Hapis Cezasının İnfazının Ertelenmesi ve Geri Bırakılması

by Avukat Erdal Ersoy
Hapis Cezasının İnfazının Ertelenmesi ve Geri Bırakılması

Hapis cezasının infazı her başvuruda aynı nedenle ve aynı sonuçla durmaz. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun geri bırakma, erteleme ve ara vermeyi ayrı maddelerde, ayrı koşullarla düzenler. Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezası geriye bırakılır; iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanunu'nun 57. maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi uygulanır. Akıl hastalığı dışındaki hastalıkta infaz, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılır. Gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş kadın hakkında da infaz geri bırakılır. Ağır hastalık veya engellilikte, kurum koşullarında hayatını yalnız idame ettirememe ile toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmama birlikte aranır; infaz geri bırakılabilir. Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda beş yıl veya daha az süreli hapis, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemiyle ertelenebilir. Bu süre sınırındaki cezaların infazı başlamış olsa bile zorunlu ve çok ivedi hâllerde ara verilebilir. Toplam on yıl veya daha az süreli hapsi bulunan ya da adli para cezası infaz sırasında hapse çevrilen kadın hükümlü için, on sekiz yaşını doldurmamış çocuğun durumu koşullarıyla bir yıla kadar ertelemeyi gündeme getirebilir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
Madde 16- (1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. (2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır. (3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.[2] (4) Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.[3] (5) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin cezasının dördüncü fıkrada öngörülen kısmı, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur. (6) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.[4][5] Çocuğunun hastalığı nedeniyle kadın hükümlünün cezasının infazının ertelenmesi
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 17Kaynağı aç
Madde 17 – (Değişik: 24/1/2013-6411/4 md.) (1) Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir. (2) Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir. (3) Erteleme süresi içinde, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması hâlinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhal infaz olunur. (4) Birinci fıkrada belirtilen hapis cezalarının infazına başlanmış olsa bile, hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi, ana, baba, eş veya çocuklarının ölümü veya bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülebilmesinin veya tarım topraklarının işlenebilmesinin imkânsız hâle gelmesi veya hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olmaları ya da hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi gibi zorunlu ve çok ivedi hâllerde, Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yılı geçmeyen sürelerle hapis cezasının infazına ara verilebilir. Ancak bu ara verme iki defadan fazla olamaz.[6] (5) Erteleme isteminin kabulü, güvence gösterilmesine veya diğer bir şarta bağlanabilir. (6) Bu madde hükümleri; a) Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar, b) Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler, c) Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar, hakkında uygulanmaz. Mahkemece infazın ertelenmesi veya durdurulması
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 16/AKaynağı aç
Madde 16/A- (Ek: 28/3/2023-7445/23 md.) (1) İnfazına başlanmış olsa bile, toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen kadın hükümlünün, engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olan veya ağır bir hastalığa maruz kalan on sekiz yaşını doldurmamış çocuğunun bulunması ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi hâlinde, cezasının infazı Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yıla kadar ertelenebilir. Erteleme süresi her defasında altı ayı geçmemek üzere en çok dört kez uzatılabilir. Erteleme süresi içinde zamanaşımı işlemez. Çocuğun engellilik nedeniyle bakıma muhtaç olma veya ağır hastalık hâli, 16 ncı maddenin üçüncü fıkrasına göre belirlenir. Erteleme süresi içinde; hükümlünün ertelemenin amacına veya yükümlülüklere aykırı davrandığının denetimli serbestlik müdürlüğü veya kolluk birimlerince tespit edilmesi, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması veya çocuğun iyileşmesi hâlinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhâl infaz olunur. Hükümlü, Cumhuriyet savcısı tarafından erteleme süresi içinde; a) Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek, b) Belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak, c) Ekonomik durumu göz önünde bulundurularak belirlenen güvence miktarını yatırmak, yükümlülüklerinden en az birine tâbi tutulur. Hükümlü hakkında ayrıca Cumhuriyet savcısı tarafından yurt dışına çıkamama yükümlülüğü konulur. Hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi

Hastalıkta infazın geri bırakılması

Hükümlü akıl hastalığına tutulmuşsa cezanın infazı geriye bırakılır. İyileşme sağlanıncaya kadar koruma ve tedavi, Türk Ceza Kanunu'nun 57. maddesinde belirtilen sağlık kurumunda yürütülür. Bu kurumda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. Sürenin bu şekilde sayılması, akıl hastalığına ilişkin hükümde yer alır.

Akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda infaz, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde sürdürülür. Geri bırakma ancak hapis cezasının infazı mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa uygulanır. Bu ölçüt gerçekleşirse infaz, iyileşme sağlanıncaya kadar geri bırakılır.

Rapor, bildirim ve sağlık takibi

Birinci ve ikinci fıkradaki geri bırakma, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca karara bağlanır. Dayanak, Adli Tıp Kurumunun düzenlediği rapordur. Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü bir hastanenin sağlık kurulunca düzenlenen rapor da kullanılabilir; bu hâlde Adli Tıp Kurumunun onayı aranır.

Karar, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler yazılarak kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Geri bırakma süresi içinde kalınacak yeri mahkûm veya yasal temsilcisi ilgili Cumhuriyet başsavcılığına bildirir.

Sağlık durumu, kararı veren Cumhuriyet başsavcılığınca ya da onun istemi üzerine hükümlünün bulunduğu veya tedavi gördüğü yer Cumhuriyet başsavcılığınca yeniden incelettirilir. Raporda süre varsa o süreler, yoksa birer yıllık dönemler esas alınır. İnceleme, üçüncü fıkradaki usule uygun yapılır. Geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet başsavcılığı karar verir.

Mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet başsavcılığının istemine bağlıdır. Bu tedbirleri, bildirimin yapıldığı yerdeki kolluk makam ve memurları yerine getirir.

Üçüncü fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilirse geri bırakmayı, kararı veren Cumhuriyet başsavcılığı kaldırır. Kaldırma kararına karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir. Bu başvuru, yükümlülüğe aykırılık nedeniyle geri bırakmanın kaldırılmasına karşı düzenlenmiştir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2016/3844 esas ve 2017/158 karar sayılı kararında, mahkûmiyetin infazı aşamasında akıl hastalığına tutulan hükümlü bakımından Cumhuriyet başsavcılığının izleyeceği yol açıklanmıştır. Başsavcılık, Adli Tıp Kurumundan veya Adli Tıp Kurumunca onaylanması şartıyla Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastane sağlık kurulundan rapor aldırmalı, infazı geri bırakmalı ve hükümlüyü iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanunu'nun 57. maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına almalıdır. Geri bırakmanın süreceği ve sağlık takibine ilişkin işlemler de Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülür. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/01/2015 tarihli ve 2014/1227 değişik iş sayılı kararına yönelen kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir. Daire bu kapsamda yeni bir geri bırakma kararı vermemiştir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2016/3844, K. 2017/158Kaynağı aç
1. Ceza Dairesi         2016/3844 E.  ,  2017/158 K. "İçtihat Metni" İftira suçundan dolayı Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2011 tarihli ve 2011/130 esas ve 2011/169 sayılı Kararı ile 2 yıl hapis cezasını … Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde infaz etmekte olan hükümlü …'nın, 23/06/2014 tarihinde … Hastanesi psikiyatri polikliniğine tedavi için gittiğinde buradan firar etmesi eyleminden dolayı 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 44/3-1 maddesi gereğince 11 gün hücre cezası ile cezalandırılmasına dair Aydın Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 17/07/2014 tarihli ve 2014/1036 sayılı Kararına karşı hükümlü tarafından yapılan şikayetin reddi ile 11 gün hücreye koyma disiplin cezasının onanmasına ilişkin Aydın İnfaz Hakimliğinin 19/08/2014 tarihli ve 2014/1673 esas, 2014/1707 sayılı Kararına karşı hükümlü tarafından yapılan itirazın reddine dair Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2014 tarihli ve 2014/977 değişik iş sayılı Kararını takiben, o yer Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından söz konusu karara yapılan itirazın reddine ilişkin Aydın İnfaz Hakimliğinin 25/12/2014 tarihli ve 2014/1673 esas, 2014/1707 sayılı ek Kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/01/2015 tarihli ve 2014/1227 değişik iş sayılı Kararını müteakip, en son hükümlü tarafından yeniden yapılan itiraz hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Aydın İnfaz Hakimliğinin 13/05/2015 tarihli ve 2014/1673 esas, 2014/1707 sayılı Kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile Aydın İnfaz Hakimliğinin 19/08/2014 tarihli ve 2014/1673 esas, 2014/1707 sayılı Kararının kaldırılmasına dair Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/06/2015 tarihli ve 2015/385 değişik iş sayılı Kararı ile ilgili olarak; İnfaza ilişkin hususların kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, 1-Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/06/2015 tarihli ve 2015/385 değişik iş sayılı Kararı yönünden yapılan incelemede; Hükümlü hakkındaki disiplin cezasının Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2014 tarihli ve 2014/977 değişik iş sayılı Kararı ile itirazın reddine karar verilmesi suretiyle kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, kesin nitelikteki bu karara müteakip yeniden yapılan itirazın kabulü ile Aydın İnfaz Hakimliğinin 19/08/2014 tarihli ve 2014/1673 esas, 2014/1707 sayılı Kararının kaldırılmasına karar verilmesinde, 2-Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2014 tarihli ve 2014/977 ve 12/01/2015 tarihli ve 2014/1227 değişik iş sayılı Kararları yönünden yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 32. maddesinde yer alan genel hükmün gerek ceza yargılamasında gerekse disiplin yargılamasında uygulanması gerektiği gibi çoğu kapsayan azı da kapsar kuralı gereğince suç işleyen kişinin cezai ehliyeti yoksa ve 5237 sayılı Kanunun 32. maddesi gereğince ceza verilemiyorsa daha hafif bir müeyyide olan disiplin cezasının da verilememesi gerektiğinden, … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 07/04/2015 tarihli ve 3208 sayılı sağlık kurulu raporunda akıl hastalığına tutulduğu belirlenen hükümlü hakkındaki disiplin cezasına yönelik itirazların kabulü ile söz konusu disiplin cezasının kaldırılarak açık ceza infaz kurumuna iadesine yönelik karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazların reddine karar verilmesinde, İsabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 09/03/2016 gün ve 94660652-105-09-]965-2016-Kyb -sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü; TÜRK MİLLETİ ADINA A-) Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2014 tarihli ve 2014/977 değişik iş sayılı Kararı yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, hükümlünün Aydın Açık Ceza İnfaz Kurumunda cezasını infaz ettiği sırada 23.06.2014 günü rahatsızlığı sebebiyle sevkedildiği hastanede iken firar ettiği ve firar fiili ile ilgili olarak aynı gün infaz koruma memurları tarafından tutanak tutulup, hakkında firar fişi düzenlendiği, 27.06.2014 tarihinde yakalanan hükümlünün cezasının infazı amacıyla Aydın E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna alındığı, hükümlü hakkında 10.07.2014 tarihinde muhakkik görevlendirmesi ile soruşturma işlemlerine başlanıldığı, 11.07.2014 tarihinde savunmasını yazılı yada sözlü olarak üç gün içerisinde yapmasının istendiği, hükümlünün 14.07.2014 tarihinde yazılı olarak savunmasını yaptığı ve Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından 17.07.2014 tarihinde hükümlünün 11 gün hücre cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükümlünün şikayeti üzerine Aydın İnfaz Hakimliğinin 19.08.2014 tarihli ve 2014/1673 esas, 2014/1707 sayılı Kararı ile şikayetin reddine karar verildiği, bu karara itiraz üzerine de Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2014 tarihli ve 2014/977 değişik iş sayılı Kararı ile itirazının reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “Disiplin Soruşturması” başlıklı 47. maddesinin 2. fıkrasının “Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhal ve en geç iki gün içinde kurumun en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır” düzenlemesini içerdiği, aynı maddenin 3. fıkrasında, “Soruşturma en geç yedi gün içerisinde tamamlanır ve düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir” yine aynı maddenin 5. fıkrasında da “Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır” düzenlemelerinin yer aldığı; hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanunun 47/2. maddesi uyarınca firar eyleminin öğrenildiği tarih olan 23.06.2014 tarihinden itibaren en geç 2 gün içerisinde kurum en üst amiri tarafından atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanması ve 7 gün içerisinde tamamlanması gerekirken, soruşturmaya gerekirken, kanunda öngörülen süreye uyulmadan 10.07.2014 tarihinde muhakkik görevlendirilmesi suretiyle soruşturmaya başlanılması nedeniyle firar eyleminin öğrenildiği tarihten 25 gün sonra verilen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, hükümlünün yaptığı itirazın bu nedenle kabulü yerine reddine karar verilmesinde, B-) Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/06/2015 tarihli ve 2015/385 değişik iş sayılı Kararı yönünden yapılan incelemede; Hükümlü hakkındaki disiplin cezasının Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2014 tarihli ve 2014/977 değişik iş sayılı Kararı ile itirazın reddine karar verilmesi suretiyle kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, kesin nitelikteki bu karara müteakip yeniden yapılan itirazın kabulü ile Aydın İnfaz Hakimliğinin 19/08/2014 tarihli ve 2014/1673 esas, 2014/1707 sayılı Kararının kaldırılmasına karar verilmesinde, İsabet görülmediğinden kanun yararına bozulmalarına karar verilmesi gerektiği, C-) Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/01/2015 tarihli ve 2014/1227 değişik iş sayılı Kararı yönünden yapılan incelemede; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 16. maddesinde hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi düzenlenmiş olup, bu maddeye göre; (1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57. maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. (2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır. (3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir. (6) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir. Şeklindeki yasal düzenlemeye göre; hükümlünün hakkında verilen mahkumiyet kararının infazı aşamasında akıl hastalığına tutulması halinde, infazı yapan Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlü hakkında akıl hastalığına tutulduğuna dair Adli Tıp Kurumundan yada Adli Tıp Kurumunca onaylanmak şartıyla Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarından rapor aldırılması, cezasının infazının geri bırakılması yönünde karar verilmesi ve hükümlünün iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57. maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınması, geri bırakmanın devam edip etmeyeceği ve hükümlünün sağlık durumunun takibine ilişkin işlemlerin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılmasının gerektiği anlaşılmakla, somut olayda bu maddeye göre değerlendirme yapan mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bu karara yönelen kanun yararına bozma isteyen düşünce yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, anlaşılmakla; a-) Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma istekleri kısmen incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/06/2015 tarihli ve 2015/385 değişik iş sayılı ve 10/10/2014 tarihli, 2014/977 değişik iş sayılı Kararlarının 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, b-) Yukarıda açıklanan nedenlerle Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/01/2015 tarihli ve 2014/1227 değişik iş sayılı Kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, Bozma nedenlerine göre diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30/01/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Gebelik ve doğum

Gebelik ve doğumu izleyen dönem, hapis cezasının infazının geri bırakıldığı hâllerdendir. Koruma, gebe kadınları ve doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş kadınları kapsar. Çocuk ölmüşse veya anasından başka birine verilmişse doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.

Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalan her kadın bu korumanın içinde değildir. Koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra uygulanmaz. Bu kişilerin cezasının dördüncü fıkrada öngörülen kısmı, ceza infaz kurumunda kendileri için düzenlenen uygun yerde infaz olunur.

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2021/9888 esas ve 2021/12928 karar sayılı kararında, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/01/2021 tarihli ve 2020/2548 değişik iş sayılı kararı kanun yararına bozulmuştur. Daire, somut olayda 5275 sayılı Kanun'un 16. maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma olanağı bulunmadığı ve doğum tarihi dikkate alındığında dördüncü fıkranın uygulanması gerektiği yönündeki istemi yerinde görmüştür. Hüküm, infazın geri bırakılması sonucunu ayrıca kurmaz.

Ağır hastalık veya engellilik

Ağır bir hastalık veya engellilik, infazın kendiliğinden geri bırakılması sonucunu doğurmaz. Mahkûmun ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirememesi gerekir. Ayrıca toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi aranır. İki koşul birlikte bulunursa infaz, üçüncü fıkradaki usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir. Usul, Adli Tıp Kurumu raporuna ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastane sağlık kurulunun düzenleyip Adli Tıp Kurumunun onayladığı rapora ve infaz yerindeki Cumhuriyet başsavcılığının kararına dayanır. Kanun bu sonucu geri bırakılabilir biçiminde yazar.

Çağrı üzerine erteleme

17. madde, hapis cezasının süresine ve suçun kasten ya da taksirle işlenmesine göre sınırlı bir erteleme imkânı tanır. Kasten işlenen suçlarda süre üç yılı, taksirle işlenen suçlarda beş yılı aşmamalıdır. Sınır içinde kalan cezanın infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemiyle Cumhuriyet başsavcılığınca ertelenebilir. Ertelenebilir ifadesi, koşullar bulununca ertelemenin zorunlu olduğunu göstermez.

Erteleme her defasında bir yılı geçemez ve en fazla iki kez uygulanabilir. Bu üst sınır, ertelemenin iki kez yapılmasını zorunlu kılmaz.

Erteleme süresi içinde hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılırsa erteleme kararı kaldırılır. Ceza bunun üzerine derhal infaz olunur. Sonuç, erteleme süresine ve kasten işlenen suçtan açılan kamu davasına bağlanmıştır.

Erteleme isteminin kabulü, güvence gösterilmesine bağlanabileceği gibi başka bir şarta da bağlanabilir.

İnfaza ara verme

17. maddenin birinci fıkrasındaki hapis cezalarında infaz başlamış olsa bile Cumhuriyet başsavcılığı bir yılı geçmeyen sürelerle ara verebilir. Ara verme, zorunlu ve çok ivedi hâllere bağlıdır ve ara verilebilir denerek ihtiyari bırakılmıştır. Bu hâller arasında hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi vardır. Ana, baba, eş veya çocukların ölümü ya da bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri yüzünden ailenin ticarî faaliyetinin yürütülmesinin veya tarım topraklarının işlenmesinin imkânsız hâle gelmesi de sayılır. Hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık ya da malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olması ve hükümlünün kendi hastalığının sürekli tedavi gerektirmesi aynı sayımın içindedir. Sayım, gibi ifadesiyle zorunlu ve çok ivedi hâllere bağlanmıştır.

Ara verme iki defadan fazla olamaz. Her bir ara verme de bir yılı geçemez.

17. maddenin uygulanmayacağı hâller

17. madde hükümleri üç grup hakkında uygulanmaz. Birinci grup, terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlardır. İkinci grup, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilenlerdir. Üçüncü grup, disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlardır. İstisna maddenin tamamını kapsar.

Hasta veya bakıma muhtaç çocuk

Kadın hükümlünün cezasının infazı, infaz başlamış olsa bile Cumhuriyet başsavcılığınca bir yıla kadar ertelenebilir. Hapis cezasının toplamı on yıl veya daha az olmalıdır. Adli para cezasının infaz sürecinde hapse çevrilmiş olması da bu hükmün kapsamındadır. Kadının, engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olan veya ağır bir hastalığa maruz kalan ve on sekiz yaşını doldurmamış çocuğu bulunmalıdır. Toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı da değerlendirilmelidir. Koşullar birlikte aranır. Hüküm ertelenebilir der; ertelemeyi zorunlu kılmaz.

Uzatma her seferinde altı ayı aşamaz ve en çok dört kez uygulanabilir. Erteleme devam ettiği sürece zamanaşımı işlemez. İlk bir yıl ile sonraki uzatmaların birleşik karşılığı, ayrı bir yıl toplamı olarak ayrıca yazılmamıştır.

Çocuğun engelliliğe bağlı bakım ihtiyacı veya ağır hastalık hâli, 16. maddenin üçüncü fıkrasındaki usulle belirlenir. Belirlemenin dayanağı, Adli Tıp Kurumunun düzenlediği rapordur. Adalet Bakanlığının belirlediği tam teşekküllü hastanelerde sağlık kurulunun hazırladığı rapor da, Adli Tıp Kurumunun onayından sonra aynı belirlemeye esas olabilir.

Erteleme süresi içinde üç hâlden biri gerçekleşirse erteleme kaldırılarak ceza derhâl infaz olunur. Birincisi, hükümlünün ertelemenin amacına veya yükümlülüklere aykırı davrandığının denetimli serbestlik müdürlüğü ya da kolluk birimlerince tespit edilmesidir. İkincisi, hakkında kasten işlenen bir suçtan kamu davası açılmasıdır. Üçüncüsü, çocuğun iyileşmesidir. Kaldırma, mahkûmiyete değil kamu davasının açılmasına bağlanmıştır.

Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi içinde üç yükümlülükten en az birini uygular. Bunlar, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek, belirlenen yerlere belirtilen sürelerde düzenli başvurmak ve ekonomik durum göz önünde bulundurularak belirlenen güvenceyi yatırmaktır. Ayrıca yurt dışına çıkamama yükümlülüğü konulur. Güvence miktarı sabit bir tutar olarak gösterilmemiştir.

Birden fazla cezada süre şartı

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2024/5581 esas ve 2025/2052 karar sayılı kararında, 17. maddedeki süre şartı bakımından kesinleşip infaza verilen birden fazla ceza varsa her cezanın ayrı ayrı değil toplam sürenin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Değerlendirme, kasten işlenen suçlardan infaza konu cezalar üzerinedir. Olayda toplam üç yılı geçtiği için Cumhuriyet savcılığının erteleme istemini reddetmesi hukuka uygun görülmüştür. İnfaz hâkimliği bu ret kararına karşı şikâyeti kabul etmiş, itiraz mercii ise itirazı kabul etmek yerine reddetmiştir. Daire itiraz merciinin kararını kanuna aykırı bularak Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2023 tarihli ve 2023/155 değişik iş sayılı kararını oy birliğiyle kanun yararına bozmuştur. Bozulan karar itiraz merciine aittir. Daire yeni bir erteleme kararı vermemiştir. Taksirle işlenen suçlardaki beş yıllık sınır bu kararda ayrıca uygulanmamıştır.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/5581, K. 2025/2052Kaynağı aç
1. Ceza Dairesi         2024/5581 E.  ,  2025/2052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/155 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet, trafik güvenliğinin kasten tehlikeye sokmak ve mala zarar verme suçlarından Kars İnfaz Hakimliğinin 14.02.2023 tarihli ve 2023/348 Esas, 2023/347 Karar sayılı içtima kararı ile 2 yıl 26 ay hapis cezasına hükümlü …'nin, bu cezasının infazı sırasında hükümlü müdafiinin hükümlünün çalışmış olduğu devlet hastanesinden cezasının infazının sağlanması için izin verilmeyeceğinden bahisle Selim Asliye Ceza Mahkemesince 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet suçundan hükmedilen 1 yıl 8 ay olan ceza yönünden infazın ertelenmesi talebinin reddine dair Selim Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2023 tarihli ve 2023/4 ilamat, 2023/1 sayılı kararına karşı yapılan itirazın, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 17/1. maddesi gereğince kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Kars İnfaz Hâkimliğinin 21.02.2023 tarihli ve 2023/357 Esas, 2023/395 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair merci Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2023 tarihli ve 2023/155 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 94660652-105-36-9779-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve 2024/60049 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve 2024/60049 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Hükümlünün İstemiyle İnfazın Ertelenmesi" başlıklı 17. maddesinde yer alan, " (1)Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir…(6) Bu madde hükümleri; a) Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar, b) Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler, c) Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar, hakkında uygulanmaz…" şeklindeki düzenleme ile aynı kanunun "Birden fazla hükümdeki cezaların toplanması" başlıklı 99. maddesinde yer alan " (1) Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/42 md.) Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkında infazın ertelenmesi talebinin reddine dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Kars İnfaz Hâkimliğinin 21.02.2023 tarihli kararına karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de, Hükümlü hakkında Selim Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/88 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis, 1 yıl 8 ay hapis ve 10 ay hapis olmak üzere toplam 2 yıl 26 ay hapis cezası verildiği, hükümlü müdafi tarafından bu cezaların sadece 1 yıl 8 ay olan kısmı yönünden erteleme talebinde bulunulduğu, geri kalan cezalar yönünden herhangi bir erteleme talebinin bulunmadığı, Selim Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme talebinin cezaların toplamının 2 yıl 26 ay olduğu ve toplam cezanın 3 yılı geçtiğinden bahisle talebin reddedilmesine müteakip, Kars İnfaz Hakimliğince cezaların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle talebin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesinde, aynı kanunun 107. maddesine atıf yaparak, koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanabilmesi için cezaların toplanması gerektiğinin düzenlendiği, yine 5275 sayılı Kanun'un tamamı yönünden sürelerin hesaplanmasında cezaların içtimasının zorunlu olduğu, aynı Kanun'un 17. maddesinde düzenlenen infaz erteleme süresinin hesaplanmasında içtima edilen toplam ceza yönünden belirlenmesinin gerektiği, hükümlü hakkında 3 yıldan az hapis cezalarının ayrı ayrı değerlendirilerek bir kısmının ertelenmesi, bir kısmının ise infaz edilmesi halinde 5275 sayılı Kanun'un işlevsiz kalacağı, bu nedenle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 17. maddesi kapsamındaki şartların oluşmadığı ve infazın ertelenmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 17 nci maddesinin birinci fıkrası; Madde 17 – (Değişik: 24/1/2013-6411/4 md.) (1) Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Hükümlü hakkında Selim Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/88 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararı ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet suçundan 1 yıl 8 ay hapis, trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokmak suçundan yıl 8 ay hapis, kamu malına zarar vermek suçundan 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin 15.11.2022 tarihinde kesinleştiği ve mahkemesince infazı amacıyla Cumhuriyet savcılığına gönderildiği, hükümlü hakkında infaza konu cezalarının İnfaz Hakimliğinin 14.02.2023 tarihli ve 2023/348 sayılı kararı ile 2 yıl 26 ay hapis cezası olarak toplanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 4. Hükümlü vekilinin hükümlünün kesinleşen ve infaza verilen cezalarından, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet suçundan verilen cezanın infazının 6 ay süreyle ertelenmesi için talepte bulunduğu, bu talebinin cezalarının toplamının 3 yıldan fazla olması nedeniyle 5275 sayılı Kanun'un 17. maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle reddine karar verildiği görülmektedir. 5. 5275 sayılı Kanun'un 17. maddesine göre erteleme isteminde, maddede öngörülün cezanın süre şartı açısından değerlendirme yapılırken, hükümlünün kesinleşen ve infaza verilen birden fazla cezası varsa, her bir cezasının ayrı ayrı değil cezalarının toplam süresinin dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekmekte olup, somut olayda Cumhuriyet savcılığının hükümlünün kasten işlemiş olduğu suçlardan almış olduğu infaza konu cezaların toplam süresinin 3 yılı geçmesi nedeniyle erteleme talebinin reddine dair verdiği karar hukuka uygun olmasına rağmen bu karara karşı yapılan şikayetin kabulüne ilişkin İnfaz hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.03.2023 tarihli ve 2023/155 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.

Kanun yararına bozmada uygulanacak zaman

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2021/75 esas ve 2021/12921 karar sayılı kararında, 14/01/2020 tarihli ve 2020/38 değişik iş sayılı ağır ceza mahkemesi kararı kanun yararına bozulmuştur. Daire, kanun yararına bozmanın, kesinleşen hükümde verildiği zamanda yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuktaki aykırılıklarla sınırlı olduğunu açıklamış ve incelemeyi karar tarihindeki mevzuata göre yapmıştır. Karar tarihinden sonra 14.04.2020 tarihinde kabul edilip 15.04.2020 tarihinde yayımlanan 7242 sayılı Kanun ile infaz hâkimliğinin görevlerini düzenleyen 4675 sayılı Kanun'da değişiklik yapıldığını belirtmiş; değişikliğin içeriği ve sonraki olaylara etkisi hakkında hüküm kurmamıştır. Hüküm, erteleme istemini kabul veya ret etmez.

Sık sorulan sorular

Akıl hastalığında ceza infazı geri bırakılır mı?

Evet. Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezası geriye bırakılır ve hükümlü iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanunu'nun 57. maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Bu kurumda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.

Her hastalık infazı durdurur mu?

Hayır. Akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda infaz, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde sürer. İnfaz ancak mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılır.

Gebelikte infaz ne kadar süre geri bırakılır?

Gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş kadınlar hakkında hapis cezasının infazı geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmişse doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.

Kapalı kurumda gebe kalan her kadın kurum dışına çıkar mı?

Hayır. Kapalı kuruma girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ve eylem ya da tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar dördüncü fıkra kapsamı dışındadır. Onların bu döneme denk gelen cezası, kurumda kendileri için düzenlenen uygun yerde infaz olunur.

Üç yıldan uzun kasıt cezası 17. maddeyle ertelenir mi?

Kasten işlenen suçlarda 17. maddenin birinci fıkrası, üç yıl veya daha az süreli hapis cezasının infazının ertelenebileceğini düzenler. Üç yılı aşan süre bu fıkranın sınırı içinde değildir. Taksirle işlenen suçlarda sınır beş yıl veya daha az süredir.

Erteleme kaç kez uygulanabilir?

Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir. Üst sınır, iki kez erteleme yapılmasını zorunlu kılmaz.

Erteleme sürerken kamu davası açılırsa ne olur?

Erteleme süresi içinde kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılırsa erteleme kararı kaldırılır ve ceza derhal infaz olunur.

İnfaza kaç kez ara verilebilir?

17. maddenin birinci fıkrasındaki hapis cezalarında, infaz başlamış olsa bile zorunlu ve çok ivedi hâllerde bir yılı geçmeyen sürelerle ara verilebilir. Ara verme iki defadan fazla olamaz.

Terör suçundan mahkûm olan kişi 17. maddeden yararlanır mı?

Hayır. 17. madde, terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar hakkında uygulanmaz. Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulananlar ile disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar da kapsam dışındadır.

Hasta çocuğu olan kadının cezası ertelenebilir mi?

Koşullar birlikte varsa bir yıla kadar ertelenebilir; erteleme zorunlu değildir. Kadın hükümlünün toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da infaz sırasında hapse çevrilen adli para cezası bulunmalı, engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç veya ağır hasta ve on sekiz yaşını doldurmamış çocuğu olmalı, ayrıca ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilmelidir.

Çocuğa bağlı ertelemede zamanaşımı işler mi?

Hayır. Bu erteleme süresi içinde zamanaşımı işlemez. Süre, her defasında altı ayı geçmemek üzere en çok dört kez uzatılabilir.

Yükümlülüğe uyulmazsa geri bırakma kalkar mı?

16. maddenin üçüncü fıkrasındaki yükümlülüklere aykırı hareket edilirse geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet başsavcılığınca kaldırılır. Bu kaldırma kararına karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu