HMK Madde 334 Kapsamında Adli Yardım ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 334 Kapsamında Adli Yardım ve Şartları

HMK Madde 334 Uyarınca Adli Yardım Kurumu ve Kapsamı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi, hak arama özgürlüğünün mali engellere takılmasını önlemek amacıyla adli yardım kurumunu düzenler. Bu imkândan, mali gücü davanın veya takibin gerektirdiği masrafları karşılamaya elvermeyen ve ileri sürdüğü iddialar bütünüyle dayanaktan yoksun bulunmayan kişiler yararlanabilir. Düzenleme yalnızca dava açma evresini değil; aleyhe açılan bir davada savunma yapmayı, geçici hukuki koruma tedbirlerine başvurmayı ve icra daireleri nezdindeki takip işlemlerini de kapsar. Kurumun sağladığı koruma, harç ve giderlerin peşinen ödenmesi yükümlülüğünden geçici olarak bağışık tutulmayı hedefler.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 334Kaynağı aç
MADDE 334- (1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.[42] (2) (İptal:Anayasa Mahkemesinin 24/9/2024 Tarihli ve E: 2024/78, K: 2024/164 Sayılı Kararı ile.) (3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır. Adli yardımın kapsamı
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/11172, K. 2018/10239Kaynağı aç
1. Hukuk Dairesi         2015/11172 E.  ,  2018/10239 K. "İçtihat Metni" ….. Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın dava şartı yokluğundan reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, terekeye iade talepli tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, mirasbırakanı ….n, 2693 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 12 nolu bağımsız bölümünü teminat amaçlı olarak dava dışı…. temlik ettiğini, borç ödendikten sonra ise diğer borçlarından dolayı taşınmaza haciz koyulacağı endişesiyle taşınmazın….. tarafından davalıya devredildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile mirasbırakanı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece verilen süreler içinde eksik yatırılan harcın ikmal edilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğunda reddine karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki; davanın niteliğine göre; konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu ve nisbi harca tabi olduğu kuşkusuzdur. Dosyanın incelenmesinden; davanın, 155.000TL değer gösterilerek açıldığı, dava dilekçesinin 2. sayfasında dava konusu taşınmazın değerinin 400.000-TL olduğunun belirtildiği, mahkemece dava dilekçesinde bildirilen değer üzerinden eksik harcın tamamlanması amacıyla davacı vekiline 11.11.2014 tarihli duruşmada süre verildiği ve davacı vekilinin 01.04.2015 tarihinde adli yardım isteğinde bulunduğu, 02.04.2015 tarihli duruşmada mahkemece adli yardım istemi konusunda bir karar verilmeksizin eksik harcın tamamlanması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verildiği ve davacı tarafından harcın tamamlanmadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun (temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın) mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür. Öte yandan, adli yardım, talepte bulunan tarafın, istemlerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması halinde bir davanın gerektirdiği oldukça kabarık olan harç ve masrafları sağlayamaması durumunda, bu mali külfetlerden geçici olarak muaf tutulmasıdır. Adli yardıma ilişkin usûl ve esaslar 6100 sayılı HMK'nun 334 ila 340. maddelerinde düzenlenmiş olup, adli yardım talebinin, talebin yapıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmesi gerekeceği açıktır. Hal böyle olunca,öncelikle davacının adli yardım isteği konusunda talebin yapıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi, adli yardım isteğinin kabul edilmemesi halinde; 400.000-TL üzerinden eksik harcın tespit edilmesi, Harçlar Kanunu 30 ve Hukuk Mukameleri Kanunu 150. maddesi uyarınca davacıya sonraki celseye kadar süre verilmesi, harcın tamamlanmaması durumunda 492 s. Harçlar Yasasının 30. maddesi yollaması ile 6100 s. HMK'nın 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılması ve şartlar oluştuğu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, eksik harcın süresi içerisinde ikmal edilmesi halinde ise; davanın terekeye iade istekli açıldığı gözetilmek suretiyle davaya katılmayan mirasçıların olurlarının alınması ya da miras şirketine T.M.K.nın 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile yargılamanın sürdürülmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken adli yardım isteği hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden harç ikmali yapılması için süre verilmesi doğru olmadığı gibi 02.04.2015 tarihli duruşmada eksik harç miktarı açıkça yazılmadan ve harç yatırılmamasının hukuki sonuçları konusunda usulüne uygun ihtarat yapılmaksızın iki haftalık kesin süre verilmesi de isabetsizdir. Kabule göre de, verilen süre içerisinde harcın tamamlanmaması halinde Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi ve HMK'nun 150. maddesi uyarınca dosya işlemden kaldırılıp, yasal süre içerisinde yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddi de doğru değildir. Davacının değinilen yönler itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Adli yardım için öngörülen mali yetersizlik, kişinin hiçbir malvarlığı bulunmaması ya da bütünüyle çaresizlik içinde olması şeklinde değerlendirilmez. Asgari geçimini temin edebilecek düzeyde geliri olan bir bireyin, yargı sürecinin gerektirdiği harç ve masrafları ödediği takdirde kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma düşmesi yeterlidir. Buna karşılık, uyuşmazlığa konu malvarlığı dışında ekonomik değeri bulunan başkaca taşınmazı veya düzenli geliri olan kişilerin harçları karşılama gücüne sahip olduğu kabul edilir. Talebin haklılığı incelenirken de başvurunun yapıldığı tarihteki fiilî ve hukuki durum esas alınır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/3626, K. 2022/2327Kaynağı aç
7. Hukuk Dairesi         2021/3626 E.  ,  2022/2327 K. "İçtihat Metni" 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi … Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06/06/2016 tarihinde verilen dilekçeyle men'i müdahale ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 14/05/2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. KARAR 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun, adli yardımdan yararlanacak kişiler kenar başlıklı 334. maddelerinin birinci fıkrasında, “Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler”; adli yardım talebi kenar başlıklı 336. maddesinin ikinci fıkrasında, “Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümler uyarınca, adli yardımdan faydalanabilmek için ödeme gücünden yoksun olunması ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olunmaması gerekir. Adli yardım isteğinde bulunan kimsenin kendisi ile ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olması gerekir (m. 334/1). Adli yardım isteğinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı belgelendirilerek belirlenecektir. Somut olayda hükmü temyiz eden davalının, kendisi ile ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat oluşmadığından temyiz yasa yoluna başvurusu nedeniyle adli yardım talebinin REDDİNE, 2-Bu red kararının, adli yardım talebinde bulunana mahkemesince tebliğine, süresi içinde itiraz etmesi halinde, itirazın incelenmesi için dosyanın mahkemesince Yargıtay 8. Hukuk Dairesine gönderilmesine, itirazın reddi ya da itiraz edilmemesi halinde temyiz harcının tamamlanması için mahal mahkemesince; Temyiz harç ve masraflarının yatırılması için davalı vekiline İİK'nın 366. maddesine istinaden HMK'nın 366. maddesi atfıyla HMK'nın 344. maddesi uyarınca, yöntemine uygun bir haftalık kesin süre içeren muhtıra gönderilerek, muhtıranın tebliğinden itibaren belirtilen yasal süre beklendikten sonra, anılan madde uyarınca işlem yapılması, temyiz harç ve masraflarının süresi içinde tamamlanması halinde Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE, 28.03.2022 gününde oy birliği ile karar verildi.

Adli Yardımdan Yararlanmanın Koşulları ve İspat Kriterleri

Kanuni düzenleme uyarınca adli yardıma hükmedilebilmesi için iki temel şartın bir arada gerçekleşmesi aranır: Yargılama masraflarını ödeme gücünden yoksunluk ve ileri sürülen talep veya savunmanın açıkça haksız ve dayanaktan yoksun olmaması. Uyuşmazlığın esasına ilişkin haklılık şartında davanın kesin biçimde kazanılacağının ispatı gerekmez; mahkemede talebin baştan haksız olmadığına dair yaklaşık bir kanaatin uyanması yeterlidir. Böylelikle hak arayanların mali yetersizlik gerekçesiyle peşinen yargı yolundan mahrum bırakılmasının önüne geçilir.

Haklılık iddiasında yaklaşık ispat kâfi görülürken mali durumun yetersizliği yönünden tam ispat ilkesi uygulanır. Adli yardım isteyen taraf, ekonomik durumunu ortaya koyan resmî kayıt ve delilleri mahkemeye eksiksiz sunmalıdır. Eldeki veya bilinen belgelerin mahkemeye ibraz edilmemesi durumunda talep dosya üzerinden tahkikata girişilmeden reddedilir. Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2021/3626 Esas ve 2022/2327 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ilgilinin ailesiyle birlikte geçimini zora düşürmeden masrafları ödeyemeyecek durumda olduğunu somut belgelerle ispatlaması ve istemin açıkça dayanaktan yoksun bulunmaması zorunludur.

Tüzel Kişilerin ve Yabancıların Adli Yardımdaki Hukuki Konumu

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi adli yardımdan yararlanma hakkını kural olarak gerçek kişilere tanımıştır. Sermaye şirketleri başta olmak üzere özel hukuk tüzel kişileri bu kanuni himayenin dışında bırakılmıştır. Bununla birlikte, kamuya yararlı dernek ve vakıfların adli yardımdan istifade etmesine imkân tanıyan ikinci fıkra hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olup bu iptal kararı Resmî Gazete yayımından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecek şekilde ertelenmiştir. Uygulamada şirketlerin hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı çerçevesinde adli yardımdan yararlanması yönünde istisnai yaklaşımlar ileri sürülmüşse de kanuni kural gerçek kişilerin korunması esasına dayanmaktadır.

Yabancı uyruklu bireylerin Türk yargı organları önünde adli yardımdan yararlanabilmesi ise 6100 sayılı Kanun'un 334. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca karşılıklılık kuralına bağlıdır. Talepte bulunan yabancının tabiiyetinde olduğu ülkede Türk vatandaşlarına da benzer biçimde adli yardım hakkının tanınmış olması gerekir. Söz konusu mütekabiliyet hâli; iki taraflı ya da çok taraflı uluslararası andlaşmalar, ilgili yabancı devletin yürürlükteki kanunları veya fiilî uygulamaların somut şekilde belgelenmesi vasıtasıyla ortaya konulabilir.

Adli Yardım Talebinin Usulü, Harç Denetimi ve İtiraz Süreci

Adli yardım talebine ilişkin düzenlenen evrak, 6100 sayılı Kanun'un 336. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince her türlü harç ve vergiden müstesnadır. Mahkeme başvuru hakkında kural olarak evrak üzerinden duruşma açmaksızın karar verir; ancak tarafların açık duruşma isteğinde bulunması hâlinde incelemenin duruşmalı yürütülmesi zorunludur. Talebin reddi yönünde kurulacak hükümlerde, sunulan bilgi ve dayanakların hangi gerekçeyle yeterli bulunmadığı kararda açıkça gerekçelendirilmelidir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 337Kaynağı aç
MADDE 337- (1) Mahkeme, adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın karar verebilir.(Ek cümle : 11/4/2013-6459/ 23 md.) Ancak, talep hâlinde inceleme duruşmalı olarak yapılır. (Ek cümle : 11/4/2013-6459/ 23 md.) Adli yardım taleplerinin reddine ilişkin mahkeme kararlarında sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebi açıkça belirtilir. (2) (Değişik : 11/4/2013-6459/ 23 md.) Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir. Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir.[43] (3) Adli yardım, daha önce yapılan yargılama giderlerini kapsamaz. Adli yardım kararının kaldırılması
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 336Kaynağı aç
MADDE 336- (1) Adli yardım, asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden; icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden istenir. (2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır. Adli yardım talebinin incelenmesi

Adli yardım istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden harç tamamlama süresi tanınması ve harç yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi usul hükümlerine aykırılık oluşturur. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yargı harçlarının tahsili kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden gözetilir ve harç ödenmedikçe sonraki işlemlere geçilemez. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/11172 Esas ve 2018/10239 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, adli yardım istemi karara bağlanmadan süre tayin edilmesi hatalı olduğu gibi verilen mehil içinde harç tamamlanmadığında dosyanın işlemden kaldırılması ve yasal sürede yenilenmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir; davanın usulden reddine karar verilemez.

Kanun yolu aşamasındaki adli yardım talepleri incelemeyi yapacak ilgili kanun yolu mercii tarafından değerlendirilir. Temyiz aşamasında adli yardım talebi kabul görmediğinde Yargıtay dosyanın esasına geçmeksizin eksik temyiz harçlarının yatırılması için mahkemesince ilgilisine bir haftalık kesin mehil verilmesini sağlar. Mahkemelerce verilen adli yardım ret kararlarına karşı ise tebliğden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe verilerek itiraz edilebilir. Mahkeme itirazı incelemek üzere dosyayı o yerdeki numara itibarıyla kendisini izleyen hukuk mahkemesi dairesine, son daire ise birinci daireye; tek daire bulunması hâlinde ise aynı işlere bakan en yakın mahkemeye sevk eder. Bu inceleme neticesinde verilen karar kesindir. Talebi reddedilen kimse mali durumunda sonradan belirgin bir bozulma meydana gelirse tekrar talepte bulunabilir. Verilen karar ise daha önce gerçekleşmiş yargılama masraflarını kapsamaz.

Adli yardım talebi reddedilirse yeniden başvuru yapılabilir mi?

Evet, talebi reddedilen kişi mali gücünde sonradan meydana gelen ciddi bir azalmayı belgelendirdiği takdirde mahkemeden yeniden adli yardım talebinde bulunabilir.

Adli yardım kararı geçmiş yargılama giderlerini kapsar mı?

Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 337. maddesi uyarınca adli yardım geçmişe etkili uygulanmaz ve verilme anından önce ödenmiş harç ve giderleri kapsamaz.

Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmesi için aranan temel koşul nedir?

Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmesi mütekabiliyet şartına bağlıdır; kişinin vatandaşı olduğu ülkede Türk vatandaşlarına da bu imkânın tanındığı kanun, antlaşma veya fiilî uygulamayla ispatlanmalıdır.

Adli yardım başvurusunun kabulü için mutlak bir yoksulluk gerekir mi?

Hayır, tamamen malvarlığından yoksun olmak şart değildir; ailesinin ve kendisinin asgari geçimini zora sokmadan yargılama masraflarını ödeyemeyecek durumda bulunmak yeterlidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu