Hasta Hakları Yönetmeliği Kapsamı ve Tıbbi Müdahale Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
Hasta Hakları Yönetmeliği Kapsamı ve Tıbbi Müdahale Esasları

Hasta Hakları Yönetmeliği; sağlık hizmeti verilen resmi ve özel bütün kurum ve kuruluşları, bu kurumlarda veya bunların dışında hizmete katılan her kademedeki personeli ve hizmetten faydalanma hakkına sahip tüm fertleri kapsar.

Vücut Bütünlüğü, Kişilik Hakları ve Tıbbi Araştırmalar

Tıbbi zorunluluklar ve kanunlarda yazılı haller dışında, ilgilinin rızası bulunmaksızın kişinin vücut bütünlüğüne ve diğer kişilik haklarına dokunulamaz. Bireyler, rızaları ve Sağlık Bakanlığı'nın izni bulunmaksızın tıbbi araştırmalara tabi tutulamaz. Yönetmeliğin 35. maddesi uyarınca, reşit ve mümeyyiz olmayan kişilere kendilerine bir faydası bulunmaksızın sırf tıbbi araştırma amacı güden müdahalelerin uygulanması mümkün değildir. Kendilerine fayda bulunması durumunda ise veli veya vasinin rızası şart kılınmıştır.

Ötenazi yasaktır. Tıbbi gerekçeler öne sürülerek veya her ne suretle olursa olsun hayat hakkından vazgeçilemez. Kişinin bizzat kendisinin veya bir başkasının talebi bulunsa dahi kimsenin hayatına son verilemez.

Kuruluş, Personel ve Hekim Seçme Hakkı

Hasta, mevzuatla belirlenmiş sevk sistemine uygun olmak koşuluyla sağlık kuruluşunu değiştirebilir. Değişikliğin hayati tehlikeye yol açıp açmayacağı ve hastalığın ağırlaşma ihtimali konusunda hekim tarafından aydınlatılma yapılması ve sağlık kuruluşunun değiştirilmesinde hayati tehlike bakımından tıbben sakınca görülmemesi gerekir. Acil vakalar haricinde, bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olup mevzuatın öngördüğü sevk zincirine uymayanlar aradaki ücret farkını kendileri karşılar.

Mevzuattaki usullere uyulmak kaydıyla hasta; hizmet verecek personeli serbestçe seçme, tedavisiyle ilgilenen tabibi değiştirme ve başka tabiplerin konsültasyonunu talep etme hakkına sahiptir. Personeli seçme, tabibi değiştirme ve konsültasyon isteme hakları kullanıldığında mevzuat ile belirlenen ücret farkı hasta tarafından karşılanır. Ayrıca hasta, aynı şikayeti ile ilgili olarak bir başka hekimden sağlık durumu hakkında ikinci bir görüş almayı da talep edebilir.

Bilgilendirme ve Tıbbi Kayıtlara Erişim Hakkı

Sağlık durumuna ilişkin bilgilendirmenin kural olarak hastanın kendisine yapılması esastır. Hastanın kendisi yerine bir başkasının bilgilendirilmesini istemesi durumunda, bu talebin imzalı olarak yazılı şekilde kayıt altına alınması şartıyla yalnızca bildirilen kişilere açıklama yapılır. Hasta; sağlık durumuyla ilgili bilgileri içeren dosya ve kayıtları doğrudan, vekili veya kanuni temsilcisi vasıtasıyla inceleyebilir ve suretini alabilir. Bu kayıtlar sadece hastanın tedavisiyle doğrudan ilgili olanlar tarafından görülebilir.

Hastanın manevi yapısında olumsuz etki yaparak hastalığın artması ihtimali ve seyrinin vahim görülmesi durumunda teşhisin saklanması caizdir. Tedavisi bulunmayan bir teşhis ancak hekim tarafından tam bir ihtiyatla hastaya hissettirilebilir veya bildirilebilir; aksine bir talep yoksa veya açıklanacak kişi önceden belirtilmemişse ailesine iletilir. İlgili mevzuat hükümleri ve yetkili merci tedbirlerinin gerektirdiği durumlar dışında kişi; sağlık durumu hakkında kendisinin, yakınlarının veya hiç kimsenin bilgilendirilmemesini yazılı olarak isteyebilir ve bu yöndeki talebini dilediği zaman değiştirebilir.

Eğitim verilen sağlık kurum ve kuruluşlarında hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olmayan kişilerin tıbbi müdahale sırasında bulunması gerekliyse, önceden veya tedavi esnasında bunun için hastadan ayrıca rıza alınır.

Tıbbi Müdahalelerde Rıza, İstisnalar ve Tedaviyi Reddetme

Mevzuatta öngörülen durumlar ile uyuşmazlığa mahal vermesi tıbben muhtemel görülen tıbbi müdahaleler için sağlık kurum ve kuruluşunca hazırlanan rıza formu sözlü olarak aktarıldıktan sonra iki nüsha halinde hastaya veya kanuni temsilcisine imzalatılır ve bir nüshası hastaya verilir. Kanunen zorunlu haller dışında ve doğabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğu kendisine ait olmak üzere hasta, planlanan veya uygulanmakta olan tedaviyi reddetme ya da durdurulmasını isteme hakkına sahiptir. Tedavinin uygulanmamasından doğacak sonuçlar hastaya veya kanuni temsilcilerine yahut yakınlarına anlatılır ve bunu gösteren yazılı belge alınır. Bu hakkın kullanılması hastanın sonraki başvurularında aleyhine gerekçe yapılamaz.

Hastanın bilincinin kapalı olduğu ve hayati tehlikenin bulunduğu acil haller ile bir organın kaybı ya da işlevsiz kalması riski doğuran durumlarda tıbbi müdahalede bulunulması rıza şartına bağlı değildir. Bu gibi hallerde icra edilen tıbbi işlem tutanak altına alınır; durum elveriyorsa orada hazır bulunan yakınına ya da kanuni temsilcisine, bu mümkün değilse uygulamanın ardından ilgili kişilere bildirilir. Müdahale sonrasında hastanın bilinci açıldığında, kavrayış ve beyan gücüne göre sonraki tıbbi adımlar için rıza usulüne başvurulur. Tedavi sırasında yapılan işlemin genişletilmesi gereği ortaya çıktığında, bu adım atılmadığı takdirde hastanın bir uzvunu veya fonksiyonunu yitirmesine sebep olabilecek tıbbi bir zaruret bulunmaktaysa, ayrıca rıza aranmaksızın müdahalenin çerçevesi genişletilebilir.

Kanuni temsilcinin rıza göstermediği durumlarda müdahale tıbben gerekliyse, velayet veya vesayet altındaki hastaya tıbbi işlem yapılabilmesi Türk Medeni Kanunu'nun 346 ve 487. maddeleri uyarınca mahkeme kararına tabidir; bu çerçevede hâkim ve vesayet makamı koruma tedbirlerini alır. Sterilizasyon ve gebeliğin sonlandırılmasında hastanın rızasının yanında evli olması halinde eşinin de rızası aranır; gebeliğin sona erdirilmesi ayrıca 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun hükümlerine tabidir. On sekiz yaşından küçük ve ayırt etme gücü bulunmayan kişilerden organ ve doku alınamaz. Bu şartları haiz kişilerden organ veya doku temini ise 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun'un 6. maddesinde düzenlenen şekil şartlarına tabidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 346Kaynağı aç
Madde 346- Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alır. II. Çocukların yerleştirilmesi
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 487Kaynağı aç
Madde 487- Vesayet makamı, görevden alma ve uyarıda bulunmanın yanı sıra, vesayet altındaki kişinin korunması için gerekli diğer önlemleri de almakla yükümlüdür. 5. İtiraz
2238 sayılı ORGAN VE DOKU ALINMASI, SAKLANMASI, AŞILANMASI VE NAKLİ HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – Onsekiz yaşını doldurmuş ve mümeyyiz olan bir kişiden organ ve doku alınabilmesi için vericinin en az iki tanık huzurunda açık, bilinçli ve tesirden uzak olarak önceden verilmiş yazılı ve imzalı veya en az iki tanık önünde sözlü olarak beyan edip imzaladığı tutanağın bir hekim tarafından onaylanması zorunludur. Bilgi verme ve araştırma yükümlülüğü:

Başvuru Yolları ve İhlallerde Hukuki Sorumluluk

Hasta Hakları Kurulu, kendisine intikal eden başvurular hakkında kurula ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içerisinde karar verir. Tıbbi hata iddialarına ilişkin başvurular ise kurul tarafından değerlendirilmez.

Kamu görevlisi personelin hasta haklarını ihlal etmesinden kaynaklanan hukuki sorumluluk doğrudan personelin şahsına karşı dava açılarak ileri sürülemez. İdareye karşı açılacak dava neticesinde tazmin kararı verilmesi halinde kamu görevlisinin hukuki sorumluluğu doğar ve idare tarafından tazmin edilen tutar sorumlu personele rücu edilir. Kamu kurum veya kuruluşlarına karşı ileri sürülecek tazminat taleplerinde, zarar verici eylemin öğrenildiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde idareye müracaat edilmesi ve talebin reddi halinde kanuni süresinde idari yargıda dava açılması gerekir. Kamu görevlisi olmayan personelin hasta hakları ihlallerinde ise genel hükümlere göre doğrudan personelin kendisine, istihdam eden kuruma veya her ikisine birlikte dava açılabilir.

Hasta kendisine uygulanan veya planlanan tedaviyi reddedebilir mi?

Hasta, kanunen zorunlu haller dışında ve doğabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğu kendisine ait olmak üzere uygulanmakta olan veya planlanan tedaviyi reddetme ya da durdurulmasını talep etme hakkına sahiptir; bu durumda doğacak sonuçlar hastaya veya temsilcilerine anlatılarak yazılı belge alınır ve bu tercih hastanın sonraki başvurularında aleyhine kullanılamaz.

Acil hallerde hastanın rızası aranmadan müdahale yapılabilir mi?

Hastanın rızasının alınamadığı, bilincinin kapalı olduğu ve hayati tehlikesinin bulunduğu acil haller ile bir organ kaybı veya fonksiyon kaybı riski taşıyan durumlarda müdahale rızaya bağlı değildir; durum kayıt altına alınarak olanak dahilinde veya müdahale sonrasında yakınına veya kanuni temsilcisine bilgi verilir.

Tıbbi hata iddiaları Hasta Hakları Kurulu tarafından karara bağlanır mı?

Tıbbi hata iddialarına ilişkin başvurular Hasta Hakları Kurulu tarafından değerlendirilmez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu