Hatır taşımasının niteliği
Hatır taşıması, bir menfaat karşılığı olmayan taşıma olarak ele alınır. Bu nitelikteki taşımalarda, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43. maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması öğretide ve içtihatlarda benimsenmiş ve yerleşmiş bir yaklaşım olarak açıklanır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/7624, K. 2018/10877Kaynağı aç
Tazminatın kapsamı ve ödenme biçimi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51. maddesine göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Madde, hatır taşımasına özgü bir indirim şartı veya sabit oran içermez.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 51Kaynağı aç
Aynı maddeye göre tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse borçlu güvence göstermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, ödemenin irat biçiminde belirlenmesi haline bağlıdır.
Tazminattan indirmenin kanuni çerçevesi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesinin birinci fıkrası, zarar görenin tutumunu tazminatın azaltılması bakımından ele alır. Fiile rıza, zararın doğmasına veya artmasına etki ya da yükümlünün durumunun ağırlaşması hâlinde hâkim, tazminatı indirebileceği gibi tamamen de kaldırabilir. Hüküm belirli bir yüzde öngörmez.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 52Kaynağı aç
Maddenin ikinci fıkrası ayrı bir ihtimal düzenler. Hafif kusurla zarara yol açan yükümlü, ödeme yüzünden yoksulluğa düşecekse ve hakkaniyet de bunu gerektiriyorsa hâkim indirim yapabilir. Bu sonuç, hafif kusur, yoksulluğa düşme olasılığı ve hakkaniyet şartlarının birlikte değerlendirilmesine bağlıdır.
Hatır taşıması nedeniyle indirim
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/7624 esas ve 2018/10877 karar sayılı kararında, menfaat karşılığı olmayan hatır taşımalarında uygun indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 51. maddesi ise genel takdir hükmüdür; uygun indirimin ölçüsünü sayı olarak belirlemez.
Aynı kararda hâkimin tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda olmadığı, buna rağmen indirim yapmamasının gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerektiği açıklanmıştır.
Kararın incelediği olayda hatır taşıması kabul edilmesine rağmen ilgili davalı bakımından yüzde 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmaması bozma nedeni sayılmıştır. Bu yüzde o olayın denetiminde esas alınan orandır; her hatır taşıması için kanunda öngörülmüş genel bir oran değildir.
Müterafik kusur ve somut olayda ek indirim
Karar, müterafik kusuru 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 44. maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi kapsamında açıklamıştır. Zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuşsa, kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki etmişse veya tazminat yükümlüsünün durumunu başka biçimde ağırlaştırmışsa hâkim tazminat miktarını hafifletebilir.
Aynı olayda alkollü sürücünün aracına bilerek binmenin zararın doğmasına veya artmasına sebebiyet verdiği kabul edilmiştir. Destek yolcu bakımından müterafik kusur nedeniyle yüzde 20 indirim gerektiği, hükme esas bilirkişi raporunda ise emniyet kemeri takılmaması nedeniyle yüzde 10 kusur verildiği belirtilmiştir. Bu nedenle hükmedilen tazminattan yüzde 10 daha müterafik kusur indirimi yapılmaması doğru görülmemiştir. Oranlar o dosyadaki değerlendirmeye bağlıdır ve emniyet kemeri için genel bir kusur oranı oluşturmaz.
İşleten sıfatı ve sorumluluğun kişisi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin anılan kararında trafik kaydı, işleteni kesin olarak gösteren bir karine değil, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt olarak nitelendirilmiştir. Trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişide bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü bulunmadığı da belirtilmiştir.
Kararda işleten; aracın sahibi, mülkiyeti saklı tutularak yapılan satışta sicilde alıcı görünen kişi ya da uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin ilişkisinde aracı alan kişi olarak tanımlanmıştır. Başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve kendi tehlikesine işlettiği, ayrıca araç üzerinde fiilî tasarrufunun bulunduğu ispatlanırsa işleten o kişi sayılır.
Uzun süreli devirde, kısa süreli kiralama bu değerlendirmenin dışında tutulmuştur. Malik, aracın yararlanılması için onu başka bir kimseye devretmiş ve araç üzerindeki fiilî hâkimiyeti ile ekonomik yararlanma olanağı kalkmışsa, kaza sırasında fiilî hâkimiyeti elinde bulunduran ve araçtan iktisaden yararlanan kişi işleten sıfatıyla sorumlu tutulur. Bu sonucun karşılığında araç maliki sorumlu tutulmamalıdır.
Kiracının işleten sayılması için karar, kira sözleşmesinin uzun süreli olmasını, araç üzerinde fiilî hâkimiyet kurulmasını ve ekonomik yararlanma unsurunun bulunmasını birlikte aramıştır.
Sık sorulan sorular
Hatır taşımasında tazminattan mutlaka indirim yapılır mı?
Hayır. Hâkim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değildir; ancak indirim yapmamasının gerekçesini kararında tartışmalı ve nedenlerini göstermelidir.
Hatır taşıması indiriminin kanuni oranı var mıdır?
Kanunda sabit bir oran yoktur. Hâkim, tazminatın kapsamını durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirler. Bir olayda uygulanan yüzde 20 oranı o olaya özgüdür.
Zarar görenin davranışı tazminatı nasıl etkileyebilir?
Zarar gören fiile razı olmuş, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş veya yükümlünün durumunu ağırlaştırmışsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Trafik kaydı işleteni kesin olarak gösterir mi?
Hayır. Trafik kaydı işleteni kesin olarak gösteren bir karine değil, kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıttır. İşletenliğin üçüncü kişide bulunması da engellenmiş değildir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

