Hatalı Burun Estetiğinde Sözleşmesel Nitelik ve Hekimin Borçları
Estetik amaçla gerçekleştirilen burun operasyonları hukuki mahiyeti bakımından eser sözleşmesi çerçevesinde ele alınmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde eser sözleşmesi, üstlenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin ise bu çalışma karşılığında bir bedel ödemeyi taahhüt ettiği sözleşme türü olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişkide Türk Borçlar Kanunu'nun eser sözleşmesini düzenleyen hükümleri tatbik edilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 470Kaynağı aç
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/479 Esas ve 2018/1458 Karar sayılı kararında ifade edildiği üzere, eser sözleşmesinde yüklenici hekim iş sahibinin amacına ve isteğine fen ve sanat kurallarına uygun biçimde ifada bulunmak zorundadır. Anılan karara konu uyuşmazlıkta, estetik müdahale neticesinde burunda meydana gelen şekil bozukluğu tıbbi açıdan komplikasyon olarak nitelendirilse dahi hekimin sonucu taahhüt etme borcu altında bulunduğu kabul edilmiştir. Düzeltici ikinci bir ameliyatın gerekliliği halinde hastanın katlandığı bedelin kadri maruf olup olmadığı hususunda bilirkişi kurulundan ek inceleme alınarak maddi tazminat isteminin değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2018/479, K. 2018/1458Kaynağı aç
Özel Hastanenin ve İfa Yardımcısı Hekimin Sorumluluğu
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 116. maddesinin birinci fıkrası uyarınca borcun ifasını veya borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını personeline ya da diğer yardımcılarına bırakan borçlu, bu kişilerin iş gördükleri sırada karşı tarafa verdikleri zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise kanun veya resmi makamların yetkilendirmesiyle yürütülebilen uzmanlık gerektiren meslek ve hizmetlerde, borçlunun yardımcı kişilerin eylemlerinden sorumlu olmayacağına yönelik önceden yapılan sorumsuzluk anlaşmalarının kesin hükümsüz sayılacağı düzenlenmiştir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 116Kaynağı aç
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/5219 Esas ve 2019/46 Karar sayılı kararında, özel hastanenin bünyesinde gerçekleştirilen operasyonda ifa yardımcısı hekimin eyleminden kaynaklanan zararlardan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 116. maddesi uyarınca sorumlu olduğu belirtilmiştir. Söz konusu kararda, burun estetiği müdahalesinin hekimin uzmanlık alanı dışına çıkılarak genel cerrahi uzmanı tarafından yapılması tıp kurallarına aykırı ve tıbben kusurlu bulunmuştur.
Maddi Tazminat Kalemleri ve İspat Külfeti
Hatalı burun estetiğinde talep edilebilecek maddi zararlar kapsamında ödenen ameliyat ücreti, düzeltme operasyonu dahil tedavi giderleri, ilaç, bakıcı, konaklama ve ulaşım giderleri yer almaktadır. Ayrıca çalışılamayan süreye ilişkin kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılması ve efor kaybından doğan zararlar talep edilebilir. Hastanın yeniden ameliyat olması nedeniyle ödediği bedelin kadri maruf olup olmadığı ise bilirkişi raporuyla değerlendirilir.
Hatalı estetik müdahale nedeniyle açılan tazminat davalarında ispat yükü genel kural gereği davacı hastanın üzerindedir. Buna karşılık, operasyon öncesinde hastanın rızasının alındığının ispatı hekimin sorumluluğundadır.
Devlet Hastanesinde Gerçekleşen Operasyonlar ve İdare Hukukunda Manevi Tazminat
Estetik operasyonun kamuya ait bir hastanede yapılması durumunda idari eylemlerden doğan zararlar tam yargı davasına konu edilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce bu eylemleri öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açılabilir. Görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan davanın görev yönünden reddedilmesi durumunda ise idareye başvurma şartı aranmaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca, idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme sırasıyla; zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili mahkeme, zararın bir hizmetten veya idarenin eyleminden doğması halinde hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer, diğer hallerde ise davacının ikametgahının bulunduğu yer idare mahkemesidir. Kamu hastanesinde gerçekleştirilen estetik ameliyatlara ilişkin uyuşmazlıklarda da yetkili mahkeme bu kanuni sıralama gözetilerek belirlenir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 36Kaynağı aç
Danıştay 10. Dairesi'nin 2021/5780 Esas ve 2025/1578 Karar sayılı kararında, kamu hizmeti kapsamında manevi zararın yalnızca şeref, haysiyet ihlali veya vücut bütünlüğünün kaybıyla sınırlı bulunmadığı ifade edilmiştir. İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu sağlık hizmetini eksiksiz sunamaması neticesinde ilgililerin duyduğu üzüntü ve sıkıntı manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli görülmüş; manevi tazminatın mal varlığındaki eksilmeyi değil manevi tatmini sağlamayı amaçladığı belirtilmiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/5780, K. 2025/1578Kaynağı aç
Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Dava Şartı Arabuluculuk
Özel hastanede veya hekimin muayenehanesinde gerçekleşen hatalı burun estetiğinde görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise estetik müdahalenin yapıldığı yer mahkemesi ya da taraflardan birinin yerleşim yeri tüketici mahkemesidir. Hekimin mesleki sorumluluk sigortası kapsamında doğrudan sigorta şirketine karşı yöneltilecek tazminat taleplerinde asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Tüketici Hakem Heyeti tarafından verilen kararlara karşı ise tebliğden itibaren 15 gün içinde yetkili tüketici mahkemesine itiraz hakkı bulunmaktadır.
Özel hastanede gerçekleştirilen operasyonlara ilişkin tazminat taleplerinde tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk sürecinin tüketilmesi zorunludur. Arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın dava açılması halinde uyuşmazlık dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddedilir. Ancak tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar bakımından arabuluculuk yoluna başvurulması zorunlu değildir.
Zamanaşımı Süreleri
Hatalı burun estetiği nedeniyle tüketici mahkemesinde ikame edilecek tazminat davalarında zamanaşımı süresi kural olarak 5 yıldır. Bununla birlikte tıbbi müdahaleyi icra eden hekimin ağır kusurlu bulunması halinde uygulanacak zamanaşımı süresi 20 yıldır.
Hatalı burun estetiğinde düzeltme ameliyatı bedeli tazminat olarak istenebilir mi?
Eser sözleşmesinde hekim sonucu taahhüt etme borcu altında bulunduğundan, burnundaki şekil bozukluğunun düzeltilmesi için ikinci bir ameliyat gereken hallerde yapılan harcamanın kadri maruf olup olmadığı bilirkişi raporuyla belirlenerek tazminat konusu yapılabilir.
Özel hastanede yapılan hatalı burun ameliyatı için doğrudan tüketici mahkemesinde dava açılabilir mi?
Özel hastanede yapılan operasyonlara karşı tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce kural olarak dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulması zorunludur; ancak uyuşmazlık tüketici hakem heyetinin görev alanına giriyorsa arabuluculuk şartı aranmaz.
Operasyon öncesinde hastanın rızasının alındığını ispat külfeti kime aittir?
Tazminat davasında ispat yükü genel olarak davacı tarafta olmakla birlikte, operasyon öncesinde hastanın rızasının alındığını ispatlama yükümlülüğü hekime aittir.
Hekimin mesleki sorumluluk sigortacısına karşı açılacak tazminat davasında görevli mahkeme hangisidir?
Hekimin mesleki sorumluluk sigortası kapsamında doğrudan sigorta şirketine yöneltilen tazminat davalarında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.
Hatalı burun estetiği davalarında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Hatalı burun estetiği nedeniyle tüketici mahkemelerinde açılacak tazminat davalarında zamanaşımı süresi kural olarak 5 yıldır; tıbbi müdahalede hekimin ağır kusurlu olması halinde ise zamanaşımı süresi 20 yıldır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

