HMK Madde 23 Kapsamında Yargı Yeri Belirlenmesi Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 23 Kapsamında Yargı Yeri Belirlenmesi Usulü

HMK Madde 23 Kapsamında İnceleme Usulü

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 23. maddesinin birinci fıkrasına göre yargı yerinin belirlenmesine ilişkin inceleme kural olarak dosya üzerinden yürütülür. Kanun gerekçesinde açıklandığı üzere, merci tayini incelemesini yapacak olan bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay gerekli gördüğü takdirde duruşma açarak da inceleme yapabilir. Bu usul, uyuşmazlığın niteliğine göre inceleme merciine takdir yetkisi tanımaktadır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 23Kaynağı aç
MADDE 23- (1) Yargı yerinin belirlenmesine ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılabilir. (2) Bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar. İKİNCİ BÖLÜM Yargılamaya Hâkim Olan İlkeler Tasarruf ilkesi

Yargı yeri belirlenmesi yoluna hangi durumlarda başvurulacağı HMK m. 21 hükmünde düzenlenmiştir. Davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin davaya bakmasına fiilî veya hukuki bir engel çıkması, iki mahkeme arasında yargı çevrelerinin sınırlarının belirlenmesinde tereddüt doğması ya da iki mahkemenin karşılıklı olarak verdikleri görevsizlik veya kesin yetki hâllerindeki yetkisizlik kararlarının kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi hâlinde yargı yeri belirlenir. HMK m. 22/2 uyarınca, iki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiğinde yetkili veya görevli mahkeme ilgisine göre bölge adliye mahkemesince ya da Yargıtay tarafından belirlenir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 21Kaynağı aç
MADDE 21- (1) Aşağıdaki hâllerde, davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulur: a) Davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin davaya bakmasına herhangi bir engel çıkarsa. b) İki mahkeme arasında yargı çevrelerinin sınırlarının belirlenmesi konusunda bir tereddüt ortaya çıkarsa. c) İki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse. ç) Kesin yetki hâllerinde, iki mahkeme de yetkisizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse. İnceleme yeri
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 22Kaynağı aç
MADDE 22- (1) Yetkili mahkemenin bir davaya bakmasına herhangi bir engel bulunduğu yahut iki mahkeme arasında yargı çevrelerinin sınırlarının belirlenmesinde tereddüt ortaya çıktığı takdirde, yetkili mahkemenin tayininde, ilk derece mahkemeleri için bölge adliye mahkemelerine, bölge adliye mahkemeleri için Yargıtaya başvurulur. (2) İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir. İnceleme usulü ve sonucu

Yargı Yeri Belirlenmesi Kararlarının Bağlayıcılığı

HMK m. 23/2 hükmü uyarınca, bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi kararları ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi kesin olarak bağlar. Merci tayini veya kanun yolu denetimi sonucunda görevi ya da yetkisi belirlenen mahkeme, bu bağlayıcılık ilkesi karşısında yeniden görevsizlik veya yetkisizlik kararı veremez.

Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemelerinin karşılıklı olarak yetkisizlik kararı vermesi durumunda, yargı çevresi uyuşmazlığını çözme görevi Yargıtay'a aittir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2022/5457 E., 2022/8510 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, Yargıtay tarafından merci tayini yoluyla belirlenen yargı yeri kararı bağlayıcı nitelikte olup uyuşmazlığın kararda gösterilen mahkemece görülüp sonuçlandırılması zorunludur.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/5457, K. 2022/8510Kaynağı aç
5. Hukuk Dairesi         2022/5457 E.  ,  2022/8510 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Kayyım tayini istemine ilişkin olarak açılan davada, İstanbul Anadolu 4.Sulh Hukuk ile Bolu 2. Sulh Hukuk Mahkemeleri'nce ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar Bölge Adliye Mahkemeleri’nin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı Bölge Adliye Mahkemesi’nin yargı çevresinde kalan Mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanun'un 36/3. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri'nin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan Adlî Yargı İlk Derece Hukuk Mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: – K A R A R – Dava, kayyım tayini istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce, UYAP MERNİS adres sorgusunda küçük …'un … adresinde ikamet ettiğinin tespit olunduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Bolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce, kayyım tayini istenilen …'un son ikamet adresinin "… Mahallesi, … Caddesi, No…" olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, olumsuz yetki uyuşmazlığının çözümü için dosya Dairemize gönderilmiş olup Dairemizce 01/11/2021 tarihli ve 2021/11554 E. – 2021/113 K. sayılı kararıyla " Bolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin " yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 22/2. maddesinde “İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.” 6100 sayılı HMK'nın 23/2. maddesinde, “Yargıtayca verilen merci tayini kararları ile temyiz incelemesi sonucu kesinleşen göreve ve yetkiye ilişkin kararlar davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar” hükümlerine yer verilmiştir. Somut olayda İstanbul Anadolu 4.Sulh Hukuk ile Bolu 2. Sulh Hukuk Mahkemeleri'nce verilen karşılıklı yetkisizlik kararları Dairemize yargı yeri belirlenmesi için gönderilmiş ve Dairemizce de " Bolu 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin" yetkili olduğuna dair yargı yerinin belirlenmesine karar verilmiştir. Bu durumda davaya bakmada yetkili mahkemenin Bolu 2.Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu Dairemiz'in kabulündedir. Dairemiz'ce verilen yargı yeri belirlenme kararının mahkemeleri bağlayıcılığı özelliği vardır. O halde, uyuşmazlığın Bolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Yukarıda belirtilen nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 16/05/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Görevi Kesinleşen Mahkemenin Esasa Girme Zorunluluğu ve Üst Derece Bağlayıcılığı

Yargıtay tarafından verilen merci tayini kararları ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve ve yetkiye ilişkin kararlar, yalnızca ilk derece ve bölge adliye mahkemelerini değil, sonradan temyiz incelemesi yapacak Yargıtay dairelerini de bağlar. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/1456 E., 2022/6958 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, HMK m. 23/2 uyarınca görevi bağlayıcı nitelikte kesinleşen mahkemenin davayı usulden reddetmeyip esasa girerek delilleri toplaması, değerlendirmesi ve talep hakkında bir karar vermesi gerekir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1456, K. 2022/6958Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2021/1456 E.  ,  2022/6958 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının mahkemece yapılan yargılaması sonunda; görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen 30/06/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı …… vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. KARAR Davacı vekili; davalı …’den sigorta prim alacağından kaynaklı alacaklı olduğunu, davalı borçlunun tasarrufu ile davalı borçlunun annesi olan dava dışı….’e ait olan gayrımenkulün davalı … ……’ye devredildiği, davalı borçlu …’nün yönetim kurulı başkanlığını yaptığı davalı … İnş Tur İnş. AŞ'e ait olan gayrımenkulün de davalı …….’ye devredildiğini beyan ederek söz konusu gayrımenkullerin tapularının iptal edilerek tapuların düzeltilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalılar davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, davacının sigorta prim alacağından kaynaklı alacağın tahsilini teminen açılmış tapu iptal ve tescil davasıdır. Dosyanın incelenmesinde; davanın Antalya İş Mahkemesinde açıldığı, mahkemenin 17/06/2014 gün, 2013/559-2014/300 karar sayılı kararıyla; dava dilekçesinin görev yönünden reddiyle dosyanın görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2014 gün, 2014/19235 E- 2014/18856 karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verildiği Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince onama ilamına uyulduktan sonra görevsizlik kararı verilerek dosyanın tekrar Antalya İş Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, söz konusu kararın da davalı … ….. vekili tarafından temyiz edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmese bile resen gözetilmesi gerekir. Bununla birlikte kamu düzeninden olsa da usule ilişkin çekişmelerin bir an önce sonuçlandırılıp uyuşmazlığın esasına girilmesi ve yargılamanın makul sürede bitirilmesi de hukuk yargılamasının temel amaçlarındandır. Hiç şüphesiz bu amacın sağlanmasına yönelik olarak vazedilen kurallar da kamu düzenindendir (HMK 30; 138). Nitekim kanun koyucu, göreve ilişkin sorunların sürgit devam etmemesi ve bir an önce halli ile davanın esasının incelenmesi için 6100 sayılı HMK'nın 23/2 maddesini kabul etmiştir. Anılan madde ile "Bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar." hükmü düzenlenmiştir. Yargıtayca verilen merci tayini kararları ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve ve yetkiye ilişkin kararların bağlayıcılığı sadece ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri için değil daha sonra temyiz incelemesi yapacak Yargıtay dairesi için de geçerlidir (HGK 2011/1-768 E, 2012/96 K). Somut olayda; Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 30/09/2014 gün, 2014/19235 E- 2014/18856 karar sayılı ilamı ile, yerel mahkemenin verdiği, genel mahkemede çözümlenmesi gereken uyuşmazlık olması gerektiği gerekçesine dayalı görevsizlik kararının onanmasına karar verildiği görülmüştür. HMK'nın 23/2 maddesi uyarınca bağlayıcı nitelikte bulunan Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin davanın genel mahkemede çözümlenmesi doğrultusundaki kararı gereği, mahkemece esasa girilerek inceleme yapılması, delillerin toplanıp değerlendirilmesi ve talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 06/04/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kanun yolu denetiminden geçerek onanmış bir görevsizlik kararı sonrasında davaya bakan mahkemenin yeniden görevsizlik kararı vermesi kanuna aykırılık oluşturur. Benzer şekilde, kanun yolu incelemesi neticesinde kesinleşen göreve ilişkin kararlar, davaya sonradan ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakacak olan Yargıtay daireleri bakımından da bağlayıcıdır. HMK m. 23/2 hükmü uyarınca bağlayıcı nitelikteki kesinleşen görevsizlik kararı karşısında mahkemenin yeniden görevsizlik kararı veremeyeceği gibi merci tayini sonrasında da yeniden yetkisizlik kararı verilemez.

Hukuk ve Ceza Mahkemeleri Arasındaki Görev Uyuşmazlıkları

Hukuk mahkemeleri ile ceza mahkemeleri arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığında merci tayininin hangi Yargıtay dairesi tarafından yapılacağı uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre saptanır. Dava konusu iş ceza hukukuna ilişkin ise ceza dairesi, tazminat gibi özel hukuka ilişkin bir talep içeriyorsa Hukuk Dairesi merci tayini incelemesini yapar. Nitekim Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2016/6522 E., 2016/7172 K. sayılı kararında, zarar tazminine ilişkin istem sebebiyle sulh ceza hakimliği ile sulh hukuk mahkemesi arasında doğan olumsuz görev uyuşmazlığının HMK m. 21, 22 ve 23 hükümleri uyarınca Yargıtay Hukuk Dairesi tarafından çözülmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2016/6522, K. 2016/7172Kaynağı aç
5. Ceza Dairesi         2016/6522 E.  ,  2016/7172 K. "İçtihat Metni" 4081 sayılı Kanun uyarınca verilen karara karşı itiraz üzerine yapılan yargılama sırasında; Ödemiş Sulh Hukuk Mahkemesiyle Ödemiş Sulh Ceza Hakimliği arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 20/06/1960 tarih ve 1960/14 sayılı Kararıyla; "Hukuk ve ceza mahkemeleri arasında selbi vazife uyuşmazlığı çıktığı takdirde, dava konusu işin hukuka ait olması halinde Hukuk Dairesinin, cezaya ilişkin olduğu takdirde de ceza dairesinin mercii tayinine vazifeli olacağına" karar verilmiş olmasına, uyuşmazlık konusu olayda zarar tazminine yönelik karar verilmiş olmasına göre; Ödemiş Sulh Ceza Hakimliği ile Ödemiş Sulh Hukuk Mahkemesi arasında meydana gelen görev uyuşmazlığını çözme görevi 6100 sayılı HMK'nın 21, 22 ve 23. maddeleri gereğince Yüksek Yargıtay 20. Hukuk Dairesine ait olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle dosyanın ilgili Daireye GÖNDERİLMESİNE, 30/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargı yeri belirleme incelemesinde duruşma yapılması zorunlu mudur?

İnceleme kural olarak dosya üzerinden yapılır; ancak merci tayini incelemesini yürüten bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay gerekli gördüğü takdirde duruşma açılmasına da karar verebilir.

Merci tayini ile belirlenen mahkeme yeniden yetkisizlik kararı verebilir mi?

HMK m. 23/2 hükmü uyarınca yargı yeri belirleme kararları davaya bakacak mahkemeyi bağlar; bu nedenle yetkili kılınan mahkeme yeniden yetkisizlik veya görevsizlik kararı veremez, işin esasına girerek talep hakkında bir karar vermek zorundadır.

Yargıtay tarafından verilen yargı yeri belirleme kararı sonraki temyiz incelemesini bağlar mı?

Yargıtay merci tayini kararları ve kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, yalnızca derece mahkemelerini değil, sonradan davada temyiz incelemesi yapacak Yargıtay dairelerini de bağlar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu