Hapis cezasının infazı her başvuruda aynı nedenle ve aynı sonuçla durmaz. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun geri bırakma, erteleme ve ara vermeyi ayrı maddelerde, ayrı koşullarla düzenler. Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezası geriye bırakılır; iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanunu'nun 57. maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi uygulanır. Akıl hastalığı dışındaki hastalıkta infaz, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılır. Gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş kadın hakkında da infaz geri bırakılır. Ağır hastalık veya engellilikte, kurum koşullarında hayatını yalnız idame ettirememe ile toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmama birlikte aranır; infaz geri bırakılabilir. Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda beş yıl veya daha az süreli hapis, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemiyle ertelenebilir. Bu süre sınırındaki cezaların infazı başlamış olsa bile zorunlu ve çok ivedi hâllerde ara verilebilir. Toplam on yıl veya daha az süreli hapsi bulunan ya da adli para cezası infaz sırasında hapse çevrilen kadın hükümlü için, on sekiz yaşını doldurmamış çocuğun durumu koşullarıyla bir yıla kadar ertelemeyi gündeme getirebilir.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 17Kaynağı aç
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 16/AKaynağı aç
Hastalıkta infazın geri bırakılması
Hükümlü akıl hastalığına tutulmuşsa cezanın infazı geriye bırakılır. İyileşme sağlanıncaya kadar koruma ve tedavi, Türk Ceza Kanunu'nun 57. maddesinde belirtilen sağlık kurumunda yürütülür. Bu kurumda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. Sürenin bu şekilde sayılması, akıl hastalığına ilişkin hükümde yer alır.
Akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda infaz, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde sürdürülür. Geri bırakma ancak hapis cezasının infazı mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa uygulanır. Bu ölçüt gerçekleşirse infaz, iyileşme sağlanıncaya kadar geri bırakılır.
Rapor, bildirim ve sağlık takibi
Birinci ve ikinci fıkradaki geri bırakma, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca karara bağlanır. Dayanak, Adli Tıp Kurumunun düzenlediği rapordur. Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü bir hastanenin sağlık kurulunca düzenlenen rapor da kullanılabilir; bu hâlde Adli Tıp Kurumunun onayı aranır.
Karar, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler yazılarak kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Geri bırakma süresi içinde kalınacak yeri mahkûm veya yasal temsilcisi ilgili Cumhuriyet başsavcılığına bildirir.
Sağlık durumu, kararı veren Cumhuriyet başsavcılığınca ya da onun istemi üzerine hükümlünün bulunduğu veya tedavi gördüğü yer Cumhuriyet başsavcılığınca yeniden incelettirilir. Raporda süre varsa o süreler, yoksa birer yıllık dönemler esas alınır. İnceleme, üçüncü fıkradaki usule uygun yapılır. Geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet başsavcılığı karar verir.
Mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet başsavcılığının istemine bağlıdır. Bu tedbirleri, bildirimin yapıldığı yerdeki kolluk makam ve memurları yerine getirir.
Üçüncü fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilirse geri bırakmayı, kararı veren Cumhuriyet başsavcılığı kaldırır. Kaldırma kararına karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir. Bu başvuru, yükümlülüğe aykırılık nedeniyle geri bırakmanın kaldırılmasına karşı düzenlenmiştir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2016/3844 esas ve 2017/158 karar sayılı kararında, mahkûmiyetin infazı aşamasında akıl hastalığına tutulan hükümlü bakımından Cumhuriyet başsavcılığının izleyeceği yol açıklanmıştır. Başsavcılık, Adli Tıp Kurumundan veya Adli Tıp Kurumunca onaylanması şartıyla Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastane sağlık kurulundan rapor aldırmalı, infazı geri bırakmalı ve hükümlüyü iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanunu'nun 57. maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına almalıdır. Geri bırakmanın süreceği ve sağlık takibine ilişkin işlemler de Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülür. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/01/2015 tarihli ve 2014/1227 değişik iş sayılı kararına yönelen kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir. Daire bu kapsamda yeni bir geri bırakma kararı vermemiştir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2016/3844, K. 2017/158Kaynağı aç
Gebelik ve doğum
Gebelik ve doğumu izleyen dönem, hapis cezasının infazının geri bırakıldığı hâllerdendir. Koruma, gebe kadınları ve doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş kadınları kapsar. Çocuk ölmüşse veya anasından başka birine verilmişse doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.
Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalan her kadın bu korumanın içinde değildir. Koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra uygulanmaz. Bu kişilerin cezasının dördüncü fıkrada öngörülen kısmı, ceza infaz kurumunda kendileri için düzenlenen uygun yerde infaz olunur.
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2021/9888 esas ve 2021/12928 karar sayılı kararında, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/01/2021 tarihli ve 2020/2548 değişik iş sayılı kararı kanun yararına bozulmuştur. Daire, somut olayda 5275 sayılı Kanun'un 16. maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma olanağı bulunmadığı ve doğum tarihi dikkate alındığında dördüncü fıkranın uygulanması gerektiği yönündeki istemi yerinde görmüştür. Hüküm, infazın geri bırakılması sonucunu ayrıca kurmaz.
Ağır hastalık veya engellilik
Ağır bir hastalık veya engellilik, infazın kendiliğinden geri bırakılması sonucunu doğurmaz. Mahkûmun ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirememesi gerekir. Ayrıca toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi aranır. İki koşul birlikte bulunursa infaz, üçüncü fıkradaki usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir. Usul, Adli Tıp Kurumu raporuna ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastane sağlık kurulunun düzenleyip Adli Tıp Kurumunun onayladığı rapora ve infaz yerindeki Cumhuriyet başsavcılığının kararına dayanır. Kanun bu sonucu geri bırakılabilir biçiminde yazar.
Çağrı üzerine erteleme
17. madde, hapis cezasının süresine ve suçun kasten ya da taksirle işlenmesine göre sınırlı bir erteleme imkânı tanır. Kasten işlenen suçlarda süre üç yılı, taksirle işlenen suçlarda beş yılı aşmamalıdır. Sınır içinde kalan cezanın infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemiyle Cumhuriyet başsavcılığınca ertelenebilir. Ertelenebilir ifadesi, koşullar bulununca ertelemenin zorunlu olduğunu göstermez.
Erteleme her defasında bir yılı geçemez ve en fazla iki kez uygulanabilir. Bu üst sınır, ertelemenin iki kez yapılmasını zorunlu kılmaz.
Erteleme süresi içinde hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılırsa erteleme kararı kaldırılır. Ceza bunun üzerine derhal infaz olunur. Sonuç, erteleme süresine ve kasten işlenen suçtan açılan kamu davasına bağlanmıştır.
Erteleme isteminin kabulü, güvence gösterilmesine bağlanabileceği gibi başka bir şarta da bağlanabilir.
İnfaza ara verme
17. maddenin birinci fıkrasındaki hapis cezalarında infaz başlamış olsa bile Cumhuriyet başsavcılığı bir yılı geçmeyen sürelerle ara verebilir. Ara verme, zorunlu ve çok ivedi hâllere bağlıdır ve ara verilebilir denerek ihtiyari bırakılmıştır. Bu hâller arasında hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi vardır. Ana, baba, eş veya çocukların ölümü ya da bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri yüzünden ailenin ticarî faaliyetinin yürütülmesinin veya tarım topraklarının işlenmesinin imkânsız hâle gelmesi de sayılır. Hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık ya da malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olması ve hükümlünün kendi hastalığının sürekli tedavi gerektirmesi aynı sayımın içindedir. Sayım, gibi ifadesiyle zorunlu ve çok ivedi hâllere bağlanmıştır.
Ara verme iki defadan fazla olamaz. Her bir ara verme de bir yılı geçemez.
17. maddenin uygulanmayacağı hâller
17. madde hükümleri üç grup hakkında uygulanmaz. Birinci grup, terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlardır. İkinci grup, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilenlerdir. Üçüncü grup, disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlardır. İstisna maddenin tamamını kapsar.
Hasta veya bakıma muhtaç çocuk
Kadın hükümlünün cezasının infazı, infaz başlamış olsa bile Cumhuriyet başsavcılığınca bir yıla kadar ertelenebilir. Hapis cezasının toplamı on yıl veya daha az olmalıdır. Adli para cezasının infaz sürecinde hapse çevrilmiş olması da bu hükmün kapsamındadır. Kadının, engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olan veya ağır bir hastalığa maruz kalan ve on sekiz yaşını doldurmamış çocuğu bulunmalıdır. Toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı da değerlendirilmelidir. Koşullar birlikte aranır. Hüküm ertelenebilir der; ertelemeyi zorunlu kılmaz.
Uzatma her seferinde altı ayı aşamaz ve en çok dört kez uygulanabilir. Erteleme devam ettiği sürece zamanaşımı işlemez. İlk bir yıl ile sonraki uzatmaların birleşik karşılığı, ayrı bir yıl toplamı olarak ayrıca yazılmamıştır.
Çocuğun engelliliğe bağlı bakım ihtiyacı veya ağır hastalık hâli, 16. maddenin üçüncü fıkrasındaki usulle belirlenir. Belirlemenin dayanağı, Adli Tıp Kurumunun düzenlediği rapordur. Adalet Bakanlığının belirlediği tam teşekküllü hastanelerde sağlık kurulunun hazırladığı rapor da, Adli Tıp Kurumunun onayından sonra aynı belirlemeye esas olabilir.
Erteleme süresi içinde üç hâlden biri gerçekleşirse erteleme kaldırılarak ceza derhâl infaz olunur. Birincisi, hükümlünün ertelemenin amacına veya yükümlülüklere aykırı davrandığının denetimli serbestlik müdürlüğü ya da kolluk birimlerince tespit edilmesidir. İkincisi, hakkında kasten işlenen bir suçtan kamu davası açılmasıdır. Üçüncüsü, çocuğun iyileşmesidir. Kaldırma, mahkûmiyete değil kamu davasının açılmasına bağlanmıştır.
Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi içinde üç yükümlülükten en az birini uygular. Bunlar, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek, belirlenen yerlere belirtilen sürelerde düzenli başvurmak ve ekonomik durum göz önünde bulundurularak belirlenen güvenceyi yatırmaktır. Ayrıca yurt dışına çıkamama yükümlülüğü konulur. Güvence miktarı sabit bir tutar olarak gösterilmemiştir.
Birden fazla cezada süre şartı
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2024/5581 esas ve 2025/2052 karar sayılı kararında, 17. maddedeki süre şartı bakımından kesinleşip infaza verilen birden fazla ceza varsa her cezanın ayrı ayrı değil toplam sürenin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Değerlendirme, kasten işlenen suçlardan infaza konu cezalar üzerinedir. Olayda toplam üç yılı geçtiği için Cumhuriyet savcılığının erteleme istemini reddetmesi hukuka uygun görülmüştür. İnfaz hâkimliği bu ret kararına karşı şikâyeti kabul etmiş, itiraz mercii ise itirazı kabul etmek yerine reddetmiştir. Daire itiraz merciinin kararını kanuna aykırı bularak Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2023 tarihli ve 2023/155 değişik iş sayılı kararını oy birliğiyle kanun yararına bozmuştur. Bozulan karar itiraz merciine aittir. Daire yeni bir erteleme kararı vermemiştir. Taksirle işlenen suçlardaki beş yıllık sınır bu kararda ayrıca uygulanmamıştır.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/5581, K. 2025/2052Kaynağı aç
Kanun yararına bozmada uygulanacak zaman
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2021/75 esas ve 2021/12921 karar sayılı kararında, 14/01/2020 tarihli ve 2020/38 değişik iş sayılı ağır ceza mahkemesi kararı kanun yararına bozulmuştur. Daire, kanun yararına bozmanın, kesinleşen hükümde verildiği zamanda yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuktaki aykırılıklarla sınırlı olduğunu açıklamış ve incelemeyi karar tarihindeki mevzuata göre yapmıştır. Karar tarihinden sonra 14.04.2020 tarihinde kabul edilip 15.04.2020 tarihinde yayımlanan 7242 sayılı Kanun ile infaz hâkimliğinin görevlerini düzenleyen 4675 sayılı Kanun'da değişiklik yapıldığını belirtmiş; değişikliğin içeriği ve sonraki olaylara etkisi hakkında hüküm kurmamıştır. Hüküm, erteleme istemini kabul veya ret etmez.
Sık sorulan sorular
Akıl hastalığında ceza infazı geri bırakılır mı?
Evet. Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezası geriye bırakılır ve hükümlü iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanunu'nun 57. maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Bu kurumda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.
Her hastalık infazı durdurur mu?
Hayır. Akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda infaz, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde sürer. İnfaz ancak mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılır.
Gebelikte infaz ne kadar süre geri bırakılır?
Gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş kadınlar hakkında hapis cezasının infazı geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmişse doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.
Kapalı kurumda gebe kalan her kadın kurum dışına çıkar mı?
Hayır. Kapalı kuruma girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ve eylem ya da tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar dördüncü fıkra kapsamı dışındadır. Onların bu döneme denk gelen cezası, kurumda kendileri için düzenlenen uygun yerde infaz olunur.
Üç yıldan uzun kasıt cezası 17. maddeyle ertelenir mi?
Kasten işlenen suçlarda 17. maddenin birinci fıkrası, üç yıl veya daha az süreli hapis cezasının infazının ertelenebileceğini düzenler. Üç yılı aşan süre bu fıkranın sınırı içinde değildir. Taksirle işlenen suçlarda sınır beş yıl veya daha az süredir.
Erteleme kaç kez uygulanabilir?
Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir. Üst sınır, iki kez erteleme yapılmasını zorunlu kılmaz.
Erteleme sürerken kamu davası açılırsa ne olur?
Erteleme süresi içinde kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılırsa erteleme kararı kaldırılır ve ceza derhal infaz olunur.
İnfaza kaç kez ara verilebilir?
17. maddenin birinci fıkrasındaki hapis cezalarında, infaz başlamış olsa bile zorunlu ve çok ivedi hâllerde bir yılı geçmeyen sürelerle ara verilebilir. Ara verme iki defadan fazla olamaz.
Terör suçundan mahkûm olan kişi 17. maddeden yararlanır mı?
Hayır. 17. madde, terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar hakkında uygulanmaz. Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulananlar ile disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar da kapsam dışındadır.
Hasta çocuğu olan kadının cezası ertelenebilir mi?
Koşullar birlikte varsa bir yıla kadar ertelenebilir; erteleme zorunlu değildir. Kadın hükümlünün toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da infaz sırasında hapse çevrilen adli para cezası bulunmalı, engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç veya ağır hasta ve on sekiz yaşını doldurmamış çocuğu olmalı, ayrıca ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilmelidir.
Çocuğa bağlı ertelemede zamanaşımı işler mi?
Hayır. Bu erteleme süresi içinde zamanaşımı işlemez. Süre, her defasında altı ayı geçmemek üzere en çok dört kez uzatılabilir.
Yükümlülüğe uyulmazsa geri bırakma kalkar mı?
16. maddenin üçüncü fıkrasındaki yükümlülüklere aykırı hareket edilirse geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet başsavcılığınca kaldırılır. Bu kaldırma kararına karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

