Avukatın Cezaevine Uyuşturucu Sokmasının Hukuki Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Avukatın Cezaevine Uyuşturucu Sokmasının Hukuki Sonuçları

Kuruma uyuşturucu sokmanın cezai çerçevesi

Avukatın infaz kurumuna veya tutukevine uyuşturucu sokması için kanunda ayrı bir izin yoktur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 297. maddesinin birinci fıkrası, bu kuruma silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişiyi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Metin faili belirli bir meslek grubuyla sınırlamaz; avukat da bu genel fail tanımının dışına çıkarılmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 297Kaynağı aç
Madde 297- (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır. (2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 7/7/2011 tarihli ve E.:2010/69, K.:2011/116 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/20 md.) Birinci fıkra kapsamı dışında kalan; a) Firarı kolaylaştırıcı her türlü alet ve malzemeyi, b) Her türlü saldırı ve savunma araçları ile yangın çıkarmaya yarayan malzemeyi, c) Alkol içeren her türlü içeceği, d) Kumar oynanmasına olanak sağlayan eşya ve malzemeyi, e) 188 inci maddede tanımlanan suçlar saklı kalmak üzere, yeşil reçeteye tabi ilaçları, f) Kurum idaresince incelenmek üzere alınanlar hariç, mahkemelerce yasaklanmış veya suç örgütlerini temsil eden yayın, afiş, pankart, resim, sembol, işaret, doküman ve benzeri malzemeler ile örgütsel haberleşme araçlarını, g) Yetkili makamlarca izin verilenler hariç, ses ve görüntü almaya yarayan araçları, ceza infaz kurumuna veya tutukevine sokan, buralarda bulunduran veya kullanan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. (4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya tutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse, verilecek ceza yarı oranında indirilir. Hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme

Aynı fıkraya göre suçun konusunu oluşturan eşyanın temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturuyorsa, fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır. Hangi uyuşturucu fiilinin ayrıca suç sayılacağı ve cezaların somut olayda nasıl birleşeceği bu hükümde ayrıca örneklenmez.

Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesinin üçüncü fıkrası ise uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satma, satışa arz etme, başkalarına verme, sevk etme, nakletme, depolama, satın alma, kabul etme veya bulundurma fiillerini on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adli para cezasına bağlar. Bu fıkra infaz kurumuna sokmayı ve avukat sıfatını ayrıca saymaz. Bu nedenle her kuruma sokma fiilinin kendiliğinden 188. maddenin üçüncü fıkrasına girdiği sonucu çıkarılamaz. 297. maddedeki artırım, eşyanın temini veya bulundurulmasının ayrı suç oluşturması haline bağlıdır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 188Kaynağı aç
Madde 188- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir. (3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.[79] (4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11 md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri olması,[80] b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi, hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. (5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır. (6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. (7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.[81][82] (8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

297. maddenin ikinci fıkrası, birinci fıkranın dışında bırakılan bazı eşyaların kuruma sokulması, bulundurulması veya kullanılması için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörür. 188. maddede tanımlanan suçların saklı tutulması, bu fıkranın bütününe değil yeşil reçeteye tabi ilaçlara ilişkin bende aittir. Uyuşturucu veya uyarıcı maddeler birinci fıkrada ayrıca düzenlenir.

Türk Ceza Kanunu'nun 297. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen bir katlık ceza artırımı yalnızca hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişilere ilişkindir; avukat bu görevli grubunda sayılmaz. Kanunun 188. maddesinde düzenlenen yarı oranındaki ceza artırımı da hekimlik, eczacılık veya ecza ticareti gibi sınırlı olarak sayılan sağlık mesleklerine yöneliktir ve avukatları kapsamaz. Bununla birlikte, cezai artırımların dışında kalınması fiilin mesleki yaptırım doğurmayacağı anlamına gelmez; Avukatlık Kanunu hükümleri uyarınca kınama veya işten çıkarma gibi disiplin cezaları ayrıca gündeme gelebilir.

1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 135Kaynağı aç
Madde 135 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/12/2025-7571/6 md.) Avukatlar hakkında uygulanacak disiplin cezaları uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarmadır. 1. Uyarma; avukata mesleğinde, görevinde veya davranışında daha dikkatli davranması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir. Aşağıdaki hâllerde uyarma cezası verilir: a) Mesleki çalışmalarında hukukla ve kanunlarla ilgisiz açıklamalarda bulunmak. b) Bürosunu mesleğin bağımsızlığına ve görevin vakarına uygun biçimde bulundurmamak. c) Yargı görevini yapanlar ile ilişkilerinde meslek onur ve vakarına aykırı davranmak. d) Adliye yazı işleri müdürlükleri ile icra dairelerinde veya diğer mercilerdeki görevlilerle olan ilişkilerinde meslek onur ve vakarına aykırı davranmak. e) Meslektaşlarıyla ilişkilerinde meslek dayanışmasına ve onuruna uymayan davranışlarda bulunmak. f) Meslektaşlarının mesleki tutum ve davranışlarına ilişkin eleştirilerini kamuoyuyla paylaşmak veya herhangi bir meslektaşı hakkında küçük düşürücü nitelikte ifadelerde bulunmak. g) İddia ve savunmanın hukuki çerçevesinin dışına çıkarak, anlaşmazlığın tarafı olduğu intibaını uyandıracak şekilde davranmak. h) Bulunduğu başkaca mevki ve imkânlarla mesleki çalışmalarında avantaj sağlamaya çalışmak veya mesleki çalışması dışında kişisel anlaşmazlıklarda avukatlık sıfatının getirdiği imkânlardan yararlanmaya çalışmak. ı) Stajyerin çalışma şeklini ve süresini zorunlu staj eğitim programına uygun şekilde belirlememek, stajyerin iyi yetişmesi için gerekli dikkat, özen ve ilgiyi göstermemek. j) Avukatlık bürosunda ücret karşılığı çalışan avukatlara karşı eşitlik ilkesine veya avukatlık mesleğinin gerektirdiği saygı ve güvene aykırı davranmak ya da avukatın bağımsızlığını gözetmemek yahut avukatın iş tanımını ve ücretini mesleğin itibarına ve işin niteliğine göre belirlememek. k)   İşin kabul edilmesinden önce, aynı işle ilgili olarak daha önce vekâlet verilen avukata bilgi vermemek. l) Dosya tutmamak veya dosya saklama yükümlülüğünü ihlal etmek. m) Ücretsiz iş alınması hâlinde bu durumu baro yönetim kuruluna bildirmemek. n) Haklı sebep olmaksızın meslek kuruluşu tarafından verilen görevleri kabul etmemek. o) Mazeretsiz olarak duruşmaya katılmamak. p) Avukatla temsil edilen karşı taraf ile avukatı bulunmaksızın görüşmek veya avukatla temsil edilmeyen karşı tarafla görüşmesi halinde müvekkilini bilgilendirmemek. r) Yapılan tahsilatı makul süre içinde icra dosyasına bildirmemek. s) Gerekmediği halde ilama bağlı alacağı birden çok kaleme ayırarak icra takibinde bulunmak. t) Büro ve konut adresini veya adres değişikliklerini barosuna bildirmemek. u) Meslektaşının dilekçesini rızası dışında aynen kopyalamak suretiyle kullanmak. v) Duruşmalara Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenmiş cübbeyle çıkmamak veya ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla uzaktan yapılan duruşmalara yargılamanın saygınlığına ve mesleğin onuruna uygun olmayan ortamda katılmak. y) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunmak. 2. Kınama; avukata mesleğinde, görevinde veya davranışında kusurlu sayıldığının yazılı olarak bildirilmesidir. Aşağıdaki hâllerde kınama cezası verilir: a) Reklam yasağını ihlal etmek. b) Avukatlık görevi veya Türkiye Barolar Birliği ya da baro organlarındaki görevleri dolayısıyla öğrendiği hususları açığa vurmak. c) Kendisinin ve mesleğin itibarını veya toplumun mesleğe güvenini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak. d) Bürosunu avukatlık mesleğiyle bağdaşmayan iş ve amaçlara tahsis etmek. e) Avukatlıkla birleşmeyen veya mesleğin onuruyla bağdaşması mümkün olmayan işlerle uğraşmak. f)   İşin reddi zorunluluğunu veya işi sonuna kadar takip etme yükümlülüğünü ihlal etmek. g) Zorunlu müdafilik veya adli yardım kapsamındaki görevlerini yerine getirmemek ya da gereken dikkat ve özeni göstermemek. h) Görevi kötüye kullanma suçundan mahkûm olmak. ı) Kamu kurum ve kuruluşlarındaki görevlerinden ayrılmalarından itibaren iki yıl geçmeden ayrıldıkları kurum ve kuruluş aleyhine dava almak veya takipte bulunmak. j) Çekişmeli hakları edinme yasağına aykırı davranmak. k) Baro levhasına yazılı olduğu yer dışında sürekli olarak avukatlık yapmak. l) Kanunun tanıdığı bir hakkın kullanımını bertaraf edecek şekilde davanın veya işin safhaları hakkında müvekkiline bilgi vermemek. m) Takip ettiği işlerde özen yükümlülüğünü ihlal ederek hak kaybına sebebiyet vermek. n) Kanunla belirlenen azami ücretin üzerinde veya avukatlık asgari ücret tarifesinin altında ücret belirlemek veya tahsil etmek ya da iş temin etmek amacıyla yargılama veya icra giderlerini üstlenmek. o) Müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı veya diğer her türlü kıymetleri, hapis hakkı sınırlarını aşacak şekilde müvekkiline vermemek. p) Haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçtiği iş için ücret istemek veya peşin aldığı ücreti iade etmemek. r) Üstlendiği işle ilgili masraf aldığı halde dava açmamak veya icra takibi başlatmamak ya da dava açmadığı veya icra takibi başlatmadığı halde aldığı masrafı iade etmemek. s) Mesleğiyle ilgili bir işten dolayı ısrarlı bir şekilde çevrim içi mecralar dâhil olmak üzere kişilerle yazılı, sözlü veya görsel iletişim kurmak veya kurmaya çalışmak. t) Avukata ait hak ve yetkileri veya avukatlık kimliğini hukuka aykırı olarak başkalarına kullandırmak. u) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan hakkında düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilenler bakımından kendisinin veya mesleğin itibarını veya toplumun mesleğe güvenini zedeleyeceği disiplin kovuşturması sonucu tespit edilmiş olmak. v) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunmak. 3. Para cezası; yirmibin Türk Lirası ila ikiyüzbin Türk Lirası arasında belirlenecek bir paranın disiplin soruşturmasını yürüten baroya ödenmesidir. Bu cezalar her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanır. Aşağıdaki hâllerde para cezası verilir: a) Görevini savsaklayarak veya kötüye kullanarak müvekkilinin zararına kendisine veya başkasına menfaat sağlamak. b) Şube açmak veya birden fazla büro edinmek ya da şube açmış yahut birden fazla büro edinmiş gibi mesleki faaliyette bulunmak. c) Yabancı avukatlık ortaklıklarıyla ilgili bu Kanunda yer alan sınırlamalara uymamak. d) Kanunda yasaklanmış derecedeki yakınlarından olan hâkim veya Cumhuriyet savcısının baktığı dava ve işlerde avukatlık yapmak. e) 48 inci maddede düzenlenen suçtan dolayı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmak. f) Meslektaşına fiili saldırıda bulunmak. g) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunmak. 4. İşten çıkarma; avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere meslekî faaliyetten yasaklanmasıdır. Aşağıdaki hâllerde işten çıkarma cezası verilir: a) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan dolayı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmak. b) 48 inci maddede düzenlenen suçtan mahkûm olmak. c) Hâkim, Cumhuriyet savcısı, hakem, arabulucu, uzlaştırmacı, bilirkişi veya başkaca bir resmî sıfatla görev yaptığı bir işte avukatlık yapmak. d) 155 inci maddede belirtilen yasağa aykırı davranmak. 5. Meslekten çıkarma; avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır. Bu ceza, avukatlık ortaklığı bakımından baro avukatlık ortaklığı sicilinden silinmesidir. Aşağıdaki hâllerde meslekten çıkarma cezası verilir: a) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan veya 56 ncı maddede düzenlenen suçtan mahkûm olmak. Cezaların uygulanma şekli:

Hükümlü veya tutukluya özgü indirim

297. maddenin birinci veya ikinci fıkrasındaki eşyayı yanında bulunduran ya da kullanan hükümlü veya tutuklu, eşyayı kimden ve ne suretle elde ettiğini bildirirse verilecek ceza yarı oranında indirilir. İndirim metinde yalnızca bu hükümlü veya tutukluya yöneliktir; eşyayı kuruma sokan avukata uygulanacağı yazılmaz.

Avukatlık disiplin cezalarının genel düzeni

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 134. maddesi, avukatlık onur ve unvanına, savunma hakkının gerektirdiği saygı ve güvene veya özen ve doğruluk yükümlülüklerine uymayan hal ve hareket tespit edilirse, ihlalin niteliğine ve eylemin ağırlık derecesine göre kanunda yazılı disiplin cezalarından birinin verileceğini düzenler. Madde cezaevine madde sokulmasını ayrıca saymaz ve belirli bir ceza türünü kendiliğinden sonuç olarak göstermez.

1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 134Kaynağı aç
MADDE 134- (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/12/2025-7571/5 md.) Avukatlara; avukatlık onur ve unvanına, savunma hakkının kutsallığının gerektirdiği saygı ve güvene veya özen ve doğruluk yükümlülüklerine uymayan hâl ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine, ihlalin niteliğine ve eylemin ağırlık derecesine göre bu Kanunda yazılı disiplin cezalarından biri verilir. Disiplin cezaları:

135. maddeye göre disiplin cezaları uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarmadır. Kınama halleri arasında, avukatın kendisinin ve mesleğin itibarını veya toplumun mesleğe güvenini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunması ile avukatlıkla birleşmeyen veya mesleğin onuruyla bağdaşması mümkün olmayan işlerle uğraşması yer alır. Bu bentler geneldir; cezaevine uyuşturucu sokmayı ayrıca tanımlamaz.

Para cezası verilecek haller arasında, avukatın görevini savsaklayarak veya kötüye kullanarak müvekkilinin zararına kendisine ya da başkasına menfaat sağlaması bulunur. Bent, menfaat sağlama şartını müvekkilin zararına olma koşuluna bağlar. Her görevi kötüye kullanma fiilinin para cezası gerektirdiği bu metinden çıkmaz.

İşten çıkarma, avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere mesleki faaliyetten yasaklanmasıdır. Metin bu süre sınırını koyar; somut olayda hangi sürenin uygulanacağını belirlemez.

Meslekten çıkarma ve mesleğe kabul şartları

Meslekten çıkarma, avukatlık ruhsatnamesinin geri alınması, avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır. Avukatlık ortaklığı bakımından bu ceza, baro avukatlık ortaklığı sicilinden silinmedir.

135. maddenin beşinci fıkrası, meslekten çıkarmayı 5. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan veya 56. maddede düzenlenen suçtan mahkûm olmaya bağlar. Genel bir meslek ihlalinin tespiti, bu bentte meslekten çıkarma gerekçesi olarak yazılmaz. 134. maddedeki genel disiplin kuralı, bu özel mahkûmiyet şartının yerine geçmez.

Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre, kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olunması mesleğe kabul isteminin reddini gerektirir. Düzenlemede ayrıca anayasal düzene ve devlet güvenliğine yönelik suçlar ile rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik ve kaçakçılık gibi belirli suçlardan mahkûmiyet aranmıştır. Kasıtlı suçlarda iki yılı aşan ceza mahkûmiyeti mesleğe kabul engeli oluşturduğundan, somut fiile bağlanan hapis cezasının süresi bu sınır bakımından önem taşır.

1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 5Kaynağı aç
Madde 5 – Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık mesleğine kabul istemi reddolunur: a) (Değişik: 23/1/2008-5728/326 md.) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…)[3] zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak, b) (Değişik: 22/1/1986 – 3256/2 md.) Kesinleşmiş bir disiplin kararı sonucunda hâkim, memur veya avukat olma niteliğini kaybetmiş olmak, c) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 28/2/2013 tarihli ve E.: 2012/116, K.: 2013/32 sayılı Kararı ile.) d) Avukatlık mesleği ile birleşemiyen bir işle uğraşmak, e) Mahkeme kararı ile kısıtlanmış olmak, f) İflas etmiş olup da itibarı iade edilmemiş bulunmak (Taksiratlı ve hileli müflisler itibarları iade edilmiş olsa dahi kabul olunmazlar), g) Hakkında aciz vesikası verilmiş olup da bunu kaldırmamış bulunmak, h) Avukatlığı sürekli olarak gereği gibi yapmaya engel vücut veya akılca malul olmak. (Değişik ikinci fıkra: 2/5/2001 – 4667/5 md.) Birinci fıkranın (a) bendinde sayılan yüz kızartıcı suçlardan biri ile hüküm giymiş olanların cezası ertelenmiş, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa da avukatlığa kabul edilmezler. (Değişik üçüncü fıkra: 22/1/1986 – 3256/2 md.) Adayın birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir.[4] Şu kadar ki, ceza kovuşturmasının sonucu ne olursa olsun avukatlığa kabul isteğinin geri çevrilmesi gereken hallerde, sonuç beklenmeden istek karara bağlanır. Baroya yazılma istemi:

Birinci fıkranın (a) bendinde sayılan yüz kızartıcı suçlardan biriyle hüküm giyenler, cezaları ertelenmiş, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa da avukatlığa kabul edilmez. Metin yüz kızartıcı suçu ayrıca tanımlamaz; bentteki bütün mahkûmiyetlerin bu kapsama girdiği sonucu kesinleştirilemez. Bu hüküm mesleğe kabule ilişkindir.

Aday hakkında birinci fıkranın (a) bendindeki cezalardan birini gerektiren suç nedeniyle kamu davası açılmışsa, avukatlığa alınma istemi hakkındaki karar kovuşturmanın sonuna kadar bekletilebilir. İstemin her halde geri çevrilmesi gerekiyorsa sonuç beklenmeden karar verilir. Bekletme zorunlu değil, karara bağlanabilir niteliktedir ve kabul istemine ilişkindir.

Disiplin cezasında derece değişikliği

136. maddeye göre hakkında herhangi bir disiplin cezası verilen avukat, cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde yeni bir disiplin fiili işlerse, bu fiil için kanunda öngörülen cezanın bir derece ağırı uygulanır. Meslekten çıkarmayı gerektiren haller hariç, ilk defa disiplin cezası gerektiren fiilde bir derece hafif ceza uygulanabilir. Hakkında verilen cezanın kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçenler bakımından da bu hüküm geçerlidir. Metin uygulanabilir der; indirimi zorunlu kılmaz.

1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 136Kaynağı aç
Madde 136 – (Değişik:24/12/2025-7571/7 md.) Hakkında herhangi bir disiplin cezası verilen avukatın, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde disiplin cezası gerektiren yeni bir fiil işlemesi halinde, bu fiil için Kanunda öngörülen disiplin cezasının bir derece ağır olanı uygulanır. Ancak ilk defa verilen uyarma cezasının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde işten çıkarma cezası gerektiren bir fiilin işlenmesi halinde meslekten çıkarma cezası yerine işten çıkarma cezasının üst haddi uygulanır. Bir defa işten çıkarma cezası alan avukat, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde en az kınama cezasını gerektiren bir fiil işlerse meslekten çıkarılır. Meslekten çıkarma cezasını gerektiren haller hariç olmak üzere, ilk defa disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiil işleyen avukata, verilecek disiplin cezasından bir derece hafif olanı uygulanabilir. Hakkında verilen bir disiplin cezasının kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçenler bakımından da bu hüküm geçerlidir. Savunma hakkı:

İlk defa verilen uyarma cezasının kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde işten çıkarma cezasını gerektiren fiil işlenirse, meslekten çıkarma yerine işten çıkarma cezasının üst haddi uygulanır. Buna karşılık bir defa işten çıkarma cezası alan avukat, cezanın kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde en az kınama cezasını gerektiren bir fiil işlerse meslekten çıkarılır.

Sık sorulan sorular

İnfaz kurumuna uyuşturucu sokmanın cezası nedir?

Türk Ceza Kanunu'nun 297. maddesinin birinci fıkrasına göre infaz kurumuna veya tutukevine uyuşturucu ya da uyarıcı madde sokan veya bulunduran kişi iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır. Eşyanın temini veya bulundurulması ayrıca suç oluşturuyorsa, fikri içtima hükümlerine göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır.

Bu suçta avukata özel ceza artırımı var mıdır?

297. maddedeki bir kat artırım, hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişilere özgüdür. 188. maddedeki yarı oranındaki artırım ise metinde sayılan sağlık, laboratuvar ve ecza mesleklerine özgüdür. Avukat iki listede de yer almaz.

Yeşil reçeteli ilaç aynı cezaya mı tabidir?

Yeşil reçeteye tabi ilaçlar 297. maddenin ikinci fıkrasında düzenlenir. 188. maddedeki suçların saklı tutulması bu bende ilişkindir. İkinci fıkradaki fiiller için öngörülen ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir; uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ise birinci fıkrada ayrı düzenlenir.

Avukat her halde meslekten çıkarılır mı?

Hayır. Meslekten çıkarma, 135. maddede 5. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan veya 56. maddedeki suçtan mahkûm olmaya bağlanır. Genel meslek ihlalinin tespiti bu bentte ayrı bir meslekten çıkarma yolu olarak yazılmaz.

Hükümlü bildirim yaparsa cezası azalır mı?

Yasak eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü ya da tutuklu, eşyayı kimden ve ne suretle elde ettiğini bildirirse 297. madde kapsamındaki cezası yarı oranında indirilir. Bu indirim metinde hükümlü veya tutukluya yöneliktir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu