Hastalık Nedeniyle Ceza İnfazının Ertelenmesi Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Hastalık Nedeniyle Ceza İnfazının Ertelenmesi Şartları

Hastalık Sebebiyle Hapis Cezasının İnfazının Geriye Bırakılması

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun uyarınca hapis cezasının infazı kural olarak kesintisiz sürdürülür; ancak akıl hastalığı, cezanın infazının mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike oluşturması veya ağır engellilik durumlarında infazın geri bırakılması mümkündür. Akıl hastalığı haricindeki bedensel rahatsızlıklarda infaza resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam edilir. Bu kurumlardaki infazın mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil etmesi durumunda ise cezanın infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
Madde 16- (1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. (2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır. (3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.[2] (4) Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.[3] (5) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin cezasının dördüncü fıkrada öngörülen kısmı, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur. (6) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.[4][5] Çocuğunun hastalığı nedeniyle kadın hükümlünün cezasının infazının ertelenmesi

Akıl Hastalığı Halinde İnfazın Geriye Bırakılması ve Süre Hesabı

Akıl hastalığına tutulan hükümlünün hapis cezasının infazı geriye bırakılarak iyileşinceye kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde düzenlenen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Bu sağlık kurumlarında geçen süreler kanun uyarınca cezaevinde geçmiş sayılır. Akıl hastalığına tutulan hükümlüler bakımından ceza türüne yönelik bir ayrım gözetilmez.

Akıl hastalığı sebebiyle sağlık kurumunda geçirilen süreler cezaevinde geçmiş sayılmasına rağmen, 5275 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen diğer hastalıklar sebebiyle hapis cezasının infazının geri bırakılması durumunda bu sürenin cezaevinde geçmiş sayılacağına ilişkin kanuni bir düzenleme bulunmamaktadır.

Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında yargılama neticesinde koruma ve tedavi amaçlı güvenlik tedbirine hükmedilir ve bu kişiler yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında tedavi altına alınır. Kişinin akıl hastası olup olmadığının sağlık kuruluşlarınca tespiti aşamasında Ceza Muhakemesi Kanununun 74 üncü maddesinde düzenlenen gözlem altına alma işlemi zorunlu bir usul olmayıp, uzman hekimin uygun görmesi ve lüzum bulunması hâlinde başvurulabilen bir kontrol tedbiridir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 57Kaynağı aç
Madde 57- (1) Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar. (2) Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest bırakılabilir. (Ek cümle:24/12/2025-7571/15 md.) Ancak, hakkında 32 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları için kurumda geçirilecek süre, ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda bir yıldan, üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise altı aydan az olamaz. (3) Sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve aralıkları belirtilir. (4) Tıbbi kontrol ve takip, raporda gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin teknik donanımı ve yetkili uzmanı olan sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır. (5) Tıbbi kontrol ve takipte, kişinin akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, infaz hâkimliğince yeniden koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir ve devamı fıkralarda belirlenen işlemler tekrarlanır. (6) (Mülga:24/12/2025-7571/15 md.) (7) Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder. Bu kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest bırakılabilir. Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular

Hayati Tehlike ve Ağır Engellilik Sebebiyle İnfaz Ertelemesi

Akıl hastalığı dışındaki diğer rahatsızlıklarda infazın ertelenebilmesi için cezanın infazının mahkûmun hayatı için kesin tehlike oluşturması gerekir. Hayati tehlike teşkil etmeyen hastalıklarda mahkûmun tedavisine resmî sağlık kuruluşlarının mahkûm koğuşlarında devam olunur.

5275 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında, ceza infaz kurumunda yaşamını yalnız sürdüremeyecek derecede ağır bir hastalığa maruz kalan ya da engelli duruma gelen mahkûmların cezası ertelenebilir. Bu imkândan yararlanılabilmesi için hükümlünün cezaevi şartlarında hayatını yalnız idame ettirememesi ve kamu güvenliği bakımından somut ile ağır bir risk doğurmayacağının değerlendirilmesi zorunludur; söz konusu şartlar sağlandığında cezanın infazı iyileşme gerçekleşene dek geri bırakılabilir.

Erteleme Usulü, İzleme ve Yükümlülüklerin Denetimi

Cezanın hastalık sebebiyle ertelenmesine ilişkin karar doğrudan infazın sürdürüldüğü yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tesis edilir. Başsavcılığın bu kararı verebilmesi için Adlî Tıp Kurumunun raporu ya da Adalet Bakanlığınca belirlenmiş tam teşekküllü sağlık kurullarınca tanzim edilip Adlî Tıp Kurumu tarafından uygun bulunan kurul raporu aranır.

Geri bırakma kararı mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler gösterilerek kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresince bulunacağı yer Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Hükümlünün sağlık durumu raporda belirtilen sürelere, süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre incelenir. Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler bildirimin yapıldığı yerdeki kolluk görevlilerince yerine getirilir. Akıl hastalığı sebebiyle kısıtlama kararı verilmesinde Türk Medenî Kanununun 409 uncu maddesi uyarınca resmî sağlık kurulu raporu aranır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 409Kaynağı aç
Madde 409- Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. (Değişik cümle:2/3/2024-7499/6 md.) Resmî sağlık kurulu raporunun tanzimi için gereklilik bulunması halinde 436 ncı madde hükümleri uygulanır. Hâkim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir. II. İlân

Geri bırakma kararı kapsamındaki yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde karar Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır ve bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir. 5275 sayılı Kanunun 98 inci maddesi kapsamında çektirilecek cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürüldüğünde infaz hâkimliğinden karar istenir; yapılan başvuru infazı kendiliğinden ertelemez, ancak infaz hâkimliği olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 98Kaynağı aç
Madde 98- (Değişik:14/4/2020-7242/41 md.) (1) a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden, b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir. (2) Birinci fıkra uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme veya infaz hâkimliği olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir. Birden fazla hükümdeki cezaların toplanması

Hamilelik, Doğum ve Çocuğun Durumu Nedeniyle İnfaz Ertelemesi

Gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş kadın hükümlülerin hapis cezasının infazı geri bırakılır. Çocuğun ölmesi veya anasından başkasına verilmesi hâlinde doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz edilir.

Kapalı kuruma alındıktan sonra hamile kalan kadın mahkûmlar bakımından koşullu salıverilme tarihine altı yıldan fazla süre bulunması veya sergilenen eylem ve tutumlar sebebiyle hükümlünün tehlikeli sayılması durumunda erteleme hükümleri tatbik edilmez. Bu gruptaki kişilerin cezalarının infazı, ceza infaz kurumları bünyesinde kendilerine özgü olarak düzenlenen uygun bölümlerde gerçekleştirilir.

5275 sayılı Kanunun 16/A maddesi uyarınca toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapse çevrilen kadın hükümlünün, engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olan veya ağır bir hastalığa maruz kalan 18 yaşını doldurmamış çocuğunun bulunması hâlinde, toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi kaydıyla infaz Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yıla kadar ertelenebilir. Bu süre her defasında altı ayı geçmemek üzere en çok dört kez uzatılabilir.

Hastalık sebebiyle infaz ertelemesi kararını kim verir?

İnfazın geri bırakılması kararı, Adlî Tıp Kurumu raporu veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerce düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilir.

Akıl hastalığı nedeniyle sağlık kurumunda geçen süre cezadan sayılır mı?

Akıl hastalığına tutulan hükümlünün Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesi kapsamında sağlık kurumunda koruma ve tedavi altında geçirdiği süreler cezaevinde geçmiş sayılır.

Ağır engelli hükümlü hapis cezasını erteletebilir mi?

Ağır bir hastalık veya engellilik sebebiyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği açısından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezası iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.

Erteleme yükümlülüklerine uyulmazsa ne olur?

Yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi durumunda infazın geri bırakılması kararı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kaldırılır ve ilgililer bu kaldırma kararına karşı infaz hâkimliğine başvurabilir.

Doğum yapan hükümlünün cezası ne kadar süre ertelenir?

Gebe olan veya doğum yaptığı tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş kadın hükümlülerin hapis cezasının infazı geri bırakılır; çocuğun vefat etmesi ya da başkasına verilmesi hâlinde doğumdan iki ay geçince infaz başlatılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu