Soybağının tespiti amacıyla vücuttan kan veya doku alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 292. maddesinde özel bir usul olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere uygun olması, ayrıca sağlık yönünden bir tehlike oluşturmaması şartıyla, herkes soybağının tespiti amacıyla kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır. Haklı bir sebep olmaksızın bu yükümlülüğe uyulmaması hâlinde hâkim, incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 292Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/33, K. 2023/377Kaynağı aç
Soybağının Kurulması ve Görevli Mahkeme
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 282. maddesi gereğince çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur. Çocuk ile baba arasında ise soybağının kurulması ana ile evlilik, tanıma veya mahkemenin hâkim hükmüyle gerçekleşir. Bunun yanında evlât edinme yoluyla da soybağı kurulabilmektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 282Kaynağı aç
Soybağının belirlenmesine yönelik davalarda görevli mahkeme, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun uyarınca aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yargı çevrelerinde ise uyuşmazlığın Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesinde aile mahkemesi sıfatıyla görülüp karara bağlanması kanuni bir gerekliliktir.
4787 sayılı AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN m. 4Kaynağı aç
Resen Araştırma İlkesi ve Delillerin Serbestçe Takdiri
4721 sayılı Kanun'un 284. maddesinin birinci fıkrası uyarınca soybağına ilişkin davalarda hâkim maddî olguları resen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder. Maddi olguları açıklamak davanın taraflarına ait olmakla birlikte, hukuki nitelendirmeyi yapmak ve olaya uygun yasal düzenlemelere göre uyuşmazlığı karara bağlamak mahkemenin görevidir. Nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında da tarafların tasarruf yetkisi bulunmamakta ve resen araştırma ilkesi geçerliliğini korumaktadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 284Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1536, K. 2024/1830Kaynağı aç
Vücuttan Kan veya Doku Alınmasının Şartları ve Üçüncü Kişilerin Durumu
6100 sayılı Kanun'un 292. maddesinin birinci fıkrasına göre incelemenin yapılabilmesi uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere uygun olmasına, ayrıca sağlık yönünden bir tehlike oluşturmamasına bağlıdır. Bu şartların bulunması hâlinde herkes soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır; haklı bir sebep olmaksızın bu yükümlülüğe uyulmaması hâlinde ise incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verilir.
Soybağının belirlenmesi amacıyla kan veya doku örneği verme zorunluluğu yalnızca davanın taraflarını kapsamaz. Kanunun 292. maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere bu yükümlülük koşulları oluştuğunda üçüncü kişiler için de geçerlidir. Ayrıca 292. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, üçüncü kişiler tanıklıktan çekinme hakkı bulunduğunu ileri sürerek kan veya doku örneği vermekten kaçınamazlar.
Zor Kullanma Kararı ve TMK Madde 284 ile Değerlendirme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/1536 Esas ve 2024/1830 Karar sayılı kararında, DNA örneği vermekten kaçınan davalı hakkında yurt içine girmesi halinde yakalama, ihzar ve gözlem altına alma dahil tüm zor kullanma tedbirlerinin uygulanması ve zor kullanma görevini ihmal eden yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiği belirtilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 284. maddesinin ikinci fıkrasında, davalının hâkimin öngördüğü araştırma ve incelemeye rıza göstermemesi hâlinde durum ve koşullara göre bundan beklenen sonucun aleyhine doğmuş sayılabileceği hükme bağlanmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 292. maddesinde ise haklı sebep olmaksızın kaçınma durumunda incelemenin zor kullanılarak yapılması öngörülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/33 Esas ve 2023/377 Karar sayılı kararında çoğunluk görüşü, sonraki kanun niteliğindeki 6100 sayılı Kanun'un 292. maddesi gereğince örnek vermekten kaçınan davalı hakkında zor kullanma tedbirlerinin tüketilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Karardaki karşı oyda ise sonraki düzenlemenin Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükmünü zımnen kaldırmadığı, her iki usul düzenlemesinin de yürürlükte olduğu ve somut olayda Türk Medeni Kanunu'nun 284. maddesindeki usulün uygulanması gerektiği savunulmuştur.
İlgilinin Vefatında Fethi Kabir ve DNA İncelemesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/1536 Esas ve 2024/1830 Karar sayılı kararında, ilgilinin ölümü nedeniyle mirasçılarının davaya dahil edilmesi, ilgilinin mezarı açılarak biyolojik bağ yönünde DNA incelemesi yaptırılması ve bu incelemenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği; sıfat yokluğu gerekçesiyle davanın reddedilmesinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Soybağının tespiti için kan veya doku örneği vermek zorunlu mudur?
Uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu olması, bilimsel verilere uygunluk taşıması ve sağlık açısından bir tehlike oluşturmaması şartıyla herkes kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır; haklı bir sebep olmaksızın kaçınılması hâlinde hâkim zor kullanılmasına karar verir.
Üçüncü kişiler tanıklıktan çekinme hakkını öne sürerek incelemeyi reddedebilir mi?
6100 sayılı Kanun'un 292. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, üçüncü kişiler tanıklıktan çekinme hakkı bulunduğunu öne sürerek kan veya doku örneği verme yükümlülüğünden kaçınamazlar.
DNA örneği vermekten kaçınan kişi hakkında zor kullanma nasıl uygulanır?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/1536 Esas ve 2024/1830 Karar sayılı kararında, DNA örneği vermekten kaçınan davalı hakkında yurt içine girmesi hâlinde yakalama, ihzar ve gözlem altına alma dâhil tüm zor kullanma tedbirlerinin uygulanması, görevi ihmal eden yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulması ve alınacak örnekle yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Soybağı davasında incelenecek kişinin vefat etmiş olması hâlinde nasıl işlem yapılır?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/1536 Esas ve 2024/1830 Karar sayılı kararına göre, ilgilinin vefat etmiş olması durumunda mirasçılarının davaya dâhil edilmesi, mezarın açılarak fethi kabir yoluyla DNA incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

