Ceza Muhakemesinde Şüphe Dereceleri ve Hukuki Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Ceza Muhakemesinde Şüphe Dereceleri ve Hukuki Sonuçları

Soruşturmanın Başlaması ve Başlangıç Şüphesi

Ceza muhakemesinde adli süreçlerin işletilmesi, her aşama için kanunun öngördüğü farklı yoğunluktaki şüphe derecelerinin varlığını gerektirir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 160/1 gereğince Cumhuriyet savcısı, bir ihbar veya başka herhangi bir yolla suç işlendiği izlenimi doğuran bir durumu öğrenir öğrenmez kamu davası açmaya lüzum bulunup bulunmadığını belirlemek üzere gecikmeksizin araştırmaya girişir. Başlangıç şüphesi olarak adlandırılan bu ilk izlenim, adli soruşturmanın resen açılmasını sağlayan eşiktir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 160Kaynağı aç
Madde 160 – (1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle
bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını
açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya
başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin
araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî
kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri
toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri

Soruşturma evresinde savcılık makamı, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 160/2 uyarınca adli kolluk görevlileri aracılığıyla maddi gerçeği aydınlatmak ve adil bir yargılama yapılmasını temin etmekle mükelleftir. Bu doğrultuda şüphelinin hem aleyhine hem de lehine bulunan tüm deliller eksiksiz toplanarak muhafaza altına alınır ve şüphelinin kanuni hakları gözetilir.

Adli Arama Tedbiri ve Makul Şüphe Standardı

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 116/1 uyarınca, şüphelinin veya sanığın yakalanabilmesi ya da suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe bulunması durumunda kişinin üstü, eşyası, konutu, işyeri veya kendisine ait diğer yerlerde arama yapılabilir. Makul şüphe, soyut tahminlerin ötesine geçerek koruma tedbirine başvurulabilmesi için aranan özel bir yoğunluğu ifade eder.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 116Kaynağı aç
Madde 116 – (1) Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde
edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü,
eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir.[26]
Diğer kişilerle ilgili arama

Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m. 6 uyarınca makul şüphe, hayatın olağan akışına göre somut olaylar karşısında genellikle duyulan şüphedir. Makul şüphenin varlığı; aramanın yapılacağı zaman ve yer, ilgili şahsın ve yanındakilerin sergilediği tavır ve davranışlar ile kolluğun taşındığından şüphelendiği eşyanın özellikleri dikkate alınarak değerlendirilir. Bu şüphenin kabul edilebilmesi için ihbar veya şikâyeti destekleyen emarelerin bulunması ve şüphenin somut olgulara dayanması zorunludur.

İnsan hakları yargılaması ilkelerinde de makul şüphe ölçütü, isnat edilen suçun işlendiği konusunda tarafsız ve objektif bir gözlemciyi ikna etmeye yetecek somut olguların ve bilgilerin varlığı şeklinde ele alınmaktadır.

Kamu Davasının Açılmasında Yeterli Şüphe ve İddianame

Kamu davasını açma yetkisi Ceza Muhakemesi Kanunu m. 170/1-2 gereğince Cumhuriyet savcısına aittir. Soruşturma evresinin sonunda elde edilen deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe meydana getiriyorsa savcılık tarafından iddianame düzenlenir. Delillerin bu eşiğe ulaşmadığı durumlarda dava açılamaz.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 170Kaynağı aç
Madde 170 – (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı
tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği
hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame
düzenler.
(3) Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;
a) Şüphelinin kimliği,
b) Müdafii,
c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi,
e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin
kimliği,
f) Şikâyette bulunan kişinin kimliği,
g) Şikâyetin yapıldığı tarih,
h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
j) Suçun delilleri,
k) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve
tutuklama tarihleri ile bunların süreleri,
Gösterilir.
(4) İddianamede, yüklenen suçu
oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; yüklenen
suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer
verilmez.[64]
(5) İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar
değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür.
(6) İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda
öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin
istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili
tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbiri açıkça belirtilir.
Kamu davasını açmada takdir yetkisi

Yeterli şüphe, soruşturma dosyasındaki mevcut kanıtlar değerlendirildiğinde şüphelinin veya sanığın yargılama sonucunda mahkûm olma olasılığının beraat etme olasılığından belirgin biçimde daha yüksek bulunduğu hukuki durumu anlatır.

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 170/4 uyarınca iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmalı; yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suç delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmemelidir. Bunun yanı sıra aynı Kanunun 170/5 maddesi gereğince iddianamenin sonuç kısmında yalnızca şüphelinin aleyhine olan hususların değil, lehine olan hususların da ileri sürülmesi zorunludur.

Soruşturma evresi neticesinde hazırlanan iddianamenin suçun işlendiğine dair yeterli şüphe oluşturan delil ve olguları içermemesi durumunda, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 174 uyarınca iddianamenin mahkemece iadesi gündeme gelir. Bu denetim yolu, haksız ceza davalarının önüne geçerek kişilerin lekelenmeme hakkının korunmasını sağlar.

Kuvvetli Şüphe Ölçütü ve Tutuklama Tedbiri

Kuvvetli şüphe, ceza muhakemesinde aranan en yüksek olasılık derecelerinden biridir. Eldeki somut delillerin incelenmesi sonucunda sanığın mahkûm olma olasılığının kuvvetle muhtemel görülmesi halinde kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu kabul edilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100/1 uyarınca tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin birlikte bulunması zorunludur. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde kişi hakkında tutuklama kararı verilemez.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 100Kaynağı aç
Madde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut
delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık
hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya
güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.[13]
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini
uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde
bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut
delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama
nedeni var sayılabilir:[14]
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;[15]
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. (Ek:6/12/2019-7196/58 md.)[16]
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80)
3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
4.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Kasten yaralama (madde 86, fıkra
3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),[17]
5. İşkence (madde 94, 95)
6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
8.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık
(madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
(iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309,
310, 311, 312, 313, 314, 315),
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin
(3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda
tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin
dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen
suçlar.
i) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Kadına karşı işlenen kasten yaralama
suçu.
j) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev
yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen
kasten yaralama suçu.
k) (Ek:10/10/2024-7528/35 md.) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı
resmî eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu
öğrencilerin eğitimine yönelik Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen
projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında
yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim
kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve
kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya
görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu.
(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını
gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç
olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda
tutuklama kararı verilemez.[18]
Tutuklama kararı

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100/2 uyarınca, şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması ya da kaçacağı kanaatini uyandıran somut olguların bulunması tutuklama nedeni sayılabilir. Benzer biçimde delilleri karartma, yok etme, gizleme, değiştirme veya tanık, mağdur ya da başkaları üzerinde baskı kurma girişiminde bulunma yönündeki davranışların kuvvetli şüphe oluşturması durumunda da tutuklama nedeni varsayılır.

Kanunda tahdidi olarak sayılan katalog suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesi sebeplerinin bulunması halinde tutuklama nedeni kanunen var sayılabilir. Buna karşılık Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100/4 gereğince, sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler müstesna tutulmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama yasağı uygulanır.

Soruşturmanın başlatılması için hangi şüphe derecesi aranır?

Cumhuriyet savcısının suç işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenmesiyle oluşan başlangıç şüphesi soruşturmanın derhal başlatılması için yeterlidir.

Adli arama kararı verilebilmesi için hangi şüphe gereklidir?

Şüphelinin veya sanığın üstünün, konutunun ya da işyerinin aranabilmesi için delillerin bulunabileceğine dair somut olgulara dayalı makul şüphenin mevcudiyeti şarttır.

Yeterli şüphe ile kuvvetli şüphe arasındaki fark nedir?

Yeterli şüphede mahkûmiyet ihtimalinin beraat ihtimalinden yüksek olması aranırken, kuvvetli şüphede deliller ışığında mahkûmiyetin kuvvetle muhtemel bulunması şarttır.

Yeterli şüphe oluşturmayan iddianame kabul edilir mi?

Yeterli şüphe oluşturacak somut delil ve olguları içermeyen iddianame Ceza Muhakemesi Kanunu m. 174 gereğince mahkeme tarafından iade edilir.

Tutuklama kararı verilebilmesi için hangi şüphe düzeyi gerekir?

Tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve kanuni bir tutuklama nedeninin bir arada bulunması şarttır.

Hangi suç tiplerinde tutuklama yasağı uygulanır?

Yalnızca adli para cezası öngörülen suçlar ile vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç hapis cezasının üst sınırı iki yılı geçmeyen suçlarda tutuklama kararı verilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu