HMK Madde 339 Kapsamında Yargılama Giderlerinin Tahsili

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 339 Kapsamında Yargılama Giderlerinin Tahsili

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 339/1 uyarınca, adli yardım kararı sebebiyle ertelenmiş bulunan bütün yargılama masrafları ile Devlet tarafından karşılanan avanslar, uyuşmazlığın veya icra takibinin neticesinde haksız bulunan taraftan tahsil edilmektedir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 339Kaynağı aç
MADDE 339- (1) Adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur. Adli yardımdan yararlanan kişinin haksız çıkması hâlinde, uygun görülürse yargılama giderlerinin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitler hâlinde ödenmesine karar verilebilir. (2) (Ek: 11/4/2013-6459/ 24 md.) Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir. Adli yardım kararıyla atanan avukatın ücretinin ödenmesi

Ertelenen Masrafların ve Avansların Haksız Taraftan Alınması

Adli yardım müessesesi çerçevesinde dava veya takip sürerken alınması ertelenen yargılama giderleri ile idarece karşılanan avansların akıbeti, nihai kararla belirlenir. HMK m. 339/1 gereğince, hüküm verildiğinde haksız çıkan tarafa bu mali yükümlülükler yansıtılır.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2018/2354 Esas ve 2020/1406 Karar sayılı kararında, davanın zamanaşımı sebebiyle reddi halinde adli yardımdan istifade eden davacının haksız çıkması nedeniyle yargılama giderlerinin HMK m. 339 uyarınca davacıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği, ancak temyiz edenin sıfatı dikkate alınarak bu hususun bozma nedeni yapılmadığı belirtilmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/2354, K. 2020/1406Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2018/2354 E.  ,  2020/1406 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 16/09/2015 gününde adli yardım talepli olarak verilen dilekçe ile staj eğitimi nedeniyle alacak istenmesi üzerine mahkemece adli yardım talebi kabul edilerek yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 30/05/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Mahkemece, davacının adli yardımdan yararlanmasına karar verilerek yargılama yapılmış ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Şu durumda HMK 339. maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, belirtilen yasal düzenlemeye aykırı şekilde karar verilmiş olması doğru değil ise de temyiz edenin sıfatı dikkate alınarak bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA 01/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Kısmi Kabul Kararında Giderlerin Dağıtımı ve Temyiz İncelemesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2016/5071 Esas ve 2016/7471 Karar sayılı kararında, davanın kısmen kabulü halinde adli yardım nedeniyle Hazineden karşılanan yargılama masraflarının haklılık oranlarına göre paylaştırıldığı, kabul edilen kısma tekabül eden tutarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, kalan tutarın ise davacıdan tahsiline hükmedileceği değerlendirilmiştir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/5071, K. 2016/7471Kaynağı aç
10. Hukuk Dairesi         2016/5071 E.  ,  2016/7471 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekilleri ile davalı işveren tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-) Davacı, 19.12.2005-19.01.2007 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine tabi olarak geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitini talep etmiş olup, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda “14.07.2006” tarihli tebliğ evrakından yola çıkılarak ve isabetli olarak, davacının 14.07.2006-19.01.2007 tarihleri arasında çalıştığının kabul edildiğinin anlaşılmasına göre, hüküm yazımı sırasında maddi hataya düşülerek davacının “14.06.2006” tarihinden itibaren çalıştığının yazılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 3-) Davacı talebi dikkate alındığında, 14.07.2006-19.01.2007 tarihleri arasındaki süre yönünden istem kısmen hüküm altına alınmış olmasına rağmen, reddedilen kısım yönünden vekille temsil edilen davalı Kurum lehine vekalet ücretine, kabul ve ret oranına göre yargılama giderine hükmedilmemesi de isabetsiz bulunmuştur. Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: 1-) Hüküm fıkrasının birinci bendinde ve hükmün gerekçesinde yer alan “14/06/2006” tarihlerinin silinerek, yerlerine “14/07/2006” tarihinin yazılmasına, 2-) Hükmün dördüncü bendinin sonuna “Davalı Kurum kendini vekille temsil ettirdiğinden 1.800 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,” ibaresinin yazılmasına, 3-) Hükmün yargılama giderine ilişkin beşinci bendinin tamamen silinerek, yerine, “Davacının adli yardımdan faydalanıyor olması nedeni ile HMK'nın 339/1. maddesi gereğince muaf tutulduğu ve hazinden karşılanan toplam 473,50 TL yargılama giderinden 224,60 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, kalan kısmın ise davacıdan tahsiline,” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

HMK m. 336/3 gereği kanun yollarına başvuru esnasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya iletilebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/12971 Esas ve 2025/1988 Karar sayılı kararında, temyiz incelemesinde adli yardım talebi kabul edilmiş olsa dahi temyizde haksız çıkan taraftan HMK m. 339 uyarınca harcın tahsili ile Hazineye irat kaydına karar verilmiştir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 336Kaynağı aç
MADDE 336- (1) Adli yardım, asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden; icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden istenir. (2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır. Adli yardım talebinin incelenmesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/12971, K. 2025/1988Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2024/12971 E.  ,  2025/1988 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/1043 Değişik İş – 2024/1046 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2024/İHK-60525 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2024/301204 Davacı vekili tarafından adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir. Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir. Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan davacının, 06.02.2023 tarihli depremde konutunun ağır hasar aldığı, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Poliçesi ile sigortalı konutun 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde hasara uğradığını, müvekkiline 261.577,68 TL ödendiğini, yeni tarifeye göre tam ödeme yapılması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 31.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 238.500,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talepte bulunabilmesi için ipotek alacaklısının açık muvafakati gerektiğini, kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ödeme yapıldığını, sorumluluğun sona erdiğini, ek prim alınmaksızın güncel tarife ücretinden sigorta bedeli ödenmesinin söz konusu olmayacağını, teminat dışında kalan bir durum olup olmadığının araştırılması gerektiğini, keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 25.11.2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Zorunlu Deprem Sigortası Tarife Ve Talimat Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ'e göre sigorta bedelinin belirlenmesi gerektiği, davacının talep edebileceği bakiye tazminatın 261.577,68 TL olduğu, taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 238.500,00 TL’nin 07.03.2023 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zeyilname düzenlenmeksizin ve ek prim ödenmeksizin 25.11.2022 tarihli Tebliğ'in uygulanma imkanı olmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; teminatın yükseltilmesine dair değişikliğin davalı tarafından yazılı olarak bildirilmesi gerektiğini, davalı tarafından herhangi bir yazılı bilgilendirme yapılmadığını, bu nedenle müvekkilinin teminat artışından haberdar olmadığını, davalının aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; her iki taraf için de maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla nispi vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Zorunlu Deprem Sigortasında sigorta tazminatı olarak poliçe üzerinde yazılı olan sigorta bedelinin mi, yoksa poliçe düzenlendikten sonra yürürlüğe giren Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliği’ne göre belirlenecek bedelin mi ödeneceğine ilişkindir. İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Davacının adli yardım talebi kabul edilmiş ise de HMK 339.maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından 615.40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6305 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, davalı … (DASK) harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Taksitlendirme İmkânı ve Mahkemenin Takdiri

HMK m. 339/1 uyarınca adli yardımdan yararlanan taraf davada haksız çıktığı takdirde mahkeme uygun görürse, yargılama giderlerinin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitlerle ödenmesine hükmedebilir.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 2016/8075 Esas ve 2016/8536 Karar sayılı kararında, suçüstü ödeneğinden karşılanmış olan adli tıp giderinin HMK m. 339 gereğince taksitlendirilerek aleyhine hüküm tesis edilen davalılardan alınıp Hazineye irat kaydedilmesi benimsenmiştir.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2016/8075, K. 2016/8536Kaynağı aç
18. Hukuk Dairesi         2016/8075 E.  ,  2016/8536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : 1-… Dava dilekçesinde, davacının amcası ve yengesi üzerindeki nüfus kaydının iptali ile gerçek annesi ve babası olarak ….şeklinde nüfus kaydının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Davanın kabulü dikkate alınarak davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin nüfus müdürlüğü dışındaki davada zorunlu taraf olması gereken davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru değil ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının 3 ve 4. paragraflarının metinden çıkarılarak onların yerine “davacı tarafından peşin yatırılan 45,60 TL harç, 400 TL gider avansının davalılar ….a ve …'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3500 TL adli tıp giderinin ise HMK. 339. maddesi gereğince 10 taksit halinde yukarıda adı geçen davalılardan alınıp hazineye gelir kaydına” ibaresi yazılmak suretiyle 6100 sayılı HMK.ya 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde gözetilerek HUMK.nun 438. maddesi uyarınca hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 26.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Mağduriyet Halinde Giderlerden Muafiyet ve Mali Durumun Belgelendirilmesi

HMK m. 339/2 uyarınca, adli yardım kararından dolayı Devletçe karşılanan veya muaf tutulan yargılama masraflarının tahsilinin yararlananın mağduriyetine yol açacağı mahkemece açıkça tespit edilirse, ilgilinin bu giderleri ödemekten hükümde tamamen veya kısmen muaf tutulmasına karar verilebilir.

HMK m. 336/2 uyarınca adli yardım talebinde bulunan kimse, iddiasının özeti ile dayandığı delilleri ve masrafları karşılayamayacak vaziyette olduğunu ispata yarayan mali durum evrakını mahkemeye sunmak zorundadır.

Adli yardımla ertelenen yargılama giderleri haksız çıkan taraftan nasıl tahsil edilir?

HMK m. 339/1 gereğince ertelenen yargılama masrafları ve Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur.

Adli yardımdan faydalanan kişi haksız çıkarsa taksit imkânı var mıdır?

HMK m. 339/1 hükmüne göre mahkeme uygun gördüğü takdirde, giderlerin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitlerle tahsiline karar verebilir.

Adli yardımla karşılanan giderlerden muafiyet sağlanabilir mi?

HMK m. 339/2 uyarınca, adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin adli yardımdan yararlananın mağduriyetine yol açacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme hükümde ilgilinin bu giderleri ödemekten tamamen veya kısmen muaf tutulmasına karar verebilir.

Kanun yolu aşamasında adli yardım talebi nereye iletilir?

HMK m. 336/3 hükmü gereğince kanun yollarına başvuru yapılırken talep bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya sunulur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu