yoluyla sağlanan adli yardım kişiye mahkemelerde yardımcı olmak üzere bir vekil tayin edilmesi ile sınırlıdır.
Adli Yardımın Süresi ve Geçmiş Yargılama Giderleri
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin üçüncü fıkrasına göre adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder. Ancak bu koruma geçmişe etkili uygulanmaz; Kanun'un 337. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli yardım isteminin kabul edilmesi, karardan önce yapılan yargılama giderlerini kapsamaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 337Kaynağı aç
Talep Koşulları, İnceleme Mercii ve Evrak Muafiyeti
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 336. maddesinin ikinci fıkrası gereğince talepte bulunan taraf, iddiasının özetiyle birlikte dayandığı delilleri ve masrafları karşılayamayacağını gösteren mali durum evrakını mahkemeye sunmalıdır. Kanun yollarına başvuru aşamasındaki adli yardım talepleri aynı maddenin üçüncü fıkrası gereğince bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yöneltilir. Maddenin dördüncü fıkrası kapsamında adli yardım başvurusuna ait belgeler her türlü vergi ve harçtan muaf tutulmuştur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 336Kaynağı aç
Yargılama Giderlerinin Tahsili ve Muafiyet İstisnası
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin birinci fıkrası gereğince adli yardım sebebiyle ertelenen masraflar ile Devlet tarafından ödenen avanslar yargılama veya takip neticesinde haksız çıkan taraftan alınır. Yararlanan kişinin davada haksız çıkması durumunda mahkeme uygun görürse bu giderlerin en çok bir yıllık süre zarfında aylık eşit taksitler hâlinde tahsiline hükmedebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 339Kaynağı aç
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Devletçe karşılanan veya muaf tutulan giderlerin tahsil edilmesinin adli yardımdan faydalanan tarafı açıkça mağdur edeceği anlaşılırsa, mahkeme kuracağı hükümde bu masraflardan kısmen veya tamamen bağışık tutulma kararı verebilir.
Adli yardım kararı olan davada gider avansı yatırılmadığı için dava reddedilebilir mi?
Hayır, adli yardım talebi kabul edilen davacıya gider avansını yatırması için mahkemece kesin süre verilemez ve kesin sürede avans yatırılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilemez.
Adli yardım kararı daha önce yapılmış masrafları kapsar mı?
Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 337. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli yardım kararı daha önce yapılan yargılama giderlerini kapsamaz.
Adli yardımdan yararlanan kişi davayı kaybederse masrafları nasıl öder?
Ertelenen yargılama giderleri ile avanslar kural olarak haksız çıkan kişiden tahsil edilir; ancak adli yardım alanın haksız çıkması hâlinde uygun görülürse en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitlerle ödemeye karar verilebilir veya tahsilin mağduriyete yol açacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa hükümde tamamen yahut kısmen muafiyet sağlanabilir.
Mahkemeden adli yardım yoluyla avukat temini için açık bir karar gerekir mi?
Evet, davanın vekille takibi gerekiyorsa ücreti sonradan ödenmek üzere adli yardım kapsamında avukat temin edilebilmesi için mahkemenin bu hususta ayrıca ve açıkça karar vermesi zorunludur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

