Elektrik bedelinin haksız alındığı iddiası, ödenen tutarın kendiliğinden geri verileceği anlamına gelmez. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 77 uyarınca haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen kişi bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan, gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğar. Aynı Kanunun m. 78/1 hükmü, borçlanılmamış edimi kendi isteğiyle yerine getiren kişinin bunu ancak kendisini borçlu sanarak ifa ettiğini ispat ederse geri isteyebileceğini düzenler.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 77Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 78Kaynağı aç
İadenin kanuni sınırları
Sebepsiz zenginleşmeye dayanan geri isteme, Kanunun tanıdığı istisnalarla sınırlıdır. Türk Borçlar Kanunu m. 78/2, zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmesinden kaynaklanan zenginleşmelerin geri istenemeyeceğini belirtir. M. 78/3 ise borç olmadığı hâlde ödenmiş edimin geri istenmesine ilişkin diğer kanun hükümlerini saklı tutar. Bu hükümler, elektrik bedeline ilişkin talebin hangi özel düzenlemeyle birlikte değerlendirileceğini belirlerken m. 77'deki genel iade çerçevesini daraltır.
Kaçak elektrik tüketimi sayılan haller
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği m. 13, dağıtım sistemine, sayaca, ölçü sistemine veya tesisata müdahale edilerek tüketimin doğru tespitinin engellenmesini kaçak elektrik tüketimi kapsamında tanımlar. Bu kapsamda eksik veya hatalı ölçüm yapılması ile elektriğin hiç ölçülmeden ya da yasal biçimde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden tüketilmesi yer alır. Aynı maddenin (b) bendi, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin mevzuata uygun olarak kestiği elektriğin, yükümlülükler yerine getirilmeden ve bu kişinin izni dışında açılmasını da kaçak elektrik tüketimi sayar.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/19777, K. 2015/16280Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/670, K. 2016/8139Kaynağı aç
Tespit tutanağı ve somut bozma kararları
Kaçak elektrik tespit tutanakları, düzenlendikleri tarih itibarıyla maddi olgulara ilişkin tespitler içerir. Bu tutanaklar, aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmî belgelerdendir. Dolayısıyla tutanağın içeriğine karşı çıkan taraf, tutanakta yer alan maddi tespitin aksini ortaya koymak durumundadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2016/670, K. 2016/8139 sayılı kararında, sayaca müdahale edildiğine ilişkin tespit tutanağı karşısında o dosyadaki kaçak elektrik kullanımı sabit görülmüş ve davanın kabulüne ilişkin hüküm bozulmuştur. Bu sonuç, anılan dosyanın tutanak ve delillerine bağlıdır. E. 2014/19777, K. 2015/16280 sayılı dosyada ise yerel mahkeme, sayaçtaki deliğin eski tarihli olması, deliğin tek başına kaçak kullanımı göstermeyeceği ve sayaç diskinin durdurulmasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Daire bu kabulü eksik inceleme nedeniyle bozmuştur; yerel mahkemenin gerekçesi dairenin bağlayıcı görüşü değildir.
Kaçak kullanımın belirlenmesi ve bedelin hesaplanması
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/670, K. 2016/8139 sayılı kararında, dosyanın öncelikle konusunda uzman mühendis bir bilirkişiye verilmesini ve kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığının ayrıca belirlenmesini gerekli görmüştür. Kaçak kullanımın tespiti hâlinde, davalının talepte haklı olduğu bedelin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ile 622 sayılı karar hükümlerine göre ve denetime elverişli raporla hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Bu usule uyulmadan hüküm kurulması bozma nedeni yapılmıştır.
Ceza beraatının hukuk davasına etkisi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 74, hukuk hâkiminin zarar verenin kusurunu ve ayırt etme gücünü değerlendirirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümlerine bağlı olmadığını düzenler. Aynı hükümde ceza hâkiminin beraat kararı da hukuk hâkimini bağlamaz. Ceza hâkiminin kusuru değerlendirmesi ve zararı belirlemesi de hukuk hâkimi için bağlayıcı değildir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2014/19777, K. 2015/16280 sayılı kararında, beraat hükmünün görülmekte olan davada mahkemeyi bağladığı veya o dava yönünden kesin hüküm oluşturduğu kabul edilmemiştir. Kararda, ilgili ceza dosyasındaki bilirkişi raporunda da kaçak elektrik kullanıldığı sonucuna varıldığı belirtilmiştir; bu belirtme yalnız o dosyadaki rapora ilişkindir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 74Kaynağı aç
İhtirazi kayıt savunması
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2016/670, K. 2016/8139 sayılı dosyasında davalı, ödemenin ihtirazi kayıt olmadan yapıldığını savunmuş ve davanın reddini istemiştir. Karar metni bu savunmayı ayrı bir kabul veya ret sonucuna bağlamadan, kaçak elektrik kullanımının belirlenmesine ilişkin inceleme eksikliğini bozma nedeni yapmıştır.
Reaktif güç bedelinde yükümlülük ve talep süresi
Reaktif güç bedeli, kaçak elektrik tutanağına dayanan tahakkuktan farklı bir sözleşmesel tüketim kalemidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2013/9370, K. 2013/13983 sayılı kararında reaktif tüketimi ölçen sayaçları takma, güncel oranlara göre kontrol ettirme ve sistemi ayarlama görevi aboneye ait görülmüştür. Kompanzasyon tesisinin kurulması, çalıştırılması, kontrol edilmesi ve bu konudaki sorumluluk da abonededir. Elektrik sağlayıcısının fatura döneminde bildirim veya uyarı yapmaması bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz. Resmî Gazete'de yayımlanan bir konunun ayrıca ilgililere tebliği zorunlu görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/9370, K. 2013/13983Kaynağı aç
Aynı kararda, ilgili dönemlerde reaktif güç tüketimini gösteren fatura düzenlenmemiş olması, gecikme cezası veya gecikme zammı uygulanmadığı sürece bedelin sonradan talep edilmesini engellemez. Şirket olan taraflar arasındaki sözleşme dikkate alınarak bu bedelin Borçlar Kanunu hükümlerince on yıllık zamanaşımı süresi içinde istenebileceği kabul edilmiştir. Faturanın ait olduğu dönemde gönderilmemesi, bedelden vazgeçildiği veya talep hakkının kaybedildiği anlamına gelmez.
Sık sorulan sorular
Borçlu sanarak ödenen elektrik bedeli geri istenir mi?
Borçlanılmamış edimi kendi isteğiyle yerine getiren kişi, bunu ancak kendisini borçlu sanarak ifa ettiğini ispat ederse Türk Borçlar Kanunu m. 78/1 uyarınca geri isteyebilir. Haklı sebep bulunmaması ise m. 77 kapsamındaki iade yükümlülüğünün temelidir.
Zamanaşımına uğramış borç ödenirse geri alınır mı?
Hayır. Türk Borçlar Kanunu m. 78/2, zamanaşımına uğramış borcun ifasından doğan zenginleşmenin geri istenemeyeceğini düzenler. Ahlaki bir ödevin ifasından kaynaklanan zenginleşme de aynı fıkrada geri istenemeyecekler arasındadır.
Ceza mahkemesindeki beraat hukuk davasını bağlar mı?
Hayır. Türk Borçlar Kanunu m. 74, hukuk hâkiminin ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı olmadığını düzenler. Kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin ceza hâkimi kararı da hukuk hâkimini bağlamaz. Bu bağımsızlık, zarar verenin kusuru ve ayırt etme gücü yönünden ceza hukukunun sorumluluk hükümlerini de kapsar.
Kesilen elektriğin izinsiz açılması kaçak sayılır mı?
Evet. Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği m. 13(b), mevzuata uygun kesilen elektriğin yükümlülükler yerine getirilmeden ve dağıtım lisansı sahibinin izni dışında açılmasını kaçak elektrik tüketimi sayar.
Reaktif güç bedeli hangi süre içinde istenebilir?
Her ikisi de şirket olan taraflar arasındaki sözleşmeye dayanan reaktif güç tüketim bedeli için oyçokluğuyla verilen kararda, Borçlar Kanunu hükümlerine göre on yıllık zamanaşımı süresi içinde istenebileceği kabul edilmiştir. Faturanın ilgili dönemde gönderilmemesi, çoğunluk yaklaşımında bedelden vazgeçildiği veya talep hakkının kaybedildiği anlamına gelmez. Karşı oy ise yerel mahkemenin kabulünü isabetli görmüş ve çoğunluğun bozma sonucuna katılmamıştır. On yıllık süre bu nedenle her abonelik için bağlayıcı tek sonuç değil, anılan şirketler arası uyuşmazlıktaki çoğunluk yaklaşımıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

