HMK Madde 334 Uyarınca Adli Yardım Kurumu ve Kapsamı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi, hak arama özgürlüğünün mali engellere takılmasını önlemek amacıyla adli yardım kurumunu düzenler. Bu imkândan, mali gücü davanın veya takibin gerektirdiği masrafları karşılamaya elvermeyen ve ileri sürdüğü iddialar bütünüyle dayanaktan yoksun bulunmayan kişiler yararlanabilir. Düzenleme yalnızca dava açma evresini değil; aleyhe açılan bir davada savunma yapmayı, geçici hukuki koruma tedbirlerine başvurmayı ve icra daireleri nezdindeki takip işlemlerini de kapsar. Kurumun sağladığı koruma, harç ve giderlerin peşinen ödenmesi yükümlülüğünden geçici olarak bağışık tutulmayı hedefler.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 334Kaynağı aç
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/11172, K. 2018/10239Kaynağı aç
Adli yardım için öngörülen mali yetersizlik, kişinin hiçbir malvarlığı bulunmaması ya da bütünüyle çaresizlik içinde olması şeklinde değerlendirilmez. Asgari geçimini temin edebilecek düzeyde geliri olan bir bireyin, yargı sürecinin gerektirdiği harç ve masrafları ödediği takdirde kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma düşmesi yeterlidir. Buna karşılık, uyuşmazlığa konu malvarlığı dışında ekonomik değeri bulunan başkaca taşınmazı veya düzenli geliri olan kişilerin harçları karşılama gücüne sahip olduğu kabul edilir. Talebin haklılığı incelenirken de başvurunun yapıldığı tarihteki fiilî ve hukuki durum esas alınır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/3626, K. 2022/2327Kaynağı aç
Adli Yardımdan Yararlanmanın Koşulları ve İspat Kriterleri
Kanuni düzenleme uyarınca adli yardıma hükmedilebilmesi için iki temel şartın bir arada gerçekleşmesi aranır: Yargılama masraflarını ödeme gücünden yoksunluk ve ileri sürülen talep veya savunmanın açıkça haksız ve dayanaktan yoksun olmaması. Uyuşmazlığın esasına ilişkin haklılık şartında davanın kesin biçimde kazanılacağının ispatı gerekmez; mahkemede talebin baştan haksız olmadığına dair yaklaşık bir kanaatin uyanması yeterlidir. Böylelikle hak arayanların mali yetersizlik gerekçesiyle peşinen yargı yolundan mahrum bırakılmasının önüne geçilir.
Haklılık iddiasında yaklaşık ispat kâfi görülürken mali durumun yetersizliği yönünden tam ispat ilkesi uygulanır. Adli yardım isteyen taraf, ekonomik durumunu ortaya koyan resmî kayıt ve delilleri mahkemeye eksiksiz sunmalıdır. Eldeki veya bilinen belgelerin mahkemeye ibraz edilmemesi durumunda talep dosya üzerinden tahkikata girişilmeden reddedilir. Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2021/3626 Esas ve 2022/2327 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ilgilinin ailesiyle birlikte geçimini zora düşürmeden masrafları ödeyemeyecek durumda olduğunu somut belgelerle ispatlaması ve istemin açıkça dayanaktan yoksun bulunmaması zorunludur.
Tüzel Kişilerin ve Yabancıların Adli Yardımdaki Hukuki Konumu
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi adli yardımdan yararlanma hakkını kural olarak gerçek kişilere tanımıştır. Sermaye şirketleri başta olmak üzere özel hukuk tüzel kişileri bu kanuni himayenin dışında bırakılmıştır. Bununla birlikte, kamuya yararlı dernek ve vakıfların adli yardımdan istifade etmesine imkân tanıyan ikinci fıkra hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olup bu iptal kararı Resmî Gazete yayımından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecek şekilde ertelenmiştir. Uygulamada şirketlerin hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı çerçevesinde adli yardımdan yararlanması yönünde istisnai yaklaşımlar ileri sürülmüşse de kanuni kural gerçek kişilerin korunması esasına dayanmaktadır.
Yabancı uyruklu bireylerin Türk yargı organları önünde adli yardımdan yararlanabilmesi ise 6100 sayılı Kanun'un 334. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca karşılıklılık kuralına bağlıdır. Talepte bulunan yabancının tabiiyetinde olduğu ülkede Türk vatandaşlarına da benzer biçimde adli yardım hakkının tanınmış olması gerekir. Söz konusu mütekabiliyet hâli; iki taraflı ya da çok taraflı uluslararası andlaşmalar, ilgili yabancı devletin yürürlükteki kanunları veya fiilî uygulamaların somut şekilde belgelenmesi vasıtasıyla ortaya konulabilir.
Adli Yardım Talebinin Usulü, Harç Denetimi ve İtiraz Süreci
Adli yardım talebine ilişkin düzenlenen evrak, 6100 sayılı Kanun'un 336. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince her türlü harç ve vergiden müstesnadır. Mahkeme başvuru hakkında kural olarak evrak üzerinden duruşma açmaksızın karar verir; ancak tarafların açık duruşma isteğinde bulunması hâlinde incelemenin duruşmalı yürütülmesi zorunludur. Talebin reddi yönünde kurulacak hükümlerde, sunulan bilgi ve dayanakların hangi gerekçeyle yeterli bulunmadığı kararda açıkça gerekçelendirilmelidir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 337Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 336Kaynağı aç
Adli yardım istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden harç tamamlama süresi tanınması ve harç yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi usul hükümlerine aykırılık oluşturur. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yargı harçlarının tahsili kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden gözetilir ve harç ödenmedikçe sonraki işlemlere geçilemez. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/11172 Esas ve 2018/10239 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, adli yardım istemi karara bağlanmadan süre tayin edilmesi hatalı olduğu gibi verilen mehil içinde harç tamamlanmadığında dosyanın işlemden kaldırılması ve yasal sürede yenilenmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir; davanın usulden reddine karar verilemez.
Kanun yolu aşamasındaki adli yardım talepleri incelemeyi yapacak ilgili kanun yolu mercii tarafından değerlendirilir. Temyiz aşamasında adli yardım talebi kabul görmediğinde Yargıtay dosyanın esasına geçmeksizin eksik temyiz harçlarının yatırılması için mahkemesince ilgilisine bir haftalık kesin mehil verilmesini sağlar. Mahkemelerce verilen adli yardım ret kararlarına karşı ise tebliğden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe verilerek itiraz edilebilir. Mahkeme itirazı incelemek üzere dosyayı o yerdeki numara itibarıyla kendisini izleyen hukuk mahkemesi dairesine, son daire ise birinci daireye; tek daire bulunması hâlinde ise aynı işlere bakan en yakın mahkemeye sevk eder. Bu inceleme neticesinde verilen karar kesindir. Talebi reddedilen kimse mali durumunda sonradan belirgin bir bozulma meydana gelirse tekrar talepte bulunabilir. Verilen karar ise daha önce gerçekleşmiş yargılama masraflarını kapsamaz.
Adli yardım talebi reddedilirse yeniden başvuru yapılabilir mi?
Evet, talebi reddedilen kişi mali gücünde sonradan meydana gelen ciddi bir azalmayı belgelendirdiği takdirde mahkemeden yeniden adli yardım talebinde bulunabilir.
Adli yardım kararı geçmiş yargılama giderlerini kapsar mı?
Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 337. maddesi uyarınca adli yardım geçmişe etkili uygulanmaz ve verilme anından önce ödenmiş harç ve giderleri kapsamaz.
Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmesi için aranan temel koşul nedir?
Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmesi mütekabiliyet şartına bağlıdır; kişinin vatandaşı olduğu ülkede Türk vatandaşlarına da bu imkânın tanındığı kanun, antlaşma veya fiilî uygulamayla ispatlanmalıdır.
Adli yardım başvurusunun kabulü için mutlak bir yoksulluk gerekir mi?
Hayır, tamamen malvarlığından yoksun olmak şart değildir; ailesinin ve kendisinin asgari geçimini zora sokmadan yargılama masraflarını ödeyemeyecek durumda bulunmak yeterlidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

