Hısımlık; kan bağı, evlilik veya evlat edinme yoluyla kurulan ve kişilerin hukuki statülerini belirleyen bir bağdır. Hukuk düzeninde hısımlık ilişkileri kan hısımlığı, kayın hısımlığı ve evlat edinme yoluyla kurulan hısımlık olmak üzere üç ana türe ayrılır. Kişisel durum alanına giren bu ilişkiler kural olarak nüfus kayıtları veya mahkeme kararları ile ispat edilir.
Kan Hısımlığı ve Derece Hesaplama Yöntemi
Kan hısımlığı, doğum olgusuyla meydana gelen biyolojik kökenli hukuki bağdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca biri diğerinden gelen kişiler arasında üstsoy-altsoy hısımlığı, biri diğerinden gelmeyip ortak bir kökten gelen kişiler arasında ise yansoy hısımlığı bulunur. Kan hısımlığının derecesi ise hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belirlenir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 17Kaynağı aç
Dikey hatta yer alan üstsoy ve altsoy ilişkilerinde kaç kuşak yukarı çıkılıyor veya aşağı iniliyorsa o kuşak sayısı doğrudan dereceyi verir. Yansoy hısımlığında ise ortak kök ataya ulaşmak için geçilen doğum sayısı ile bu atadan hedef kişiye inmek için geçilen doğum sayılarının toplamı dereceyi oluşturur. Bu doğrultuda kişi ile anne ve babası arasında 1. derece üstsoy, çocuğu ile arasında 1. derece altsoy hısımlığı kuruludur. Dede ve nine ile torun arasındaki bağ 2. derece üstsoy-altsoy hısımlığıdır. Kardeşler arasında ortak ata olan anne ve babaya çıkış ve diğer kardeşe iniş şeklinde iki doğum adımıyla 2. derece yansoy hısımlığı doğar. Kişi ile anne veya babasının kardeşleri olan amca, hala, dayı ve teyze arasında 3. derece yansoy; ortak büyükanne ve büyükbabaya uzanan dört adımlı bir hat izlenen kuzenler arasında ise 4. derece yansoy kan hısımlığı mevcuttur.
Kayın Hısımlığı ve Evlat Edinme
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları, aynı tür ve dereceden kayın hısımları olur. Bu çerçevede eşin anne ve babası 1. derece, eşin kardeşi 2. derece, eşin amca, dayı, hala ve teyzesi 3. derece, eşin kuzeni ise 4. derece kayın hısımı sayılır. Kanunun amir hükmü gereğince kayın hısımlığı, kendisini meydana getiren evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 18Kaynağı aç
Evlilik sona erse dahi kayın hısımlığı evlenme engelleri ile yargılamadaki tarafsızlık kuralları bakımından dikkate alınmaya devam eder. Bununla birlikte kayın hısımları yasal mirasçı sıfatını kazanamaz ve kural olarak yardım nafakası yükümlülüğü altına girmez.
Evlatlık hısımlığı mahkeme kararıyla kurulur ve evlat edinen ile evlat edinilen arasında üstsoy-altsoy benzeri hukuki bir yakınlık meydana getirir. Miras hukukunda evlat edinilen kişi, evlat edinenin altsoyu gibi yasal mirasçı olur ve biyolojik anne-babasına karşı mirasçılığını kural olarak muhafaza eder. Buna karşılık evlat edinenler evlatlığın biyolojik hısımlarına mirasçı olamazlar.
Hısımlıktan Doğan Evlenme Yasakları ve Geçersizlik
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 129. maddesi gereğince üstsoy ile altsoy arasında, kardeşler arasında ve amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında evlenme yasaktır. Ayrıca kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında evlilik kurulamaz. Evlat edinme ilişkisinde de evlat edinen ile evlatlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında evlenme yasaktır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 129Kaynağı aç
Yardım Nafakası ve Miras Hukukundaki Etkiler
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 364. maddesi uyarınca herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu, altsoyu ve refah içinde bulunmaları koşuluyla kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Yardım nafakasında ihtiyaç ve ödeme gücü dengesi gözetilir; buna karşılık kuzen gibi daha uzak derecedeki yansoy hısımları ile kayın hısımları bakımından yardım nafakası rejimi kural olarak öngörülmez.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 364Kaynağı aç
Miras hukukunda zümre esası geçerlidir. Birinci zümrede mirasbırakanın altsoyu, ikinci zümrede anne-baba ve onların altsoyu, üçüncü zümrede ise büyükanne-büyükbaba ve onların altsoyu yer alır. Önceki zümrede mirasçı varken sonraki zümreye geçilmez. Mirasbırakanın çocuğunun önceden ölmesi hâlinde torun temsil yoluyla onun yerini alarak mirasçı olur. Sağ kalan eş ise altsoy, anne-baba veya daha uzak zümrelerle birlikte mirasçı olmasına göre değişen oranlarda mirastan pay alır.
Yargılama Usulü, Tazminat ve Ceza Hukukunda Hısımlık
Hısımlık bağları yargılama usulünde tarafsızlığın ve aile mahremiyetinin korunması amacıyla güvenceler sağlar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 248. maddesi uyarınca taraflardan birinin veya eşinin altsoy veya üstsoyu, taraflardan biriyle aralarında evlatlık bağı bulunanlar ile üçüncü derece dâhil olmak üzere kan veya kendisini oluşturan evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi kayın hısımları tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca da şüpheli veya sanığın kan veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyu ile üçüncü derece dâhil kan ve ikinci derece dâhil kayın hısımları tanıklıktan çekinebilir; bu kimselere dinlenmeden önce hakları bildirilir ve dinlenirken de her zaman çekinebilirler. Belirli derecelerdeki hısımlıklar hâkimin reddi veya çekinmesi sebebi de oluşturabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 248Kaynağı aç
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Ceza hukukunda yakın hısımlık ilişkisi, malvarlığına karşı suçlar başta olmak üzere belirli fiillerde şikâyet şartı, şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim nedeni teşkil edebilir. Ölüm veya ağır bedensel zarara dayalı manevi tazminat taleplerinde ise hısımlık derecesi güçlü bir başlangıç karinesi oluştursa da tek başına yeterli sayılmaz. Manevi tazminatın takdirinde aynı hanede yaşama, düzenli bakım-gözetim ilişkisi, karşılıklı destek ve birlikte yaşam planının varlığı gibi fiilî ve gerçek yakınlık unsurları dikkate alınır.
Kayın hısımları birbirine yasal mirasçı olabilir mi?
Kayın hısımları yasal mirasçı sıfatını kazanamaz; dolayısıyla eşin anne-babasına veya kardeşlerine kan bağı bulunmadığı için yasal miras yoluyla mirasçı olunamaz.
Kardeşler ve kuzenler kaçıncı derece kan hısımı sayılır?
Kardeşler arasında ortak anne ve babaya çıkış ve diğer kardeşe inişle iki doğum adımında 2. derece yansoy, kuzenler arasında ise büyükanne ve büyükbabaya uzanan dört doğum adımıyla 4. derece yansoy kan hısımlığı bulunur.
Evlilik boşanmayla biterse kayın hısımlığı sona erer mi?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca kayın hısımlığı evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmaz; evlenme engelleri ve usul hukuku kuralları bakımından geçerliliğini korur.
Evlatlık hem biyolojik ailesinden hem evlat edinenden miras alabilir mi?
Evlat edinilen kişi evlat edinenin altsoyu gibi yasal mirasçı olur ve aynı zamanda kendi biyolojik anne-babasına karşı mirasçılık hakkını kural olarak korur.
Hukuk davalarında hangi hısımlar tanıklıktan çekinebilir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 248. maddesi uyarınca taraflardan birinin veya eşinin altsoy ve üstsoyu, evlatlığı ile üçüncü derece dâhil kan veya evlilik bitmiş olsa bile kayın hısımları tanıklıktan çekinebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

